İddet (Bekleme Süresi) Arapça Ne Demek?(İddet (Bekleme Süresi) Anlamı)
عِدَّة
idda
Kök: ع د د
İddet (Bekleme Süresi) İddet, boşanan veya kocası vefat eden kadının yeniden evlenebilmek için beklemesi gereken süredir. Boşanmada üç adet dönemi veya üç ay; vefat iddetinde ise dört ay on gündür. Hamile ise doğuma kadar bekler. İddet süresince eş nafaka yükümlüdür. İddetin amacı; geri dönüş imkânı sağlamak ve nesep karışıklığını önlemektir.
İddet (Bekleme Süresi) kelimesinin kökü Kuran-ı Kerim'de 7 kez geçmektedir. Bu, kelimenin İslami terminolojideki merkezî önemini ortaya koymaktadır.
İddet (Bekleme Süresi) Hakkında Sık Sorulan Sorular
İddet (Bekleme Süresi) ne demek?
İddet, boşanan veya kocası vefat eden kadının yeniden evlenebilmek için beklemesi gereken süredir. Boşanmada üç adet dönemi veya üç ay; vefat iddetinde ise dört ay on gündür. Hamile ise doğuma kadar bekler. İddet süresince eş nafaka yükümlüdür. İddetin amacı; geri dönüş imkânı sağlamak ve nesep karışıklığını önlemektir.
İddet (Bekleme Süresi) Kuran'da kaç kez geçer?
İddet (Bekleme Süresi) kelimesinin kökü Kuran'da 7 kez geçmektedir. Bu, kelimenin İslami literatürdeki önemini ve Kuran terminolojisindeki yerini gözler önüne serer.
İddet (Bekleme Süresi) kelimesinin Arapça kökü nedir?
İddet (Bekleme Süresi) kelimesinin kök harfleri ع د د'dir.
İlgili Kelimeler
حَلَال
Helal
Helal, İslam hukukunda Allah tarafından izin verilen, yapılması serbest olan şey demektir. Yiyecekler, içecekler, davranışlar ve işlemler helal-haram çerçevesinde değerlendirilir. "Helal rızık aramak farzdır" hadisi, helal kazancın önemini vurgular. Helal, haramın zıddıdır ve müslümanın günlük hayatını düzenleyen temel ölçüttür.
حَرَام
Haram
Haram, Allah tarafından kesin olarak yasaklanan, yapılması günah olan şeylerdir. Fıkıhta haramın zıddı helaldir. Domuz eti, alkol, zina, faiz ve hırsızlık başlıca haram fiiller arasındadır. Haram olan bir şeyi zaruret hali olmaksızın yapmak günahtır ve ukubata (cezaya) konu olabilir.
فَرْض
Farz
Farz, İslam'da yapılması kesin olarak emredilen, terk edilmesi halinde günah ve ceza gerektiren yükümlülüktür. Namaz, oruç, zekât, hac ve kelime-i şehadet İslam'ın beş farzıdır. Farz; farz-ı ayn (her Müslümana bireysel olarak farz) ve farz-ı kifaye (toplumun bir kısmının yapmasıyla yükümlülüğün kalktığı farz) olmak üzere ikiye ayrılır.
وَاجِب
Vacip
Vacip, Hanefi fıkhında farzdan bir derece aşağıda olan zorunlu yükümlülüktür. Vacip delili kat'î değil zannî olup terk edilmesi günah olmakla birlikte farz kadar ağır değildir. Vitir namazı, kurban kesmek ve fitre vermek vacip hükmündedir. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezhepleri vacip ile farzı eş anlamlı kabul eder.