Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü
224 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar
صِرَاط
Kuran ×45Sırat
sirat
Sırat, kıyamette herkesin üzerinden geçmek zorunda olduğu köprü ile Kuran'daki "doğru yol" anlamını taşır. İhdinâ's-sırâta'l-mustakîm (Bizi doğru yola ilet) duası Fatiha'nın özüdür. Dünya anlamıyla sırat, Allah'ın rızasına götüren doğru yol; ahiret anlamıyla ise cehennemin üzerine kurulmuş ince köprüdür.
الصِّرَاط الْمُسْتَقِيم
Kuran ×45Sırat-ı Müstakim (Doğru Yol)
al-sirat al-mustaqim
"Sırat-ı Müstakim" (düzgün, doğru yol), her namazda en az 17 kez Fatiha suresiyle dua ettiğimiz rehber kavramdır. Allah'ın belirlediği ve peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin ve salihlerin yürüdüğü yoldur. Kuran'da "İhdina's-sırata'l-müstakîm" (Bizi doğru yola ilet) en temel dua olarak yer alır. Sırat kelimesi; ahirette cehennemin üzerindeki köprüyü de anlatır.
سُبْحَانَ اللّٰه
Kuran ×41Sübhanallah
subhanallah
Sübhanallah, "Allah'ı her türlü noksanlıktan tenzih ederim" demektir. Tesbih (Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etme) bu kökten gelir. Hz. Peygamber "Sübhanallah vel-hamdülillah ve lâ ilâhe illallah vallahu ekber sözleri benim için üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir" buyurmuştur. Her tesbih için cennette ağaç dikildiği bildirilmiştir.
صُكُوك
Sukuk (İslami Tahvil)
sukuk
Sukuk, geleneksel tahvilin İslami alternatifidir. Faiz ödemeyen sukuk, belirli bir varlığa ya da projeye dayalı mülkiyet paylarını temsil eder. Sukuk sahipleri faiz değil, varlığın gelirinden pay alır. Sukuk piyasası son yirmi yılda katlanarak büyümüş olup körfez ülkeleri, Malezya ve Türkiye başlıca ihraç merkezleridir. İslami finansın en yaratıcı ve güncel aracı olarak değerlendirilmektedir.
شُكْر
Kuran ×75Şükür
shukr
Şükür, Allah'ın nimetlerine kalben, dille ve eylemle minnettarlık ifade etmektir. Kuran'da "Şükrederseniz artırırım" vaadi (İbrahim 7), şükrün maddî ve manevî bereketi artırdığını gösterir. Kalbin şükrü, nimeti Allah'tan bilmek; dilin şükrü elhamdülillah demek; bedenin şükrü ise nimetleri Allah rızasına uygun kullanmaktır.
شُكْر
Kuran ×75Şükür
shukr
Şükür, Allah'ın nimetlerini kalp ile kabul etmek, dil ile beyan etmek ve organlarla yerine getirmektir. Kuran'da 75 kez geçen şükür, sabrın kardeşi olarak tanımlanır. "Şükrederseniz nimetimi artırırım" ayeti, şükrün değerini ortaya koyar. Nankörlük ise nimeti kaybetmeye sebep olur.
سُنَّة
Kuran ×16Sünnet
sunna
Sünnet, Hz. Peygamber'in söz, fiil ve onaylarından oluşan uygulamalarının bütünüdür. Fıkıhta ise yapılması sevap, terk edilmesi günah olmayan müstehap ameller için kullanılır. Sünnet-i müekkede (kuvvetli sünnet) ve sünnet-i gayr-ı müekkede olmak üzere ikiye ayrılır. Kuran'dan sonra İslam'ın ikinci temel kaynağıdır.
سُنَّة
Kuran ×16Sünnet
sunnah
Sünnet, Hz. Peygamber'in söz, fiil ve takrirlerinin bütünüdür. Fıkıhta ise farz ve vacipten sonra gelen, yapılması teşvik edilen ancak terk edilmesi günah olmayan amel kategorisidir. Sünnet-i müekkede (sürekli yapılan sünnet) ve sünnet-i gayr-i müekkede olmak üzere ikiye ayrılır.
سُورَة
Kuran ×9Sure
sura
Sure, Kur'an'ın her biri ayrı bir başlıkla anılan 114 bölümünden biridir. Surelerin uzunlukları Kevser suresi gibi 3 ayetten Bakara gibi 286 ayete kadar değişir. Mekke'de inen Mekki sureler iman esaslarını, Medine'de inen Medeni sureler ise toplumsal ve hukuki konuları ağırlıklı olarak işler. Her sure Besmele ile başlar (Tevbe suresi hariç).
التَّابِعُون
Tabiîn
tābiʿīn
Tabiîn, Peygamberi görmemiş ancak Sahabe'den birini mümin olarak görüp onlardan din öğrenmiş nesle verilen isimdir. İslam'ın ikinci kuşağını oluşturan tabiîn; hadisleri Sahabe'den alarak sonraki nesillere aktardı. Peygamberimiz "En hayırlı nesil benim neslim, sonra onları izleyenlerdir" buyurmuştur.
طَهَارَة
Kuran ×6Taharet (Temizlik)
tahara
Taharet, İslam'da hem bedensel hem de manevi temizliği ifade eder. Namaz ve Kuran okumak için abdest (küçük taharet) ya da gusül (büyük taharet) gereklidir. Hadesten (kirlilikten) temizlenmek namaz için şarttır. Taharet; abdest, gusül, teyemmüm ve istinca yollarıyla sağlanır. İslam'ın temizliğe verdiği önem "Temizlik imandan gelir" hadisiyle özetlenmiştir.
تَقْوَى
Kuran ×258Takva
taqwā
Takva, Allah'tan gereği gibi saygı duyup kötülüklerden kaçınmak, emirlerini yerine getirmek demektir. Arapçada "vikāye" (koruma) kökünden gelir. Kuran'da 258 kez geçen takva, İslam'ın en temel ahlaki erdemlerinden biri olup gerçek anlamda Allah bilinci ve dinin özü kabul edilir.
طَلَاق
Kuran ×7Talak (Boşanma)
talaq
Talak, erkeğin nikah akdini sona erdirmesi için kullandığı boşama ifadesidir. İslam'da talak helalin en sevilmeyeni olarak tanımlanmıştır. Üç talak hakkı verilmiş olup birinci ve ikinci talaktan sonra ric'at (dönüş) imkânı mevcuttur; üçüncüden sonra kesin ayrılık gerçekleşir. İddet süresi boyunca ayrılık bekletilir; bu süre kadının himayesini ve olası gebeliğin belirlenmesini sağlar.
طَرِيقَة
Tarikat
tariqa
Tarikat, tasavvuf ilmini yaşanan bir yol olarak sistemleştiren manevi yoldur. Bir şeyh öncülüğünde zikir, murakabe, hizmet ve edep ekseninde nefis terbiyesini hedefler. Kadiri, Nakşibendi, Halveti, Mevlevi gibi büyük tarikatlar İslam medeniyetinde hem dini hem kültürel mirasın önemli parçalarıdır. Tasavvuf ilmi ile tarikat pratiği birbirini tamamlar.
التَّضَرُّع
Kuran ×7Tazarru'
taḍarruʿ
Tazarru', acizlik ve derin ihtiyaç içinde Allah'a yönelmek, alçak gönüllülükle niyaz etmektir. Kuran "Rabbinize gizlice ve alçak gönüllülükle yalvarın" buyurur. Duanın kabulünde tazarru; içtenliğin, samimiyetin ve kalbin kırıklığının dışa vurumudur.
تَجْوِيد
Tecvid
tajwid
Tecvid, Kuran'ı doğru ve güzel okumak için harflerin mahreçlerine ve özelliklerine uygun okuma ilmidir. Kuran "Kur'an'ı tertil üzere oku" (Müzemmil 4) buyurarak doğru okumanın önemini vurgular. Tecvid; med, idgam, ihfa, izhâr ve iklâb gibi kuralları kapsar. Tecvid ilmi yanlış okuma nedeniyle manayı bozacak hataları önler.
تَدَبُّر
Kuran ×4Tedebbür (Kuran'ı Düşünmek)
tadabbur
Tedebbür, Kuran'ın ayetleri üzerinde derin düşünmek, anlamlarını kavramaya çalışmak ve kalpten okumaktır. Kuran "Onlar Kuran'ı gereği gibi düşünmüyorlar mı?" buyurarak tedebbürü teşvik eder. Salt ezberlemenin ötesinde Kuran'ı anlayarak uygulamak için tedebbür şarttır. Tedebbür; Kuran'ın doğru yorumlanmasının, hidayete kavuşmanın ve kişisel dönüşümün anahtarıdır.
تَفْسِير
Kuran ×1Tefsir
tafsir
Tefsir, Kuran ayetlerinin anlamlarını açıklama, yorumlama ve anlaşılmasını kolaylaştırma ilmidir. Tefsir; dil, tarih, fıkıh, hadis ve kelam gibi pek çok ilmi disiplini bir araya getirir. Taberî'nin Câmiu'l-Beyân'ı, Razî'nin Mefâtîhu'l-Gayb'ı ve İbn Kesîr'in Tefsiru'l-Kurani'l-Azim'i başlıca tefsir kaynaklarıdır. Bilgi kaynağına göre rivayet ve dirayet tefsiri olmak üzere ikiye ayrılır.
التَّهَجُّد
Kuran ×1Teheccüd Namazı
tahajjud
Teheccüd, gece uykudan kalkarak kılınan gönüllü namazdır. Hz. Peygamber'in en çok özen gösterdiği nafile namaz olan teheccüd, farz namazlardan sonra en faziletli namaz olarak tanımlanmıştır. "Gece kalk, ek namaz kıl; bu seni övgüye değer bir makama ulaştırır" (İsrâ 79) ayeti teheccüdün fazlına işaret eder. Seher vakti yapılan teheccüd duaları makbul sayılır.
التَّرَاوِيح
Teravih
tarāwīḥ
Teravih, Ramazan ayı boyunca yatsı namazından sonra cemaatle kılınan sünnet namazdır. Genellikle 20 rekât olarak kılınan teravih namazında Kuran hatim yapılması sünnetin önemli parçasıdır. Hz. Ömer döneminde cemaatle düzenlenen bu namaz, Ramazan'ın en güzel ibadet geleneklerinden biridir.
تَوَاضُع
Tevazu
tawāḍuʿ
Tevazu, alçakgönüllülük, kibir ve büyüklenmeden uzak durmaktır. İslam ahlakının en temel erdemlerinden biri olan tevazu, övünç vesilesi olmayan ancak değer ifade eden bir huydur. Hz. Peygamber, "Allah mütevazıları yükseltir" buyurmuştur. Kibrin zıddı olan tevazu, hem Allah'a hem insanlara karşı sergilenir.
تَوَكُّل
Kuran ×13Tevekkül
tawakkul
Tevekkül, gerekli sebeplere başvurduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak ve O'na tam güvenmektir. Tevekkül tembellik değil, çalışıp çabaladıktan sonra Allah'a dayanmaktır. "Allah'a tevekkül eden için O yeter" ayeti (Talak 3) bu hakikati özetler. Tevekkül, kalbin huzurunu sağlar ve insanı aşırı kaygıdan kurtarır.
تَوَكُّل
Kuran ×44Tevekkül
tawakkul
Tevekkül, gerekli sebeplere başvurduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak, O'na dayanmak ve güvenmektir. Kuran'da 44 kez geçen tevekkül; tembellik veya sebebi terk etmek değil, aksine gayret gösterdikten sonra sonucu Allah'ın takdirine razı olmaktır. Hz. Peygamber, deveni bağla sonra tevekkül et buyurmuştur.
التَّوَسُّل
Kuran ×2Tevessül
tawassul
Tevessül, Allah'a yaklaşmak için bir vesile aracılığıyla dua etmektir. Kuran "Allah'a karşı gelmekten sakının ve O'na yaklaşmaya vesile arayın" buyurur. Amelle tevessül ve Peygamber'in ismiyle tevessül gibi çeşitleri vardır. Bu konuda İslam alimleri arasında farklı görüşler mevcuttur.
تَوْحِيد
Tevhid
tawhid
Tevhid, Allah'ın bir ve tek olduğunu, hiçbir ortağı, benzeri ve dengi bulunmadığını kabul etmektir. İslam'ın en temel ilkesidir. Alimler tevhidi üçe ayırır: rububiyet tevhidi (yaratıcılıkta Allah'ın birliği), uluhiyet tevhidi (ibadette Allah'ın birliği) ve esma-sıfat tevhidi (isim ve sıfatlarda Allah'ın birliği). Şirk, tevhidin zıddıdır ve en büyük günahtır.
تَيَمُّم
Kuran ×2Teyemmüm
tayammum
Teyemmüm, su bulunmadığında ya da su kullanmanın zararlı olduğu durumlarda temiz toprak ya da toprağa benzer bir şeyle abdest veya gusülün yerini tutan ruhsat ibadetidir. Kuran'da iki ayette (Nisa 43, Maide 6) emredilmiştir. Yüze ve ellere toprakla mesh yapmaktan ibarettir. İslam'ın kolaylık prensibinin somut bir örneğidir.
تَوْبَة
Kuran ×87Tövbe
tawbah
Tövbe, işlenen günahtan pişmanlık duyup Allah'a dönmek, günahı bırakmak ve bir daha yapmamaya azmetmektir. Kuran'da 87 kez geçen tövbe, Allah'ın en sevdiği amellerden biridir. Şartları; pişmanlık, günahı terk etmek ve bir daha yapmamaya kesin karar vermektir. Kul hakkı varsa onu da iade etmek gerekir.
تَوْبَة
Kuran ×87Tövbe
tawba
Tövbe, günahtan pişmanlık duyarak Allah'a dönmektir. Geçerli tövbenin üç şartı vardır: günahı terk etmek, yaptığına pişman olmak ve tekrar yapmamaya azmetmek. Hak ihlali söz konusuysa hakkı iade etmek de gerekir. Kuran'da Allah'ın tövbekâr kullarını sevdiği bildirilir (Bakara 222). "Allah Ebu Bekir'e şu an tevbe etmiyor musun?" sorusu, tövbenin her an mümkün olduğunu gösterir.
أُخُوَّة
Kuran ×4Uhuvvet (Kardeşlik)
ukhuwwa
Uhuvvet, İslam kardeşliğini ifade eder. "Mü'minler ancak kardeştirler" ayeti (Hucurât 10), bu bağın ilahi temelini ortaya koyar. Kardeşlik; sevgi, yardımlaşma, nasihat, dua ve birbirinin haklarını gözetmeyi gerektirir. Hz. Peygamber Ensar ile Muhacirleri kardeş yaparak (muahât) uhuvvetin en güzel örneğini sergilemiştir.
الْعُلَمَاء
Kuran ×2Ulema
ʿulamāʾ
Ulema, İslam ilimleri alanında derin bilgi ve uzmanlık sahibi alimleri ifade eden "âlim"in çoğuludur. Kuran "Allah'tan ancak alimler (ulema) gereği gibi korkar" buyurur. Fıkıh, hadis, tefsir, akide ve kelam alanlarında yetkinleşen alimler ümmet için rehber kabul edilir.
أُمَّة
Kuran ×64Ümmet
ummah
Ümmet, ortak bir dine, lidere veya ataya bağlı topluluk anlamına gelir. İslam'da ümmet; Hz. Muhammed'in gönderildiği tüm Müslümanları kapsayan evrensel topluluktur. Kuran'da 64 kez geçen ümmet, sınır ve ırktan bağımsız İslam kardeşliğinin ifadesidir. Hz. Peygamber, Müslümanları tek vücut gibi hissetmeli buyurmuştur.
وَاجِب
Vacip
wajib
Vacip, Hanefi fıkhında farzdan bir derece aşağıda olan zorunlu yükümlülüktür. Vacip delili kat'î değil zannî olup terk edilmesi günah olmakla birlikte farz kadar ağır değildir. Vitir namazı, kurban kesmek ve fitre vermek vacip hükmündedir. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleri vacip ile farzı eş anlamlı kabul eder.
وَحْي
Kuran ×78Vahiy
waḥy
Vahiy, Allah'ın peygamberlerine bildirdiği ilahî bilgidir. Kuran'da 78 kez geçen vahiy; Cebrail aracılığıyla, rüya yoluyla veya doğrudan kalbe ilham şeklinde gerçekleşir. Hz. Peygamber'e gelen vahiy Kuran ve sünneti oluşturur. Vahiy Hz. Muhammed ile son bulmuş, artık yeni peygamber gelmeyecektir.
وَقْف
Vakıf
waqf
Vakıf, bir malın mülkiyetini dondurup gelirini toplumsal hayır amaçlarına tahsis etmek demektir. İslam hukukunda sadaka-i câriye olarak kabul edilen vakıf, sahibi öldükten sonra da sevap getirmeye devam eder. Camiler, okullar, hastaneler, çeşmeler ve kütüphaneler tarih boyunca vakıf kurumları aracılığıyla hizmet vermiştir. Osmanlı medeniyetinin en köklü kurumlarından biridir.
وَفَاء
Kuran ×16Vefa
wafa
Vefa, verilen sözlere ve yapılan antlaşmalara sadık kalmak demektir. Kuran "Sözleşmeye vefa gösterin; çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir" buyurur (İsrâ 34). Müminlerin sıfatları arasında sayan birçok ayet mevcuttur. Peygamberimiz "Kim sözünde durmazsa imanı tamam değildir" buyurmuştur. Vefa, hem Allah'a karşı (imanı yaşatma) hem insanlara karşı (verilen sözü tutma) anlam taşır.
الْوَلَايَة
Velâyet
walāyah
Velâyet, Allah'a yakınlık ve dostluğu anlamında olup Allah'ın sevgisine, koruyuculuğuna ve himayesine mazhar olmaktır. Tasavvufta nübüvvetten sonra gelen en yüce manevi makam kabul edilir. Kuran "Haberiniz olsun, Allah'ın dostlarına korku yoktur" buyurur.
وَرَع
Vera (Çekingenlik)
wara
Vera, haram veya şüpheli olan şeylerden titizlikle uzak durmaktır. Takvanın en ileri derecesi sayılır. "Haramı terk et, vera sahibi ol" hadisi bu erdemi özetler. Vera sahibi kişi yalnızca haramdan değil, şüphe uyandıran mübahları da terk eder. Tasavvuf geleneğinde vera; nefis terbiyesinin temel aşamalarından ve manevî makamlarından biridir.
الْوِرْد
Vird
wird
Vird, sabah-akşam ya da belirli vakitlerde düzenli olarak okunan dua, zikir ve Kuran bölümlerinden oluşan manevi programdır. Tasavvuf yolunda her tarikatın kendine özgü virdi bulunur. Vird; kalbi temizler, manevi bağlılığı güçlendirir ve günlük ibadete derinlik katar.
الْيَقِين
Kuran ×28Yakîn
yaqīn
Yakîn, şüphe ve tereddüdün tamamen ortadan kalktığı kesin bilgi ve inanç halidir. Tasavvufta üç mertebeye ayrılır: ilme'l-yakîn (bilgiyle kesinlik), ayne'l-yakîn (görerek kesinlik), hakka'l-yakîn (bizzat yaşayarak kesinlik). Kuran'da yakîn, iman ve Allah bilincinin zirvesi olarak sunulur.
الْعِشَاء
Kuran ×1Yatsı Namazı (İşa)
isha
İşa namazı, akşam kızıllığının kaybolmasından gece yarısına (bazı görüşe göre fecre) kadar süren vakitte kılınan dört rekatlık farz namazdır. Hz. Peygamber işa ve sabah namazlarının münafıklara en ağır gelen namazlar olduğunu bildirmiş; bu namazları cemaate devam edenlerin büyük ecir kazanacağını söylemiştir.
زَكَاة
Kuran ×32Zekat
zakat
Zekat, nisap miktarına ulaşan mallın belirli bir bölümünün yoksullara verilmesi zorunluluğudur ve İslam'ın beş şartından biridir. Altın, gümüş, ticaret malları, hayvanlar ve tarım ürünleri zekâta tabidir. Altın ve gümüşte oran %2,5'tir. Zekat hem malı arındırır hem de toplumsal dayanışmayı pekiştirir. Kuran'da namazla birlikte 32 kez anılmıştır.
ذِكْر
Kuran ×292Zikir
dhikr
Zikir, Allah'ı anmak, O'nun isimlerini ve sıfatlarını tekrarlamaktır. Kuran'da "Beni anın, ben de sizi anayım" buyrulur. Subhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber ve La ilahe illallah en temel zikir ifadeleridir. Tasavvufta zikir, manevi arınmanın ve Allah'a yakınlaşmanın en güçlü yoludur. "Kalpler ancak Allah'ın zikriyle tatmin olur" (Ra'd 28).
زُهْد
Kuran ×1Zühd
zuhd
Zühd, dünyaya gereğinden fazla bağlanmamak, dünya nimetlerine kalben rağbet etmemek demektir. Dünyayı terk etmek ya da fakirleşmek değil; kalbi dünyadan azade kılmaktır. Tasavvufun temel kavramlarından biri olan zühd, âhirete yönelik yaşamayı ve geçici olana değil ebedî olana önem vermeyi ifade eder.
الظُّلْم
Kuran ×289Zulüm
ẓulm
Zulüm, haksızlık yapmak, sınırları aşmak ve hakları yerlerine koymamaktır. Kuran'da 289 kez geçen en sık kullanılan ahlaki kavramlardan biridir. En büyük zulüm Allah'a şirk koşmaktır. Allah'a, insanlara ve kişinin kendi nefsine zulmetmek olmak üzere üçe ayrılır.