Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü
105 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar
وُضُوء
Kuran ×1Abdest (Vudû)
wudu
Abdest, namaz kılmak ve Kuran'a dokunmak için yapılan ritüel temizliktir. Yüzü, elleri dirseklere kadar, başı meshetmek ve ayakları yıkamak farzlarıdır. Kuran'da Maide Suresi 6. ayette emredilmiştir. Abdestsiz kılınan namaz geçersizdir. Abdest imanı tazeler, kalbi arındırır ve her damlasıyla günahlar dökülür.
عَدَالَة
Kuran ×28Adalet
'adala
Adalet, her şeyi hakkıyla yerine getirmek, herkese hakkını vermek ve zulümden kaçınmaktır. Allah'ın "el-Adl" ismi bu kökten gelir. Kuran'da "Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder" buyrulur (Nahl 90). İslam hukukunda adalet hem bireysel erdem hem de toplumsal düzenin temelidir. Hakimler için en temel şart adil olmaktır.
عَفْو
Kuran ×35Af (Affetmek)
'afw
Af, yapılan kötülüğü bağışlamak, kin ve intikam duygusundan vazgeçmektir. Allah'ın "el-Afuvv" ismi bu kökten gelir. Kuran'da "Affetsin, geçsin; Allah'ın sizi affetmesini sevmez misiniz?" buyrulur (Nur 22). Hz. Peygamber, Mekke'nin fethinde tüm düşmanlarını affetmiştir. Af, güçten gelen bir erdemdir ve toplumsal barışı pekiştirir.
عَقِيدَة
Akide (İnanç)
aqida
Akide, kalpte kesin olarak benimsenen inanç ve inanç esaslarıdır. İslam'ın altı iman esası (Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere iman) akidenin temelini oluşturur. Kelam ilmi akideyi sistematik biçimde ele alır. Sağlam bir akide, salih amelin temelidir.
اَللّٰهُ أَكْبَر
Allahu Ekber
allahu akbar
"Allahu Ekber", "Allah en büyüktür" demektir. Tekbir olarak da bilinir. Namazın her hareketinde ve başında söylenir; iftitah tekbiri namazı açar. Ezan ve ikamette de geçer. Allahu Ekber; savaşta, bayramlarda ve zaferde de tekrarlanır. Bu ifade, her şeyin Allah'ın büyüklüğü karşısında küçük kaldığını ilan eder ve kalbin O'na teslimiyetini simgeler.
آيَة
Kuran ×382Ayet
aya
Ayet, Kur'an'ın temel birimidir ve hem "Allah'ın işareti/alâmeti" hem de "Kur'an'ın bir cümlesi" anlamını taşır. Kur'an toplamda 6236 ayetten oluşur. Her ayet Allah'ın varlığına ve kudretine işaret eder; bu yüzden Kur'an'da tabiat olaylarına da ayet (işaret/mucize) denir. "Ayet" kavramı, Allah'ın mesajını ve evrenin mucizesini birleştiren köklü bir anlam taşır.
بَعْث
Kuran ×19Ba's (Yeniden Diriliş)
ba'th
Ba's, kıyamet günü ölülerin yeniden diriltilmesidir. Ahirete imanın temel unsurlarından biridir. Kuran bu hakikati onlarca ayette işler: "Sonra sizi yeniden dirilteceğiz." Ba's inancı, dünya hayatının hesabının verileceği bilincini güçlendirir. İnsanlar hesap için mahşerde toplanacak ve ardından cennet veya cehenneme girecektir.
بِسْمِ اللّٰهِ
Kuran ×114Besmele
bismillah
Besmele, "Bismillahirrahmanirrahim" (Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla) ifadesidir. Kur'an'ın 113 suresinin başında yer alır. Hz. Peygamber yemeğe, içmeğe, yolculuğa ve her önemli işe başlarken besmele çekmiştir. "Başında besmele bulunmayan her önemli iş eksiktir" hadisi, besmelenin günlük hayattaki önemine işaret eder. Besmele Allah'a sığınma ve O'nun adıyla başlamanın simgesidir.
كَبِيرَة
Kuran ×8Büyük Günah (Kebire)
kabira
Kebire, İslam'da en ağır günahları ifade eder. Alimlerin tespit ettiği yedi büyük günah: Allah'a ortak koşmak, adam öldürmek, sihir yapmak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak ve iffetli kadınlara iftira atmaktır. Kebire işleyen kişi tevbe etmeden öldüğünde cehennem azabına maruz kalabilir; ancak Allah dilediğini affeder.
جَهَنَّم
Kuran ×77Cehennem
jahannam
Cehennem, kafir ve günahkârlara ahirette hazırlanan azap yurdudur. Kuran'da yedi cehennem tabakasından bahsedilir; en derini münafıklara aittir. İslam'a göre günahkâr müminler cehenneme girse de eninde sonunda çıkarılır; sadece kâfirler orada ebedi kalır. Cehennem azabının tasvirini içeren ayetler, dünya hayatında uyarı işlevi görür.
جَنَّة
Kuran ×147Cennet
janna
Cennet, ahirette Allah'a iman eden ve salih amel işleyen kullar için hazırlanan sonsuz mutluluk yurdudur. Kuran'da sekiz cennet katından bahsedilir; en yükseği Firdevs'tir. "Gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan kalbine gelmeyen nimetler" (Buhârî hadisi) cennetin büyüklüğünü anlatır. Cennetin en büyük nimetin Allah'ı görmek (rü'yetullah) olduğu bildirilmiştir.
جِهَاد
Kuran ×41Cihad
jihad
Cihad, Allah yolunda çaba sarf etmek demektir. Üç boyutu vardır: büyük cihad (nefisle mücadele), küçük cihad (düşmana karşı savunma) ve dil/kalem cihadı. Hz. Peygamber savaştan dönünce "Küçük cihaddan büyük cihada döndük" buyurmuş; büyük cihad olarak nefisle mücadeleyi göstermiştir. Cihad bir saldırı değil; hakikati yaşatmak ve zulme direnmek için gösterilen sürekli çabadır.
جِنّ
Kuran ×22Cin
jinn
Cinler, ateşten yaratılmış, insanlar gibi akıl ve iradeye sahip, imtihana tabi varlıklardır. Kuran'ın 72. suresi Cin suresidir. Mümin cinler de kafir cinler gibi yaptıklarının hesabını verecektir. Hz. Süleyman'ın cinleri emrinde çalıştırdığı Kuran'da anlatılır. Cinlere tapınmak, şeytana uymak ve büyücülük yasaktır; cinlerden yardım istemek şirk kapsamındadır.
دَعْوَة
Kuran ×212Da'vet (Tebliğ)
da'wa
Da'vet, İslam'ı tanıtmak ve insanları Allah'ın dinine çağırmaktır. Kuran'da "Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et" buyrulur (Nahl 125). Da'vet; dil ile, yaşayışla ve yazılı materyallerle yapılabilir. Tebliğ her Müslümanın sorumluluğu olmakla birlikte, toplumsal bir farz-ı kifaye olarak da değerlendirilir.
دِين
Kuran ×101Din
dīn
Din, Allah ile kul arasındaki ilişkiyi düzenleyen inanç, ibadet ve ahlak sisteminin bütünüdür. Kuran'da 101 kez geçer. İslam'da din; iman, İslam ve ihsan olmak üzere üç temel boyutu kapsar. "Allah katında din İslam'dır" (Âl-i İmrân 3/19) ayeti, hak dinin İslam olduğunu bildirir.
دُعَاء
Kuran ×211Dua
duʿāʾ
Dua, kulun Allah'a yalvarması, dilekte bulunması ve O'ndan yardım istemesidir. Kuran'da 211 kez geçen dua, "ibadetin özü" olarak tanımlanmıştır. Her zaman, her yerde yapılabilir; ancak özellikle secde halinde, Cuma günü öğleden sonra ve seher vakti makbuldür. Allah, dua edenlere icabet edeceğini vaat etmiştir.
أَدَب
Edep (Adab)
adab
Edep, İslam'da ahlaki incelik, güzel davranış ve her şeyi yerli yerinde yapma sanatıdır. Allah ile, Peygamber ile, alimlerle, anne-babayla ve diğer insanlarla ilişkide edep esastır. Tasavvufta edep, tarikatın ve manevi yolculuğun temel şartıdır. "Rabbim beni terbiye etti ve ne güzel terbiye etti" ifadesi, edebin ilahi kökene sahip olduğunu gösterir.
الْحَمْدُ لِلَّه
Kuran ×37Elhamdülillah
alhamdulillah
Elhamdülillah, "Hamd yalnızca Allah'a aittir" demektir. Fatiha suresinin ikinci ayetiyle başlayan bu ifade, şükür ve minnetin Allah'a yöneltilmesinin simgesidir. Hz. Peygamber "Elhamdülillah mizanı doldurur" buyurmuştur. Müslümanlar tüm hayırlı olaylar, aksırma ve nimet anlarında elhamdülillah der. Hamd Allah'a ait iken, şükür daha geniş kapsamlıdır.
أَمَانَة
Kuran ×6Emanet
amānah
Emanet, güvenilirlik, dürüstlük ve başkasının kendisine bıraktığı şeyleri korumaklığı ifade eder. Hz. Peygamber'in en bilinen sıfatlarından biri "el-Emîn" (güvenilir) idi. Kuran'da 6 kez geçen emanet; can, akıl, mal ve görev anlamında da kullanılır. Emanete ihanet münafıklığın alametlerindendir.
أَذَان
Kuran ×2Ezan
adhan
Ezan, namaz vakitlerini ilan etmek için yüksek sesle yapılan İslami çağrıdır. "Allahu Ekber" ile başlar, "La ilahe illallah" ile sona erer. İlk ezan Hz. Bilal-i Habeşî tarafından okunmuştur. Ezan; hem pratik bir davet hem de tevhidin günde beş kez sesli ilanıdır. Fecir ezanında "Namaz uykudan hayırlıdır" (es-salatu hayrun minen-nevm) cümlesi yer alır.
فَرْض
Kuran ×14Farz
fard
Farz, İslam'da yapılması kesin olarak emredilen, terk edilmesi halinde günah ve ceza gerektiren yükümlülüktür. Namaz, oruç, zekât, hac ve kelime-i şehadet İslam'ın beş farzıdır. Farz; farz-ı ayn (her Müslümana bireysel olarak farz) ve farz-ı kifaye (toplumun bir kısmının yapmasıyla yükümlülüğün kalktığı farz) olmak üzere ikiye ayrılır.
فَنَاء
Kuran ×2Fena (Fenafillah)
fana'
Fena, tasavvufta kişinin kendi benliğini, istek ve iradelerini Allah'ta yok etmesidir. Beka (kalıcılık) kavramıyla birlikte ele alınır: fena'dan sonra beka başlar. Sufi, fena makamında dünyevi bağlardan arınarak sadece Allah için var olur. Bu hal, ruhun en yüksek olgunluk derecelerinden biridir.
فَتْوَى
Kuran ×7Fetva
fatwa
Fetva, yetkili bir İslam hukuku uzmanının (müfti) bir konudaki dini hükmü açıklayan görüşüdür. Fetva veren kişiye müfti denir. Fetvalar bağlayıcı hüküm değil, rehberlik niteliğinde görüşlerdir. Bireysel ve toplumsal meseleler, modern dönem sorunları (organ nakli, sigorta, dijital işlemler vb.) fetvanın konusunu oluşturur. Dini otorite ve uzmanlık gerektiren önemli bir kurumdur.
فِتْنَة
Kuran ×60Fitne
fitnah
Fitne, sınanma, bozgunculuk, kaos ve iç çatışma anlamlarını taşır. Kuran'da 60 kez geçen fitne; dinî bozukluk, toplumsal kaos ve müminlerin imtihanı için kullanılır. "Fitne öldürmekten daha kötüdür" (Bakara 2/191) ayeti, toplumsal düzeni bozmanın büyük günahı olduğunu ortaya koyar.
غُسْل
Kuran ×1Gusül (Boy Abdesti)
ghusl
Gusül, büyük hadesten (cünüplük, hayız, nifas) temizlenmek için tüm bedenin yıkanmasıdır. İslam fıkhında farz olan bu tam beden yıkaması namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerin geçerliliği için zorunludur. Gusülde ağza ve buruna su vermek farz olup tüm vücudun suya değmesi gereklidir. Cuma günleri de gusül müstehaptır.
حَج
Kuran ×8Hac
hajj
Hac, gücü yeten her Müslümanın ömründe bir kez yerine getirmesi farz olan, Mekke'deki Kâbe'yi ziyareti ve belirli ibadetleri eda etmeyi kapsayan büyük ibadettir. Zilhicce ayında yapılan hac; ihram giymek, Kâbe'yi tavaf, Safa-Merve'yi sa'y etmek, Arafat'ta vakfe ve şeytan taşlamaktan oluşur. İslam'ın beş şartından beşincisidir.
حَدِيث
Hadis
hadith
Hadis, Hz. Peygamber'in söz, fiil ve onaylarını aktaran rivayetlerdir. İslam'ın ikinci temel kaynağı olan hadis, fıkıh, akide ve ahlakta belirleyici rol oynar. Buhârî ve Müslim'in Sahih'leri en güvenilir hadis koleksiyonlarıdır. Hadisler; senedine (senedin kopukluğu-devamlılığı) ve metnine göre sahih, hasen ve zayıf gibi sınıflara ayrılır.
خَلِيفَة
Kuran ×9Halife
khalifa
Halife, Allah'ın yeryüzündeki halifeliğini üstlenen insan ya da İslam devletinin başı demektir. Kuran'da "Sizi yeryüzünde halifeler kıldı" (En'am 165) ifadesi, insanlığın yöneticilik misyonunu anlatır. Tarihsel olarak Hz. Ebu Bekir ile başlayan halifelik, İslam toplumunu hem dini hem siyasi olarak temsil eden bir kurumdur. 1924'te Osmanlı ile birlikte sona ermiştir.
حَرَام
Kuran ×83Haram
haram
Haram, Allah tarafından kesin olarak yasaklanan, yapılması günah olan şeylerdir. Fıkıhta haramın zıddı helaldir. Domuz eti, alkol, zina, faiz ve hırsızlık başlıca haram fiiller arasındadır. Haram olan bir şeyi zaruret hali olmaksızın yapmak günahtır ve ukubata (cezaya) konu olabilir.
حَيَاء
Kuran ×2Haya (Utanma/Hayâ)
haya
Haya, çirkin söz ve davranışlardan kaçınmayı sağlayan manevi bir duyarlılık ve utanma hissidir. Hz. Peygamber "Haya imandandır" ve "Haya hayırdan başka bir şey getirmez" buyurmuştur. Hayâ; Allah'a karşı, insanlara karşı ve kendi nefsine karşı duyulan utanmayı kapsar. İslam'ın ahlak sisteminin vazgeçilmez erdemlerinden biridir.
حَلَال
Kuran ×15Helal
halal
Helal, İslam hukukunda Allah tarafından izin verilen, yapılması serbest olan şey demektir. Yiyecekler, içecekler, davranışlar ve işlemler helal-haram çerçevesinde değerlendirilir. "Helal rızık aramak farzdır" hadisi, helal kazancın önemini vurgular. Helal, haramın zıddıdır ve müslümanın günlük hayatını düzenleyen temel ölçüttür.
هِجْرَة
Kuran ×31Hicret
hijrah
Hicret, Hz. Muhammed'in 622 yılında Mekke'den Medine'ye göçüdür. İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olup İslam takviminin (Hicrî takvim) başlangıcını oluşturur. Kuran'da 31 kez geçen hicret, Allah yolunda yurt ve mal terk etmek anlamını taşır. Hz. Ömer'in halifeliğinde resmî takvim olarak kabul edilmiştir.
هِدَايَة
Kuran ×316Hidayet
hidāyah
Hidayet, doğru yolu bulmak, Allah'ın rızasına uygun hayat sürmek demektir. Kuran'da 316 kez geçen hidayet, Allah'ın insanlara en büyük nimetidir. Her namazda okunan Fatiha suresinde "Bizi doğru yola ilet" diye dua edilir. Hidayet Allah'ın takdirindedir; ancak insan iradeyle buna talip olabilir.
حِكْمَة
Kuran ×19Hikmet
hikma
Hikmet, şeylerin gerçek mahiyetini kavramak ve her işi yerli yerinde yapmaktır. Allah'ın "el-Hakîm" ismi bu kökten gelir. Kuran'da hikmete kimin kavuşursa çok hayra kavuştuğu bildirilir (Bakara 269). Hz. Süleyman'a verilen ilim ve hüküm, hikmetin en parlak örneğidir. Tasavvufta hikmet, ilahi sırların keşfedilmesi anlamında da kullanılır.
حِلْم
Kuran ×11Hilm (Yumuşaklık)
hilm
Hilm, öfkeye kapılmamak, kızgınlık anında kendine hâkim olmak ve sabırla hareket etmektir. Allah'ın "el-Halîm" ismi bu kökten gelir. Hz. Peygamber, hilmi İslam'ın en sevilen huylarından saymıştır. Hilm; öfkenin aksine aklın hâkim olduğu olgunluktur. Cahiliye Araplarında ve İslam ahlakında en çok övülen erdemlerden biridir.
خُطْبَة
Hutbe
khutba
Hutbe, Cuma namazı ve iki bayram namazından önce okunan dini konuşmadır. Cuma hutbesi, cemaatle haftalık dini buluşmanın ayrılmaz parçasıdır. İki bölümden oluşur; aralarında kısa oturum vardır. Hutbede Allah'a hamd, Hz. Peygamber'e salat ve dini-sosyal konularda nasihat bulunur. Cuma namazının hutbesiz kılınması sahih değildir.
إِبْلِيس
Kuran ×11İblis (Şeytan)
iblis
İblis, Allah'ın Hz. Adem'e secde etmesini emrettiğinde kibriyle reddeden, bu yüzden kovulan varlıktır. Kuran'da Bakara'dan Sad'a birçok surede anlatılır. İblis, kıyamete kadar insanları saptırmak için süre istemiş ve bu süre verilmiştir. "Muhlis kullarım bunun dışındadır" ayeti, ihlasla korunan kulların şeytandan emin olduğunu gösterir.
إِجَارَة
İcare (Kira Akdi)
ijara
İcare, İslam hukukunda bir mal ya da hizmetin belli bir süre ve ücret karşılığında kullanımını sağlayan kira sözleşmesidir. İslami finansta ribadan kaçınmak amacıyla yaygın şekilde kullanılır. Çalışan kiralamak, gayrimenkul kiralamak ve hizmet bedeli ödemek icare akdine girer. İcare sözleşmesinde kira bedeli, süre ve kiralanan nesnenin net biçimde belirlenmesi şarttır.
إِجْمَاع
İcma' (Uzlaşı)
ijma'
İcma', İslam hukukunun dört temel kaynağından üçüncüsüdür. Bir asırdaki Müslüman fakihlerin herhangi bir meselede ittifak etmesidir. "Ümmetim sapkınlık üzerine birleşmez" hadisi icmanın delili olarak kullanılır. İcma sonraki nesiller için bağlayıcı kaynak hâline gelir. Kuran ve Sünnet'in açık nassını icmayla değiştirmek mümkün değildir.
اِجْتِهَاد
İçtihat
ijtihad
İçtihat, bir müçtehidin Kuran ve Sünnet'ten hareketle şer'î bir konuda hüküm çıkarması için harcadığı azami çabadır. İçtihat kapısı tartışmalı olmakla birlikte, büyük alimler her çağda içtihat yapmıştır. Müçtehidin içtihadında isabet ederse iki sevap, yanılırsa bir sevap kazandığı hadisle belirtilmiştir. İçtihat, İslam hukukunun dinamik kalmasını sağlar.
إِخْلَاص
Kuran ×31İhlas
ikhlāṣ
İhlas, sadece Allah'ın rızasını gözeterek, gösteriş ve riyadan uzak biçimde ibadet etmektir. "Saflaştırmak, arındırmak" kökünden gelir. İhlassız amel makbul sayılmaz; Allah sadece ihlas ile yapılan ameli kabul eder. Kuran'ın 112. suresi İhlâs olup tevhidi en özlü şekilde ifade eder.
إِحْسَان
Kuran ×166İhsan
iḥsān
İhsan, Allah'ı görüyor gibi ibadet etmek, her işi güzel ve eksiksiz yapmaktır. Cebrail hadisinde Hz. Peygamber şöyle tanımlar: "Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyor olsan da O seni görmektedir." İmanın en yüksek mertebesi sayılır.
عِلْم
Kuran ×750İlim (Bilgi)
'ilm
İlim, Allah'ın "el-Alîm" sıfatından türeyen bilgi ve öğrenme kavramıdır. Kuran'da "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" sorusu, bilginin değerini vurgular. İlim öğrenmek; Hz. Peygamber'in "Beşikten mezara kadar ilim öğrenin" hadisiyle teşvik edilmiştir. Kuran'ın ilk emri olan "Oku!" (İkra), İslam'ın ilme verdiği önemi simgeler.
إِمَام
Kuran ×12İmam
imam
İmam, namaz kıldıran kişi ya da topluma önderlik eden dini lider demektir. Kuran'da Hz. İbrahim'in "insanlara imam kılındığı" bildirilir (Bakara 124). Sünni gelenekte imam-i salat (namaz imamı), imam-i kebir (siyasi lider) ve mezhep imamları (Ebu Hanife, İmam Malik vb.) olmak üzere farklı anlam katmanları vardır. İmamın görevinin ağırlığı ve sorumluluğu büyüktür.
إِيمَان
Kuran ×537İman
īmān
İman, kalp ile tasdik etmek, dil ile ikrar etmek demektir. Altı iman esasını kapsar: Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere iman. Kuran'da 537 kez geçen iman, İslam'ın temelidir ve tüm amellerin kabul edilmesinin şartıdır.
إِسْنَاد
İsnad (Senet)
isnād
İsnad (senet), bir hadisi Hz. Peygamber'e ulaştıran râviler zinciridir. Hadisin güvenilirliği büyük ölçüde isnadın sağlamlığına bağlıdır. İslam alimleri, isnad sistemini "dinin önemli bir parçası" ve yalan uydurulmasına karşı en büyük güvence olarak görmüştür. İsnad bilimi, dünya tarihinde eşsiz bir kaynak eleştirisi metodudur.
تَقْدِير
Kuran ×24Kader ve Takdir
taqdeer
Kader ve takdir, Allah'ın her şeyi önceden bilmesi, ezelde yazması, dilediğini yaratması ve kulların fiillerini dilemesidir. İman'ın altı şartından biridir. Kadere iman insanı ne kibre ne de karamsarlığa düşürür; tevekkülü güçlendirir. "Kalem (levh-i mahfuza) her şeyi yazmıştır" hadisi kadere imanın temelini özetler.
قَلْب
Kuran ×132Kalp (Gönül)
qalb
Kalp, İslam anlayışında sadece fiziksel organ değil, insanın inanç, his ve iradesinin merkezidir. Kuran'da 132 kez geçer. İman kalbe yerleşir; Allah ancak kalplerdeki niyete bakarak değerlendirir. Hz. Peygamber, vücutta bir et parçası olduğunu, o iyi olursa tüm vücudun iyi olduğunu bildirmiştir; o kalptir.
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ
Kuran ×37Kelime-i Tevhid
lā ilāha illallāh
"Lâ ilâhe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur), İslam'ın temel inanç ifadesi olan kelime-i tevhiddir. Şehadetin ilk yarısını oluşturur. Hz. Peygamber, bu sözün en büyük zikir olduğunu ve cennetin anahtarı olduğunu bildirmiştir. İslam'a girişin, namazın ve hayatın özeti bu cümlede gizlidir.
كَرَم
Kuran ×9Kerem (Cömertlik)
karam
Kerem, cömertlik, iyilik ve eli açıklık demektir. Allah'ın "el-Kerîm" ismi bu kökten gelir. İslam ahlakında cömertlik; malı, ilmi ve zamanı Allah rızası için paylaşmaktır. Hz. Peygamber, cömertliği ağaç dalı, cimriliği ise çürümüş dal olarak tanımlamıştır. Cömertlik kalbi temizler ve Allah'ın sevgisini kazandırır.
قِبْلَة
Kuran ×4Kıble
qiblah
Kıble, Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri Kâbe'nin bulunduğu yöndür. Hz. Muhammed'in Medine'ye hicretinin 16-17 ay sonrasında kıble Kudüs'ten Mekke'deki Mescid-i Haram'a çevrilmiştir. Namazın geçerli olması için kıbleye yönelmek farzdır; kıble yönü coğrafi konuma göre belirlenir.
قِيَاس
Kıyas (Analoji)
qiyas
Kıyas, İslam hukukunun dördüncü kaynağıdır. Kuran ve Sünnette açık hükmü bulunmayan bir meselenin hükmünü, ortak illet (neden) aracılığıyla mevcut nasslara benzetip çıkarma yöntemidir. Şarabın haramlığının illeti sarhoşluk ise, aynı sarhoşluğu veren uyuşturucular da kıyasla haram sayılır. Kıyas dini içtihadın en sistematik yöntemidir.
كُفْر
Kuran ×37Küfür (İnkar)
kufr
Küfür, Allah'ı, peygamberleri, Kuran'ı ya da İslam'ın kesin olarak bilinen bir hükmünü inkâr etmektir. Kafir, bu inkarı yapan kişidir. Küfür; itikadi küfür (kalpte inkâr), amelî küfür (İslam'ın gerekliliklerini bilinçli terk etme) ve küfranı nimet (nankörlük) olmak üzere farklı biçimlerde ele alınır. Küfürden dönüş tevbeyle gerçekleşir.
قُرْآن
Kuran ×70Kur'an
qur'an
Kur'an, Allah'ın Hz. Peygamber'e 23 yılda Cebrail aracılığıyla indirdiği, okunması başlı başına ibadet olan kitaptır. 114 sure ve 6236 ayetten oluşur. Arapçanın en yüce edebi örneği kabul edilen Kur'an, beşer taklidi imkânsız (muciz) bir kitaptır. Kur'an'ı ezberleyene hafız denir. Kıyamete kadar korunacağı Allah tarafından garanti edilmiştir (Hicr 9).
مَغْفِرَة
Kuran ×234Mağfiret (Bağışlanma)
maghfira
Mağfiret, Allah'ın kullarının günahlarını örtmesi ve affetmesidir. Allah'ın "el-Gafûr" ve "el-Gaffâr" isimleri bu kökten gelir. Kuran'da "Allah tüm günahları bağışlar" (Zümer 53) müjdesi, mağfiretin kapsamını ortaya koyar. İstiğfar (Allah'tan bağışlanma dilemek) mağfiretin talebidir. Tevbenin ardından mağfiretin gelmesi, İslam inanç sisteminin umut eksenini oluşturur.
مَقَاصِد الشَّرِيعَة
Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları)
maqasid al-shari'a
Makasıdü'ş-şeriat, İslam hukukunun gerçekleştirmeyi hedeflediği beş temel amaçtır: dini korumak (hıfzu'd-din), canı korumak (hıfzu'n-nefs), aklı korumak (hıfzu'l-akl), soyu korumak (hıfzu'n-nesl) ve malı korumak (hıfzu'l-mâl). İmam Gazali ve Şatıbi bu alanı sistemleştirmiştir. Makasıd teorisi, çağdaş İslam hukukunun yorumlanmasında temel referans çerçevesidir.
مَكْرُوه
Mekruh
makruh
Mekruh, İslam hukukunda yapılması uygun görülmeyen, kaçınılması tavsiye edilen ama haram kapsamına girmeyen eylemlerdir. Hanefi fıkhında mekruh tahrimen (harama yakın) ve mekruh tenzîhen (hafif derecede hoş görülmeyen) diye ikiye ayrılır. Mekruhu işlemek günahın hafif bir türüdür; terk etmek ise sevap kazandırır.
مَلَك
Kuran ×88Melek
malak
Melekler, Allah'ın nurundan yaratılmış, emrine itaat eden, günah işlemeyen manevi varlıklardır. Onlara iman, İslam'ın altı iman esasından biridir. Başlıca melekler: Cebrail (vahiy), Mikail (rızık), İsrafil (kıyamet borusu) ve Azrail (can alıcı)'dır. Hafaza melekleri insanın amellerini yazar; kiramen katibin de denir. Melekler insan gibi sınanmaz ve irade özgürlüğünden yoksundur.
مَسْجِد
Kuran ×22Mescid (Cami)
masjid
Mescid, Müslümanların namaz kıldığı, bir araya geldiği ve ibadet ettiği kutsal mekândır. "Secde edilen yer" anlamına gelir. İslam'ın ilk mescidi Hz. Peygamber'in Kuba'da inşa ettiği Kuba Mescidi'dir. Medine'deki Mescid-i Nebevi ise en faziletli mescit olup namaz kılmanın en çok sevap kazandırdığı üç mescidden biridir.
مَذْهَب
Mezhep
madhhab
Mezhep, bir alim ya da imam etrafında şekillenen, ortak usul ve metodolojiye sahip İslam hukuku okuludur. Dört büyük Sünni mezhep; Hanefi (Ebu Hanife), Maliki (İmam Malik), Şafii (İmam Şafii) ve Hanbeli (İmam Ahmed)'dir. Her mezhep, Kuran ve Sünnet'i yorumlama konusunda tutarlı bir metodoloji geliştirmiştir. Mezheplerin varlığı, İslam fıkhının zenginliğini ve esnekliğini yansıtır.