Murabaha Arapça Ne Demek?(Murabaha Anlamı)
مُرَابَحَة
murabaha
Kök: ر ب ح
Murabaha İslami finansta en yaygın kullanılan satış sözleşmesidir. Banka veya finans kurumu, müşterinin almak istediği malı satın alır ve üzerine anlaşılan kâr payıyla müşteriye satar. Ribadan farklıdır; alım-satım işlemidir, borç değildir. "Allah alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır" (Bakara 275) ayeti murabahaya dayanak oluşturur. Konut, araç ve ticari ürün finansmanında kullanılır.
Murabaha Hakkında Sık Sorulan Sorular
Murabaha ne demek?
Murabaha, İslami finansta en yaygın kullanılan satış sözleşmesidir. Banka veya finans kurumu, müşterinin almak istediği malı satın alır ve üzerine anlaşılan kâr payıyla müşteriye satar. Ribadan farklıdır; alım-satım işlemidir, borç değildir. "Allah alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır" (Bakara 275) ayeti murabahaya dayanak oluşturur. Konut, araç ve ticari ürün finansmanında kullanılır.
Murabaha kelimesinin Arapça kökü nedir?
Murabaha kelimesinin kök harfleri ر ب ح'dir.
İlgili Kelimeler
حَلَال
Helal
Helal, İslam hukukunda Allah tarafından izin verilen, yapılması serbest olan şey demektir. Yiyecekler, içecekler, davranışlar ve işlemler helal-haram çerçevesinde değerlendirilir. "Helal rızık aramak farzdır" hadisi, helal kazancın önemini vurgular. Helal, haramın zıddıdır ve müslümanın günlük hayatını düzenleyen temel ölçüttür.
حَرَام
Haram
Haram, Allah tarafından kesin olarak yasaklanan, yapılması günah olan şeylerdir. Fıkıhta haramın zıddı helaldir. Domuz eti, alkol, zina, faiz ve hırsızlık başlıca haram fiiller arasındadır. Haram olan bir şeyi zaruret hali olmaksızın yapmak günahtır ve ukubata (cezaya) konu olabilir.
فَرْض
Farz
Farz, İslam'da yapılması kesin olarak emredilen, terk edilmesi halinde günah ve ceza gerektiren yükümlülüktür. Namaz, oruç, zekât, hac ve kelime-i şehadet İslam'ın beş farzıdır. Farz; farz-ı ayn (her Müslümana bireysel olarak farz) ve farz-ı kifaye (toplumun bir kısmının yapmasıyla yükümlülüğün kalktığı farz) olmak üzere ikiye ayrılır.
وَاجِب
Vacip
Vacip, Hanefi fıkhında farzdan bir derece aşağıda olan zorunlu yükümlülüktür. Vacip delili kat'î değil zannî olup terk edilmesi günah olmakla birlikte farz kadar ağır değildir. Vitir namazı, kurban kesmek ve fitre vermek vacip hükmündedir. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleri vacip ile farzı eş anlamlı kabul eder.
سُنَّة
Sünnet
Sünnet, Hz. Peygamber'in söz, fiil ve onaylarından oluşan uygulamalarının bütünüdür. Fıkıhta ise yapılması sevap, terk edilmesi günah olmayan müstehap ameller için kullanılır. Sünnet-i müekkede (kuvvetli sünnet) ve sünnet-i gayr-ı müekkede olmak üzere ikiye ayrılır. Kuran'dan sonra İslam'ın ikinci temel kaynağıdır.
مَكْرُوه
Mekruh
Mekruh, İslam hukukunda yapılması uygun görülmeyen, kaçınılması tavsiye edilen ama haram kapsamına girmeyen eylemlerdir. Hanefi fıkhında mekruh tahrimen (harama yakın) ve mekruh tenzîhen (hafif derecede hoş görülmeyen) diye ikiye ayrılır. Mekruhu işlemek günahın hafif bir türüdür; terk etmek ise sevap kazandırır.