HakkımızdaGizlilikİletişim
İslam Gündemiİslama dair her şey...
Ana SayfaNamaz Vakitleri
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Risale-i Nur KülliyatıHadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliEsmaül Hüsna
İbadetler AnsiklopedisiGünlük DualarÇocuklara Özel İslamiyet
Dini Bilgiler (Blog)Muhafazakar Tatil ÖnerileriErkek Bebek İsimleriKız Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriPeygamberimizSıkça Sorulan Dini Sorular
Kıble Bulucu (Pusula)Kaza Namazı & Hatim TakibiOnline ZikirmatikDini Günler TakvimiKaza Orucu Takip PaneliMiras Hesaplama (Ferâiz)Arapça Sözlük
/
/
İslam Gündemiİslama dair her şey...

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

İlim, irfan ve iman yolunda

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Sahih-i Buhari
  • Sahih-i Müslim
  • Sünen-i Tirmizi
  • İslami Bebek İsimleri
  • 🎯 Günün İslami Sınavı
  • Ücretsiz İslami PDF'ler
  • Ebced Hesabı (İsim Analizi)
  • 🥫 Helal E-Kodu Tarayıcı
  • Online Hatim Dağıtımı
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Vakit Namazları Rekat
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Kaza Namazı & Hatim Takibi
  • Online Zikirmatik
  • Kaza Orucu Takibi
  • Miras Hesaplama (Ferâiz)
  • Dualar ve Zikirler
  • 2027 Dini Günler Takvimi
  • 2027 Ramazan Ne Zaman?
  • 2027 Kurban Bayramı Ne Zaman?
  • 2027 Üç Aylar Ne Zaman?
  • Zekat Hesaplama
  • Arapça-Türkçe Sözlük
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • Muhafazakar Tatil Önerileri
  • Esmaül Hüsna
  • Çocuklara Özel İslamiyet

Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir.

HakkımızdaGizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikasıİletişim
DİL
TR|EN|AR
© 2026 İslam Gündemi. Tüm hakları saklıdır.
Ana Sayfa
Kuran
Namaz
Hadisler
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Yâsîn Suresi
36

Yâsîn Suresi

سُورَةُ يسٓ • 83 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Yâsîn Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ یسۤ

Yasin

2Yâsîn Suresi, 2. Ayet

وَٱلۡقُرۡءَانِ ٱلۡحَكِیمِ

Ey Muhammed! Hikmetli Kur'an'a andolsun ki, sen risalet gorevi ile gonderilen peygamberlerdensin

3Yâsîn Suresi, 3. Ayet

إِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Ey Muhammed! Hikmetli Kur'an'a andolsun ki, sen risalet gorevi ile gonderilen peygamberlerdensin

4Yâsîn Suresi, 4. Ayet

عَلَىٰ صِرَ ٰ⁠طࣲ مُّسۡتَقِیمࣲ

Dosdogru bir yol uzerindesin

5Yâsîn Suresi, 5. Ayet

تَنزِیلَ ٱلۡعَزِیزِ ٱلرَّحِیمِ

Babaları korkutulmamıs ve kendileri de gafil olan bir kavmi, cok guclu ve cok merhametli olan Allah'ın indirdigi (Kur'an) ile korkutasın

6Yâsîn Suresi, 6. Ayet

لِتُنذِرَ قَوۡمࣰا مَّاۤ أُنذِرَ ءَابَاۤؤُهُمۡ فَهُمۡ غَـٰفِلُونَ

Babaları korkutulmamıs ve kendileri de gafil olan bir kavmi, cok guclu ve cok merhametli olan Allah'ın indirdigi (Kur'an) ile korkutasın

7Yâsîn Suresi, 7. Ayet

لَقَدۡ حَقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَىٰۤ أَكۡثَرِهِمۡ فَهُمۡ لَا یُؤۡمِنُونَ

Andolsun ki onların cogunun uzerine azab sozu hak olmustur. Onlar imana gelmezler

8Yâsîn Suresi, 8. Ayet

إِنَّا جَعَلۡنَا فِیۤ أَعۡنَـٰقِهِمۡ أَغۡلَـٰلࣰا فَهِیَ إِلَى ٱلۡأَذۡقَانِ فَهُم مُّقۡمَحُونَ

Cunku biz onların boyunlarına kelepceler gecirmisiz. O kelepceler cenelerine dayanmıstır da burunları yukarı, gozleri asagı somurtmaktadırlar

9Yâsîn Suresi, 9. Ayet

وَجَعَلۡنَا مِنۢ بَیۡنِ أَیۡدِیهِمۡ سَدࣰّا وَمِنۡ خَلۡفِهِمۡ سَدࣰّا فَأَغۡشَیۡنَـٰهُمۡ فَهُمۡ لَا یُبۡصِرُونَ

Hem onlerinden bir sed, arkalarından bir sed cekmisiz, kendilerini sarmısızdır. Baksalar da gormezler

10Yâsîn Suresi, 10. Ayet

وَسَوَاۤءٌ عَلَیۡهِمۡ ءَأَنذَرۡتَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تُنذِرۡهُمۡ لَا یُؤۡمِنُونَ

Onları korkutsan da korkutmasan da onlara gore birdir, inanmazlar

11Yâsîn Suresi, 11. Ayet

إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّكۡرَ وَخَشِیَ ٱلرَّحۡمَـٰنَ بِٱلۡغَیۡبِۖ فَبَشِّرۡهُ بِمَغۡفِرَةࣲ وَأَجۡرࣲ كَرِیمٍ

Sen ancak Kur'an'a tabi olan ve gorunmedigi halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. Iste onu bir bagıslanma ve cok serefli bir mukafatla mujdele

12Yâsîn Suresi, 12. Ayet

إِنَّا نَحۡنُ نُحۡیِ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَنَكۡتُبُ مَا قَدَّمُوا۟ وَءَاثَـٰرَهُمۡۚ وَكُلَّ شَیۡءٍ أَحۡصَیۡنَـٰهُ فِیۤ إِمَامࣲ مُّبِینࣲ

Gercekten biz oluleri diriltiriz, onların onceden yapıp gonderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her seyi acık bir kutukte, bir "imamı mubin"de (ana kitapta, yani Levhi mahfuzda) sayıp tesbit etmisizdir

13Yâsîn Suresi, 13. Ayet

وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلًا أَصۡحَـٰبَ ٱلۡقَرۡیَةِ إِذۡ جَاۤءَهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ

Sen onlara, o sehir halkını ornek ver. Hani oraya peygamberler gelmisti

14Yâsîn Suresi, 14. Ayet

إِذۡ أَرۡسَلۡنَاۤ إِلَیۡهِمُ ٱثۡنَیۡنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزۡنَا بِثَالِثࣲ فَقَالُوۤا۟ إِنَّاۤ إِلَیۡكُم مُّرۡسَلُونَ

Hani biz onlara iki peygamber gondermistik, fakat onlar ikisini de yalanlamıslardı. Biz de (onları) ucuncu bir peygamberle destekledik. Onlara: "Suphesiz ki biz size gonderilmis elcileriz." dediler

15Yâsîn Suresi, 15. Ayet

قَالُوا۟ مَاۤ أَنتُمۡ إِلَّا بَشَرࣱ مِّثۡلُنَا وَمَاۤ أَنزَلَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مِن شَیۡءٍ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا تَكۡذِبُونَ

Onlar da: "Siz bizim gibi insandan baska birsey degilsiniz, hem Rahman olan Allah, hicbir sey indirmedi. Siz sadece yalan soyluyorsunuz." dediler

16Yâsîn Suresi, 16. Ayet

قَالُوا۟ رَبُّنَا یَعۡلَمُ إِنَّاۤ إِلَیۡكُمۡ لَمُرۡسَلُونَ

Peygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gercekten size gonderilmis elcileriz

17Yâsîn Suresi, 17. Ayet

وَمَا عَلَیۡنَاۤ إِلَّا ٱلۡبَلَـٰغُ ٱلۡمُبِینُ

Bize dusen de sadece apacık tebligdir

18Yâsîn Suresi, 18. Ayet

قَالُوۤا۟ إِنَّا تَطَیَّرۡنَا بِكُمۡۖ لَىِٕن لَّمۡ تَنتَهُوا۟ لَنَرۡجُمَنَّكُمۡ وَلَیَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِیمࣱ

Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yuzunuzden ugursuzluga ugradık. Eger bu isten vazgecmezseniz, andolsun ki, sizi hic tınmadan taslarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur

19Yâsîn Suresi, 19. Ayet

قَالُوا۟ طَـٰۤىِٕرُكُم مَّعَكُمۡ أَىِٕن ذُكِّرۡتُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمࣱ مُّسۡرِفُونَ

Peygamberler de soyle cevap verdiler: "Sizin ugursuzlugunuz beraberinizdedir. Size ogut verildi diye mi (ugursuzluga ugradınız)? Dogrusu siz israfı adet etmis bir kavimsiniz

20Yâsîn Suresi, 20. Ayet

وَجَاۤءَ مِنۡ أَقۡصَا ٱلۡمَدِینَةِ رَجُلࣱ یَسۡعَىٰ قَالَ یَـٰقَوۡمِ ٱتَّبِعُوا۟ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

O sırada sehrin ta ucundan bir adam kosarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elcilere

21Yâsîn Suresi, 21. Ayet

ٱتَّبِعُوا۟ مَن لَّا یَسۡـَٔلُكُمۡ أَجۡرࣰا وَهُم مُّهۡتَدُونَ

Uyun sizden hicbir ucret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermislerdir

22Yâsîn Suresi, 22. Ayet

وَمَا لِیَ لَاۤ أَعۡبُدُ ٱلَّذِی فَطَرَنِی وَإِلَیۡهِ تُرۡجَعُونَ

Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmisim beni yaratana? Hep dondurulup O'na goturuleceksiniz

23Yâsîn Suresi, 23. Ayet

ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦۤ ءَالِهَةً إِن یُرِدۡنِ ٱلرَّحۡمَـٰنُ بِضُرࣲّ لَّا تُغۡنِ عَنِّی شَفَـٰعَتُهُمۡ شَیۡـࣰٔا وَلَا یُنقِذُونِ

Hic ben O'ndan baska ilahlar edinir miyim? Eger O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların sefaati benden yana hicbir seye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar

24Yâsîn Suresi, 24. Ayet

إِنِّیۤ إِذࣰا لَّفِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینٍ

Suphesiz ki ben, o zaman apacık bir sapıklık icinde olurum

25Yâsîn Suresi, 25. Ayet

إِنِّیۤ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمۡ فَٱسۡمَعُونِ

Suphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni

26Yâsîn Suresi, 26. Ayet

قِیلَ ٱدۡخُلِ ٱلۡجَنَّةَۖ قَالَ یَـٰلَیۡتَ قَوۡمِی یَعۡلَمُونَ

(Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi

27Yâsîn Suresi, 27. Ayet

بِمَا غَفَرَ لِی رَبِّی وَجَعَلَنِی مِنَ ٱلۡمُكۡرَمِینَ

Rabbimin beni bagısladıgını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldıgını

28Yâsîn Suresi, 28. Ayet

۞ وَمَاۤ أَنزَلۡنَا عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِن جُندࣲ مِّنَ ٱلسَّمَاۤءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِینَ

Biz arkasından kavminin uzerine bir ordu indirmedik, indirecek de degildik

29Yâsîn Suresi, 29. Ayet

إِن كَانَتۡ إِلَّا صَیۡحَةࣰ وَ ٰ⁠حِدَةࣰ فَإِذَا هُمۡ خَـٰمِدُونَ

Sadece bir gurultu oldu, onlar da hemen sonuverdiler

30Yâsîn Suresi, 30. Ayet

یَـٰحَسۡرَةً عَلَى ٱلۡعِبَادِۚ مَا یَأۡتِیهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ یَسۡتَهۡزِءُونَ

Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı

31Yâsîn Suresi, 31. Ayet

أَلَمۡ یَرَوۡا۟ كَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّنَ ٱلۡقُرُونِ أَنَّهُمۡ إِلَیۡهِمۡ لَا یَرۡجِعُونَ

Gormediler mi ki, kendilerinden once nice kusakları helak etmisiz. Onlar artık kendilerine donup gelmiyorlar

32Yâsîn Suresi, 32. Ayet

وَإِن كُلࣱّ لَّمَّا جَمِیعࣱ لَّدَیۡنَا مُحۡضَرُونَ

Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmislerdir

33Yâsîn Suresi, 33. Ayet

وَءَایَةࣱ لَّهُمُ ٱلۡأَرۡضُ ٱلۡمَیۡتَةُ أَحۡیَیۡنَـٰهَا وَأَخۡرَجۡنَا مِنۡهَا حَبࣰّا فَمِنۡهُ یَأۡكُلُونَ

Hem bir delildir onlara olu toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler cıkardık da ondan yiyip duruyorlar

34Yâsîn Suresi, 34. Ayet

وَجَعَلۡنَا فِیهَا جَنَّـٰتࣲ مِّن نَّخِیلࣲ وَأَعۡنَـٰبࣲ وَفَجَّرۡنَا فِیهَا مِنَ ٱلۡعُیُونِ

Biz orada hurmalıklardan, uzum baglarından bahceler yaptık. Iclerinde pınarlardan sular fıskırttık

35Yâsîn Suresi, 35. Ayet

لِیَأۡكُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتۡهُ أَیۡدِیهِمۡۚ أَفَلَا یَشۡكُرُونَ

(Bunu), Onun urununden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hala sukretmeyecekler mi

36Yâsîn Suresi, 36. Ayet

سُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِی خَلَقَ ٱلۡأَزۡوَ ٰ⁠جَ كُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ وَمِنۡ أَنفُسِهِمۡ وَمِمَّا لَا یَعۡلَمُونَ

Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri seylerden butun ciftleri yaratan Allah'ın sanı ne yucedir

37Yâsîn Suresi, 37. Ayet

وَءَایَةࣱ لَّهُمُ ٱلَّیۡلُ نَسۡلَخُ مِنۡهُ ٱلنَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظۡلِمُونَ

Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gunduzu soyar cıkarırız, bir de bakarlar ki karanlıga dalmıslar

38Yâsîn Suresi, 38. Ayet

وَٱلشَّمۡسُ تَجۡرِی لِمُسۡتَقَرࣲّ لَّهَاۚ ذَ ٰ⁠لِكَ تَقۡدِیرُ ٱلۡعَزِیزِ ٱلۡعَلِیمِ

Gunes de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. Iste bu cok guclu ve her seyi bilen Allah'ın takdiridir

39Yâsîn Suresi, 39. Ayet

وَٱلۡقَمَرَ قَدَّرۡنَـٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلۡعُرۡجُونِ ٱلۡقَدِیمِ

Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının copu gibi (yay haline) donmustur

40Yâsîn Suresi, 40. Ayet

لَا ٱلشَّمۡسُ یَنۢبَغِی لَهَاۤ أَن تُدۡرِكَ ٱلۡقَمَرَ وَلَا ٱلَّیۡلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِۚ وَكُلࣱّ فِی فَلَكࣲ یَسۡبَحُونَ

Ne gunesin aya catması yarasır, ne de gece gunduzu gecebilir; onların her biri kendi yorungesinde yuzerler

41Yâsîn Suresi, 41. Ayet

وَءَایَةࣱ لَّهُمۡ أَنَّا حَمَلۡنَا ذُرِّیَّتَهُمۡ فِی ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Onlar icin bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide tasımamızdır

42Yâsîn Suresi, 42. Ayet

وَخَلَقۡنَا لَهُم مِّن مِّثۡلِهِۦ مَا یَرۡكَبُونَ

Yine kendileri icin onun gibi binecek seyler yaratmamızdır

43Yâsîn Suresi, 43. Ayet

وَإِن نَّشَأۡ نُغۡرِقۡهُمۡ فَلَا صَرِیخَ لَهُمۡ وَلَا هُمۡ یُنقَذُونَ

Eger dilesek onları bogarız da o zaman ne onların feryadına yetisen bulunur, ne de onlar kurtarılır

44Yâsîn Suresi, 44. Ayet

إِلَّا رَحۡمَةࣰ مِّنَّا وَمَتَـٰعًا إِلَىٰ حِینࣲ

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yasatmak baska

45Yâsîn Suresi, 45. Ayet

وَإِذَا قِیلَ لَهُمُ ٱتَّقُوا۟ مَا بَیۡنَ أَیۡدِیكُمۡ وَمَا خَلۡفَكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ

Durum boyle iken onlara: "Onunuzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildigi zaman

46Yâsîn Suresi, 46. Ayet

وَمَا تَأۡتِیهِم مِّنۡ ءَایَةࣲ مِّنۡ ءَایَـٰتِ رَبِّهِمۡ إِلَّا كَانُوا۟ عَنۡهَا مُعۡرِضِینَ

Ve kendilerine Rablerinin ayetlerinden herhangi bir ayet geldigi zaman mutlaka ondan yuz cevirirler

47Yâsîn Suresi, 47. Ayet

وَإِذَا قِیلَ لَهُمۡ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِینَ ءَامَنُوۤا۟ أَنُطۡعِمُ مَن لَّوۡ یَشَاۤءُ ٱللَّهُ أَطۡعَمَهُۥۤ إِنۡ أَنتُمۡ إِلَّا فِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینࣲ

Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdigi seylerden hayra harcayın" dendigi zaman, o kafirler, muminler icin: "Allah'ın dileyince doyurabilecegi kimseyi biz mi doyuracagız? Siz apacık bir sapıklık icinde degil de nesiniz?" dediler

48Yâsîn Suresi, 48. Ayet

وَیَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِینَ

Yine onlar: "Eger dogru soyluyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar

49Yâsîn Suresi, 49. Ayet

مَا یَنظُرُونَ إِلَّا صَیۡحَةࣰ وَ ٰ⁠حِدَةࣰ تَأۡخُذُهُمۡ وَهُمۡ یَخِصِّمُونَ

Onlar sadece bir tek cıglıga bakıyorlar, bir cıglık ki, onlar cekisip dururken kendilerini yakalayıverir

50Yâsîn Suresi, 50. Ayet

فَلَا یَسۡتَطِیعُونَ تَوۡصِیَةࣰ وَلَاۤ إِلَىٰۤ أَهۡلِهِمۡ یَرۡجِعُونَ

O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de donemezler

51Yâsîn Suresi, 51. Ayet

وَنُفِخَ فِی ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلۡأَجۡدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ یَنسِلُونَ

Sur'a ufurulmustur, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine dogru akın ediyorlar

52Yâsîn Suresi, 52. Ayet

قَالُوا۟ یَـٰوَیۡلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرۡقَدِنَاۜۗ هَـٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَصَدَقَ ٱلۡمُرۡسَلُونَ

Onlar: "Eyvah basımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahman'ın vaad buyurdugu iste bu imis. Gonderilen peygamberler de dogru soylemisler" derler

53Yâsîn Suresi, 53. Ayet

إِن كَانَتۡ إِلَّا صَیۡحَةࣰ وَ ٰ⁠حِدَةࣰ فَإِذَا هُمۡ جَمِیعࣱ لَّدَیۡنَا مُحۡضَرُونَ

Baska degil, sadece bir tek cıglık olmus, derhal hepsi toplanmıs huzurumuza getirilmislerdir

54Yâsîn Suresi, 54. Ayet

فَٱلۡیَوۡمَ لَا تُظۡلَمُ نَفۡسࣱ شَیۡـࣰٔا وَلَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Artık bugun hic kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını cekeceksiniz

55Yâsîn Suresi, 55. Ayet

إِنَّ أَصۡحَـٰبَ ٱلۡجَنَّةِ ٱلۡیَوۡمَ فِی شُغُلࣲ فَـٰكِهُونَ

Gercekten cennetlik olanlar bugun bir mesguliyet icinde zevk etmektedirler

56Yâsîn Suresi, 56. Ayet

هُمۡ وَأَزۡوَ ٰ⁠جُهُمۡ فِی ظِلَـٰلٍ عَلَى ٱلۡأَرَاۤىِٕكِ مُتَّكِـُٔونَ

Kendileri ve esleri golgelerde koltuklar uzerine kurulmuslardır

57Yâsîn Suresi, 57. Ayet

لَهُمۡ فِیهَا فَـٰكِهَةࣱ وَلَهُم مَّا یَدَّعُونَ

Onlara orada bir meyve vardır. Isteyecekleri her sey onlarındır

58Yâsîn Suresi, 58. Ayet

سَلَـٰمࣱ قَوۡلࣰا مِّن رَّبࣲّ رَّحِیمࣲ

(Onlara) Rahim olan Rab'den "selam" sozu vardır

59Yâsîn Suresi, 59. Ayet

وَٱمۡتَـٰزُوا۟ ٱلۡیَوۡمَ أَیُّهَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ

Ey gunahkarlar! Bugun siz bir tarafa ayrılın

60Yâsîn Suresi, 60. Ayet

۞ أَلَمۡ أَعۡهَدۡ إِلَیۡكُمۡ یَـٰبَنِیۤ ءَادَمَ أَن لَّا تَعۡبُدُوا۟ ٱلشَّیۡطَـٰنَۖ إِنَّهُۥ لَكُمۡ عَدُوࣱّ مُّبِینࣱ

Ey Ademogulları! Seytana tapmayın, o size apacık bir dusmandır ve bana kulluk edin, dogru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)

61Yâsîn Suresi, 61. Ayet

وَأَنِ ٱعۡبُدُونِیۚ هَـٰذَا صِرَ ٰ⁠طࣱ مُّسۡتَقِیمࣱ

Ey Ademogulları! Seytana tapmayın, o size apacık bir dusmandır ve bana kulluk edin, dogru yol budur, diye size and vermedim mi?" (buyurulacak)

62Yâsîn Suresi, 62. Ayet

وَلَقَدۡ أَضَلَّ مِنكُمۡ جِبِلࣰّا كَثِیرًاۖ أَفَلَمۡ تَكُونُوا۟ تَعۡقِلُونَ

Boyle iken o sizden bircok nesilleri yoldan cıkardı. Ya o zaman dusunmuyor muydunuz

63Yâsîn Suresi, 63. Ayet

هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِی كُنتُمۡ تُوعَدُونَ

Iste bu size vaad edilen cehennemdir

64Yâsîn Suresi, 64. Ayet

ٱصۡلَوۡهَا ٱلۡیَوۡمَ بِمَا كُنتُمۡ تَكۡفُرُونَ

Bugun yaslanın ona bakalım inkar ettiginiz icin

65Yâsîn Suresi, 65. Ayet

ٱلۡیَوۡمَ نَخۡتِمُ عَلَىٰۤ أَفۡوَ ٰ⁠هِهِمۡ وَتُكَلِّمُنَاۤ أَیۡدِیهِمۡ وَتَشۡهَدُ أَرۡجُلُهُم بِمَا كَانُوا۟ یَكۡسِبُونَ

Bugun biz onların agızlarını muhurleriz de neler kazandıklarını bize elleri soyler, ayakları da sahitlik eder

66Yâsîn Suresi, 66. Ayet

وَلَوۡ نَشَاۤءُ لَطَمَسۡنَا عَلَىٰۤ أَعۡیُنِهِمۡ فَٱسۡتَبَقُوا۟ ٱلصِّرَ ٰ⁠طَ فَأَنَّىٰ یُبۡصِرُونَ

Hem dileseydik gozlerini uzerinden silme kor ediverirdik de yola dokulurlerdi. Fakat nereden gorecekler

67Yâsîn Suresi, 67. Ayet

وَلَوۡ نَشَاۤءُ لَمَسَخۡنَـٰهُمۡ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمۡ فَمَا ٱسۡتَطَـٰعُوا۟ مُضِیࣰّا وَلَا یَرۡجِعُونَ

Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını degistirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri donebilirlerdi

68Yâsîn Suresi, 68. Ayet

وَمَن نُّعَمِّرۡهُ نُنَكِّسۡهُ فِی ٱلۡخَلۡقِۚ أَفَلَا یَعۡقِلُونَ

Bununla beraber kimin omrunu uzatıyorsak, yaratılısta onu (guc ve kuvvetini alarak) tersine ceviriyoruz. Hala akıllanmayacaklar mı

69Yâsîn Suresi, 69. Ayet

وَمَا عَلَّمۡنَـٰهُ ٱلشِّعۡرَ وَمَا یَنۢبَغِی لَهُۥۤۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ وَقُرۡءَانࣱ مُّبِینࣱ

Biz ona siir ogretmedik. Bu ona yarasmaz da... O sadece bir ogut ve apacık bir Kur'an'dır

70Yâsîn Suresi, 70. Ayet

لِّیُنذِرَ مَن كَانَ حَیࣰّا وَیَحِقَّ ٱلۡقَوۡلُ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِینَ

(Bu), diri olanları uyarmak ve kafirlere de azab sozunun hak olması icindir

71Yâsîn Suresi, 71. Ayet

أَوَلَمۡ یَرَوۡا۟ أَنَّا خَلَقۡنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتۡ أَیۡدِینَاۤ أَنۡعَـٰمࣰا فَهُمۡ لَهَا مَـٰلِكُونَ

Sunu da gormediler mi: Biz onlar icin kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmısız da onlara sahip bulunuyorlar

72Yâsîn Suresi, 72. Ayet

وَذَلَّلۡنَـٰهَا لَهُمۡ فَمِنۡهَا رَكُوبُهُمۡ وَمِنۡهَا یَأۡكُلُونَ

Onları, kendilerinin hizmetine vermisiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar

73Yâsîn Suresi, 73. Ayet

وَلَهُمۡ فِیهَا مَنَـٰفِعُ وَمَشَارِبُۚ أَفَلَا یَشۡكُرُونَ

Onlarda daha bircok menfaatleri ve turlu icecekleri de var. Hala sukretmeyecekler mi

74Yâsîn Suresi, 74. Ayet

وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةࣰ لَّعَلَّهُمۡ یُنصَرُونَ

Onlar, Allah'tan baska birtakım ilahlar edindiler. Guya yardım olunacaklar

75Yâsîn Suresi, 75. Ayet

لَا یَسۡتَطِیعُونَ نَصۡرَهُمۡ وَهُمۡ لَهُمۡ جُندࣱ مُّحۡضَرُونَ

Onların, onlara yardıma gucleri yetmez. Kendileri ise onlar icin bazı askerlerdir

76Yâsîn Suresi, 76. Ayet

فَلَا یَحۡزُنكَ قَوۡلُهُمۡۘ إِنَّا نَعۡلَمُ مَا یُسِرُّونَ وَمَا یُعۡلِنُونَ

O halde onların sozleri seni uzmesin. Biz onların iclerini de biliriz, dıslarını da

77Yâsîn Suresi, 77. Ayet

أَوَلَمۡ یَرَ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَـٰهُ مِن نُّطۡفَةࣲ فَإِذَا هُوَ خَصِیمࣱ مُّبِینࣱ

Insan, kendisini bir damla sudan yarattıgımızı gormedi mi de, simdi apacık bir hasım kesildi

78Yâsîn Suresi, 78. Ayet

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلࣰا وَنَسِیَ خَلۡقَهُۥۖ قَالَ مَن یُحۡیِ ٱلۡعِظَـٰمَ وَهِیَ رَمِیمࣱ

Yaratılısını unutarak bize bir de mesel fırlattı: "Kim diriltecekmis o curumus kemikleri?" dedi

79Yâsîn Suresi, 79. Ayet

قُلۡ یُحۡیِیهَا ٱلَّذِیۤ أَنشَأَهَاۤ أَوَّلَ مَرَّةࣲۖ وَهُوَ بِكُلِّ خَلۡقٍ عَلِیمٌ

De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir

80Yâsîn Suresi, 80. Ayet

ٱلَّذِی جَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلشَّجَرِ ٱلۡأَخۡضَرِ نَارࣰا فَإِذَاۤ أَنتُم مِّنۡهُ تُوقِدُونَ

Size o yesil agactan bir ates yapan O'dur. Simdi siz ondan tutusturmaktasınız

81Yâsîn Suresi, 81. Ayet

أَوَلَیۡسَ ٱلَّذِی خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ بِقَـٰدِرٍ عَلَىٰۤ أَن یَخۡلُقَ مِثۡلَهُمۚ بَلَىٰ وَهُوَ ٱلۡخَلَّـٰقُ ٱلۡعَلِیمُ

Gokleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kadir degil midir? Elbette kadirdir. Cunku o her seyi yaratandır, her seyi bilendir

82Yâsîn Suresi, 82. Ayet

إِنَّمَاۤ أَمۡرُهُۥۤ إِذَاۤ أَرَادَ شَیۡـًٔا أَن یَقُولَ لَهُۥ كُن فَیَكُونُ

O'nun emri, bir seyi dileyince ona sadece "Ol!" demektir. O da hemen oluverir

83Yâsîn Suresi, 83. Ayet

فَسُبۡحَـٰنَ ٱلَّذِی بِیَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَیۡءࣲ وَإِلَیۡهِ تُرۡجَعُونَ

O halde her seyin mulku ve tasarrufu (hukumranlıgı) elinde bulunan Allah'ın sanı ne yucedir. Siz de yalnız O'na donduruleceksiniz

Fâtır SuresiSâffât Suresi