Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü
31 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar
عَقِيدَة
Akide (İnanç)
aqida
Akide, kalpte kesin olarak benimsenen inanç ve inanç esaslarıdır. İslam'ın altı iman esası (Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere iman) akidenin temelini oluşturur. Kelam ilmi akideyi sistematik biçimde ele alır. Sağlam bir akide, salih amelin temelidir.
بَعْث
Kuran ×19Ba's (Yeniden Diriliş)
ba'th
Ba's, kıyamet günü ölülerin yeniden diriltilmesidir. Ahirete imanın temel unsurlarından biridir. Kuran bu hakikati onlarca ayette işler: "Sonra sizi yeniden dirilteceğiz." Ba's inancı, dünya hayatının hesabının verileceği bilincini güçlendirir. İnsanlar hesap için mahşerde toplanacak ve ardından cennet veya cehenneme girecektir.
جَهَنَّم
Kuran ×77Cehennem
jahannam
Cehennem, kafir ve günahkârlara ahirette hazırlanan azap yurdudur. Kuran'da yedi cehennem tabakasından bahsedilir; en derini münafıklara aittir. İslam'a göre günahkâr müminler cehenneme girse de eninde sonunda çıkarılır; sadece kâfirler orada ebedi kalır. Cehennem azabının tasvirini içeren ayetler, dünya hayatında uyarı işlevi görür.
جَنَّة
Kuran ×147Cennet
janna
Cennet, ahirette Allah'a iman eden ve salih amel işleyen kullar için hazırlanan sonsuz mutluluk yurdudur. Kuran'da sekiz cennet katından bahsedilir; en yükseği Firdevs'tir. "Gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan kalbine gelmeyen nimetler" (Buhârî hadisi) cennetin büyüklüğünü anlatır. Cennetin en büyük nimetin Allah'ı görmek (rü'yetullah) olduğu bildirilmiştir.
جِنّ
Kuran ×22Cin
jinn
Cinler, ateşten yaratılmış, insanlar gibi akıl ve iradeye sahip, imtihana tabi varlıklardır. Kuran'ın 72. suresi Cin suresidir. Mümin cinler de kafir cinler gibi yaptıklarının hesabını verecektir. Hz. Süleyman'ın cinleri emrinde çalıştırdığı Kuran'da anlatılır. Cinlere tapınmak, şeytana uymak ve büyücülük yasaktır; cinlerden yardım istemek şirk kapsamındadır.
دِين
Kuran ×101Din
dīn
Din, Allah ile kul arasındaki ilişkiyi düzenleyen inanç, ibadet ve ahlak sisteminin bütünüdür. Kuran'da 101 kez geçer. İslam'da din; iman, İslam ve ihsan olmak üzere üç temel boyutu kapsar. "Allah katında din İslam'dır" (Âl-i İmrân 3/19) ayeti, hak dinin İslam olduğunu bildirir.
فِتْنَة
Kuran ×60Fitne
fitnah
Fitne, sınanma, bozgunculuk, kaos ve iç çatışma anlamlarını taşır. Kuran'da 60 kez geçen fitne; dinî bozukluk, toplumsal kaos ve müminlerin imtihanı için kullanılır. "Fitne öldürmekten daha kötüdür" (Bakara 2/191) ayeti, toplumsal düzeni bozmanın büyük günahı olduğunu ortaya koyar.
هِدَايَة
Kuran ×316Hidayet
hidāyah
Hidayet, doğru yolu bulmak, Allah'ın rızasına uygun hayat sürmek demektir. Kuran'da 316 kez geçen hidayet, Allah'ın insanlara en büyük nimetidir. Her namazda okunan Fatiha suresinde "Bizi doğru yola ilet" diye dua edilir. Hidayet Allah'ın takdirindedir; ancak insan iradeyle buna talip olabilir.
إِبْلِيس
Kuran ×11İblis (Şeytan)
iblis
İblis, Allah'ın Hz. Adem'e secde etmesini emrettiğinde kibriyle reddeden, bu yüzden kovulan varlıktır. Kuran'da Bakara'dan Sad'a birçok surede anlatılır. İblis, kıyamete kadar insanları saptırmak için süre istemiş ve bu süre verilmiştir. "Muhlis kullarım bunun dışındadır" ayeti, ihlasla korunan kulların şeytandan emin olduğunu gösterir.
إِخْلَاص
Kuran ×31İhlas
ikhlāṣ
İhlas, sadece Allah'ın rızasını gözeterek, gösteriş ve riyadan uzak biçimde ibadet etmektir. "Saflaştırmak, arındırmak" kökünden gelir. İhlassız amel makbul sayılmaz; Allah sadece ihlas ile yapılan ameli kabul eder. Kuran'ın 112. suresi İhlâs olup tevhidi en özlü şekilde ifade eder.
إِحْسَان
Kuran ×166İhsan
iḥsān
İhsan, Allah'ı görüyor gibi ibadet etmek, her işi güzel ve eksiksiz yapmaktır. Cebrail hadisinde Hz. Peygamber şöyle tanımlar: "Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyor olsan da O seni görmektedir." İmanın en yüksek mertebesi sayılır.
إِيمَان
Kuran ×537İman
īmān
İman, kalp ile tasdik etmek, dil ile ikrar etmek demektir. Altı iman esasını kapsar: Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere iman. Kuran'da 537 kez geçen iman, İslam'ın temelidir ve tüm amellerin kabul edilmesinin şartıdır.
تَقْدِير
Kuran ×24Kader ve Takdir
taqdeer
Kader ve takdir, Allah'ın her şeyi önceden bilmesi, ezelde yazması, dilediğini yaratması ve kulların fiillerini dilemesidir. İman'ın altı şartından biridir. Kadere iman insanı ne kibre ne de karamsarlığa düşürür; tevekkülü güçlendirir. "Kalem (levh-i mahfuza) her şeyi yazmıştır" hadisi kadere imanın temelini özetler.
قَلْب
Kuran ×132Kalp (Gönül)
qalb
Kalp, İslam anlayışında sadece fiziksel organ değil, insanın inanç, his ve iradesinin merkezidir. Kuran'da 132 kez geçer. İman kalbe yerleşir; Allah ancak kalplerdeki niyete bakarak değerlendirir. Hz. Peygamber, vücutta bir et parçası olduğunu, o iyi olursa tüm vücudun iyi olduğunu bildirmiştir; o kalptir.
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ
Kuran ×37Kelime-i Tevhid
lā ilāha illallāh
"Lâ ilâhe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur), İslam'ın temel inanç ifadesi olan kelime-i tevhiddir. Şehadetin ilk yarısını oluşturur. Hz. Peygamber, bu sözün en büyük zikir olduğunu ve cennetin anahtarı olduğunu bildirmiştir. İslam'a girişin, namazın ve hayatın özeti bu cümlede gizlidir.
كُفْر
Kuran ×37Küfür (İnkar)
kufr
Küfür, Allah'ı, peygamberleri, Kuran'ı ya da İslam'ın kesin olarak bilinen bir hükmünü inkâr etmektir. Kafir, bu inkarı yapan kişidir. Küfür; itikadi küfür (kalpte inkâr), amelî küfür (İslam'ın gerekliliklerini bilinçli terk etme) ve küfranı nimet (nankörlük) olmak üzere farklı biçimlerde ele alınır. Küfürden dönüş tevbeyle gerçekleşir.
مَغْفِرَة
Kuran ×234Mağfiret (Bağışlanma)
maghfira
Mağfiret, Allah'ın kullarının günahlarını örtmesi ve affetmesidir. Allah'ın "el-Gafûr" ve "el-Gaffâr" isimleri bu kökten gelir. Kuran'da "Allah tüm günahları bağışlar" (Zümer 53) müjdesi, mağfiretin kapsamını ortaya koyar. İstiğfar (Allah'tan bağışlanma dilemek) mağfiretin talebidir. Tevbenin ardından mağfiretin gelmesi, İslam inanç sisteminin umut eksenini oluşturur.
مَلَك
Kuran ×88Melek
malak
Melekler, Allah'ın nurundan yaratılmış, emrine itaat eden, günah işlemeyen manevi varlıklardır. Onlara iman, İslam'ın altı iman esasından biridir. Başlıca melekler: Cebrail (vahiy), Mikail (rızık), İsrafil (kıyamet borusu) ve Azrail (can alıcı)'dır. Hafaza melekleri insanın amellerini yazar; kiramen katibin de denir. Melekler insan gibi sınanmaz ve irade özgürlüğünden yoksundur.
نَفْس
Kuran ×295Nefs
nafs
Nefs, can, ruh ve insanın benliği anlamına gelir. Kuran'da 295 kez geçen nefs; emmâre (kötülüğü emreden), levvâme (kendini kınayan) ve mutmainne (huzur bulmuş) olmak üzere üç mertebede ele alınır. Tasavvufta nefis terbiyesi en temel hedeflerden biridir. "Kim nefsini tanırsa Rabbini tanır" sözü önemlidir.
نِفَاق
Kuran ×13Nifak (Münafıklık)
nifaq
Nifak, dışarıda İslam'ı kabul gibi gösterip kalben inkâr etmek ya da inanmak anlamına gelir. Münafık, görünüşte Müslüman olup içten kafir olan kişidir. Kuran'da "Münafıklar cehennemin en alt tabakasındadır" buyrulmuştur. Münafıklığın alametleri: söz verince sözünü tutmamak, konuşunca yalan söylemek ve emanete ihanet etmektir.
نِعْمَة
Kuran ×145Nimet
niʿmah
Nimet, Allah'ın kullarına verdiği her türlü iyilik, lütuf ve ihsandır. Kuran'da 145 kez geçen nimet; sağlık, akıl, iman, rızık ve güvenlik başlıca nimetler arasındadır. En büyük nimet imandır. "Nimetimi saydıranız, onu sayamazsınız" (İbrâhim 14/34) ayeti Allah'ın sonsuz nimetlerini ifade eder.
رَسُول
Kuran ×513Resûl (Elçi)
rasūl
Resul, Allah'tan şeriat (yeni bir din) getiren peygamberdir. Nebiden farklı olarak resul, kendisine kitap verilmiş ve yeni bir şeriat getirilmiş peygamberdir. Kuran'da 513 kez geçen resul kelimesi, mesaj taşıyan, gönderilmiş olan anlamına gelir. Hz. Muhammed, Allah'ın son resûlüdür.
شَهَادَة
Kuran ×40Şehadet (Kelime-i Şehadet)
shahādah
Şehadet, İslam'ın beş şartının ilkidir: "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Rasûlüllah." "Allah'tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed'in O'nun kulu ve rasulü olduğuna şahitlik ederim" anlamına gelir. İslam'a giriş, bu ifadeyi samimiyetle söylemekle gerçekleşir.
شِرْك
Kuran ×23Şirk
shirk
Şirk, Allah'a ortak koşmak, ibadet ve yönelişi Allah'tan başkasına yöneltmektir. Kuran'da en büyük zulüm olarak tanımlanmış ve affedilmeyeceği bildirilmiştir. Büyük şirk (açık putperestlik) ve küçük şirk (gösteriş/riya gibi gizli şirk) olmak üzere ikiye ayrılır. Kelime-i şehadet getirerek şirkten tövbe etmek mümkündür.
صِرَاط
Kuran ×45Sırat
sirat
Sırat, kıyamette herkesin üzerinden geçmek zorunda olduğu köprü ile Kuran'daki "doğru yol" anlamını taşır. İhdinâ's-sırâta'l-mustakîm (Bizi doğru yola ilet) duası Fatiha'nın özüdür. Dünya anlamıyla sırat, Allah'ın rızasına götüren doğru yol; ahiret anlamıyla ise cehennemin üzerine kurulmuş ince köprüdür.
تَقْوَى
Kuran ×258Takva
taqwā
Takva, Allah'tan gereği gibi saygı duyup kötülüklerden kaçınmak, emirlerini yerine getirmek demektir. Arapçada "vikāye" (koruma) kökünden gelir. Kuran'da 258 kez geçen takva, İslam'ın en temel ahlaki erdemlerinden biri olup gerçek anlamda Allah bilinci ve dinin özü kabul edilir.
تَوَكُّل
Kuran ×44Tevekkül
tawakkul
Tevekkül, gerekli sebeplere başvurduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak, O'na dayanmak ve güvenmektir. Kuran'da 44 kez geçen tevekkül; tembellik veya sebebi terk etmek değil, aksine gayret gösterdikten sonra sonucu Allah'ın takdirine razı olmaktır. Hz. Peygamber, deveni bağla sonra tevekkül et buyurmuştur.
تَوْحِيد
Tevhid
tawhid
Tevhid, Allah'ın bir ve tek olduğunu, hiçbir ortağı, benzeri ve dengi bulunmadığını kabul etmektir. İslam'ın en temel ilkesidir. Alimler tevhidi üçe ayırır: rububiyet tevhidi (yaratıcılıkta Allah'ın birliği), uluhiyet tevhidi (ibadette Allah'ın birliği) ve esma-sıfat tevhidi (isim ve sıfatlarda Allah'ın birliği). Şirk, tevhidin zıddıdır ve en büyük günahtır.
تَوْبَة
Kuran ×87Tövbe
tawbah
Tövbe, işlenen günahtan pişmanlık duyup Allah'a dönmek, günahı bırakmak ve bir daha yapmamaya azmetmektir. Kuran'da 87 kez geçen tövbe, Allah'ın en sevdiği amellerden biridir. Şartları; pişmanlık, günahı terk etmek ve bir daha yapmamaya kesin karar vermektir. Kul hakkı varsa onu da iade etmek gerekir.
أُمَّة
Kuran ×64Ümmet
ummah
Ümmet, ortak bir dine, lidere veya ataya bağlı topluluk anlamına gelir. İslam'da ümmet; Hz. Muhammed'in gönderildiği tüm Müslümanları kapsayan evrensel topluluktur. Kuran'da 64 kez geçen ümmet, sınır ve ırktan bağımsız İslam kardeşliğinin ifadesidir. Hz. Peygamber, Müslümanları tek vücut gibi hissetmeli buyurmuştur.
وَحْي
Kuran ×78Vahiy
waḥy
Vahiy, Allah'ın peygamberlerine bildirdiği ilahî bilgidir. Kuran'da 78 kez geçen vahiy; Cebrail aracılığıyla, rüya yoluyla veya doğrudan kalbe ilham şeklinde gerçekleşir. Hz. Peygamber'e gelen vahiy Kuran ve sünneti oluşturur. Vahiy Hz. Muhammed ile son bulmuş, artık yeni peygamber gelmeyecektir.