Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü
11 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar
أَدَب
Edep (Adab)
adab
Edep, İslam'da ahlaki incelik, güzel davranış ve her şeyi yerli yerinde yapma sanatıdır. Allah ile, Peygamber ile, alimlerle, anne-babayla ve diğer insanlarla ilişkide edep esastır. Tasavvufta edep, tarikatın ve manevi yolculuğun temel şartıdır. "Rabbim beni terbiye etti ve ne güzel terbiye etti" ifadesi, edebin ilahi kökene sahip olduğunu gösterir.
فَنَاء
Kuran ×2Fena (Fenafillah)
fana'
Fena, tasavvufta kişinin kendi benliğini, istek ve iradelerini Allah'ta yok etmesidir. Beka (kalıcılık) kavramıyla birlikte ele alınır: fena'dan sonra beka başlar. Sufi, fena makamında dünyevi bağlardan arınarak sadece Allah için var olur. Bu hal, ruhun en yüksek olgunluk derecelerinden biridir.
إِخْلَاص
Kuran ×31İhlas
ikhlāṣ
İhlas, sadece Allah'ın rızasını gözeterek, gösteriş ve riyadan uzak biçimde ibadet etmektir. "Saflaştırmak, arındırmak" kökünden gelir. İhlassız amel makbul sayılmaz; Allah sadece ihlas ile yapılan ameli kabul eder. Kuran'ın 112. suresi İhlâs olup tevhidi en özlü şekilde ifade eder.
قَلْب
Kuran ×132Kalp (Gönül)
qalb
Kalp, İslam anlayışında sadece fiziksel organ değil, insanın inanç, his ve iradesinin merkezidir. Kuran'da 132 kez geçer. İman kalbe yerleşir; Allah ancak kalplerdeki niyete bakarak değerlendirir. Hz. Peygamber, vücutta bir et parçası olduğunu, o iyi olursa tüm vücudun iyi olduğunu bildirmiştir; o kalptir.
مُرَاقَبَة
Murakabe
muraqaba
Murakabe, Allah'ın sürekli gözetimi altında olduğunun bilincinde olmak ve bu bilinçle hareket etmektir. Tasavvufta nefis terbiyesinin temel yöntemlerinden biridir. "İhsan Allah'ı görür gibi ibadet etmektir" hadisi, murakabe bilincinin özüdür. Murakabe pratisyeni, her an Allah'ın huzurunda olduğunu hisseder ve buna göre yaşar.
نَفْس
Kuran ×295Nefs
nafs
Nefs, can, ruh ve insanın benliği anlamına gelir. Kuran'da 295 kez geçen nefs; emmâre (kötülüğü emreden), levvâme (kendini kınayan) ve mutmainne (huzur bulmuş) olmak üzere üç mertebede ele alınır. Tasavvufta nefis terbiyesi en temel hedeflerden biridir. "Kim nefsini tanırsa Rabbini tanır" sözü önemlidir.
رِضَا
Kuran ×73Rıza
rida
Rıza, Allah'ın hükümlerine ve takdirine karşı razı olmak, hoşnutluk içinde kabullenmektir. İki boyutu vardır: kulun Allah'tan razı olması ve Allah'ın kuldan razı olması. Kuran'da "Allah onlardan razı, onlar da Allah'tan razıdır" mealindeki ifade (Beyyine 8) en yüce erdemi tanımlar. Rıza hali, sabrın ötesinde aktif bir kalp tatminidir.
تَوَاضُع
Tevazu
tawāḍuʿ
Tevazu, alçakgönüllülük, kibir ve büyüklenmeden uzak durmaktır. İslam ahlakının en temel erdemlerinden biri olan tevazu, övünç vesilesi olmayan ancak değer ifade eden bir huydur. Hz. Peygamber, "Allah mütevazıları yükseltir" buyurmuştur. Kibrin zıddı olan tevazu, hem Allah'a hem insanlara karşı sergilenir.
تَوَكُّل
Kuran ×44Tevekkül
tawakkul
Tevekkül, gerekli sebeplere başvurduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak, O'na dayanmak ve güvenmektir. Kuran'da 44 kez geçen tevekkül; tembellik veya sebebi terk etmek değil, aksine gayret gösterdikten sonra sonucu Allah'ın takdirine razı olmaktır. Hz. Peygamber, deveni bağla sonra tevekkül et buyurmuştur.
ذِكْر
Kuran ×292Zikir
dhikr
Zikir, Allah'ı anmak, O'nun isimlerini ve sıfatlarını tekrarlamaktır. Kuran'da "Beni anın, ben de sizi anayım" buyrulur. Subhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber ve La ilahe illallah en temel zikir ifadeleridir. Tasavvufta zikir, manevi arınmanın ve Allah'a yakınlaşmanın en güçlü yoludur. "Kalpler ancak Allah'ın zikriyle tatmin olur" (Ra'd 28).
زُهْد
Kuran ×1Zühd
zuhd
Zühd, dünyaya gereğinden fazla bağlanmamak, dünya nimetlerine kalben rağbet etmemek demektir. Dünyayı terk etmek ya da fakirleşmek değil; kalbi dünyadan azade kılmaktır. Tasavvufun temel kavramlarından biri olan zühd, âhirete yönelik yaşamayı ve geçici olana değil ebedî olana önem vermeyi ifade eder.