Hikmet Arapça Ne Demek?(Hikmet Anlamı)
حِكْمَة
hikma
Kök: ح ك م
Hikmet şeylerin gerçek mahiyetini kavramak ve her işi yerli yerinde yapmaktır. Allah'ın "el-Hakîm" ismi bu kökten gelir. Kuran'da hikmete kimin kavuşursa çok hayra kavuştuğu bildirilir (Bakara 269). Hz. Süleyman'a verilen ilim ve hüküm, hikmetin en parlak örneğidir. Tasavvufta hikmet, ilahi sırların keşfedilmesi anlamında da kullanılır.
Hikmet kelimesinin kökü Kuran-ı Kerim'de 19 kez geçmektedir. Bu, kelimenin İslami terminolojideki merkezî önemini ortaya koymaktadır.
Hikmet Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hikmet ne demek?
Hikmet, şeylerin gerçek mahiyetini kavramak ve her işi yerli yerinde yapmaktır. Allah'ın "el-Hakîm" ismi bu kökten gelir. Kuran'da hikmete kimin kavuşursa çok hayra kavuştuğu bildirilir (Bakara 269). Hz. Süleyman'a verilen ilim ve hüküm, hikmetin en parlak örneğidir. Tasavvufta hikmet, ilahi sırların keşfedilmesi anlamında da kullanılır.
Hikmet Kuran'da kaç kez geçer?
Hikmet kelimesinin kökü Kuran'da 19 kez geçmektedir. Bu, kelimenin İslami literatürdeki önemini ve Kuran terminolojisindeki yerini gözler önüne serer.
Hikmet kelimesinin Arapça kökü nedir?
Hikmet kelimesinin kök harfleri ح ك م'dir.
İlgili Kelimeler
إِحْسَان
İhsan
İhsan, Allah'ı görüyor gibi ibadet etmek, her işi güzel ve eksiksiz yapmaktır. Cebrail hadisinde Hz. Peygamber şöyle tanımlar: "Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyor olsan da O seni görmektedir." İmanın en yüksek mertebesi sayılır.
تَوْبَة
Tövbe
Tövbe, işlenen günahtan pişmanlık duyup Allah'a dönmek, günahı bırakmak ve bir daha yapmamaya azmetmektir. Kuran'da 87 kez geçen tövbe, Allah'ın en sevdiği amellerden biridir. Şartları; pişmanlık, günahı terk etmek ve bir daha yapmamaya kesin karar vermektir. Kul hakkı varsa onu da iade etmek gerekir.
صَبْر
Sabır
Sabır, sıkıntı ve musibetlere Allah'ın rızası için katlanmak, haramlardan uzak durmak ve ibadetleri eksiksiz yapmak demektir. Kuran'da 90 kez geçen sabır; musibetlere sabır, haramlara sabır ve ibadetlere sabır olmak üzere üç kısımda incelenir. Allah, sabredenlerle birlikte olduğunu bildirmiştir.
زُهْد
Zühd
Zühd, dünyaya gereğinden fazla bağlanmamak, dünya nimetlerine kalben rağbet etmemek demektir. Dünyayı terk etmek ya da fakirleşmek değil; kalbi dünyadan azade kılmaktır. Tasavvufun temel kavramlarından biri olan zühd, âhirete yönelik yaşamayı ve geçici olana değil ebedî olana önem vermeyi ifade eder.
شُكْر