İslam Gündemi

Allahu Ekber Arapça Ne Demek?(Allahu Ekber Anlamı)

اَللّٰهُ أَكْبَر

allahu akbar

Kök: ك ب ر

ifadefikihkuran

Allahu Ekber "Allahu Ekber", "Allah en büyüktür" demektir. Tekbir olarak da bilinir. Namazın her hareketinde ve başında söylenir; iftitah tekbiri namazı açar. Ezan ve ikamette de geçer. Allahu Ekber; savaşta, bayramlarda ve zaferde de tekrarlanır. Bu ifade, her şeyin Allah'ın büyüklüğü karşısında küçük kaldığını ilan eder ve kalbin O'na teslimiyetini simgeler.

Allahu Ekber Hakkında Sık Sorulan Sorular

Allahu Ekber ne demek?

"Allahu Ekber", "Allah en büyüktür" demektir. Tekbir olarak da bilinir. Namazın her hareketinde ve başında söylenir; iftitah tekbiri namazı açar. Ezan ve ikamette de geçer. Allahu Ekber; savaşta, bayramlarda ve zaferde de tekrarlanır. Bu ifade, her şeyin Allah'ın büyüklüğü karşısında küçük kaldığını ilan eder ve kalbin O'na teslimiyetini simgeler.

Allahu Ekber kelimesinin Arapça kökü nedir?

Allahu Ekber kelimesinin kök harfleri ك ب ر'dir.

Bu sayfanın İngilizce versiyonu:Allahu Akbar (Allah is the Greatest) →

İlgili Kelimeler

حَلَال

Helal

Helal, İslam hukukunda Allah tarafından izin verilen, yapılması serbest olan şey demektir. Yiyecekler, içecekler, davranışlar ve işlemler helal-haram çerçevesinde değerlendirilir. "Helal rızık aramak farzdır" hadisi, helal kazancın önemini vurgular. Helal, haramın zıddıdır ve müslümanın günlük hayatını düzenleyen temel ölçüttür.

حَرَام

Haram

Haram, Allah tarafından kesin olarak yasaklanan, yapılması günah olan şeylerdir. Fıkıhta haramın zıddı helaldir. Domuz eti, alkol, zina, faiz ve hırsızlık başlıca haram fiiller arasındadır. Haram olan bir şeyi zaruret hali olmaksızın yapmak günahtır ve ukubata (cezaya) konu olabilir.

فَرْض

Farz

Farz, İslam'da yapılması kesin olarak emredilen, terk edilmesi halinde günah ve ceza gerektiren yükümlülüktür. Namaz, oruç, zekât, hac ve kelime-i şehadet İslam'ın beş farzıdır. Farz; farz-ı ayn (her Müslümana bireysel olarak farz) ve farz-ı kifaye (toplumun bir kısmının yapmasıyla yükümlülüğün kalktığı farz) olmak üzere ikiye ayrılır.

وَاجِب

Vacip

Vacip, Hanefi fıkhında farzdan bir derece aşağıda olan zorunlu yükümlülüktür. Vacip delili kat'î değil zannî olup terk edilmesi günah olmakla birlikte farz kadar ağır değildir. Vitir namazı, kurban kesmek ve fitre vermek vacip hükmündedir. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleri vacip ile farzı eş anlamlı kabul eder.

سُنَّة

Sünnet

Sünnet, Hz. Peygamber'in söz, fiil ve onaylarından oluşan uygulamalarının bütünüdür. Fıkıhta ise yapılması sevap, terk edilmesi günah olmayan müstehap ameller için kullanılır. Sünnet-i müekkede (kuvvetli sünnet) ve sünnet-i gayr-ı müekkede olmak üzere ikiye ayrılır. Kuran'dan sonra İslam'ın ikinci temel kaynağıdır.

مَكْرُوه

Mekruh

Mekruh, İslam hukukunda yapılması uygun görülmeyen, kaçınılması tavsiye edilen ama haram kapsamına girmeyen eylemlerdir. Hanefi fıkhında mekruh tahrimen (harama yakın) ve mekruh tenzîhen (hafif derecede hoş görülmeyen) diye ikiye ayrılır. Mekruhu işlemek günahın hafif bir türüdür; terk etmek ise sevap kazandırır.