Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü
224 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar
مَكْرُوه
Mekruh
makruh
Mekruh, İslam hukukunda yapılması uygun görülmeyen, kaçınılması tavsiye edilen ama haram kapsamına girmeyen eylemlerdir. Hanefi fıkhında mekruh tahrimen (harama yakın) ve mekruh tenzîhen (hafif derecede hoş görülmeyen) diye ikiye ayrılır. Mekruhu işlemek günahın hafif bir türüdür; terk etmek ise sevap kazandırır.
مَلَك
Kuran ×88Melek
malak
Melekler, Allah'ın nurundan yaratılmış, emrine itaat eden, günah işlemeyen manevi varlıklardır. Onlara iman, İslam'ın altı iman esasından biridir. Başlıca melekler: Cebrail (vahiy), Mikail (rızık), İsrafil (kıyamet borusu) ve Azrail (can alıcı)'dır. Hafaza melekleri insanın amellerini yazar; kiramen katibin de denir. Melekler insan gibi sınanmaz ve irade özgürlüğünden yoksundur.
مَسْجِد
Kuran ×22Mescid (Cami)
masjid
Mescid, Müslümanların namaz kıldığı, bir araya geldiği ve ibadet ettiği kutsal mekândır. "Secde edilen yer" anlamına gelir. İslam'ın ilk mescidi Hz. Peygamber'in Kuba'da inşa ettiği Kuba Mescidi'dir. Medine'deki Mescid-i Nebevi ise en faziletli mescit olup namaz kılmanın en çok sevap kazandırdığı üç mescidden biridir.
مَسْجِد
Kuran ×28Mescit (Camii)
masjid
Mescit, secde edilen, yani namaz kılınan yer demektir. İslam'ın en kutsal mekânları; Mescid-i Haram (Mekke), Mescid-i Nebevî (Medine) ve Mescid-i Aksâ'dır (Kudüs). Kuran'da "Şüphesiz mescitler yalnızca Allah'ındır" buyrulur (Cin 18). Camiler; namaz kılmanın ötesinde ilim, şura ve dayanışma merkezi olarak işlev görmüştür.
الْمَوْلِد
Mevlid
mawlid
Mevlid, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) doğumunu kutlamak amacıyla düzenlenen toplantı ve bu toplantılarda okunan şiir ile ilahilere verilen addır. Türk İslam geleneğinde Süleyman Çelebi'nin (ö. 1422) kaleme aldığı "Mevlid-i Şerif" en tanınmış eserdir. Rebi'ul-evvel ayının 12. günü kutlanır.
مَذْهَب
Mezhep
madhhab
Mezhep, bir alim ya da imam etrafında şekillenen, ortak usul ve metodolojiye sahip İslam hukuku okuludur. Dört büyük Sünni mezhep; Hanefi (Ebu Hanife), Maliki (İmam Malik), Şafii (İmam Şafii) ve Hanbeli (İmam Ahmed)'dir. Her mezhep, Kuran ve Sünnet'i yorumlama konusunda tutarlı bir metodoloji geliştirmiştir. Mezheplerin varlığı, İslam fıkhının zenginliğini ve esnekliğini yansıtır.
الْمِعْرَاج
Miraç
miʿrāj
Miraç, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Recep ayının 27. gecesinde Cebrail ile birlikte Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya (İsrâ) ve oradan yedi kat göğe yükseldiği, Allah katına yaklaştığı olağanüstü yolculuktur. Bu yolculukta beş vakit namaz farz kılınmıştır.
مِيزَان
Kuran ×23Mizan (Amel Terazisi)
mizan
Mizan, kıyamette herkesin amellerinin tartılacağı ilahi terazidir. Kuran "O gün tartı haktır; kimlerin terazisi ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir" (A'raf 8) buyurur. Amellerin ağırlığı; kelime-i şehadet, namaz, elhamdülillah ve sübhanallah en ağır amellerdir. Mizan inancı, hiçbir amelin boşa gitmeyeceğini ve adaletin mutlak biçimde gerçekleşeceğini öğretir.
الْمُؤْمِن
Kuran ×180Mü'min
muʾmin
Mü'min, Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere kalben iman eden kimsedir. "Emn" kökünden gelen mü'min; güven ve huzur içinde olan anlamını da taşır. Allah'ın güzel isimlerinden biri de el-Mü'min'dir; güven veren, emin kılan demektir.
مُبَاح
Mubah
mubah
Mubah, İslam hukukunda yapılması ya da terk edilmesi için herhangi bir sevap veya günah bulunmayan, serbestçe yapılabilir eylemlerdir. Şer'i hükümlerin (ahkâm-ı hamse) beşincisidir. Yemek, içmek, uyumak, çalışmak gibi günlük hayatın büyük bölümü mubah kapsamındadır. Niyet değiştiğinde mubah ameller ibadet haline gelebilir.
مُضَارَبَة
Mudarebe (Emek-Sermaye Ortaklığı)
mudaraba
Mudarebe, sermaye sahibi (rabbü'l-mal) ile girişimci (mudarib) arasındaki ortaklık sözleşmesidir. Sermaye bir taraftan, emek ve yönetim diğer taraftan gelir; kâr önceden belirlenen oranda paylaşılır. Zarar halinde sermaye sahibi maddî kaybı, girişimci ise zamanını ve emeğini kaybeder. İslami bankacılığın en özgün enstrümanlarından biridir ve modern risk sermayesi sistemlerine benzetilmektedir.
مُفْتِي
Müftü
mufti
Müftü, İslam hukukunda fetva verme (dini hüküm açıklama) yetkisine sahip alimdir. Müftüde aranan şartlar; Kuran ve Sünnet ilmi, fıkıh metodolojisi hakimiyeti, dönemin meselelerini kavrama ve adaletli kişilik gibi vasıflardır. Müftü resmi atanmış (devlet müftüsü) veya toplumun güvenini kazanmış özel bir alim olabilir. Fetva bağlayıcı değil, rehberlik niteliğindedir.
الْمُهَاجِرُون
Kuran ×9Muhacirler
al-muhajirun
Muhacirler, Mekke'den Medine'ye hicret eden ilk Müslümanlardır. Mallarını, yurtlarını ve ailelerini terk ederek dini yaşatmak için göç ettiler. Kuran onları "mallarını ve canlarını Allah yolunda harcayanlar" diye över. Muhacirler ve Ensar, İslam'ın ilk toplumunu oluşturmuş ve bu ortaklık İslam medeniyetinin temelini atmıştır. "Sabikalun evvelun" (öncekiler) arasında yer alırlar.
مُحَرَّم
Muharrem
muharram
Muharrem, İslam takviminin (Hicrî takvim) birinci ayıdır ve dört haram aydan biridir. Bu ayda savaş yasaktır. Muharrem'in onuncu günü Aşûre Günü'dür; Hz. Musa'nın Firavun'dan kurtuluşuna şükran olarak oruç tutulur. Peygamberimiz Muharrem orucunu Ramazan'dan sonra en faziletli oruç olarak tanımlamıştır.
الْمُنْكَر
Kuran ×16Münker
munkar
Münker, İslam'ın yasakladığı, akıl ve vicdanın kötü saydığı her türlü eylem ve davranıştır. "Emr-i bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'l-münker" (iyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymak) İslam'ın toplumsal farzlarından biridir. Kuran'da 16 ayette münkerden men edilmesi emredilmektedir.
مُرَابَحَة
Murabaha
murabaha
Murabaha, İslami finansta en yaygın kullanılan satış sözleşmesidir. Banka veya finans kurumu, müşterinin almak istediği malı satın alır ve üzerine anlaşılan kâr payıyla müşteriye satar. Ribadan farklıdır; alım-satım işlemidir, borç değildir. "Allah alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır" (Bakara 275) ayeti murabahaya dayanak oluşturur. Konut, araç ve ticari ürün finansmanında kullanılır.
مُرَاقَبَة
Murakabe
muraqaba
Murakabe, Allah'ın sürekli gözetimi altında olduğunun bilincinde olmak ve bu bilinçle hareket etmektir. Tasavvufta nefis terbiyesinin temel yöntemlerinden biridir. "İhsan Allah'ı görür gibi ibadet etmektir" hadisi, murakabe bilincinin özüdür. Murakabe pratisyeni, her an Allah'ın huzurunda olduğunu hisseder ve buna göre yaşar.
مُرِيد
Mürit
murid
Mürit, tasavvuf yoluna girmiş ve bir şeyhe bağlanarak manevi eğitim alan kişidir. "İrade eden, isteyen" kökünden gelen mürit; Allah'a yakınlaşmak için nefis terbiyesine iradi olarak katılan kişidir. Müridin görevi şeyhine itaat etmek, zikir ve ibadetleri eksiksiz yapmak, nefse karşı mücadele etmek ve hizmet etmektir. Tasavvuf geleneğinde mürit-şeyh ilişkisi kutsi bir terbiye bağıdır.
مُشَارَكَة
Müşareke (Ortaklık)
musharaka
Müşareke, iki veya daha fazla tarafın sermaye, emek veya uzmanlıklarını ortak bir işe koyduğu ortaklık sözleşmesidir. Kâr ve zarar paylaşımı önceden belirlenen oranlara göre yapılır. İslami finansta en meşru ortaklık biçimi kabul edilir. Azalan müşareke modelinde banka, müşterinin payı artıkça kendi payını azaltır; böylece müşteri sonunda tam mülke sahip olur.
صَلَاة
Kuran ×99Namaz (Salât)
ṣalāh
Salât (namaz), İslam'ın beş şartından biri olup günde beş vakit kılınan ibadetdir. Niyet, tekbir, kıyam, rükû, secde ve selam ile eda edilir. Kuran'da 99 kez geçen salât, mümini her türlü kötülükten alıkoyan; Allah ile kul arasındaki en güçlü bağ olarak tanımlanır.
نَاسِخ وَ مَنْسُوخ
Nasih ve Mensuh
nasikh wa mansukh
Nasih, önceki bir hükmü kaldıran sonraki vahiydir; mensuh ise kaldırılan hükümdür. Kuran'da nesh uygulaması, şarap yasağının aşamalı biçimde gelmesi gibi örneklerde görülür. "Herhangi bir ayetin hükmünü kaldırır ya da onu unutturursak daha hayırlısını ya da benzerini getiririz" (Bakara 106). Nesh sistemi, İslam hukukunun tarihsel gelişimini anlamak için kritik öneme sahiptir.
النَّبِيّ
Kuran ×75Nebî
nabī
Nebî, Allah tarafından vahiy alan ve insanlara dini tebliğ etmekle görevlendirilen peygamberdir. Resûlden farkı; nebî yeni bir şeriat getirmez, önceki peygamberin şeriatıyla amel eder. İslam'a göre Hz. Âdem'den Hz. Muhammed'e kadar 124.000 nebî gönderildiği rivayet edilmektedir.
نَفْس
Kuran ×295Nefs
nafs
Nefs, can, ruh ve insanın benliği anlamına gelir. Kuran'da 295 kez geçen nefs; emmâre (kötülüğü emreden), levvâme (kendini kınayan) ve mutmainne (huzur bulmuş) olmak üzere üç mertebede ele alınır. Tasavvufta nefis terbiyesi en temel hedeflerden biridir. "Kim nefsini tanırsa Rabbini tanır" sözü önemlidir.
نِفَاق
Kuran ×13Nifak (Münafıklık)
nifaq
Nifak, dışarıda İslam'ı kabul gibi gösterip kalben inkâr etmek ya da inanmak anlamına gelir. Münafık, görünüşte Müslüman olup içten kafir olan kişidir. Kuran'da "Münafıklar cehennemin en alt tabakasındadır" buyrulmuştur. Münafıklığın alametleri: söz verince sözünü tutmamak, konuşunca yalan söylemek ve emanete ihanet etmektir.
نِكَاح
Kuran ×23Nikah (Evlilik Akdi)
nikah
Nikah, İslam hukukunda erkek ve kadın arasında evlilik bağı kuran sözleşmedir. İcap, kabul, mehr ve iki şahit nikahın temel rükünlerindendir. Hz. Peygamber "Nikah benim sünnetimdir; sünnetimden yüz çeviren benden değildir" buyurmuştur. Nikah hem dini bir sözleşme hem de toplumsal düzenin temelidir; zinaya karşı en temel güvencedir.
نِعْمَة
Kuran ×145Nimet
niʿmah
Nimet, Allah'ın kullarına verdiği her türlü iyilik, lütuf ve ihsandır. Kuran'da 145 kez geçen nimet; sağlık, akıl, iman, rızık ve güvenlik başlıca nimetler arasındadır. En büyük nimet imandır. "Nimetimi saydıranız, onu sayamazsınız" (İbrâhim 14/34) ayeti Allah'ın sonsuz nimetlerini ifade eder.
نِيَّة
Niyet
niyya
Niyet, bir eylemi yapmaya kalben karar vermek demektir. "Ameller niyetlere göredir" hadisi, niyetin ibadetlerin geçerliliği için şart olduğunu ortaya koyar. Namaz, oruç, hac gibi ibadetler niyet olmadan sahih olmaz. Niyet kalple yapılır; dil ile söylemek ise sünnet sayılır. İhlasla yapılan niyet ibadetin ruhudur.
النُّور
Kuran ×43Nur
nūr
Nur, ışık ve aydınlık demektir; Allah'ın 99 isminden biri olup "göklerin ve yerin nuru" anlamına gelir. Kuran'da 43 ayette geçen nur; hidayeti, Kuran'ı, peygamberi ve imanı simgeler. Tasavvufta kalbin manevi aydınlanması ve ilahi tecellinin yansıması olarak yorumlanır.
أَسْبَابُ النُّزُول
Nüzul Sebepleri (Esbab-ı Nüzul)
asbab al-nuzul
Esbab-ı nüzul, Kuran ayetlerinin hangi olay, soru ya da duruma cevap olarak indiğini açıklayan rivayetlerdir. Tefsir ilminde vazgeçilmez bir kaynak olan bu bilgiler, ayetin doğru anlaşılmasını sağlar. "Bir ayetin nüzul sebebini bilmek, o ayeti doğru yorumlamanın anahtarıdır" ilkesi, tefsircilerin temel yaklaşımını özetler.
الظُّهْر
Öğle Namazı (Duhur)
dhuhr
Duhur (Öğle) namazı, güneşin tepe noktasından geçmesinden ikindi vaktine kadar kılınan dört rekatlık farz namazdır. Hz. Peygamber günün en sıcak saatlerinde kılınan bu namazı "öğle uykusundan önce değil, sonrasında" tavsiye etmiştir. Öğle namazını kılmak Müslümanın gün içindeki beş namaz yükümlülüğünün ikincisidir.
صَوْم
Kuran ×14Oruç (Savm)
ṣawm
Savm (oruç), İslam'ın beş şartından biri olup Ramazan ayında fecirden guruba kadar yeme, içme ve cinsî ilişkiden uzak durmaktır. Nefsi terbiye etmek, takvayı pekiştirmek ve fakirin halini anlamak gibi hikmetleri vardır. Kuran'da 14 kez geçmekte olup farklı oruç türleri de mevcuttur.
رَحْمَة
Kuran ×339Rahmet
rahma
Rahmet, merhamet ve şefkat demektir. Allah'ın "er-Rahmân" ve "er-Rahîm" isimlerinin köküdür. Her surenin başındaki Besmele bu iki ismi zikreder. Hz. Peygamber "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurmuştur. Rahmet; Allah'ın kullarına olan sınırsız merhametini, peygamberimizin ümmetine şefkatini ve müminlerin birbirine olan sevecenliğini kapsar.
رَمَضَان
Kuran ×1Ramazan
ramaḍān
Ramazan, İslam takviminin dokuzuncu ayı ve oruç tutulan mübarek aydır. Kuran'ın bu ayda indirilmeye başlandığı bildirilir. Bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi Ramazan'ın son on gününde aranır. Teravih namazı, iftarlar ve hayır-hasenat bu ayın öne çıkan ibadetlerindendir. Hz. Peygamber bu ayı "bereketi, rahmeti ve mağfiretiyle" tanımlamıştır.
عِيدُ الْفِطْر
Ramazan Bayramı (Eid ul-Fitr)
eid al-fitr
Ramazan Bayramı (Eid ul-Fitr), Ramazan orucunun tamamlanmasının ardından Şevval ayının ilk üç günü kutlanan bayramdır. Bayram namazı kılmak, fitre vermek, akraba ve komşuları ziyaret etmek, şükretmek bu günün temel ibadet ve sünnetlerindendir. Hz. Peygamber "Bu sizin şükür ve ibadet gününüzdür" buyurmuştur.
رَبِيعُ الْأَوَّل
Rebiülevvel (Mevlid Ayı)
rabi' al-awwal
Rebiülevvel, İslam takviminin üçüncü ayıdır. Hz. Muhammed bu ayın 12. gecesinde dünyaya gelmiştir (Mevlid). Peygamberimizin doğumunu anmak amacıyla bu ayda Mevlid kandili kutlanmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber'in Medine'ye hicreti de Rebiülevvel ayında tamamlanmıştır.
الرَّجَاء
Recâ
rajāʾ
Recâ, Allah'ın rahmet ve affına duyulan ümit halidir. Havf (korku) ile birlikte İslam'ın ibadet anlayışının iki temel direğini oluşturur. Kul, günahlarından tövbe ettikten sonra Allah'ın bağışlayacağına dair beslediği güvenli ümit recânın özüdür; ne kaderin yanlış yorumuna ne de ümitsizliğe yer bırakır.
رَجَب
Recep
rajab
Recep, İslam'ın dört haram ayından biri olup Şaban ve Ramazan'dan önce gelen mübarek aydır. İsrâ ve Mirac hadisesi Recep ayının 27. gecesinde yaşanmıştır. Bu geceye Regâib Kandili ve Miraç Kandili olarak bilinen özel zamanlara ev sahipliği yapar. Recep, Ramazan'a hazırlığın manevi başlangıcı kabul edilir.
رَسُول
Kuran ×513Resûl (Elçi)
rasūl
Resul, Allah'tan şeriat (yeni bir din) getiren peygamberdir. Nebiden farklı olarak resul, kendisine kitap verilmiş ve yeni bir şeriat getirilmiş peygamberdir. Kuran'da 513 kez geçen resul kelimesi, mesaj taşıyan, gönderilmiş olan anlamına gelir. Hz. Muhammed, Allah'ın son resûlüdür.
رِبَا
Kuran ×8Riba (Faiz)
riba
Riba, borç para ya da mal alışverişinde haksız kazanç veya fazlalık almak demektir. Kuran'da en ağır yasak ifadelerle yasaklanmıştır: "Allah faizi mahveder, sadakayı artırır." Ticari kredi faizi, gecikme faizi ve benzeri uygulamalar riba kapsamındadır. İslam finans sistemi ribadan kaçınmak için murabaha, mudarebe ve icare gibi alternatif sözleşmeler geliştirmiştir.
رِضَا
Kuran ×73Rıza
rida
Rıza, Allah'ın hükümlerine ve takdirine karşı razı olmak, hoşnutluk içinde kabullenmektir. İki boyutu vardır: kulun Allah'tan razı olması ve Allah'ın kuldan razı olması. Kuran'da "Allah onlardan razı, onlar da Allah'tan razıdır" mealindeki ifade (Beyyine 8) en yüce erdemi tanımlar. Rıza hali, sabrın ötesinde aktif bir kalp tatminidir.
الرُّوح
Kuran ×21Ruh
rūḥ
Ruh, Allah'ın insana üflediği ilahi can kaynağıdır. Kuran "Sana ruhtan soruyorlar, de ki: Ruh Rabbimin emrindendir; size pek az bilgi verilmiştir" buyurur. Mahiyeti itibarıyla ilahi bir sır olan ruh; ölümle bedenden ayrılır ve berzahta yaşamaya devam eder.
الرُّكُوع
Kuran ×13Rükû
rukūʿ
Rükû, namazda belin yatay olacak şekilde öne eğilmesiyle gerçekleştirilen ve Allah'a boyun eğişin, saygının ifadesi olan namazın temel rükünlerinden biridir. Rükûda "Sübhane Rabbiye'l-Azim" denilmesi sünnettir. Kuran Müslümanlara "Rükû edin, secde edin" diye emreder.
شَعْبَان
Şaban
sha'ban
Şaban, Ramazan'dan önceki mübarek aydır. Hz. Peygamber bu ayda en çok oruç tuttuğunu bildirmiş ve Şaban'ı Ramazan'a hazırlık ayı olarak nitelendirmiştir. Şaban'ın 15. gecesi Berat Kandili'dir; bu gecede amellerin Allah'a yükseltildiğine, kader kayıtlarının yenilendiğine inanılır.
صَبْر
Kuran ×90Sabır
ṣabr
Sabır, sıkıntı ve musibetlere Allah'ın rızası için katlanmak, haramlardan uzak durmak ve ibadetleri eksiksiz yapmak demektir. Kuran'da 90 kez geçen sabır; musibetlere sabır, haramlara sabır ve ibadetlere sabır olmak üzere üç kısımda incelenir. Allah, sabredenlerle birlikte olduğunu bildirmiştir.
الصَّدَقَة
Kuran ×23Sadaka
ṣadaqah
Sadaka, Allah rızası için gönüllü olarak yapılan maddi veya manevi her türlü iyilik ve bağıştır. Farz olan zekâtın ötesinde; bir gülümseme, iyi söz veya yol gösterme de sadakadır. Hz. Peygamber "Her iyilik sadakadır" buyurmuştur. Kuran'da 23 ayette geçer.
الصَّحَابَة
Sahabe
ṣaḥābah
Sahabe, Hz. Peygamber'i (s.a.v.) iman hali üzere gören, O'nunla birlikte bulunan ve mü'min olarak vefat eden mübarek topluluktur. Hadis ilminde birinci nesil ravilerdir. Kuran onları "Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah'tan razı oldular" diye niteler.
صَحِيح
Kuran ×10Sahih (Hadis)
ṣaḥīḥ
Sahih, hadis ilminde en üst dereceli güvenilir hadis kategorisidir. Senedi kesintisiz, râvileri adil ve zabt sahibi (kuvvetli hafızalı), şaz ve illetli olmayan hadislere sahih denir. Buhârî ve Müslim'in derlediği hadis kitapları en güvenilir koleksiyonlar olup "sahihayn" (iki sahih) adıyla anılır.
صَوْم
Kuran ×14Savm (Oruç)
sawm
Savm, Allah'a yakınlaşmak amacıyla belirli vakitlerde yiyecek, içecek ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmaktır. Ramazan orucu İslam'ın beş şartından biridir. Fecirden güneş batışına kadar sürer. "Oruç benim içindir ve onun mükâfatını ben veririm" kutsi hadisi, orucun Allah ile kul arasındaki özel bağını ortaya koyar.
السَّجْدَة
Kuran ×92Secde
sajdah
Secde, alın, burun, iki el, iki diz ve iki ayak ucunu yere koyarak Allah'a yöneliş ve tam teslimiyet ifadesidir. Namazın en önemli rüknü olan secde; kulun Allah'a en yakın olduğu andır. Hz. Peygamber "Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde anıdır" buyurmuştur.
الشَّفَاعَة
Kuran ×30Şefaat
shafāʿah
Şefaat, kıyamet günü Allah'ın izniyle peygamberlerin, alimlerin ve salih kulların günahkâr mü'minler için Allah'tan af dilemesidir. En büyük şefaat hakkı Hz. Muhammed'e (s.a.v.) verilmiştir. Kuran'da otuz ayette geçen şefaat, Ehli Sünnet akidesinin önemli bir konusudur.
شَهَادَة
Kuran ×40Şehadet (Kelime-i Şehadet)
shahādah
Şehadet, İslam'ın beş şartının ilkidir: "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Rasûlüllah." "Allah'tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed'in O'nun kulu ve rasulü olduğuna şahitlik ederim" anlamına gelir. İslam'a giriş, bu ifadeyi samimiyetle söylemekle gerçekleşir.
سَنَد
Sened (İsnad)
sanad
Sened, bir hadisin Hz. Peygamber'e ulaştığını gösteren raviler zinciridir. Hadis ilminin en özgün katkısı olan sened sistemi, rivayetlerin güvenilirliğini test etmek için kullanılır. "İsnad dinden olmasaydı herkes istediği şeyi söylerdi" sözü bu sistemin önemini vurgular. Senedin kesiksiz, ravilerin güvenilir olması, hadisin sahih sayılmasının önde gelen şartlarındandır.
شَرِيعَة
Kuran ×5Şeriat
shari'a
Şeriat, Allah'ın insanlara gönderdiği kapsamlı hukuk ve yaşam düzenidir. Kelime olarak "suya giden yol" anlamına gelir. Kaynakları Kuran, Sünnet, icma ve kıyas'tır. Şeriat; ibadet, aile hukuku, ceza hukuku, ticaret ve ahlak gibi yaşamın tüm alanlarını düzenler. Şeriat, İslam'ın dünya ve ahiret saadetini garanti eden ilahi kanunlar bütünüdür.
شَيْخ
Şeyh
shaykh
Şeyh, yaşlı ve saygın alim ya da tasavvufta manevi rehber anlamındadır. Tasavvufta müridin kalbini terbiye eden, manevi yolculuğunda ona rehberlik eden ve silsile aracılığıyla Hz. Peygamber'e bağlanan kişidir. Şeyhin mürit üzerindeki otoritesi, derin ilme, takva ve manevî tecrübeye dayanır. İslam tarihinde büyük şeyhler hem dini hem toplumsal önderler olmuştur.
سِلْسِلَة
Silsile
silsila
Silsile, tasavvuf şeyhlerini Hz. Peygamber'e bağlayan manevi zincirdir. Her mürit bu zincirin bir halkasını oluşturur ve aldığı manevi terbiye, kesintisiz bir silsile aracılığıyla kaynağına ulaşır. Hadis ilminde de isnad ve silsile kavramı benzer biçimde kullanılır. Silsile, manevi mirasın kuşaklar boyu aktarıldığının güvencesi ve belgelenmesidir.
شِرْك
Kuran ×23Şirk
shirk
Şirk, Allah'a ortak koşmak, ibadet ve yönelişi Allah'tan başkasına yöneltmektir. Kuran'da en büyük zulüm olarak tanımlanmış ve affedilmeyeceği bildirilmiştir. Büyük şirk (açık putperestlik) ve küçük şirk (gösteriş/riya gibi gizli şirk) olmak üzere ikiye ayrılır. Kelime-i şehadet getirerek şirkten tövbe etmek mümkündür.
سِيرَة
Siyer (Peygamber Hayatı)
sira
Siyer, Hz. Peygamber'in hayatını, seferlerini ve karakter özelliklerini konu alan ilim dalıdır. Ibn Hişam'ın Siretü'n-Nebeviyye'si ve Ibn İshak'ın eseri klasik siyer kaynakları arasındadır. Siyer okumak Hz. Peygamber'i tanımak, onu sevmek ve onun ahlakını örnek almak için gereklidir. "Sizin için Allah'ın Rasulünde güzel bir örnek vardır" (Ahzab 21) ayeti siyerin önemine işaret eder.
الصِّدِّيق
Kuran ×4Sıddık
al-siddiq
Sıddık, hakikati en tam şekilde tasdik eden, söz ve eylemde eşsiz doğruluğuyla öne çıkan kişidir. Kuran'da peygamberlerden sonraki en yüksek manevi derece olarak zikredilir: "Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse işte bunlar Allah'ın nimetine erdirdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle birliktedir" (Nisa 69). Hz. Ebu Bekir, Hz. Peygamber'in Miraca götürülmesine ilk anda inandığı için "es-Sıddîk" lakabını almıştır.
صِدْق
Kuran ×17Sıdk (Doğruluk)
sidq
Sıdk, söz, fiil ve halde doğru olmak demektir. İslam ahlakının en temel erdemlerinden biridir. Hz. Peygamber doğruluktan hiç ayrılmamış ve "Ebu Bekir es-Sıddîk" ünvanı verilmiştir. Kuran "Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve doğrularla birlikte olun" buyurur. Sıdk; kalbin, dilin ve eylemin uyumlu olmasıdır.
صِدْق
Kuran ×155Sıdk (Dürüstlük)
ṣidq
Sıdk, dürüstlük, doğruluk ve her hal ve kârda hakikate uygun davranmaktır. Hz. Peygamber'in en temel sıfatlarından biridir. Kuran'da 155 kez geçen sıdk; söz, niyet, azim ve amel olmak üzere dört boyutta incelenir. "Doğruluk iyiliğe götürür, iyilik cennete götürür" hadisi sıdkın değerini ortaya koyar.