Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları) Arapça Ne Demek?(Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları) Anlamı)
مَقَاصِد الشَّرِيعَة
maqasid al-shari'a
Kök: ق ص د
Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları) Makasıdü'ş-şeriat, İslam hukukunun gerçekleştirmeyi hedeflediği beş temel amaçtır: dini korumak (hıfzu'd-din), canı korumak (hıfzu'n-nefs), aklı korumak (hıfzu'l-akl), soyu korumak (hıfzu'n-nesl) ve malı korumak (hıfzu'l-mâl). İmam Gazali ve Şatıbi bu alanı sistemleştirmiştir. Makasıd teorisi, çağdaş İslam hukukunun yorumlanmasında temel referans çerçevesidir.
Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları) Hakkında Sık Sorulan Sorular
Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları) ne demek?
Makasıdü'ş-şeriat, İslam hukukunun gerçekleştirmeyi hedeflediği beş temel amaçtır: dini korumak (hıfzu'd-din), canı korumak (hıfzu'n-nefs), aklı korumak (hıfzu'l-akl), soyu korumak (hıfzu'n-nesl) ve malı korumak (hıfzu'l-mâl). İmam Gazali ve Şatıbi bu alanı sistemleştirmiştir. Makasıd teorisi, çağdaş İslam hukukunun yorumlanmasında temel referans çerçevesidir.
Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları) kelimesinin Arapça kökü nedir?
Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları) kelimesinin kök harfleri ق ص د'dir.
İlgili Kelimeler
حَلَال
Helal
Helal, İslam hukukunda Allah tarafından izin verilen, yapılması serbest olan şey demektir. Yiyecekler, içecekler, davranışlar ve işlemler helal-haram çerçevesinde değerlendirilir. "Helal rızık aramak farzdır" hadisi, helal kazancın önemini vurgular. Helal, haramın zıddıdır ve müslümanın günlük hayatını düzenleyen temel ölçüttür.
حَرَام
Haram
Haram, Allah tarafından kesin olarak yasaklanan, yapılması günah olan şeylerdir. Fıkıhta haramın zıddı helaldir. Domuz eti, alkol, zina, faiz ve hırsızlık başlıca haram fiiller arasındadır. Haram olan bir şeyi zaruret hali olmaksızın yapmak günahtır ve ukubata (cezaya) konu olabilir.
فَرْض
Farz
Farz, İslam'da yapılması kesin olarak emredilen, terk edilmesi halinde günah ve ceza gerektiren yükümlülüktür. Namaz, oruç, zekât, hac ve kelime-i şehadet İslam'ın beş farzıdır. Farz; farz-ı ayn (her Müslümana bireysel olarak farz) ve farz-ı kifaye (toplumun bir kısmının yapmasıyla yükümlülüğün kalktığı farz) olmak üzere ikiye ayrılır.
وَاجِب
Vacip
Vacip, Hanefi fıkhında farzdan bir derece aşağıda olan zorunlu yükümlülüktür. Vacip delili kat'î değil zannî olup terk edilmesi günah olmakla birlikte farz kadar ağır değildir. Vitir namazı, kurban kesmek ve fitre vermek vacip hükmündedir. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleri vacip ile farzı eş anlamlı kabul eder.