İslam Gündemi

Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü

53 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar

وُضُوء

Kuran ×1

Abdest (Vudû)

wudu

Abdest, namaz kılmak ve Kuran'a dokunmak için yapılan ritüel temizliktir. Yüzü, elleri dirseklere kadar, başı meshetmek ve ayakları yıkamak farzlarıdır. Kuran'da Maide Suresi 6. ayette emredilmiştir. Abdestsiz kılınan namaz geçersizdir. Abdest imanı tazeler, kalbi arındırır ve her damlasıyla günahlar dökülür.

عَدَالَة

Kuran ×28

Adalet

'adala

Adalet, her şeyi hakkıyla yerine getirmek, herkese hakkını vermek ve zulümden kaçınmaktır. Allah'ın "el-Adl" ismi bu kökten gelir. Kuran'da "Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder" buyrulur (Nahl 90). İslam hukukunda adalet hem bireysel erdem hem de toplumsal düzenin temelidir. Hakimler için en temel şart adil olmaktır.

اَللّٰهُ أَكْبَر

Allahu Ekber

allahu akbar

"Allahu Ekber", "Allah en büyüktür" demektir. Tekbir olarak da bilinir. Namazın her hareketinde ve başında söylenir; iftitah tekbiri namazı açar. Ezan ve ikamette de geçer. Allahu Ekber; savaşta, bayramlarda ve zaferde de tekrarlanır. Bu ifade, her şeyin Allah'ın büyüklüğü karşısında küçük kaldığını ilan eder ve kalbin O'na teslimiyetini simgeler.

بِسْمِ اللّٰهِ

Kuran ×114

Besmele

bismillah

Besmele, "Bismillahirrahmanirrahim" (Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla) ifadesidir. Kur'an'ın 113 suresinin başında yer alır. Hz. Peygamber yemeğe, içmeğe, yolculuğa ve her önemli işe başlarken besmele çekmiştir. "Başında besmele bulunmayan her önemli iş eksiktir" hadisi, besmelenin günlük hayattaki önemine işaret eder. Besmele Allah'a sığınma ve O'nun adıyla başlamanın simgesidir.

كَبِيرَة

Kuran ×8

Büyük Günah (Kebire)

kabira

Kebire, İslam'da en ağır günahları ifade eder. Alimlerin tespit ettiği yedi büyük günah: Allah'a ortak koşmak, adam öldürmek, sihir yapmak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak ve iffetli kadınlara iftira atmaktır. Kebire işleyen kişi tevbe etmeden öldüğünde cehennem azabına maruz kalabilir; ancak Allah dilediğini affeder.

جِهَاد

Kuran ×41

Cihad

jihad

Cihad, Allah yolunda çaba sarf etmek demektir. Üç boyutu vardır: büyük cihad (nefisle mücadele), küçük cihad (düşmana karşı savunma) ve dil/kalem cihadı. Hz. Peygamber savaştan dönünce "Küçük cihaddan büyük cihada döndük" buyurmuş; büyük cihad olarak nefisle mücadeleyi göstermiştir. Cihad bir saldırı değil; hakikati yaşatmak ve zulme direnmek için gösterilen sürekli çabadır.

دَعْوَة

Kuran ×212

Da'vet (Tebliğ)

da'wa

Da'vet, İslam'ı tanıtmak ve insanları Allah'ın dinine çağırmaktır. Kuran'da "Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle davet et" buyrulur (Nahl 125). Da'vet; dil ile, yaşayışla ve yazılı materyallerle yapılabilir. Tebliğ her Müslümanın sorumluluğu olmakla birlikte, toplumsal bir farz-ı kifaye olarak da değerlendirilir.

أَذَان

Kuran ×2

Ezan

adhan

Ezan, namaz vakitlerini ilan etmek için yüksek sesle yapılan İslami çağrıdır. "Allahu Ekber" ile başlar, "La ilahe illallah" ile sona erer. İlk ezan Hz. Bilal-i Habeşî tarafından okunmuştur. Ezan; hem pratik bir davet hem de tevhidin günde beş kez sesli ilanıdır. Fecir ezanında "Namaz uykudan hayırlıdır" (es-salatu hayrun minen-nevm) cümlesi yer alır.

فَرْض

Kuran ×14

Farz

fard

Farz, İslam'da yapılması kesin olarak emredilen, terk edilmesi halinde günah ve ceza gerektiren yükümlülüktür. Namaz, oruç, zekât, hac ve kelime-i şehadet İslam'ın beş farzıdır. Farz; farz-ı ayn (her Müslümana bireysel olarak farz) ve farz-ı kifaye (toplumun bir kısmının yapmasıyla yükümlülüğün kalktığı farz) olmak üzere ikiye ayrılır.

فَتْوَى

Kuran ×7

Fetva

fatwa

Fetva, yetkili bir İslam hukuku uzmanının (müfti) bir konudaki dini hükmü açıklayan görüşüdür. Fetva veren kişiye müfti denir. Fetvalar bağlayıcı hüküm değil, rehberlik niteliğinde görüşlerdir. Bireysel ve toplumsal meseleler, modern dönem sorunları (organ nakli, sigorta, dijital işlemler vb.) fetvanın konusunu oluşturur. Dini otorite ve uzmanlık gerektiren önemli bir kurumdur.

صَدَقَةُ الْفِطْر

Fitre (Sadaka-i Fıtır)

sadaqat al-fitr

Sadaka-i Fıtır (Fitre), Ramazan bayramından önce müslümanların vermesi vacip olan belirli miktardaki gıda ya da para yardımıdır. Amacı; yoksulların bayramı güzel geçirebilmesi ve oruçlunun eksikliklerinin telafisidir. Nisap miktarı mala sahip olan her Müslüman, kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler adına fitre verir. Bayram namazından önce verilmesi müstehaptır.

غَيْرَة

Gayret (Kıskançlık/Onur)

ghayra

Gayret (gıyret), İslam'da koruma içgüdüsü ve namusun zedelenmesine karşı duyulan onurlu hassasiyettir. Allah'ın da gayret sahibi olduğu bildirilmiştir; haramları yasaklamasının sebebi de gayreti olduğu ifade edilir. Peygamberimiz koca ve babanın ailesi için, Allah'ın da kulları için gayretini anlatmıştır. Olumlu gayret namusu ve onuru korur; olumsuz kıskançlık (hasad) ise yerilmiştir.

غُسْل

Kuran ×1

Gusül (Boy Abdesti)

ghusl

Gusül, büyük hadesten (cünüplük, hayız, nifas) temizlenmek için tüm bedenin yıkanmasıdır. İslam fıkhında farz olan bu tam beden yıkaması namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerin geçerliliği için zorunludur. Gusülde ağza ve buruna su vermek farz olup tüm vücudun suya değmesi gereklidir. Cuma günleri de gusül müstehaptır.

حَج

Kuran ×8

Hac

hajj

Hac, gücü yeten her Müslümanın ömründe bir kez yerine getirmesi farz olan, Mekke'deki Kâbe'yi ziyareti ve belirli ibadetleri eda etmeyi kapsayan büyük ibadettir. Zilhicce ayında yapılan hac; ihram giymek, Kâbe'yi tavaf, Safa-Merve'yi sa'y etmek, Arafat'ta vakfe ve şeytan taşlamaktan oluşur. İslam'ın beş şartından beşincisidir.

خَلِيفَة

Kuran ×9

Halife

khalifa

Halife, Allah'ın yeryüzündeki halifeliğini üstlenen insan ya da İslam devletinin başı demektir. Kuran'da "Sizi yeryüzünde halifeler kıldı" (En'am 165) ifadesi, insanlığın yöneticilik misyonunu anlatır. Tarihsel olarak Hz. Ebu Bekir ile başlayan halifelik, İslam toplumunu hem dini hem siyasi olarak temsil eden bir kurumdur. 1924'te Osmanlı ile birlikte sona ermiştir.

حَرَام

Kuran ×83

Haram

haram

Haram, Allah tarafından kesin olarak yasaklanan, yapılması günah olan şeylerdir. Fıkıhta haramın zıddı helaldir. Domuz eti, alkol, zina, faiz ve hırsızlık başlıca haram fiiller arasındadır. Haram olan bir şeyi zaruret hali olmaksızın yapmak günahtır ve ukubata (cezaya) konu olabilir.

حَلَال

Kuran ×15

Helal

halal

Helal, İslam hukukunda Allah tarafından izin verilen, yapılması serbest olan şey demektir. Yiyecekler, içecekler, davranışlar ve işlemler helal-haram çerçevesinde değerlendirilir. "Helal rızık aramak farzdır" hadisi, helal kazancın önemini vurgular. Helal, haramın zıddıdır ve müslümanın günlük hayatını düzenleyen temel ölçüttür.

خُطْبَة

Hutbe

khutba

Hutbe, Cuma namazı ve iki bayram namazından önce okunan dini konuşmadır. Cuma hutbesi, cemaatle haftalık dini buluşmanın ayrılmaz parçasıdır. İki bölümden oluşur; aralarında kısa oturum vardır. Hutbede Allah'a hamd, Hz. Peygamber'e salat ve dini-sosyal konularda nasihat bulunur. Cuma namazının hutbesiz kılınması sahih değildir.

إِجَارَة

İcare (Kira Akdi)

ijara

İcare, İslam hukukunda bir mal ya da hizmetin belli bir süre ve ücret karşılığında kullanımını sağlayan kira sözleşmesidir. İslami finansta ribadan kaçınmak amacıyla yaygın şekilde kullanılır. Çalışan kiralamak, gayrimenkul kiralamak ve hizmet bedeli ödemek icare akdine girer. İcare sözleşmesinde kira bedeli, süre ve kiralanan nesnenin net biçimde belirlenmesi şarttır.

إِجْمَاع

İcma' (Uzlaşı)

ijma'

İcma', İslam hukukunun dört temel kaynağından üçüncüsüdür. Bir asırdaki Müslüman fakihlerin herhangi bir meselede ittifak etmesidir. "Ümmetim sapkınlık üzerine birleşmez" hadisi icmanın delili olarak kullanılır. İcma sonraki nesiller için bağlayıcı kaynak hâline gelir. Kuran ve Sünnet'in açık nassını icmayla değiştirmek mümkün değildir.

اِجْتِهَاد

İçtihat

ijtihad

İçtihat, bir müçtehidin Kuran ve Sünnet'ten hareketle şer'î bir konuda hüküm çıkarması için harcadığı azami çabadır. İçtihat kapısı tartışmalı olmakla birlikte, büyük alimler her çağda içtihat yapmıştır. Müçtehidin içtihadında isabet ederse iki sevap, yanılırsa bir sevap kazandığı hadisle belirtilmiştir. İçtihat, İslam hukukunun dinamik kalmasını sağlar.

عِدَّة

Kuran ×7

İddet (Bekleme Süresi)

idda

İddet, boşanan veya kocası vefat eden kadının yeniden evlenebilmek için beklemesi gereken süredir. Boşanmada üç adet dönemi veya üç ay; vefat iddetinde ise dört ay on gündür. Hamile ise doğuma kadar bekler. İddet süresince eş nafaka yükümlüdür. İddetin amacı; geri dönüş imkânı sağlamak ve nesep karışıklığını önlemektir.

إِمَام

Kuran ×12

İmam

imam

İmam, namaz kıldıran kişi ya da topluma önderlik eden dini lider demektir. Kuran'da Hz. İbrahim'in "insanlara imam kılındığı" bildirilir (Bakara 124). Sünni gelenekte imam-i salat (namaz imamı), imam-i kebir (siyasi lider) ve mezhep imamları (Ebu Hanife, İmam Malik vb.) olmak üzere farklı anlam katmanları vardır. İmamın görevinin ağırlığı ve sorumluluğu büyüktür.

كَفَّارَة

Kuran ×12

Kefaret

kaffara

Kefaret, belirli günah ve ihlaller için belirlenen dini telafi yükümlülüğüdür. Yanlışlıkla adam öldürme, zihar (karıyı anneye benzetme), yemin bozma ve Ramazan orucunu kasıtlı bozma başlıca kefaret gerektiren durumlardır. Kefaret biçimleri; köle azat etmek, ardarda iki ay oruç tutmak veya 60 fakir doyurmaktan oluşur. Kefaret hem dini yükümlülüğü hem de manevi arınmayı temsil eder.

قِيَاس

Kıyas (Analoji)

qiyas

Kıyas, İslam hukukunun dördüncü kaynağıdır. Kuran ve Sünnette açık hükmü bulunmayan bir meselenin hükmünü, ortak illet (neden) aracılığıyla mevcut nasslara benzetip çıkarma yöntemidir. Şarabın haramlığının illeti sarhoşluk ise, aynı sarhoşluğu veren uyuşturucular da kıyasla haram sayılır. Kıyas dini içtihadın en sistematik yöntemidir.

عِيدُ الْأَضْحَى

Kurban Bayramı (Eid ul-Adha)

eid al-adha

Kurban Bayramı (Eid ul-Adha), Zilhicce'nin 10-13. günleri arasında kutlanan ve hac ibadetine denk gelen büyük bayramdır. Temelinde Hz. İbrahim'in oğlunu kurban etmeye hazır olmasının hatırası yatar. Kurban kesmek, bayram namazı kılmak ve teslimiyeti yenilemek bayramın özünü oluşturur. İslam dünyasının en önemli bayramları arasında gösterilmektedir.

مَقَاصِد الشَّرِيعَة

Makasıdü'ş-Şeriat (Şeriatın Amaçları)

maqasid al-shari'a

Makasıdü'ş-şeriat, İslam hukukunun gerçekleştirmeyi hedeflediği beş temel amaçtır: dini korumak (hıfzu'd-din), canı korumak (hıfzu'n-nefs), aklı korumak (hıfzu'l-akl), soyu korumak (hıfzu'n-nesl) ve malı korumak (hıfzu'l-mâl). İmam Gazali ve Şatıbi bu alanı sistemleştirmiştir. Makasıd teorisi, çağdaş İslam hukukunun yorumlanmasında temel referans çerçevesidir.

مَهْر

Kuran ×4

Mehr (Mehir)

mahr

Mehr (mehir), nikah akdinde erkeğin kadına vermesi farz olan hediye ya da para miktarıdır. Kuran "Kadınlara mehirlerini bir bağış olarak verin" buyurur (Nisa 4). Mehr kadının haklarındandır; ona aittir ve vazgeçilemez. Miktarı taraflarca belirlenir; alt sınırı olan bazı mezhepler üst sınırı koymaz. Mehr ödenmeden veya ertelenmeden nikah geçerlidir ancak borç olarak kalır.

مَكْرُوه

Mekruh

makruh

Mekruh, İslam hukukunda yapılması uygun görülmeyen, kaçınılması tavsiye edilen ama haram kapsamına girmeyen eylemlerdir. Hanefi fıkhında mekruh tahrimen (harama yakın) ve mekruh tenzîhen (hafif derecede hoş görülmeyen) diye ikiye ayrılır. Mekruhu işlemek günahın hafif bir türüdür; terk etmek ise sevap kazandırır.

مَسْجِد

Kuran ×28

Mescit (Camii)

masjid

Mescit, secde edilen, yani namaz kılınan yer demektir. İslam'ın en kutsal mekânları; Mescid-i Haram (Mekke), Mescid-i Nebevî (Medine) ve Mescid-i Aksâ'dır (Kudüs). Kuran'da "Şüphesiz mescitler yalnızca Allah'ındır" buyrulur (Cin 18). Camiler; namaz kılmanın ötesinde ilim, şura ve dayanışma merkezi olarak işlev görmüştür.

مَذْهَب

Mezhep

madhhab

Mezhep, bir alim ya da imam etrafında şekillenen, ortak usul ve metodolojiye sahip İslam hukuku okuludur. Dört büyük Sünni mezhep; Hanefi (Ebu Hanife), Maliki (İmam Malik), Şafii (İmam Şafii) ve Hanbeli (İmam Ahmed)'dir. Her mezhep, Kuran ve Sünnet'i yorumlama konusunda tutarlı bir metodoloji geliştirmiştir. Mezheplerin varlığı, İslam fıkhının zenginliğini ve esnekliğini yansıtır.

مُبَاح

Mubah

mubah

Mubah, İslam hukukunda yapılması ya da terk edilmesi için herhangi bir sevap veya günah bulunmayan, serbestçe yapılabilir eylemlerdir. Şer'i hükümlerin (ahkâm-ı hamse) beşincisidir. Yemek, içmek, uyumak, çalışmak gibi günlük hayatın büyük bölümü mubah kapsamındadır. Niyet değiştiğinde mubah ameller ibadet haline gelebilir.

مُضَارَبَة

Mudarebe (Emek-Sermaye Ortaklığı)

mudaraba

Mudarebe, sermaye sahibi (rabbü'l-mal) ile girişimci (mudarib) arasındaki ortaklık sözleşmesidir. Sermaye bir taraftan, emek ve yönetim diğer taraftan gelir; kâr önceden belirlenen oranda paylaşılır. Zarar halinde sermaye sahibi maddî kaybı, girişimci ise zamanını ve emeğini kaybeder. İslami bankacılığın en özgün enstrümanlarından biridir ve modern risk sermayesi sistemlerine benzetilmektedir.

مُفْتِي

Müftü

mufti

Müftü, İslam hukukunda fetva verme (dini hüküm açıklama) yetkisine sahip alimdir. Müftüde aranan şartlar; Kuran ve Sünnet ilmi, fıkıh metodolojisi hakimiyeti, dönemin meselelerini kavrama ve adaletli kişilik gibi vasıflardır. Müftü resmi atanmış (devlet müftüsü) veya toplumun güvenini kazanmış özel bir alim olabilir. Fetva bağlayıcı değil, rehberlik niteliğindedir.

مُرَابَحَة

Murabaha

murabaha

Murabaha, İslami finansta en yaygın kullanılan satış sözleşmesidir. Banka veya finans kurumu, müşterinin almak istediği malı satın alır ve üzerine anlaşılan kâr payıyla müşteriye satar. Ribadan farklıdır; alım-satım işlemidir, borç değildir. "Allah alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır" (Bakara 275) ayeti murabahaya dayanak oluşturur. Konut, araç ve ticari ürün finansmanında kullanılır.

مُشَارَكَة

Müşareke (Ortaklık)

musharaka

Müşareke, iki veya daha fazla tarafın sermaye, emek veya uzmanlıklarını ortak bir işe koyduğu ortaklık sözleşmesidir. Kâr ve zarar paylaşımı önceden belirlenen oranlara göre yapılır. İslami finansta en meşru ortaklık biçimi kabul edilir. Azalan müşareke modelinde banka, müşterinin payı artıkça kendi payını azaltır; böylece müşteri sonunda tam mülke sahip olur.

نَاسِخ وَ مَنْسُوخ

Nasih ve Mensuh

nasikh wa mansukh

Nasih, önceki bir hükmü kaldıran sonraki vahiydir; mensuh ise kaldırılan hükümdür. Kuran'da nesh uygulaması, şarap yasağının aşamalı biçimde gelmesi gibi örneklerde görülür. "Herhangi bir ayetin hükmünü kaldırır ya da onu unutturursak daha hayırlısını ya da benzerini getiririz" (Bakara 106). Nesh sistemi, İslam hukukunun tarihsel gelişimini anlamak için kritik öneme sahiptir.

نِكَاح

Kuran ×23

Nikah (Evlilik Akdi)

nikah

Nikah, İslam hukukunda erkek ve kadın arasında evlilik bağı kuran sözleşmedir. İcap, kabul, mehr ve iki şahit nikahın temel rükünlerindendir. Hz. Peygamber "Nikah benim sünnetimdir; sünnetimden yüz çeviren benden değildir" buyurmuştur. Nikah hem dini bir sözleşme hem de toplumsal düzenin temelidir; zinaya karşı en temel güvencedir.

نِيَّة

Niyet

niyya

Niyet, bir eylemi yapmaya kalben karar vermek demektir. "Ameller niyetlere göredir" hadisi, niyetin ibadetlerin geçerliliği için şart olduğunu ortaya koyar. Namaz, oruç, hac gibi ibadetler niyet olmadan sahih olmaz. Niyet kalple yapılır; dil ile söylemek ise sünnet sayılır. İhlasla yapılan niyet ibadetin ruhudur.

عِيدُ الْفِطْر

Ramazan Bayramı (Eid ul-Fitr)

eid al-fitr

Ramazan Bayramı (Eid ul-Fitr), Ramazan orucunun tamamlanmasının ardından Şevval ayının ilk üç günü kutlanan bayramdır. Bayram namazı kılmak, fitre vermek, akraba ve komşuları ziyaret etmek, şükretmek bu günün temel ibadet ve sünnetlerindendir. Hz. Peygamber "Bu sizin şükür ve ibadet gününüzdür" buyurmuştur.

رِبَا

Kuran ×8

Riba (Faiz)

riba

Riba, borç para ya da mal alışverişinde haksız kazanç veya fazlalık almak demektir. Kuran'da en ağır yasak ifadelerle yasaklanmıştır: "Allah faizi mahveder, sadakayı artırır." Ticari kredi faizi, gecikme faizi ve benzeri uygulamalar riba kapsamındadır. İslam finans sistemi ribadan kaçınmak için murabaha, mudarebe ve icare gibi alternatif sözleşmeler geliştirmiştir.

صَوْم

Kuran ×14

Savm (Oruç)

sawm

Savm, Allah'a yakınlaşmak amacıyla belirli vakitlerde yiyecek, içecek ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmaktır. Ramazan orucu İslam'ın beş şartından biridir. Fecirden güneş batışına kadar sürer. "Oruç benim içindir ve onun mükâfatını ben veririm" kutsi hadisi, orucun Allah ile kul arasındaki özel bağını ortaya koyar.

شَرِيعَة

Kuran ×5

Şeriat

shari'a

Şeriat, Allah'ın insanlara gönderdiği kapsamlı hukuk ve yaşam düzenidir. Kelime olarak "suya giden yol" anlamına gelir. Kaynakları Kuran, Sünnet, icma ve kıyas'tır. Şeriat; ibadet, aile hukuku, ceza hukuku, ticaret ve ahlak gibi yaşamın tüm alanlarını düzenler. Şeriat, İslam'ın dünya ve ahiret saadetini garanti eden ilahi kanunlar bütünüdür.

شَيْخ

Şeyh

shaykh

Şeyh, yaşlı ve saygın alim ya da tasavvufta manevi rehber anlamındadır. Tasavvufta müridin kalbini terbiye eden, manevi yolculuğunda ona rehberlik eden ve silsile aracılığıyla Hz. Peygamber'e bağlanan kişidir. Şeyhin mürit üzerindeki otoritesi, derin ilme, takva ve manevî tecrübeye dayanır. İslam tarihinde büyük şeyhler hem dini hem toplumsal önderler olmuştur.

صُكُوك

Sukuk (İslami Tahvil)

sukuk

Sukuk, geleneksel tahvilin İslami alternatifidir. Faiz ödemeyen sukuk, belirli bir varlığa ya da projeye dayalı mülkiyet paylarını temsil eder. Sukuk sahipleri faiz değil, varlığın gelirinden pay alır. Sukuk piyasası son yirmi yılda katlanarak büyümüş olup körfez ülkeleri, Malezya ve Türkiye başlıca ihraç merkezleridir. İslami finansın en yaratıcı ve güncel aracı olarak değerlendirilmektedir.

سُنَّة

Kuran ×16

Sünnet

sunna

Sünnet, Hz. Peygamber'in söz, fiil ve onaylarından oluşan uygulamalarının bütünüdür. Fıkıhta ise yapılması sevap, terk edilmesi günah olmayan müstehap ameller için kullanılır. Sünnet-i müekkede (kuvvetli sünnet) ve sünnet-i gayr-ı müekkede olmak üzere ikiye ayrılır. Kuran'dan sonra İslam'ın ikinci temel kaynağıdır.

طَهَارَة

Kuran ×6

Taharet (Temizlik)

tahara

Taharet, İslam'da hem bedensel hem de manevi temizliği ifade eder. Namaz ve Kuran okumak için abdest (küçük taharet) ya da gusül (büyük taharet) gereklidir. Hadesten (kirlilikten) temizlenmek namaz için şarttır. Taharet; abdest, gusül, teyemmüm ve istinca yollarıyla sağlanır. İslam'ın temizliğe verdiği önem "Temizlik imandan gelir" hadisiyle özetlenmiştir.

طَلَاق

Kuran ×7

Talak (Boşanma)

talaq

Talak, erkeğin nikah akdini sona erdirmesi için kullandığı boşama ifadesidir. İslam'da talak helalin en sevilmeyeni olarak tanımlanmıştır. Üç talak hakkı verilmiş olup birinci ve ikinci talaktan sonra ric'at (dönüş) imkânı mevcuttur; üçüncüden sonra kesin ayrılık gerçekleşir. İddet süresi boyunca ayrılık bekletilir; bu süre kadının himayesini ve olası gebeliğin belirlenmesini sağlar.

تَيَمُّم

Kuran ×2

Teyemmüm

tayammum

Teyemmüm, su bulunmadığında ya da su kullanmanın zararlı olduğu durumlarda temiz toprak ya da toprağa benzer bir şeyle abdest veya gusülün yerini tutan ruhsat ibadetidir. Kuran'da iki ayette (Nisa 43, Maide 6) emredilmiştir. Yüze ve ellere toprakla mesh yapmaktan ibarettir. İslam'ın kolaylık prensibinin somut bir örneğidir.

تَوْبَة

Kuran ×87

Tövbe

tawba

Tövbe, günahtan pişmanlık duyarak Allah'a dönmektir. Geçerli tövbenin üç şartı vardır: günahı terk etmek, yaptığına pişman olmak ve tekrar yapmamaya azmetmek. Hak ihlali söz konusuysa hakkı iade etmek de gerekir. Kuran'da Allah'ın tövbekâr kullarını sevdiği bildirilir (Bakara 222). "Allah Ebu Bekir'e şu an tevbe etmiyor musun?" sorusu, tövbenin her an mümkün olduğunu gösterir.

وَاجِب

Vacip

wajib

Vacip, Hanefi fıkhında farzdan bir derece aşağıda olan zorunlu yükümlülüktür. Vacip delili kat'î değil zannî olup terk edilmesi günah olmakla birlikte farz kadar ağır değildir. Vitir namazı, kurban kesmek ve fitre vermek vacip hükmündedir. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleri vacip ile farzı eş anlamlı kabul eder.

وَقْف

Vakıf

waqf

Vakıf, bir malın mülkiyetini dondurup gelirini toplumsal hayır amaçlarına tahsis etmek demektir. İslam hukukunda sadaka-i câriye olarak kabul edilen vakıf, sahibi öldükten sonra da sevap getirmeye devam eder. Camiler, okullar, hastaneler, çeşmeler ve kütüphaneler tarih boyunca vakıf kurumları aracılığıyla hizmet vermiştir. Osmanlı medeniyetinin en köklü kurumlarından biridir.

زَكَاة

Kuran ×32

Zekat

zakat

Zekat, nisap miktarına ulaşan mallın belirli bir bölümünün yoksullara verilmesi zorunluluğudur ve İslam'ın beş şartından biridir. Altın, gümüş, ticaret malları, hayvanlar ve tarım ürünleri zekâta tabidir. Altın ve gümüşte oran %2,5'tir. Zekat hem malı arındırır hem de toplumsal dayanışmayı pekiştirir. Kuran'da namazla birlikte 32 kez anılmıştır.