Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü
26 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar
عَدَالَة
Kuran ×28Adalet
'adala
Adalet, her şeyi hakkıyla yerine getirmek, herkese hakkını vermek ve zulümden kaçınmaktır. Allah'ın "el-Adl" ismi bu kökten gelir. Kuran'da "Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder" buyrulur (Nahl 90). İslam hukukunda adalet hem bireysel erdem hem de toplumsal düzenin temelidir. Hakimler için en temel şart adil olmaktır.
عَفْو
Kuran ×35Af (Affetmek)
'afw
Af, yapılan kötülüğü bağışlamak, kin ve intikam duygusundan vazgeçmektir. Allah'ın "el-Afuvv" ismi bu kökten gelir. Kuran'da "Affetsin, geçsin; Allah'ın sizi affetmesini sevmez misiniz?" buyrulur (Nur 22). Hz. Peygamber, Mekke'nin fethinde tüm düşmanlarını affetmiştir. Af, güçten gelen bir erdemdir ve toplumsal barışı pekiştirir.
كَبِيرَة
Kuran ×8Büyük Günah (Kebire)
kabira
Kebire, İslam'da en ağır günahları ifade eder. Alimlerin tespit ettiği yedi büyük günah: Allah'a ortak koşmak, adam öldürmek, sihir yapmak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak ve iffetli kadınlara iftira atmaktır. Kebire işleyen kişi tevbe etmeden öldüğünde cehennem azabına maruz kalabilir; ancak Allah dilediğini affeder.
جِهَاد
Kuran ×41Cihad
jihad
Cihad, Allah yolunda çaba sarf etmek demektir. Üç boyutu vardır: büyük cihad (nefisle mücadele), küçük cihad (düşmana karşı savunma) ve dil/kalem cihadı. Hz. Peygamber savaştan dönünce "Küçük cihaddan büyük cihada döndük" buyurmuş; büyük cihad olarak nefisle mücadeleyi göstermiştir. Cihad bir saldırı değil; hakikati yaşatmak ve zulme direnmek için gösterilen sürekli çabadır.
أَدَب
Edep (Adab)
adab
Edep, İslam'da ahlaki incelik, güzel davranış ve her şeyi yerli yerinde yapma sanatıdır. Allah ile, Peygamber ile, alimlerle, anne-babayla ve diğer insanlarla ilişkide edep esastır. Tasavvufta edep, tarikatın ve manevi yolculuğun temel şartıdır. "Rabbim beni terbiye etti ve ne güzel terbiye etti" ifadesi, edebin ilahi kökene sahip olduğunu gösterir.
الْحَمْدُ لِلَّه
Kuran ×37Elhamdülillah
alhamdulillah
Elhamdülillah, "Hamd yalnızca Allah'a aittir" demektir. Fatiha suresinin ikinci ayetiyle başlayan bu ifade, şükür ve minnetin Allah'a yöneltilmesinin simgesidir. Hz. Peygamber "Elhamdülillah mizanı doldurur" buyurmuştur. Müslümanlar tüm hayırlı olaylar, aksırma ve nimet anlarında elhamdülillah der. Hamd Allah'a ait iken, şükür daha geniş kapsamlıdır.
أَمَانَة
Kuran ×6Emanet
amānah
Emanet, güvenilirlik, dürüstlük ve başkasının kendisine bıraktığı şeyleri korumaklığı ifade eder. Hz. Peygamber'in en bilinen sıfatlarından biri "el-Emîn" (güvenilir) idi. Kuran'da 6 kez geçen emanet; can, akıl, mal ve görev anlamında da kullanılır. Emanete ihanet münafıklığın alametlerindendir.
حَيَاء
Kuran ×2Haya (Utanma/Hayâ)
haya
Haya, çirkin söz ve davranışlardan kaçınmayı sağlayan manevi bir duyarlılık ve utanma hissidir. Hz. Peygamber "Haya imandandır" ve "Haya hayırdan başka bir şey getirmez" buyurmuştur. Hayâ; Allah'a karşı, insanlara karşı ve kendi nefsine karşı duyulan utanmayı kapsar. İslam'ın ahlak sisteminin vazgeçilmez erdemlerinden biridir.
حِكْمَة
Kuran ×19Hikmet
hikma
Hikmet, şeylerin gerçek mahiyetini kavramak ve her işi yerli yerinde yapmaktır. Allah'ın "el-Hakîm" ismi bu kökten gelir. Kuran'da hikmete kimin kavuşursa çok hayra kavuştuğu bildirilir (Bakara 269). Hz. Süleyman'a verilen ilim ve hüküm, hikmetin en parlak örneğidir. Tasavvufta hikmet, ilahi sırların keşfedilmesi anlamında da kullanılır.
حِلْم
Kuran ×11Hilm (Yumuşaklık)
hilm
Hilm, öfkeye kapılmamak, kızgınlık anında kendine hâkim olmak ve sabırla hareket etmektir. Allah'ın "el-Halîm" ismi bu kökten gelir. Hz. Peygamber, hilmi İslam'ın en sevilen huylarından saymıştır. Hilm; öfkenin aksine aklın hâkim olduğu olgunluktur. Cahiliye Araplarında ve İslam ahlakında en çok övülen erdemlerden biridir.
إِحْسَان
Kuran ×166İhsan
iḥsān
İhsan, Allah'ı görüyor gibi ibadet etmek, her işi güzel ve eksiksiz yapmaktır. Cebrail hadisinde Hz. Peygamber şöyle tanımlar: "Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyor olsan da O seni görmektedir." İmanın en yüksek mertebesi sayılır.
عِلْم
Kuran ×750İlim (Bilgi)
'ilm
İlim, Allah'ın "el-Alîm" sıfatından türeyen bilgi ve öğrenme kavramıdır. Kuran'da "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" sorusu, bilginin değerini vurgular. İlim öğrenmek; Hz. Peygamber'in "Beşikten mezara kadar ilim öğrenin" hadisiyle teşvik edilmiştir. Kuran'ın ilk emri olan "Oku!" (İkra), İslam'ın ilme verdiği önemi simgeler.
كَرَم
Kuran ×9Kerem (Cömertlik)
karam
Kerem, cömertlik, iyilik ve eli açıklık demektir. Allah'ın "el-Kerîm" ismi bu kökten gelir. İslam ahlakında cömertlik; malı, ilmi ve zamanı Allah rızası için paylaşmaktır. Hz. Peygamber, cömertliği ağaç dalı, cimriliği ise çürümüş dal olarak tanımlamıştır. Cömertlik kalbi temizler ve Allah'ın sevgisini kazandırır.
نِيَّة
Niyet
niyya
Niyet, bir eylemi yapmaya kalben karar vermek demektir. "Ameller niyetlere göredir" hadisi, niyetin ibadetlerin geçerliliği için şart olduğunu ortaya koyar. Namaz, oruç, hac gibi ibadetler niyet olmadan sahih olmaz. Niyet kalple yapılır; dil ile söylemek ise sünnet sayılır. İhlasla yapılan niyet ibadetin ruhudur.
رَحْمَة
Kuran ×339Rahmet
rahma
Rahmet, merhamet ve şefkat demektir. Allah'ın "er-Rahmân" ve "er-Rahîm" isimlerinin köküdür. Her surenin başındaki Besmele bu iki ismi zikreder. Hz. Peygamber "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurmuştur. Rahmet; Allah'ın kullarına olan sınırsız merhametini, peygamberimizin ümmetine şefkatini ve müminlerin birbirine olan sevecenliğini kapsar.
رِضَا
Kuran ×73Rıza
rida
Rıza, Allah'ın hükümlerine ve takdirine karşı razı olmak, hoşnutluk içinde kabullenmektir. İki boyutu vardır: kulun Allah'tan razı olması ve Allah'ın kuldan razı olması. Kuran'da "Allah onlardan razı, onlar da Allah'tan razıdır" mealindeki ifade (Beyyine 8) en yüce erdemi tanımlar. Rıza hali, sabrın ötesinde aktif bir kalp tatminidir.
صَبْر
Kuran ×90Sabır
ṣabr
Sabır, sıkıntı ve musibetlere Allah'ın rızası için katlanmak, haramlardan uzak durmak ve ibadetleri eksiksiz yapmak demektir. Kuran'da 90 kez geçen sabır; musibetlere sabır, haramlara sabır ve ibadetlere sabır olmak üzere üç kısımda incelenir. Allah, sabredenlerle birlikte olduğunu bildirmiştir.
صِدْق
Kuran ×155Sıdk (Dürüstlük)
ṣidq
Sıdk, dürüstlük, doğruluk ve her hal ve kârda hakikate uygun davranmaktır. Hz. Peygamber'in en temel sıfatlarından biridir. Kuran'da 155 kez geçen sıdk; söz, niyet, azim ve amel olmak üzere dört boyutta incelenir. "Doğruluk iyiliğe götürür, iyilik cennete götürür" hadisi sıdkın değerini ortaya koyar.
سُبْحَانَ اللّٰه
Kuran ×41Sübhanallah
subhanallah
Sübhanallah, "Allah'ı her türlü noksanlıktan tenzih ederim" demektir. Tesbih (Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etme) bu kökten gelir. Hz. Peygamber "Sübhanallah vel-hamdülillah ve lâ ilâhe illallah vallahu ekber sözleri benim için üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir" buyurmuştur. Her tesbih için cennette ağaç dikildiği bildirilmiştir.
شُكْر
Kuran ×75Şükür
shukr
Şükür, Allah'ın nimetlerini kalp ile kabul etmek, dil ile beyan etmek ve organlarla yerine getirmektir. Kuran'da 75 kez geçen şükür, sabrın kardeşi olarak tanımlanır. "Şükrederseniz nimetimi artırırım" ayeti, şükrün değerini ortaya koyar. Nankörlük ise nimeti kaybetmeye sebep olur.
تَقْوَى
Kuran ×258Takva
taqwā
Takva, Allah'tan gereği gibi saygı duyup kötülüklerden kaçınmak, emirlerini yerine getirmek demektir. Arapçada "vikāye" (koruma) kökünden gelir. Kuran'da 258 kez geçen takva, İslam'ın en temel ahlaki erdemlerinden biri olup gerçek anlamda Allah bilinci ve dinin özü kabul edilir.
تَوَاضُع
Tevazu
tawāḍuʿ
Tevazu, alçakgönüllülük, kibir ve büyüklenmeden uzak durmaktır. İslam ahlakının en temel erdemlerinden biri olan tevazu, övünç vesilesi olmayan ancak değer ifade eden bir huydur. Hz. Peygamber, "Allah mütevazıları yükseltir" buyurmuştur. Kibrin zıddı olan tevazu, hem Allah'a hem insanlara karşı sergilenir.
تَوْبَة
Kuran ×87Tövbe
tawbah
Tövbe, işlenen günahtan pişmanlık duyup Allah'a dönmek, günahı bırakmak ve bir daha yapmamaya azmetmektir. Kuran'da 87 kez geçen tövbe, Allah'ın en sevdiği amellerden biridir. Şartları; pişmanlık, günahı terk etmek ve bir daha yapmamaya kesin karar vermektir. Kul hakkı varsa onu da iade etmek gerekir.
تَوْبَة
Kuran ×87Tövbe
tawba
Tövbe, günahtan pişmanlık duyarak Allah'a dönmektir. Geçerli tövbenin üç şartı vardır: günahı terk etmek, yaptığına pişman olmak ve tekrar yapmamaya azmetmek. Hak ihlali söz konusuysa hakkı iade etmek de gerekir. Kuran'da Allah'ın tövbekâr kullarını sevdiği bildirilir (Bakara 222). "Allah Ebu Bekir'e şu an tevbe etmiyor musun?" sorusu, tövbenin her an mümkün olduğunu gösterir.
أُخُوَّة
Kuran ×4Uhuvvet (Kardeşlik)
ukhuwwa
Uhuvvet, İslam kardeşliğini ifade eder. "Mü'minler ancak kardeştirler" ayeti (Hucurât 10), bu bağın ilahi temelini ortaya koyar. Kardeşlik; sevgi, yardımlaşma, nasihat, dua ve birbirinin haklarını gözetmeyi gerektirir. Hz. Peygamber Ensar ile Muhacirleri kardeş yaparak (muahât) uhuvvetin en güzel örneğini sergilemiştir.
زُهْد
Kuran ×1Zühd
zuhd
Zühd, dünyaya gereğinden fazla bağlanmamak, dünya nimetlerine kalben rağbet etmemek demektir. Dünyayı terk etmek ya da fakirleşmek değil; kalbi dünyadan azade kılmaktır. Tasavvufun temel kavramlarından biri olan zühd, âhirete yönelik yaşamayı ve geçici olana değil ebedî olana önem vermeyi ifade eder.