İslam Gündemi

Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü

224 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar

حَيَاء

Kuran ×2

Haya (Utanma/Hayâ)

haya

Haya, çirkin söz ve davranışlardan kaçınmayı sağlayan manevi bir duyarlılık ve utanma hissidir. Hz. Peygamber "Haya imandandır" ve "Haya hayırdan başka bir şey getirmez" buyurmuştur. Hayâ; Allah'a karşı, insanlara karşı ve kendi nefsine karşı duyulan utanmayı kapsar. İslam'ın ahlak sisteminin vazgeçilmez erdemlerinden biridir.

الْخَيْر

Kuran ×176

Hayır

khayr

Hayır, iyilik, fayda ve erdem anlamına gelir. Kuran'da 176 ayette geçmektedir. İslam'da hayırlı işe teşvik çok güçlüdür: "İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olandır." Her türlü iyilik, bağış, yardım ve hayırlı söz bu kavramın kapsamındadır.

حَلَال

Kuran ×15

Helal

halal

Helal, İslam hukukunda Allah tarafından izin verilen, yapılması serbest olan şey demektir. Yiyecekler, içecekler, davranışlar ve işlemler helal-haram çerçevesinde değerlendirilir. "Helal rızık aramak farzdır" hadisi, helal kazancın önemini vurgular. Helal, haramın zıddıdır ve müslümanın günlük hayatını düzenleyen temel ölçüttür.

حِسَاب

Kuran ×109

Hesap (Ahiret Muhasebesi)

hisab

Hesap, kıyamette herkesin dünya hayatındaki eylemlerinden Allah'a hesap vereceği sorgulamadır. Kuran'da 109 kez geçen hesap, "Ey İnsan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çabalamaktasın; onu bulacaksın" (İnşikak 6) ayetiyle anlatılır. Hz. Peygamber "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin" buyurmuştur. Hesap bilinci insanı her daim sorumlu ve dürüst davranmaya yönlendirir.

هِجْرَة

Kuran ×31

Hicret

hijrah

Hicret, Hz. Muhammed'in 622 yılında Mekke'den Medine'ye göçüdür. İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olup İslam takviminin (Hicrî takvim) başlangıcını oluşturur. Kuran'da 31 kez geçen hicret, Allah yolunda yurt ve mal terk etmek anlamını taşır. Hz. Ömer'in halifeliğinde resmî takvim olarak kabul edilmiştir.

هِدَايَة

Kuran ×316

Hidayet

hidāyah

Hidayet, doğru yolu bulmak, Allah'ın rızasına uygun hayat sürmek demektir. Kuran'da 316 kez geçen hidayet, Allah'ın insanlara en büyük nimetidir. Her namazda okunan Fatiha suresinde "Bizi doğru yola ilet" diye dua edilir. Hidayet Allah'ın takdirindedir; ancak insan iradeyle buna talip olabilir.

حِفْظ

Kuran ×44

Hifz (Kuran Ezber)

hifz

Hifz, Kuran'ı ezberlemektir. Tüm Kuran'ı ezberleyen kişiye hafız denir. Allah Kuran'ı koruma altına aldığını bildirmiştir (Hicr 9); hifz bu korunmanın insan boyutunu oluşturur. Hz. Peygamber "Kalbinde Kuran'dan hiçbir şey bulunmayan kişi harap olmuş ev gibidir" buyurmuştur. Hafızlık geleneği İslam medeniyetinin en özgün ve değerli kurumlarından biridir.

حِكْمَة

Kuran ×19

Hikmet

hikma

Hikmet, şeylerin gerçek mahiyetini kavramak ve her işi yerli yerinde yapmaktır. Allah'ın "el-Hakîm" ismi bu kökten gelir. Kuran'da hikmete kimin kavuşursa çok hayra kavuştuğu bildirilir (Bakara 269). Hz. Süleyman'a verilen ilim ve hüküm, hikmetin en parlak örneğidir. Tasavvufta hikmet, ilahi sırların keşfedilmesi anlamında da kullanılır.

حِلْم

Kuran ×11

Hilm (Yumuşaklık)

hilm

Hilm, öfkeye kapılmamak, kızgınlık anında kendine hâkim olmak ve sabırla hareket etmektir. Allah'ın "el-Halîm" ismi bu kökten gelir. Hz. Peygamber, hilmi İslam'ın en sevilen huylarından saymıştır. Hilm; öfkenin aksine aklın hâkim olduğu olgunluktur. Cahiliye Araplarında ve İslam ahlakında en çok övülen erdemlerden biridir.

خُلَفَاء الرَّاشِدِين

Hulefâ-i Râşidîn (Dört Halife)

khulafa al-rashidun

Hulefâ-i Râşidîn, Hz. Peygamber'in vefatından sonra İslam devletini yöneten ilk dört halife olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'dir. Bu dönem 632-661 yılları arasını kapsar. Peygamberimiz "Sünnetimden ve Hulefâ-i Râşidîn'in sünnetinden sıkıca tutunun" buyurarak bu halifelere ittiba edilmesini emretmiştir. İslam tarihinin en parlak ve model dönemi kabul edilir.

الْخُشُوع

Kuran ×17

Huşu (Derin Saygı)

khushoo

Huşu, namazda ve ibadetlerde Allah'ın huzurunda derin bir saygı, teslimiyet ve kalbin uyanıklığıdır. Kuran "Mü'minler kurtuluşa ermiştir; onlar namazlarında huşu içindedir" (Mü'minun 1-2) buyurur. Huşu namazı ruhundan koparmamak demektir; Hz. Peygamber huşusuz namazı kaybedilen bir namazın işareti saymıştır. Huşu kalp, beden ve dilin Allah'a odaklanmasıdır.

خُطْبَة

Hutbe

khutba

Hutbe, Cuma namazı ve iki bayram namazından önce okunan dini konuşmadır. Cuma hutbesi, cemaatle haftalık dini buluşmanın ayrılmaz parçasıdır. İki bölümden oluşur; aralarında kısa oturum vardır. Hutbede Allah'a hamd, Hz. Peygamber'e salat ve dini-sosyal konularda nasihat bulunur. Cuma namazının hutbesiz kılınması sahih değildir.

إِبْرَاهِيم

Kuran ×69

Hz. İbrahim (a.s.)

ibrahim

Hz. İbrahim, Kuran'da 69 kez adı geçen ve İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin ortak peygamberi kabul edilen büyük elçidir. "Halilullah" (Allah'ın dostu) lakabıyla anılır. Putları kırması, ateşe atılması ve oğlunu kurban etmeye hazır olması imanının simgeleridir. Hz. İbrahim ve oğlu İsmail Kâbe'yi inşa etmiştir. Hac ibadetinin temeli onun sünnetine dayanmaktadır.

عِيسَى

Kuran ×25

Hz. İsa (a.s.)

isa

Hz. İsa, İncil'in kendisine indirildiği, babasız olarak Hz. Meryem'den doğan peygamberdir. Kuran'da 25 kez adı geçer ve "Mesih" ve "Allah'ın ruhu" olarak nitelenir. Ölüleri diriltmek, körü iyileştirmek ve balçıktan kuş yaratmak mucizelerindendir. İslam'da Hz. İsa haça gerilmemiş, Allah tarafından kendisine benzetilen biri çarmıha gerilmiştir.

مُوسَى

Kuran ×136

Hz. Musa (a.s.)

musa

Hz. Musa, Kuran'da en sık adı geçen peygamberdir (136 kez). Tevrat'ın kendisine indirildiği, Firavun'a karşı İsrailoğullarını kurtaran büyük resuldür. Denizi yarması, Tur dağında Allah ile konuşması ve On Emirleri alması en önemli mucizelerindendir. Kuran, Hz. Musa kıssasını müminler için ders ve teselli kaynağı olarak sürekli anlatır.

يُوسُف

Kuran ×27

Hz. Yusuf (a.s.)

yusuf

Hz. Yusuf, kıssaları Kuran'da tam bir sureyle (Yusuf suresi) anlatılan tek peygamberdir. Kardeşleri tarafından kuyuya atılmış, köle olarak satılmış, haksız yere zindana düşürülmüş; sonunda Mısır'a vezir yapılmıştır. Kuran bu kıssayı "ahsanel kasas" (kıssaların en güzeli) olarak tanımlar. Yusuf kıssası sabır, ihlas, iffet ve tevekkülün en güzel örneğidir.

إِبْلِيس

Kuran ×11

İblis (Şeytan)

iblis

İblis, Allah'ın Hz. Adem'e secde etmesini emrettiğinde kibriyle reddeden, bu yüzden kovulan varlıktır. Kuran'da Bakara'dan Sad'a birçok surede anlatılır. İblis, kıyamete kadar insanları saptırmak için süre istemiş ve bu süre verilmiştir. "Muhlis kullarım bunun dışındadır" ayeti, ihlasla korunan kulların şeytandan emin olduğunu gösterir.

إِجَارَة

İcare (Kira Akdi)

ijara

İcare, İslam hukukunda bir mal ya da hizmetin belli bir süre ve ücret karşılığında kullanımını sağlayan kira sözleşmesidir. İslami finansta ribadan kaçınmak amacıyla yaygın şekilde kullanılır. Çalışan kiralamak, gayrimenkul kiralamak ve hizmet bedeli ödemek icare akdine girer. İcare sözleşmesinde kira bedeli, süre ve kiralanan nesnenin net biçimde belirlenmesi şarttır.

إِجْمَاع

İcma' (Uzlaşı)

ijma'

İcma', İslam hukukunun dört temel kaynağından üçüncüsüdür. Bir asırdaki Müslüman fakihlerin herhangi bir meselede ittifak etmesidir. "Ümmetim sapkınlık üzerine birleşmez" hadisi icmanın delili olarak kullanılır. İcma sonraki nesiller için bağlayıcı kaynak hâline gelir. Kuran ve Sünnet'in açık nassını icmayla değiştirmek mümkün değildir.

اِجْتِهَاد

İçtihat

ijtihad

İçtihat, bir müçtehidin Kuran ve Sünnet'ten hareketle şer'î bir konuda hüküm çıkarması için harcadığı azami çabadır. İçtihat kapısı tartışmalı olmakla birlikte, büyük alimler her çağda içtihat yapmıştır. Müçtehidin içtihadında isabet ederse iki sevap, yanılırsa bir sevap kazandığı hadisle belirtilmiştir. İçtihat, İslam hukukunun dinamik kalmasını sağlar.

عِدَّة

Kuran ×7

İddet (Bekleme Süresi)

idda

İddet, boşanan veya kocası vefat eden kadının yeniden evlenebilmek için beklemesi gereken süredir. Boşanmada üç adet dönemi veya üç ay; vefat iddetinde ise dört ay on gündür. Hamile ise doğuma kadar bekler. İddet süresince eş nafaka yükümlüdür. İddetin amacı; geri dönüş imkânı sağlamak ve nesep karışıklığını önlemektir.

إِخْلَاص

Kuran ×31

İhlas

ikhlāṣ

İhlas, sadece Allah'ın rızasını gözeterek, gösteriş ve riyadan uzak biçimde ibadet etmektir. "Saflaştırmak, arındırmak" kökünden gelir. İhlassız amel makbul sayılmaz; Allah sadece ihlas ile yapılan ameli kabul eder. Kuran'ın 112. suresi İhlâs olup tevhidi en özlü şekilde ifade eder.

إِحْسَان

Kuran ×166

İhsan

iḥsān

İhsan, Allah'ı görüyor gibi ibadet etmek, her işi güzel ve eksiksiz yapmaktır. Cebrail hadisinde Hz. Peygamber şöyle tanımlar: "Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyor olsan da O seni görmektedir." İmanın en yüksek mertebesi sayılır.

الْإِحْيَاء

İhya

iḥyāʾ

İhya, hayata döndürmek, diriltmek anlamında olup İslam'da dinin özünü yenileme ve canlandırma anlamında kullanılır. İmam Gazzali'nin "İhyâu Ulûmi'd-Din" adlı başyapıtıyla özdeşleşen kavram; ibadeti ruhunu yitirmeden yaşama ve kalbi tazelemesini ifade eder.

الْعَصْر

Kuran ×1

İkindi Namazı (Asr)

asr

Asr namazı, öğleden sonra güneş alçalmaya başladığında kılınan dört rekatlık farz namazdır. Kuran'ın 103. suresi Asr adını taşır. Hz. Peygamber "Kim ikindi namazını kaçırırsa sanki ailesini ve malını yitirmiş gibidir" buyurmuştur. İkindi namazı, Kuran'da "orta namaz" ifadesiyle de anılmaktadır.

عِلْم

Kuran ×750

İlim (Bilgi)

'ilm

İlim, Allah'ın "el-Alîm" sıfatından türeyen bilgi ve öğrenme kavramıdır. Kuran'da "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" sorusu, bilginin değerini vurgular. İlim öğrenmek; Hz. Peygamber'in "Beşikten mezara kadar ilim öğrenin" hadisiyle teşvik edilmiştir. Kuran'ın ilk emri olan "Oku!" (İkra), İslam'ın ilme verdiği önemi simgeler.

إِمَام

Kuran ×12

İmam

imam

İmam, namaz kıldıran kişi ya da topluma önderlik eden dini lider demektir. Kuran'da Hz. İbrahim'in "insanlara imam kılındığı" bildirilir (Bakara 124). Sünni gelenekte imam-i salat (namaz imamı), imam-i kebir (siyasi lider) ve mezhep imamları (Ebu Hanife, İmam Malik vb.) olmak üzere farklı anlam katmanları vardır. İmamın görevinin ağırlığı ve sorumluluğu büyüktür.

إِيمَان

Kuran ×537

İman

īmān

İman, kalp ile tasdik etmek, dil ile ikrar etmek demektir. Altı iman esasını kapsar: Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere iman. Kuran'da 537 kez geçen iman, İslam'ın temelidir ve tüm amellerin kabul edilmesinin şartıdır.

إِنْ شَاءَ اللَّه

Kuran ×18

İnşaallah (İnşa Allah)

insha allah

"İnşaallah" (Allah dilerse), her türlü niyet ve planı Allah'ın iradesiyle şartlandıran Kurani ifadedir. Kuran "Hiçbir şey için Allah dilemeden şunu yarın yapacağım deme" buyurur (Kehf 23-24). İnşaallah; teslimiyet, tevazu ve tüm işlerin Allah'ın iradesine bağlı olduğunun kabulüdür. Boş bir söz değil, gerçek inanç ifadesidir.

الْعِرْفَان

İrfan

ʿirfān

İrfan, sezgisel ve manevi bilgi yoluyla ulaşılan derin ilahi kavrayıştır. Salt aklî bilginin ötesine geçerek kalp ve ruh yoluyla Allah'ı tanımayı ifade eder. Tasavvuf geleneğinde irfan sahibi kişiye ârif denir; hakikatleri teorik değil deneyimsel olarak bilen kişidir.

إِسْنَاد

İsnad (Senet)

isnād

İsnad (senet), bir hadisi Hz. Peygamber'e ulaştıran râviler zinciridir. Hadisin güvenilirliği büyük ölçüde isnadın sağlamlığına bağlıdır. İslam alimleri, isnad sistemini "dinin önemli bir parçası" ve yalan uydurulmasına karşı en büyük güvence olarak görmüştür. İsnad bilimi, dünya tarihinde eşsiz bir kaynak eleştirisi metodudur.

الْإِسْرَاء وَالْمِعْرَاج

İsrâ ve Miraç

al-isra wal-mi'raj

İsrâ, Hz. Peygamber'in bir gecede Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya götürülmesidir. Miraç ise bu gecede yedi kat göğe yükseltilmesi ve Allah'a yakın makama ulaşmasıdır. Bu yolculukta beş vakit namaz farz kılınmış ve cennet-cehennem gösterilmiştir. İsrâ Kuran'da (17/1), Miraç ise Necm suresinde (53/1-18) anlatılmaktadır.

الْإِسْرَاف

Kuran ×23

İsraf

isrāf

İsraf, Allah'ın verdiği nimetleri gereksiz yere tüketmek, ölçüyü aşmak ve dengeyi bozmaktır. Yemek, içmek ve harcamada sınırı geçmek israftır. Kuran "İsraf edenler şeytanın kardeşleridir" buyurur. İslam her konuda orta yolu ve ölçülülüğü emreder; israf büyük günahlar arasında sayılır.

الِاعْتِكَاف

Kuran ×2

İtikaf

iʿtikāf

İtikaf, Allah'a yaklaşmak niyetiyle camide bir süre dünyevi meşguliyetlerden uzak kalarak ibadet ve zikre çekilmektir. Ramazan'ın son on gününde yapılan itikaf Hz. Peygamber'in sünneti olup Kadir Gecesi'ni ihya etmek için en büyük fırsatlardan biridir.

الْقَبْر

Kabir

qabr

Kabir, ölüm ile kıyamet arasındaki berzah döneminin yaşandığı mekândır. Hadis-i şeriflere göre kabirde Münker ve Nekir melekleri ölüye Rabbini, dinini ve peygamberini sorar; cevaplara göre ya nimet ya da azap başlar. Hz. Peygamber kabir azabından sığınmayı tavsiye etmiştir.

تَقْدِير

Kuran ×24

Kader ve Takdir

taqdeer

Kader ve takdir, Allah'ın her şeyi önceden bilmesi, ezelde yazması, dilediğini yaratması ve kulların fiillerini dilemesidir. İman'ın altı şartından biridir. Kadere iman insanı ne kibre ne de karamsarlığa düşürür; tevekkülü güçlendirir. "Kalem (levh-i mahfuza) her şeyi yazmıştır" hadisi kadere imanın temelini özetler.

لَيْلَةُ الْقَدْر

Kuran ×3

Kadir Gecesi

laylat al-qadr

Kadir Gecesi, Ramazan'ın son on gecesinde (özellikle tek gecelerde) aranan ve bin aydan hayırlı olduğu bildirilen müstesna gecedir. Kuran bu gecede indirilmeye başlanmıştır. "Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır; melekler ve Ruh o gece Rablerinin izniyle her iş için iner" (Kadr suresi). Bu gecede yapılan ibadetler seksen yılı aşkın ibadetten üstündür.

قَلْب

Kuran ×132

Kalp (Gönül)

qalb

Kalp, İslam anlayışında sadece fiziksel organ değil, insanın inanç, his ve iradesinin merkezidir. Kuran'da 132 kez geçer. İman kalbe yerleşir; Allah ancak kalplerdeki niyete bakarak değerlendirir. Hz. Peygamber, vücutta bir et parçası olduğunu, o iyi olursa tüm vücudun iyi olduğunu bildirmiştir; o kalptir.

الْقَنَاعَة

Kanaat

qanāʿah

Kanaat, Allah'ın takdir ettiği rızık ve nimetle yetinmek, az ile memnun olmaktır. Hz. Peygamber "Kanaat tükenmez bir hazinedir" buyurmuştur. Kanaatkâr kişi dünyaya muhtaç olmaz, kalbi huzur içinde olur ve şükrünü eda eder; bu nedenle İslam ahlakının temel erdemlerinden sayılır.

الْقَضَاء

Kaza

qaḍāʾ

Kaza iki anlama gelir: (1) Akide'de kaza, Allah'ın ezelî ilmine uygun olarak vakti gelince hükmünü yerine getirmesi; kaderin gerçekleşmesidir. (2) Fıkıhta kaza, vaktinde eda edilemeyen namaz veya orucun sonradan yerine getirilmesidir.

كَفَّارَة

Kuran ×12

Kefaret

kaffara

Kefaret, belirli günah ve ihlaller için belirlenen dini telafi yükümlülüğüdür. Yanlışlıkla adam öldürme, zihar (karıyı anneye benzetme), yemin bozma ve Ramazan orucunu kasıtlı bozma başlıca kefaret gerektiren durumlardır. Kefaret biçimleri; köle azat etmek, ardarda iki ay oruç tutmak veya 60 fakir doyurmaktan oluşur. Kefaret hem dini yükümlülüğü hem de manevi arınmayı temsil eder.

كَلَام

Kelam İlmi

kalam

Kelam, İslam'ın temel inanç esaslarını akli delillerle temellendiren ve savunan ilahiyat ilmidir. İslam'ın teolojisi olarak da tanımlanan kelam; Allah'ın varlığı, sıfatları, peygamberlik ve ahiret gibi konuları inceler. Maturidilik ve Eş'arilik İslam dünyasının iki ana kelam ekolüdür. İmam Maturidi ve Ebu'l-Hasan el-Eş'ari bu alanın kurucuları arasında gösterilir.

لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ

Kuran ×37

Kelime-i Tevhid

lā ilāha illallāh

"Lâ ilâhe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur), İslam'ın temel inanç ifadesi olan kelime-i tevhiddir. Şehadetin ilk yarısını oluşturur. Hz. Peygamber, bu sözün en büyük zikir olduğunu ve cennetin anahtarı olduğunu bildirmiştir. İslam'a girişin, namazın ve hayatın özeti bu cümlede gizlidir.

الْكَرَامَة

Keramet

karāmah

Keramet, Allah'ın velî kullarına bahşettiği olağanüstü hâl ve olaylardır. Peygamberlere verilen mucizeden farklı olarak keramet; velî kulun bizzat isteği dışında, Allah'ın bir ikramı olarak zuhur eder. Ehli Sünnet kerameti kabul etmekle birlikte onu peygamberlik delili saymaz.

كَرَم

Kuran ×9

Kerem (Cömertlik)

karam

Kerem, cömertlik, iyilik ve eli açıklık demektir. Allah'ın "el-Kerîm" ismi bu kökten gelir. İslam ahlakında cömertlik; malı, ilmi ve zamanı Allah rızası için paylaşmaktır. Hz. Peygamber, cömertliği ağaç dalı, cimriliği ise çürümüş dal olarak tanımlamıştır. Cömertlik kalbi temizler ve Allah'ın sevgisini kazandırır.

قِبْلَة

Kuran ×4

Kıble

qiblah

Kıble, Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri Kâbe'nin bulunduğu yöndür. Hz. Muhammed'in Medine'ye hicretinin 16-17 ay sonrasında kıble Kudüs'ten Mekke'deki Mescid-i Haram'a çevrilmiştir. Namazın geçerli olması için kıbleye yönelmek farzdır; kıble yönü coğrafi konuma göre belirlenir.

قِرَاءَة

Kuran ×10

Kıraat

qiraa

Kıraat, Kuran'ın sahih rivayetle gelen farklı okuyuş biçimlerinin bütünüdür. On kıraat meşhurdur; Hafs an Asım rivayeti Türkiye ve dünyada en yaygın kullanılanıdır. Kıraat farklılıkları Kuran'ın anlamını değil, telaffuz ve tonlamayı etkiler. Hz. Osman, ümmeti birleştirmek amacıyla Kuran'ı çoğaltırken yedi kıraate uygun nüshaları farklı bölgelere göndermiştir.

الْقِيَامَة

Kuran ×70

Kıyamet

qiyāmah

Kıyamet, tüm insanlığın hesap vermek üzere yeniden diriltileceği Son Gün'dür. İslam inancının altı şartından biri olan ahirete imanın merkezindedir. Kuran'da yetmişten fazla ayette geçen kıyamet; sûr'un üflenmesi, yeniden dirilme, mahşer, hesap ve sıratla devam eder.

قِيَاس

Kıyas (Analoji)

qiyas

Kıyas, İslam hukukunun dördüncü kaynağıdır. Kuran ve Sünnette açık hükmü bulunmayan bir meselenin hükmünü, ortak illet (neden) aracılığıyla mevcut nasslara benzetip çıkarma yöntemidir. Şarabın haramlığının illeti sarhoşluk ise, aynı sarhoşluğu veren uyuşturucular da kıyasla haram sayılır. Kıyas dini içtihadın en sistematik yöntemidir.

كُفْر

Kuran ×37

Küfür (İnkar)

kufr

Küfür, Allah'ı, peygamberleri, Kuran'ı ya da İslam'ın kesin olarak bilinen bir hükmünü inkâr etmektir. Kafir, bu inkarı yapan kişidir. Küfür; itikadi küfür (kalpte inkâr), amelî küfür (İslam'ın gerekliliklerini bilinçli terk etme) ve küfranı nimet (nankörlük) olmak üzere farklı biçimlerde ele alınır. Küfürden dönüş tevbeyle gerçekleşir.

قُرْآن

Kuran ×70

Kur'an

qur'an

Kur'an, Allah'ın Hz. Peygamber'e 23 yılda Cebrail aracılığıyla indirdiği, okunması başlı başına ibadet olan kitaptır. 114 sure ve 6236 ayetten oluşur. Arapçanın en yüce edebi örneği kabul edilen Kur'an, beşer taklidi imkânsız (muciz) bir kitaptır. Kur'an'ı ezberleyene hafız denir. Kıyamete kadar korunacağı Allah tarafından garanti edilmiştir (Hicr 9).

عِيدُ الْأَضْحَى

Kurban Bayramı (Eid ul-Adha)

eid al-adha

Kurban Bayramı (Eid ul-Adha), Zilhicce'nin 10-13. günleri arasında kutlanan ve hac ibadetine denk gelen büyük bayramdır. Temelinde Hz. İbrahim'in oğlunu kurban etmeye hazır olmasının hatırası yatar. Kurban kesmek, bayram namazı kılmak ve teslimiyeti yenilemek bayramın özünü oluşturur. İslam dünyasının en önemli bayramları arasında gösterilmektedir.

الْكُرْسِيّ

Kuran ×1

Kürsî

kursī

Kürsî, Allah'ın ilminin ve hâkimiyetinin genişliğini ifade eden ilahi bir niteliktir. Bakara Suresi 255. ayet (Ayetü'l-Kürsî) "Kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır" buyurur. Hadise göre Arş yanında Kürsî, büyük bir çölde bırakılmış küçük bir halka gibi kalır; bu Allah'ın büyüklüğünü anlatır.

الْمَعْرُوف

Kuran ×38

Ma'ruf

maʿrūf

Ma'ruf, İslam'ın emrettiği ve sağlıklı fıtratın güzel kabul ettiği her türlü iyi iş, davranış ve sözdür. Münkerin zıddıdır. Kuran'da 38 kez geçen ma'ruf; bireyi, aileyi ve toplumu iyiye yönlendiren her hareketi kapsar.

مَغْفِرَة

Kuran ×234

Mağfiret (Bağışlanma)

maghfira

Mağfiret, Allah'ın kullarının günahlarını örtmesi ve affetmesidir. Allah'ın "el-Gafûr" ve "el-Gaffâr" isimleri bu kökten gelir. Kuran'da "Allah tüm günahları bağışlar" (Zümer 53) müjdesi, mağfiretin kapsamını ortaya koyar. İstiğfar (Allah'tan bağışlanma dilemek) mağfiretin talebidir. Tevbenin ardından mağfiretin gelmesi, İslam inanç sisteminin umut eksenini oluşturur.

الْمَحْشَر

Mahşer

maḥshar

Mahşer, kıyamet günü tüm insanlığın hesap için bir araya toplanacağı geniş düzlüktür. Ölülerin diriltilmesinin ardından Allah'ın huzurunda dünya hayatlarının hesabını verecekleri yerdir. Kuran'da hesap gününe hazırlıklı olma sık sık vurgulanır; güneşin çok yaklaştığı bu yerde herkes terleyecektir.

مَقَاصِد الشَّرِيعَة

Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları)

maqasid al-shari'a

Makasıdü'ş-şeriat, İslam hukukunun gerçekleştirmeyi hedeflediği beş temel amaçtır: dini korumak (hıfzu'd-din), canı korumak (hıfzu'n-nefs), aklı korumak (hıfzu'l-akl), soyu korumak (hıfzu'n-nesl) ve malı korumak (hıfzu'l-mâl). İmam Gazali ve Şatıbi bu alanı sistemleştirmiştir. Makasıd teorisi, çağdaş İslam hukukunun yorumlanmasında temel referans çerçevesidir.

مَا شَاءَ اللَّه

Kuran ×4

Maşallah (Mâşaallah)

masha allah

"Maşaallah" (Allah ne diledi), gözlemlenen güzel bir şey veya başarı karşısında hayranlık ve şükran ifade etmek için kullanılır. Kuran'da (Kehf 39) geçen bu ifade, "Allah ne güzel yarattı" anlamını taşır ve nazardan korunaklı bir söz kabul edilir. Bir şeye beğeniyle bakarken maşaallah demek sünnettir; bu, kötü gözden koruma niyeti taşır.

الْمَصْلَحَة

Maslahat

maṣlaḥah

Maslahat, İslam hukukunda bireyin ve toplumun çıkarını, faydasını ve iyiliğini ifade eden temel bir usul kavramıdır. Makasıdü'ş-Şeriat çerçevesinde maslahat; din, can, akıl, nesil ve malın korunmasını hedefler. Şer'î hükümlerin temelinde maslahata riayet yatmaktadır.

مَهْر

Kuran ×4

Mehr (Mehir)

mahr

Mehr (mehir), nikah akdinde erkeğin kadına vermesi farz olan hediye ya da para miktarıdır. Kuran "Kadınlara mehirlerini bir bağış olarak verin" buyurur (Nisa 4). Mehr kadının haklarındandır; ona aittir ve vazgeçilemez. Miktarı taraflarca belirlenir; alt sınırı olan bazı mezhepler üst sınırı koymaz. Mehr ödenmeden veya ertelenmeden nikah geçerlidir ancak borç olarak kalır.