Murakabe Arapça Ne Demek?(Murakabe Anlamı)
مُرَاقَبَة
muraqaba
Kök: ر ق ب
Murakabe Allah'ın sürekli gözetimi altında olduğunun bilincinde olmak ve bu bilinçle hareket etmektir. Tasavvufta nefis terbiyesinin temel yöntemlerinden biridir. "İhsan Allah'ı görür gibi ibadet etmektir" hadisi, murakabe bilincinin özüdür. Murakabe pratisyeni, her an Allah'ın huzurunda olduğunu hisseder ve buna göre yaşar.
Murakabe Hakkında Sık Sorulan Sorular
Murakabe ne demek?
Murakabe, Allah'ın sürekli gözetimi altında olduğunun bilincinde olmak ve bu bilinçle hareket etmektir. Tasavvufta nefis terbiyesinin temel yöntemlerinden biridir. "İhsan Allah'ı görür gibi ibadet etmektir" hadisi, murakabe bilincinin özüdür. Murakabe pratisyeni, her an Allah'ın huzurunda olduğunu hisseder ve buna göre yaşar.
Murakabe kelimesinin Arapça kökü nedir?
Murakabe kelimesinin kök harfleri ر ق ب'dir.
İlgili Kelimeler
زُهْد
Zühd
Zühd, dünyaya gereğinden fazla bağlanmamak, dünya nimetlerine kalben rağbet etmemek demektir. Dünyayı terk etmek ya da fakirleşmek değil; kalbi dünyadan azade kılmaktır. Tasavvufun temel kavramlarından biri olan zühd, âhirete yönelik yaşamayı ve geçici olana değil ebedî olana önem vermeyi ifade eder.
قَلْب
Kalp (Gönül)
Kalp, İslam anlayışında sadece fiziksel organ değil, insanın inanç, his ve iradesinin merkezidir. Kuran'da 132 kez geçer. İman kalbe yerleşir; Allah ancak kalplerdeki niyete bakarak değerlendirir. Hz. Peygamber, vücutta bir et parçası olduğunu, o iyi olursa tüm vücudun iyi olduğunu bildirmiştir; o kalptir.
إِخْلَاص
İhlas
İhlas, sadece Allah'ın rızasını gözeterek, gösteriş ve riyadan uzak biçimde ibadet etmektir. "Saflaştırmak, arındırmak" kökünden gelir. İhlassız amel makbul sayılmaz; Allah sadece ihlas ile yapılan ameli kabul eder. Kuran'ın 112. suresi İhlâs olup tevhidi en özlü şekilde ifade eder.
تَوَاضُع
Tevazu
Tevazu, alçakgönüllülük, kibir ve büyüklenmeden uzak durmaktır. İslam ahlakının en temel erdemlerinden biri olan tevazu, övünç vesilesi olmayan ancak değer ifade eden bir huydur. Hz. Peygamber, "Allah mütevazıları yükseltir" buyurmuştur. Kibrin zıddı olan tevazu, hem Allah'a hem insanlara karşı sergilenir.
تَوَكُّل