Arapça - Türkçe İslam Sözlüğü
75 kelime · Kuran terimleri, fıkıh, akide ve İslami kavramlar
شَهَادَة
Kuran ×40Şehadet (Kelime-i Şehadet)
shahādah
Şehadet, İslam'ın beş şartının ilkidir: "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Rasûlüllah." "Allah'tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed'in O'nun kulu ve rasulü olduğuna şahitlik ederim" anlamına gelir. İslam'a giriş, bu ifadeyi samimiyetle söylemekle gerçekleşir.
شِرْك
Kuran ×23Şirk
shirk
Şirk, Allah'a ortak koşmak, ibadet ve yönelişi Allah'tan başkasına yöneltmektir. Kuran'da en büyük zulüm olarak tanımlanmış ve affedilmeyeceği bildirilmiştir. Büyük şirk (açık putperestlik) ve küçük şirk (gösteriş/riya gibi gizli şirk) olmak üzere ikiye ayrılır. Kelime-i şehadet getirerek şirkten tövbe etmek mümkündür.
الصِّدِّيق
Kuran ×4Sıddık
al-siddiq
Sıddık, hakikati en tam şekilde tasdik eden, söz ve eylemde eşsiz doğruluğuyla öne çıkan kişidir. Kuran'da peygamberlerden sonraki en yüksek manevi derece olarak zikredilir: "Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse işte bunlar Allah'ın nimetine erdirdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle birliktedir" (Nisa 69). Hz. Ebu Bekir, Hz. Peygamber'in Miraca götürülmesine ilk anda inandığı için "es-Sıddîk" lakabını almıştır.
صِرَاط
Kuran ×45Sırat
sirat
Sırat, kıyamette herkesin üzerinden geçmek zorunda olduğu köprü ile Kuran'daki "doğru yol" anlamını taşır. İhdinâ's-sırâta'l-mustakîm (Bizi doğru yola ilet) duası Fatiha'nın özüdür. Dünya anlamıyla sırat, Allah'ın rızasına götüren doğru yol; ahiret anlamıyla ise cehennemin üzerine kurulmuş ince köprüdür.
الصِّرَاط الْمُسْتَقِيم
Kuran ×45Sırat-ı Müstakim (Doğru Yol)
al-sirat al-mustaqim
"Sırat-ı Müstakim" (düzgün, doğru yol), her namazda en az 17 kez Fatiha suresiyle dua ettiğimiz rehber kavramdır. Allah'ın belirlediği ve peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin ve salihlerin yürüdüğü yoldur. Kuran'da "İhdina's-sırata'l-müstakîm" (Bizi doğru yola ilet) en temel dua olarak yer alır. Sırat kelimesi; ahirette cehennemin üzerindeki köprüyü de anlatır.
تَقْوَى
Kuran ×258Takva
taqwā
Takva, Allah'tan gereği gibi saygı duyup kötülüklerden kaçınmak, emirlerini yerine getirmek demektir. Arapçada "vikāye" (koruma) kökünden gelir. Kuran'da 258 kez geçen takva, İslam'ın en temel ahlaki erdemlerinden biri olup gerçek anlamda Allah bilinci ve dinin özü kabul edilir.
تَوَكُّل
Kuran ×44Tevekkül
tawakkul
Tevekkül, gerekli sebeplere başvurduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak, O'na dayanmak ve güvenmektir. Kuran'da 44 kez geçen tevekkül; tembellik veya sebebi terk etmek değil, aksine gayret gösterdikten sonra sonucu Allah'ın takdirine razı olmaktır. Hz. Peygamber, deveni bağla sonra tevekkül et buyurmuştur.
التَّوَسُّل
Kuran ×2Tevessül
tawassul
Tevessül, Allah'a yaklaşmak için bir vesile aracılığıyla dua etmektir. Kuran "Allah'a karşı gelmekten sakının ve O'na yaklaşmaya vesile arayın" buyurur. Amelle tevessül ve Peygamber'in ismiyle tevessül gibi çeşitleri vardır. Bu konuda İslam alimleri arasında farklı görüşler mevcuttur.
تَوْحِيد
Tevhid
tawhid
Tevhid, Allah'ın bir ve tek olduğunu, hiçbir ortağı, benzeri ve dengi bulunmadığını kabul etmektir. İslam'ın en temel ilkesidir. Alimler tevhidi üçe ayırır: rububiyet tevhidi (yaratıcılıkta Allah'ın birliği), uluhiyet tevhidi (ibadette Allah'ın birliği) ve esma-sıfat tevhidi (isim ve sıfatlarda Allah'ın birliği). Şirk, tevhidin zıddıdır ve en büyük günahtır.
تَوْبَة
Kuran ×87Tövbe
tawbah
Tövbe, işlenen günahtan pişmanlık duyup Allah'a dönmek, günahı bırakmak ve bir daha yapmamaya azmetmektir. Kuran'da 87 kez geçen tövbe, Allah'ın en sevdiği amellerden biridir. Şartları; pişmanlık, günahı terk etmek ve bir daha yapmamaya kesin karar vermektir. Kul hakkı varsa onu da iade etmek gerekir.
أُمَّة
Kuran ×64Ümmet
ummah
Ümmet, ortak bir dine, lidere veya ataya bağlı topluluk anlamına gelir. İslam'da ümmet; Hz. Muhammed'in gönderildiği tüm Müslümanları kapsayan evrensel topluluktur. Kuran'da 64 kez geçen ümmet, sınır ve ırktan bağımsız İslam kardeşliğinin ifadesidir. Hz. Peygamber, Müslümanları tek vücut gibi hissetmeli buyurmuştur.
وَحْي
Kuran ×78Vahiy
waḥy
Vahiy, Allah'ın peygamberlerine bildirdiği ilahî bilgidir. Kuran'da 78 kez geçen vahiy; Cebrail aracılığıyla, rüya yoluyla veya doğrudan kalbe ilham şeklinde gerçekleşir. Hz. Peygamber'e gelen vahiy Kuran ve sünneti oluşturur. Vahiy Hz. Muhammed ile son bulmuş, artık yeni peygamber gelmeyecektir.
الْوَلَايَة
Velâyet
walāyah
Velâyet, Allah'a yakınlık ve dostluğu anlamında olup Allah'ın sevgisine, koruyuculuğuna ve himayesine mazhar olmaktır. Tasavvufta nübüvvetten sonra gelen en yüce manevi makam kabul edilir. Kuran "Haberiniz olsun, Allah'ın dostlarına korku yoktur" buyurur.
الْيَقِين
Kuran ×28Yakîn
yaqīn
Yakîn, şüphe ve tereddüdün tamamen ortadan kalktığı kesin bilgi ve inanç halidir. Tasavvufta üç mertebeye ayrılır: ilme'l-yakîn (bilgiyle kesinlik), ayne'l-yakîn (görerek kesinlik), hakka'l-yakîn (bizzat yaşayarak kesinlik). Kuran'da yakîn, iman ve Allah bilincinin zirvesi olarak sunulur.
الظُّلْم
Kuran ×289Zulüm
ẓulm
Zulüm, haksızlık yapmak, sınırları aşmak ve hakları yerlerine koymamaktır. Kuran'da 289 kez geçen en sık kullanılan ahlaki kavramlardan biridir. En büyük zulüm Allah'a şirk koşmaktır. Allah'a, insanlara ve kişinin kendi nefsine zulmetmek olmak üzere üçe ayrılır.