HakkımızdaGizlilikİletişim
İslam Gündemiİslama dair her şey...
Ana SayfaNamaz Vakitleri
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Risale-i Nur KülliyatıHadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliEsmaül Hüsna
İbadetler AnsiklopedisiGünlük DualarÇocuklara Özel İslamiyet
Dini Bilgiler (Blog)Muhafazakar Tatil ÖnerileriErkek Bebek İsimleriKız Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriPeygamberimizSıkça Sorulan Dini Sorular
Kıble Bulucu (Pusula)Kaza Namazı & Hatim TakibiOnline ZikirmatikDini Günler TakvimiKaza Orucu Takip PaneliMiras Hesaplama (Ferâiz)Arapça Sözlük
/
/
İslam Gündemiİslama dair her şey...

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

İlim, irfan ve iman yolunda

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Sahih-i Buhari
  • Sahih-i Müslim
  • Sünen-i Tirmizi
  • İslami Bebek İsimleri
  • 🎯 Günün İslami Sınavı
  • Ücretsiz İslami PDF'ler
  • Ebced Hesabı (İsim Analizi)
  • 🥫 Helal E-Kodu Tarayıcı
  • Online Hatim Dağıtımı
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Vakit Namazları Rekat
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Kaza Namazı & Hatim Takibi
  • Online Zikirmatik
  • Kaza Orucu Takibi
  • Miras Hesaplama (Ferâiz)
  • Dualar ve Zikirler
  • 2027 Dini Günler Takvimi
  • 2027 Ramazan Ne Zaman?
  • 2027 Kurban Bayramı Ne Zaman?
  • 2027 Üç Aylar Ne Zaman?
  • Zekat Hesaplama
  • Arapça-Türkçe Sözlük
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • Muhafazakar Tatil Önerileri
  • Esmaül Hüsna
  • Çocuklara Özel İslamiyet

Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir.

HakkımızdaGizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikasıİletişim
DİL
TR|EN|AR
© 2026 İslam Gündemi. Tüm hakları saklıdır.
Ana Sayfa
Kuran
Namaz
Hadisler
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Şuarâ Suresi
26

Şuarâ Suresi

سُورَةُ الشُّعَرَاءِ • 227 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Şuarâ Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ طسۤمۤ

Ta, Sin, Mim

2Şuarâ Suresi, 2. Ayet

تِلۡكَ ءَایَـٰتُ ٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡمُبِینِ

Bunlar sana apacık kitabın ayetleridir

3Şuarâ Suresi, 3. Ayet

لَعَلَّكَ بَـٰخِعࣱ نَّفۡسَكَ أَلَّا یَكُونُوا۟ مُؤۡمِنِینَ

(Resulum!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kıyacaksın

4Şuarâ Suresi, 4. Ayet

إِن نَّشَأۡ نُنَزِّلۡ عَلَیۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَاۤءِ ءَایَةࣰ فَظَلَّتۡ أَعۡنَـٰقُهُمۡ لَهَا خَـٰضِعِینَ

Biz dilersek onların uzerlerine gokten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları egilekalır

5Şuarâ Suresi, 5. Ayet

وَمَا یَأۡتِیهِم مِّن ذِكۡرࣲ مِّنَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ مُحۡدَثٍ إِلَّا كَانُوا۟ عَنۡهُ مُعۡرِضِینَ

Bununla beraber kendilerine O Rahman'dan yeni bir ogut gelmeyedursun, ille ondan yuz cevirirler

6Şuarâ Suresi, 6. Ayet

فَقَدۡ كَذَّبُوا۟ فَسَیَأۡتِیهِمۡ أَنۢبَـٰۤؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ یَسۡتَهۡزِءُونَ

Ustelik (ona) "yalandır" dediler; fakat onlara alay edip durdukları seyin haberleri yakında gelecektir

7Şuarâ Suresi, 7. Ayet

أَوَلَمۡ یَرَوۡا۟ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَمۡ أَنۢبَتۡنَا فِیهَا مِن كُلِّ زَوۡجࣲ كَرِیمٍ

Yeryuzune bir bakmadılar mı? Biz orada her guzel ciftten nice bitkiler yetistirmisiz

8Şuarâ Suresi, 8. Ayet

إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِینَ

Suphesiz ki bunda mutlak bir ayet (nisane) vardır; ama onların cogu iman etmezler

9Şuarâ Suresi, 9. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلرَّحِیمُ

Ve suphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir

10Şuarâ Suresi, 10. Ayet

وَإِذۡ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰۤ أَنِ ٱئۡتِ ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِینَ

Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi

11Şuarâ Suresi, 11. Ayet

قَوۡمَ فِرۡعَوۡنَۚ أَلَا یَتَّقُونَ

Firavun kavmine, hala sakınmayacaklar mı

12Şuarâ Suresi, 12. Ayet

قَالَ رَبِّ إِنِّیۤ أَخَافُ أَن یُكَذِّبُونِ

(Musa) soyle seslendi: "Ya Rab! Dogrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar

13Şuarâ Suresi, 13. Ayet

وَیَضِیقُ صَدۡرِی وَلَا یَنطَلِقُ لِسَانِی فَأَرۡسِلۡ إِلَىٰ هَـٰرُونَ

Ve gogsum daralır, dilim donmez, onun icin Harun'a da elcilik ver

14Şuarâ Suresi, 14. Ayet

وَلَهُمۡ عَلَیَّ ذَنۢبࣱ فَأَخَافُ أَن یَقۡتُلُونِ

Hem onların bana isnad ettikleri bir suc var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni oldururler

15Şuarâ Suresi, 15. Ayet

قَالَ كَلَّاۖ فَٱذۡهَبَا بِـَٔایَـٰتِنَاۤۖ إِنَّا مَعَكُم مُّسۡتَمِعُونَ

(Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz ayetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Suphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) isitiyoruz

16Şuarâ Suresi, 16. Ayet

فَأۡتِیَا فِرۡعَوۡنَ فَقُولَاۤ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Haydin Firavun'a gidin de deyin ki: Inan biz, alemlerin Rabbinin elcisiyiz

17Şuarâ Suresi, 17. Ayet

أَنۡ أَرۡسِلۡ مَعَنَا بَنِیۤ إِسۡرَ ٰ⁠ۤءِیلَ

Israil ogullarını bizimle beraber gonder

18Şuarâ Suresi, 18. Ayet

قَالَ أَلَمۡ نُرَبِّكَ فِینَا وَلِیدࣰا وَلَبِثۡتَ فِینَا مِنۡ عُمُرِكَ سِنِینَ

A, dedi, biz seni cocukken himayemize alıp buyutmedik mi? Hayatının bir cok yıllarını aramızda gecirmedin mi

19Şuarâ Suresi, 19. Ayet

وَفَعَلۡتَ فَعۡلَتَكَ ٱلَّتِی فَعَلۡتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلۡكَـٰفِرِینَ

Sonunda o yaptıgın (kotu) isi de yaptın. Sen nankorun birisin

20Şuarâ Suresi, 20. Ayet

قَالَ فَعَلۡتُهَاۤ إِذࣰا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّاۤلِّینَ

Musa, "Ben, dedi, o isi o anda yaptım ki saskınlardandım

21Şuarâ Suresi, 21. Ayet

فَفَرَرۡتُ مِنكُمۡ لَمَّا خِفۡتُكُمۡ فَوَهَبَ لِی رَبِّی حُكۡمࣰا وَجَعَلَنِی مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Sizden korkunca da hemen aranızdan kactım. Sonra Rabbim bana hikmet bahsetti ve beni peygamberlerden kıldı

22Şuarâ Suresi, 22. Ayet

وَتِلۡكَ نِعۡمَةࣱ تَمُنُّهَا عَلَیَّ أَنۡ عَبَّدتَّ بَنِیۤ إِسۡرَ ٰ⁠ۤءِیلَ

O basıma kaktıgın nimet de (aslında) Israil ogullarını kendine kole edinmis olmandır

23Şuarâ Suresi, 23. Ayet

قَالَ فِرۡعَوۡنُ وَمَا رَبُّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Firavun soyle dedi: "Alemlerin Rabbi dedigin nedir ki

24Şuarâ Suresi, 24. Ayet

قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَیۡنَهُمَاۤۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِینَ

Musa cevap olarak: "Eger isin gercegini dusunup anlayan kisiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, goklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her seyin Rabbi'dir

25Şuarâ Suresi, 25. Ayet

قَالَ لِمَنۡ حَوۡلَهُۥۤ أَلَا تَسۡتَمِعُونَ

(Firavun) etrafında bulunanlara: "Isitmiyor musunuz?" dedi

26Şuarâ Suresi, 26. Ayet

قَالَ رَبُّكُمۡ وَرَبُّ ءَابَاۤىِٕكُمُ ٱلۡأَوَّلِینَ

Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha once ki atalarınızın da Rabbidir

27Şuarâ Suresi, 27. Ayet

قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِیۤ أُرۡسِلَ إِلَیۡكُمۡ لَمَجۡنُونࣱ

(Firavun): "Size gonderilen bu elciniz mutlaka delidir" dedi

28Şuarâ Suresi, 28. Ayet

قَالَ رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَمَا بَیۡنَهُمَاۤۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡقِلُونَ

Musa devamla soyle soyledi: "Sayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, dogunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir

29Şuarâ Suresi, 29. Ayet

قَالَ لَىِٕنِ ٱتَّخَذۡتَ إِلَـٰهًا غَیۡرِی لَأَجۡعَلَنَّكَ مِنَ ٱلۡمَسۡجُونِینَ

Firavun: "Benden baskasını ilah tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmıslardan ederim" dedi

30Şuarâ Suresi, 30. Ayet

قَالَ أَوَلَوۡ جِئۡتُكَ بِشَیۡءࣲ مُّبِینࣲ

Musa sordu: "Sana apacık bir sey getirmis olsam da mı

31Şuarâ Suresi, 31. Ayet

قَالَ فَأۡتِ بِهِۦۤ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِینَ

Firavun: "Haydi getir onu bakayım, dogrulardan isen" dedi

32Şuarâ Suresi, 32. Ayet

فَأَلۡقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِیَ ثُعۡبَانࣱ مُّبِینࣱ

Bunun uzerine Musa asasını bırakıverdi; apacık bir ejderha oluverdi

33Şuarâ Suresi, 33. Ayet

وَنَزَعَ یَدَهُۥ فَإِذَا هِیَ بَیۡضَاۤءُ لِلنَّـٰظِرِینَ

Elini de (koynundan) cekti cıkardı; bakanlara bembeyaz (gorunen, nur sacan bir sey) oluverdi

34Şuarâ Suresi, 34. Ayet

قَالَ لِلۡمَلَإِ حَوۡلَهُۥۤ إِنَّ هَـٰذَا لَسَـٰحِرٌ عَلِیمࣱ

Firavun cevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde cok bilgili bir sihirbaz

35Şuarâ Suresi, 35. Ayet

یُرِیدُ أَن یُخۡرِجَكُم مِّنۡ أَرۡضِكُم بِسِحۡرِهِۦ فَمَاذَا تَأۡمُرُونَ

Sizi sihriyle yurdunuzdan cıkarmak istiyor. Simdi ne buyurursunuz

36Şuarâ Suresi, 36. Ayet

قَالُوۤا۟ أَرۡجِهۡ وَأَخَاهُ وَٱبۡعَثۡ فِی ٱلۡمَدَاۤىِٕنِ حَـٰشِرِینَ

Dediler ki: "Bunu ve kardesini egle, sehirlere de toplayıcılar gonder

37Şuarâ Suresi, 37. Ayet

یَأۡتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِیمࣲ

Butun bilgic sihirbazları sana getirsinler

38Şuarâ Suresi, 38. Ayet

فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِیقَـٰتِ یَوۡمࣲ مَّعۡلُومࣲ

Boylece, sihirbazlar belli bir gunun tayin edilen vaktinde bir araya getirildi

39Şuarâ Suresi, 39. Ayet

وَقِیلَ لِلنَّاسِ هَلۡ أَنتُم مُّجۡتَمِعُونَ

Halka, "Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi cabuk olun)" denildi

40Şuarâ Suresi, 40. Ayet

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلۡغَـٰلِبِینَ

Ustun gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız" dediler

41Şuarâ Suresi, 41. Ayet

فَلَمَّا جَاۤءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُوا۟ لِفِرۡعَوۡنَ أَىِٕنَّ لَنَا لَأَجۡرًا إِن كُنَّا نَحۡنُ ٱلۡغَـٰلِبِینَ

Sihirbazlar geldiklerinde Firavun'a "Sayet biz ustun gelirsek, muhakkak bize bir ucret vardır, degil mi?" dediler

42Şuarâ Suresi, 42. Ayet

قَالَ نَعَمۡ وَإِنَّكُمۡ إِذࣰا لَّمِنَ ٱلۡمُقَرَّبِینَ

Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hic suphe etmeyin, gozde kimselerden olacaksınız" dedi

43Şuarâ Suresi, 43. Ayet

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰۤ أَلۡقُوا۟ مَاۤ أَنتُم مُّلۡقُونَ

Musa onlara "Atın, ne atacaksanız" dedi

44Şuarâ Suresi, 44. Ayet

فَأَلۡقَوۡا۟ حِبَالَهُمۡ وَعِصِیَّهُمۡ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرۡعَوۡنَ إِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡغَـٰلِبُونَ

Bunun uzerine iplerini ve degneklerini attılar ve "Firavun'un kudreti hakkı icin suphesiz elbette bizler galip gelecegiz" dediler

45Şuarâ Suresi, 45. Ayet

فَأَلۡقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِیَ تَلۡقَفُ مَا یَأۡفِكُونَ

Ardından Musa asasını attı; bir de ne gorsunler, onların uydurduklarını yutuyor

46Şuarâ Suresi, 46. Ayet

فَأُلۡقِیَ ٱلسَّحَرَةُ سَـٰجِدِینَ

Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar

47Şuarâ Suresi, 47. Ayet

قَالُوۤا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Iman ettik, dediler, Alemlerin Rabbine

48Şuarâ Suresi, 48. Ayet

رَبِّ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ

Musa ve Harun'un Rabbine

49Şuarâ Suresi, 49. Ayet

قَالَ ءَامَنتُمۡ لَهُۥ قَبۡلَ أَنۡ ءَاذَنَ لَكُمۡۖ إِنَّهُۥ لَكَبِیرُكُمُ ٱلَّذِی عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحۡرَ فَلَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَیۡدِیَكُمۡ وَأَرۡجُلَكُم مِّنۡ خِلَـٰفࣲ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمۡ أَجۡمَعِینَ

Firavun (kızgınlık icinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlasıldı ki o size sihri ogreten buyugunuzmus! Ama simdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı caprazlama ke stirecegim, hepinizi carmıha gerdirecegim

50Şuarâ Suresi, 50. Ayet

قَالُوا۟ لَا ضَیۡرَۖ إِنَّاۤ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

Zararı yok dediler nasıl olsa biz Rabbimize donecegiz

51Şuarâ Suresi, 51. Ayet

إِنَّا نَطۡمَعُ أَن یَغۡفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَـٰیَـٰنَاۤ أَن كُنَّاۤ أَوَّلَ ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Herhalde biz muminlerin evveli oldugumuzdan dolayı, Rabbimizin bize magfiret buyuracagını umit ederiz

52Şuarâ Suresi, 52. Ayet

۞ وَأَوۡحَیۡنَاۤ إِلَىٰ مُوسَىٰۤ أَنۡ أَسۡرِ بِعِبَادِیۤ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Biz, Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola cıkar, cunku takip edileceksiniz" diye vahyettik

53Şuarâ Suresi, 53. Ayet

فَأَرۡسَلَ فِرۡعَوۡنُ فِی ٱلۡمَدَاۤىِٕنِ حَـٰشِرِینَ

Firavun da sehirlere (asker) toplayıcılar gonderdi

54Şuarâ Suresi, 54. Ayet

إِنَّ هَـٰۤؤُلَاۤءِ لَشِرۡذِمَةࣱ قَلِیلُونَ

Esasen bunlar, sayıları azar azar, boluk porcuk bir cemaattır

55Şuarâ Suresi, 55. Ayet

وَإِنَّهُمۡ لَنَا لَغَاۤىِٕظُونَ

(Boyle iken) hakkımızda cok gayz (ofke) besliyorlar

56Şuarâ Suresi, 56. Ayet

وَإِنَّا لَجَمِیعٌ حَـٰذِرُونَ

Biz ise, elbette uyanık (ve tekvucut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu)

57Şuarâ Suresi, 57. Ayet

فَأَخۡرَجۡنَـٰهُم مِّن جَنَّـٰتࣲ وَعُیُونࣲ

Ama (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahcelerden, pınarlardan

58Şuarâ Suresi, 58. Ayet

وَكُنُوزࣲ وَمَقَامࣲ كَرِیمࣲ

Hazinelerden ve serefli makamlardan cıkardık

59Şuarâ Suresi, 59. Ayet

كَذَ ٰ⁠لِكَۖ وَأَوۡرَثۡنَـٰهَا بَنِیۤ إِسۡرَ ٰ⁠ۤءِیلَ

Ve onlara Israil ogullarını mirascı yaptık

60Şuarâ Suresi, 60. Ayet

فَأَتۡبَعُوهُم مُّشۡرِقِینَ

Derken (Firavun ve adamları) gunes dogmustu ki, onların ardına dustuler

61Şuarâ Suresi, 61. Ayet

فَلَمَّا تَرَ ٰ⁠ۤءَا ٱلۡجَمۡعَانِ قَالَ أَصۡحَـٰبُ مُوسَىٰۤ إِنَّا لَمُدۡرَكُونَ

Iki topluluk birbirini gorunce, Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler

62Şuarâ Suresi, 62. Ayet

قَالَ كَلَّاۤۖ إِنَّ مَعِیَ رَبِّی سَیَهۡدِینِ

Musa: "Hayır, asla! dedi, Rabbim suphesiz benimledir, bana yolunu gosterecektir

63Şuarâ Suresi, 63. Ayet

فَأَوۡحَیۡنَاۤ إِلَىٰ مُوسَىٰۤ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقࣲ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِیمِ

Bunun uzerine Musa'ya "Vur asan ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her boluk koca bir dag gibi oluverdi

64Şuarâ Suresi, 64. Ayet

وَأَزۡلَفۡنَا ثَمَّ ٱلۡـَٔاخَرِینَ

Otekilerini de buraya yanastırıvermistik

65Şuarâ Suresi, 65. Ayet

وَأَنجَیۡنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥۤ أَجۡمَعِینَ

Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık

66Şuarâ Suresi, 66. Ayet

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِینَ

Sonra da otekileri suda bogduk

67Şuarâ Suresi, 67. Ayet

إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِینَ

Suphesiz bunda bir ayet (ibret) vardır; ama cokları iman etmis degillerdir

68Şuarâ Suresi, 68. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلرَّحِیمُ

Ve suphesiz, iste o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

69Şuarâ Suresi, 69. Ayet

وَٱتۡلُ عَلَیۡهِمۡ نَبَأَ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ

(Resulum!) onlara Ibrahim'in kıssasını da naklet

70Şuarâ Suresi, 70. Ayet

إِذۡ قَالَ لِأَبِیهِ وَقَوۡمِهِۦ مَا تَعۡبُدُونَ

Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demisti

71Şuarâ Suresi, 71. Ayet

قَالُوا۟ نَعۡبُدُ أَصۡنَامࣰا فَنَظَلُّ لَهَا عَـٰكِفِینَ

Birtakım putlara taparız da onlar sayesinde toplanırız" dediler

72Şuarâ Suresi, 72. Ayet

قَالَ هَلۡ یَسۡمَعُونَكُمۡ إِذۡ تَدۡعُونَ

Ibrahim "Peki, dedi, yalvardıgınızda onlar sizi isitiyorlar mı

73Şuarâ Suresi, 73. Ayet

أَوۡ یَنفَعُونَكُمۡ أَوۡ یَضُرُّونَ

Veya size fayda veya zararları olur mu

74Şuarâ Suresi, 74. Ayet

قَالُوا۟ بَلۡ وَجَدۡنَاۤ ءَابَاۤءَنَا كَذَ ٰ⁠لِكَ یَفۡعَلُونَ

Yok, dediler, ama biz babalarımızı boyle yapar bulduk

75Şuarâ Suresi, 75. Ayet

قَالَ أَفَرَءَیۡتُم مَّا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ

Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister onceki atalarınızın olsun, neye taptıgınızı (biraz olsun) dusundunuz mu

76Şuarâ Suresi, 76. Ayet

أَنتُمۡ وَءَابَاۤؤُكُمُ ٱلۡأَقۡدَمُونَ

Ibrahim dedi ki: "Iyi ama, ister sizin, ister onceki atalarınızın olsun, neye taptıgınızı (biraz olsun) dusundunuz mu

77Şuarâ Suresi, 77. Ayet

فَإِنَّهُمۡ عَدُوࣱّ لِّیۤ إِلَّا رَبَّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Hep onlar benim dusmanımdır; ancak alemlerin Rabbi (benim dostumdur)

78Şuarâ Suresi, 78. Ayet

ٱلَّذِی خَلَقَنِی فَهُوَ یَهۡدِینِ

O ki, beni yaratan ve bana dogru yolu gosterendir

79Şuarâ Suresi, 79. Ayet

وَٱلَّذِی هُوَ یُطۡعِمُنِی وَیَسۡقِینِ

Beni yediren, icirendir

80Şuarâ Suresi, 80. Ayet

وَإِذَا مَرِضۡتُ فَهُوَ یَشۡفِینِ

Hastalandıgım zaman bana O, sifa verir

81Şuarâ Suresi, 81. Ayet

وَٱلَّذِی یُمِیتُنِی ثُمَّ یُحۡیِینِ

O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir

82Şuarâ Suresi, 82. Ayet

وَٱلَّذِیۤ أَطۡمَعُ أَن یَغۡفِرَ لِی خَطِیۤـَٔتِی یَوۡمَ ٱلدِّینِ

Ve hesap gunu, hatamı bagıslayacagını umdugumdur

83Şuarâ Suresi, 83. Ayet

رَبِّ هَبۡ لِی حُكۡمࣰا وَأَلۡحِقۡنِی بِٱلصَّـٰلِحِینَ

Ya Rab! Bana hikmet (hukum) ver ve beni iyiler (zumresin)e kat

84Şuarâ Suresi, 84. Ayet

وَٱجۡعَل لِّی لِسَانَ صِدۡقࣲ فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Sonra gelecekler icinde beni dogrulukla anılanlardan eyle

85Şuarâ Suresi, 85. Ayet

وَٱجۡعَلۡنِی مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِیمِ

Ve beni naim (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle

86Şuarâ Suresi, 86. Ayet

وَٱغۡفِرۡ لِأَبِیۤ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّاۤلِّینَ

Babamı da bagısla, cunku o yanlıs gidenlerdendir

87Şuarâ Suresi, 87. Ayet

وَلَا تُخۡزِنِی یَوۡمَ یُبۡعَثُونَ

(Insanların) diriltilecekleri gun, beni mahcub etme

88Şuarâ Suresi, 88. Ayet

یَوۡمَ لَا یَنفَعُ مَالࣱ وَلَا بَنُونَ

O gun ki ne mal fayda verir ne ogullar

89Şuarâ Suresi, 89. Ayet

إِلَّا مَنۡ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلۡبࣲ سَلِیمࣲ

Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o gunde (kurtulusa erer)

90Şuarâ Suresi, 90. Ayet

وَأُزۡلِفَتِ ٱلۡجَنَّةُ لِلۡمُتَّقِینَ

(O gun) Cennet muttakilere yaklastırılmıstır

91Şuarâ Suresi, 91. Ayet

وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِیمُ لِلۡغَاوِینَ

Azgınlar icin de cehennem hortlatılmıstır

92Şuarâ Suresi, 92. Ayet

وَقِیلَ لَهُمۡ أَیۡنَ مَا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ

Onlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir

93Şuarâ Suresi, 93. Ayet

مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلۡ یَنصُرُونَكُمۡ أَوۡ یَنتَصِرُونَ

Onlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir

94Şuarâ Suresi, 94. Ayet

فَكُبۡكِبُوا۟ فِیهَا هُمۡ وَٱلۡغَاوُۥنَ

Ve arkasından hep onlar (putlar ve azgınlar) o cehennemin icine fırlatılmaktadırlar

95Şuarâ Suresi, 95. Ayet

وَجُنُودُ إِبۡلِیسَ أَجۡمَعُونَ

Ve butun o Iblis orduları onun icinde birbirleriyle cekisirlerken dediler ki

96Şuarâ Suresi, 96. Ayet

قَالُوا۟ وَهُمۡ فِیهَا یَخۡتَصِمُونَ

Ve butun o Iblis orduları onun icinde birbirleriyle cekisirlerken dediler ki

97Şuarâ Suresi, 97. Ayet

تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینٍ

Vallahi biz, gercekten apacık bir sapıklık icindeymisiz

98Şuarâ Suresi, 98. Ayet

إِذۡ نُسَوِّیكُم بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Cunku biz sizi, alemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk

99Şuarâ Suresi, 99. Ayet

وَمَاۤ أَضَلَّنَاۤ إِلَّا ٱلۡمُجۡرِمُونَ

Ve bizi hep o gunahkarlar saptırdı

100Şuarâ Suresi, 100. Ayet

فَمَا لَنَا مِن شَـٰفِعِینَ

Bak bizim icin ne sefaatciler var

101Şuarâ Suresi, 101. Ayet

وَلَا صَدِیقٍ حَمِیمࣲ

Ne de yakın bir dost

102Şuarâ Suresi, 102. Ayet

فَلَوۡ أَنَّ لَنَا كَرَّةࣰ فَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Ah keske (dunyaya) bir kere daha donebilsek de, muminlerden olabilseydik

103Şuarâ Suresi, 103. Ayet

إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِینَ

Suphesiz bunda bir ayet (alınacak bir ders) vardır; oysa cokları iman etmis degillerdir

104Şuarâ Suresi, 104. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلرَّحِیمُ

Ve suphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

105Şuarâ Suresi, 105. Ayet

كَذَّبَتۡ قَوۡمُ نُوحٍ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla itham etti

106Şuarâ Suresi, 106. Ayet

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani kardesleri Nuh onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız

107Şuarâ Suresi, 107. Ayet

إِنِّی لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِینࣱ

Haberiniz olsun ki ben, size gonderilmis guvenilir bir Peygamberim

108Şuarâ Suresi, 108. Ayet

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin

109Şuarâ Suresi, 109. Ayet

وَمَاۤ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَیۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِیَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Buna karsılık ben sizden hicbir ucret istemiyorum. Benim mukafaatımı verecek olan ancak, alemlerin Rabbidir

110Şuarâ Suresi, 110. Ayet

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Gelin, artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin

111Şuarâ Suresi, 111. Ayet

۞ قَالُوۤا۟ أَنُؤۡمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلۡأَرۡذَلُونَ

A, dediler, senin ardına hep dusuk kimseler dusmusken, biz sana hic inanır mıyız

112Şuarâ Suresi, 112. Ayet

قَالَ وَمَا عِلۡمِی بِمَا كَانُوا۟ یَعۡمَلُونَ

Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur

113Şuarâ Suresi, 113. Ayet

إِنۡ حِسَابُهُمۡ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّیۖ لَوۡ تَشۡعُرُونَ

Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Dusunsenize

114Şuarâ Suresi, 114. Ayet

وَمَاۤ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Hem ben iman edenleri kovmaya memur degilim

115Şuarâ Suresi, 115. Ayet

إِنۡ أَنَا۠ إِلَّا نَذِیرࣱ مُّبِینࣱ

Ben ancak apacık bir uyarıcıyım

116Şuarâ Suresi, 116. Ayet

قَالُوا۟ لَىِٕن لَّمۡ تَنتَهِ یَـٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمَرۡجُومِینَ

Dediler ki: "Ey Nuh! Eger vazgecmezsen, iyi bil ki, tasa tutulanlardan olacaksın

117Şuarâ Suresi, 117. Ayet

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوۡمِی كَذَّبُونِ

Nuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti

118Şuarâ Suresi, 118. Ayet

فَٱفۡتَحۡ بَیۡنِی وَبَیۡنَهُمۡ فَتۡحࣰا وَنَجِّنِی وَمَن مَّعِیَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Artık benimle onların arasında sen hukmunu ver. Beni ve beraberimdeki muminleri kurtar

119Şuarâ Suresi, 119. Ayet

فَأَنجَیۡنَـٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِی ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Bunun uzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide tasıyarak kurtardık

120Şuarâ Suresi, 120. Ayet

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا بَعۡدُ ٱلۡبَاقِینَ

Sonra da arkasında kalanları suda bogduk

121Şuarâ Suresi, 121. Ayet

إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِینَ

Suphesiz bunda mutlak bir ayet (alınacak ders) vardır; ama cokları iman etmis degillerdir

122Şuarâ Suresi, 122. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلرَّحِیمُ

Ve suphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

123Şuarâ Suresi, 123. Ayet

كَذَّبَتۡ عَادٌ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Ad (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti

124Şuarâ Suresi, 124. Ayet

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani kardesleri Hud onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız

125Şuarâ Suresi, 125. Ayet

إِنِّی لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِینࣱ

Haberiniz olsun ki ben, size gonderilmis, guvenilir bir Peygamberim

126Şuarâ Suresi, 126. Ayet

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Gelin artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin

127Şuarâ Suresi, 127. Ayet

وَمَاۤ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَیۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِیَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Buna karsılık ben sizden hicbir ucret istemiyorum. Benim mukafatımı verecek olan ancak alemlerin Rabbidir

128Şuarâ Suresi, 128. Ayet

أَتَبۡنُونَ بِكُلِّ رِیعٍ ءَایَةࣰ تَعۡبَثُونَ

Siz her tepeye bir alamet bina edip eglenir durur musunuz

129Şuarâ Suresi, 129. Ayet

وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمۡ تَخۡلُدُونَ

Temelli kalacagınızı umarak saglam yapılar mı edinirsiniz

130Şuarâ Suresi, 130. Ayet

وَإِذَا بَطَشۡتُم بَطَشۡتُمۡ جَبَّارِینَ

Hem tuttugunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz

131Şuarâ Suresi, 131. Ayet

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin

132Şuarâ Suresi, 132. Ayet

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِیۤ أَمَدَّكُم بِمَا تَعۡلَمُونَ

O Allah'tan korkun ki, size o bildiginiz seyleri vermekte

133Şuarâ Suresi, 133. Ayet

أَمَدَّكُم بِأَنۡعَـٰمࣲ وَبَنِینَ

Davarlar, ogullar

134Şuarâ Suresi, 134. Ayet

وَجَنَّـٰتࣲ وَعُیُونٍ

Cennet gibi baglar, bahceler, pınarlar ihsan etmektedir

135Şuarâ Suresi, 135. Ayet

إِنِّیۤ أَخَافُ عَلَیۡكُمۡ عَذَابَ یَوۡمٍ عَظِیمࣲ

Cidden ben sizin hakkınızda buyuk bir gunun azabından korkuyorum

136Şuarâ Suresi, 136. Ayet

قَالُوا۟ سَوَاۤءٌ عَلَیۡنَاۤ أَوَعَظۡتَ أَمۡ لَمۡ تَكُن مِّنَ ٱلۡوَ ٰ⁠عِظِینَ

Dediler ki: "Sen ha vaaz etmissin, ha vaaz edenlerden olmamıssın, bizce birdir

137Şuarâ Suresi, 137. Ayet

إِنۡ هَـٰذَاۤ إِلَّا خُلُقُ ٱلۡأَوَّلِینَ

Bu sırf eskilerin adetidir

138Şuarâ Suresi, 138. Ayet

وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِینَ

Biz azaba ugratılacak da degiliz

139Şuarâ Suresi, 139. Ayet

فَكَذَّبُوهُ فَأَهۡلَكۡنَـٰهُمۡۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِینَ

Boylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Suphesiz bunda mutlak bir ayet (alınacak bir ders) vardır, ama cokları iman etmis degillerdir

140Şuarâ Suresi, 140. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلرَّحِیمُ

Ve suphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

141Şuarâ Suresi, 141. Ayet

كَذَّبَتۡ ثَمُودُ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Semud (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti

142Şuarâ Suresi, 142. Ayet

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ صَـٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani kardesleri Salih onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız

143Şuarâ Suresi, 143. Ayet

إِنِّی لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِینࣱ

Haberiniz olsun ki ben size gonderilmis guvenilir bir peygamberim

144Şuarâ Suresi, 144. Ayet

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin

145Şuarâ Suresi, 145. Ayet

وَمَاۤ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَیۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِیَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Buna karsılık ben sizden hicbir ucret istemiyorum. Benim mukafatımı verecek olan ancak alemlerin Rabbidir

146Şuarâ Suresi, 146. Ayet

أَتُتۡرَكُونَ فِی مَا هَـٰهُنَاۤ ءَامِنِینَ

Siz burada guven icinde bırakılacak mısınız

147Şuarâ Suresi, 147. Ayet

فِی جَنَّـٰتࣲ وَعُیُونࣲ

Bahcelerin, pınarların icinde

148Şuarâ Suresi, 148. Ayet

وَزُرُوعࣲ وَنَخۡلࣲ طَلۡعُهَا هَضِیمࣱ

Ekinlerin, salkımları sarkmıs hurmalar arasında

149Şuarâ Suresi, 149. Ayet

وَتَنۡحِتُونَ مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُیُوتࣰا فَـٰرِهِینَ

Ki bir de daglardan keyifli keyifli kasaneler oyuyorsunuz

150Şuarâ Suresi, 150. Ayet

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin

151Şuarâ Suresi, 151. Ayet

وَلَا تُطِیعُوۤا۟ أَمۡرَ ٱلۡمُسۡرِفِینَ

Yeryuzunde bozgunculuk yapıp dirlik duzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın

152Şuarâ Suresi, 152. Ayet

ٱلَّذِینَ یُفۡسِدُونَ فِی ٱلۡأَرۡضِ وَلَا یُصۡلِحُونَ

Yeryuzunde bozgunculuk yapıp dirlik duzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın

153Şuarâ Suresi, 153. Ayet

قَالُوۤا۟ إِنَّمَاۤ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِینَ

Sen dediler, olsa olsa iyice buyulenmis birisin

154Şuarâ Suresi, 154. Ayet

مَاۤ أَنتَ إِلَّا بَشَرࣱ مِّثۡلُنَا فَأۡتِ بِـَٔایَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِینَ

Sen de ancak bizim gibi bir besersin. Eger dogru soyleyenlerden isen, haydi bize bir ayet (mucize) getir

155Şuarâ Suresi, 155. Ayet

قَالَ هَـٰذِهِۦ نَاقَةࣱ لَّهَا شِرۡبࣱ وَلَكُمۡ شِرۡبُ یَوۡمࣲ مَّعۡلُومࣲ

Salih "Iste (mucize) bu disi devedir; su icme hakkı (bir gun) onundur, belli bir gunun icme hakkı da sizin" dedi

156Şuarâ Suresi, 156. Ayet

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوۤءࣲ فَیَأۡخُذَكُمۡ عَذَابُ یَوۡمٍ عَظِیمࣲ

Sakın ona bir kotulukle ilismeyin, yoksa sizi buyuk bir gunun azabı yakalayıverir

157Şuarâ Suresi, 157. Ayet

فَعَقَرُوهَا فَأَصۡبَحُوا۟ نَـٰدِمِینَ

Derken onu kestiler; fakat pisman da oldular

158Şuarâ Suresi, 158. Ayet

فَأَخَذَهُمُ ٱلۡعَذَابُۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِینَ

Cunku kendilerini azap yakalayıverdi. Suphesiz bunda bir ayet (alınacak bir ders) vardır, ama cokları iman etmis degillerdir

159Şuarâ Suresi, 159. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلرَّحِیمُ

Ve suphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

160Şuarâ Suresi, 160. Ayet

كَذَّبَتۡ قَوۡمُ لُوطٍ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Lut (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti

161Şuarâ Suresi, 161. Ayet

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ أَخُوهُمۡ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani kardesleri Lut onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız

162Şuarâ Suresi, 162. Ayet

إِنِّی لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِینࣱ

Haberiniz olsun ki, ben size gonderilmis guvenilir bir peygamberim

163Şuarâ Suresi, 163. Ayet

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin

164Şuarâ Suresi, 164. Ayet

وَمَاۤ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَیۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِیَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Buna karsılık ben sizden bir ucret istemiyorum. Benim mukafatımı verecek olan ancak alemlerin Rabbidir

165Şuarâ Suresi, 165. Ayet

أَتَأۡتُونَ ٱلذُّكۡرَانَ مِنَ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Insanlar icinden erkeklere mi gidiyorsunuz

166Şuarâ Suresi, 166. Ayet

وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمۡ رَبُّكُم مِّنۡ أَزۡوَ ٰ⁠جِكُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ عَادُونَ

Bırakıyorsunuz da sizler icin yarattıgı esleri! Dogrusu siz insanlıktan cıkmıs bir kavimsiniz

167Şuarâ Suresi, 167. Ayet

قَالُوا۟ لَىِٕن لَّمۡ تَنتَهِ یَـٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُخۡرَجِینَ

Onlar soyle dediler: "Ey Lut! (Bu davadan) vazgecmezsen, iyi bilki, surulenlerden olacaksın

168Şuarâ Suresi, 168. Ayet

قَالَ إِنِّی لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلۡقَالِینَ

Lut "Dogrusu ben, dedi, sizin bu isinize bugzedenlerdenim

169Şuarâ Suresi, 169. Ayet

رَبِّ نَجِّنِی وَأَهۡلِی مِمَّا یَعۡمَلُونَ

Ya Rabbi! Beni ve ailemi onların yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar

170Şuarâ Suresi, 170. Ayet

فَنَجَّیۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥۤ أَجۡمَعِینَ

Biz de onu ve ailesinin tamamını kurtardık

171Şuarâ Suresi, 171. Ayet

إِلَّا عَجُوزࣰا فِی ٱلۡغَـٰبِرِینَ

Ancak (geride) bir yaslı kadın kaldı

172Şuarâ Suresi, 172. Ayet

ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِینَ

Sonra geridekilerin hepsini helak ettik

173Şuarâ Suresi, 173. Ayet

وَأَمۡطَرۡنَا عَلَیۡهِم مَّطَرࣰاۖ فَسَاۤءَ مَطَرُ ٱلۡمُنذَرِینَ

Ve uzerlerine oyle bir yagmur yagdırdık ki, (uyarılanların) o yagmuru ne kotu bir yagmurdu

174Şuarâ Suresi, 174. Ayet

إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِینَ

Suphesiz bunda bir ayet (alınacak bir ders) vardır. Ama cokları iman etmis degillerdir

175Şuarâ Suresi, 175. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلرَّحِیمُ

Ve suphesiz Rabbin, iste O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

176Şuarâ Suresi, 176. Ayet

كَذَّبَ أَصۡحَـٰبُ لۡـَٔیۡكَةِ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti

177Şuarâ Suresi, 177. Ayet

إِذۡ قَالَ لَهُمۡ شُعَیۡبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani Suayb onlara soyle demisti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız

178Şuarâ Suresi, 178. Ayet

إِنِّی لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِینࣱ

Haberiniz olsun ki ben size gonderilmis guvenilir bir peygamberim

179Şuarâ Suresi, 179. Ayet

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِیعُونِ

Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin

180Şuarâ Suresi, 180. Ayet

وَمَاۤ أَسۡـَٔلُكُمۡ عَلَیۡهِ مِنۡ أَجۡرٍۖ إِنۡ أَجۡرِیَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Buna karsılık ben sizden bir ucret istemiyorum. Benim mukafatımı verecek olan yalnız alemlerin Rabbidir

181Şuarâ Suresi, 181. Ayet

۞ أَوۡفُوا۟ ٱلۡكَیۡلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلۡمُخۡسِرِینَ

Olcegi tam olcun de hak yiyenlerden olmayın

182Şuarâ Suresi, 182. Ayet

وَزِنُوا۟ بِٱلۡقِسۡطَاسِ ٱلۡمُسۡتَقِیمِ

Ve dogru terazi ile tartın

183Şuarâ Suresi, 183. Ayet

وَلَا تَبۡخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشۡیَاۤءَهُمۡ وَلَا تَعۡثَوۡا۟ فِی ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِینَ

Halkın esyalarını degerinden dusurmeyin. Yeryuzunde bozgunculuk yaparak karısıklık cıkarmayın

184Şuarâ Suresi, 184. Ayet

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِی خَلَقَكُمۡ وَٱلۡجِبِلَّةَ ٱلۡأَوَّلِینَ

O sizi ve sizden onceki nesilleri yaratan Allah'tan korkun

185Şuarâ Suresi, 185. Ayet

قَالُوۤا۟ إِنَّمَاۤ أَنتَ مِنَ ٱلۡمُسَحَّرِینَ

Onlar soyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice buyulenmis birisin

186Şuarâ Suresi, 186. Ayet

وَمَاۤ أَنتَ إِلَّا بَشَرࣱ مِّثۡلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلۡكَـٰذِبِینَ

Sen de bizim gibi bir beserden baska nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz

187Şuarâ Suresi, 187. Ayet

فَأَسۡقِطۡ عَلَیۡنَا كِسَفࣰا مِّنَ ٱلسَّمَاۤءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِینَ

Sayet dogru sozlulerden isen, ustumuze gokten bir parca dusuruver

188Şuarâ Suresi, 188. Ayet

قَالَ رَبِّیۤ أَعۡلَمُ بِمَا تَعۡمَلُونَ

Suayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi

189Şuarâ Suresi, 189. Ayet

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمۡ عَذَابُ یَوۡمِ ٱلظُّلَّةِۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ یَوۡمٍ عَظِیمٍ

Hulasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o golge gununun azabı yakalayıverdi. O cidden buyuk bir gunun azabı idi

190Şuarâ Suresi, 190. Ayet

إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِینَ

Suphesiz bunda bir ayet (alınacak bir ders) vardır. Ama cokları iman etmis degillerdir

191Şuarâ Suresi, 191. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلرَّحِیمُ

Ve suphesiz Rabbin, iste O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir

192Şuarâ Suresi, 192. Ayet

وَإِنَّهُۥ لَتَنزِیلُ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Ve muhakkak ki bu (Kur'an) alemlerin Rabbinin indirmesidir

193Şuarâ Suresi, 193. Ayet

نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلۡأَمِینُ

(Resulum!) Onu Ruhu'lemin (Cebrail) indirdi

194Şuarâ Suresi, 194. Ayet

عَلَىٰ قَلۡبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُنذِرِینَ

Uyarıcılardan olasın diye senin kalbin uzerine

195Şuarâ Suresi, 195. Ayet

بِلِسَانٍ عَرَبِیࣲّ مُّبِینࣲ

Acık parlak bir Arapca lisan ile

196Şuarâ Suresi, 196. Ayet

وَإِنَّهُۥ لَفِی زُبُرِ ٱلۡأَوَّلِینَ

O, suphesiz daha oncekilerin kitaplarında da vardı

197Şuarâ Suresi, 197. Ayet

أَوَلَمۡ یَكُن لَّهُمۡ ءَایَةً أَن یَعۡلَمَهُۥ عُلَمَـٰۤؤُا۟ بَنِیۤ إِسۡرَ ٰ⁠ۤءِیلَ

Israilogulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar icin bir ayet (delil) degil midir

198Şuarâ Suresi, 198. Ayet

وَلَوۡ نَزَّلۡنَـٰهُ عَلَىٰ بَعۡضِ ٱلۡأَعۡجَمِینَ

Biz onu Arapca bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi

199Şuarâ Suresi, 199. Ayet

فَقَرَأَهُۥ عَلَیۡهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤۡمِنِینَ

Biz onu Arapca bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi

200Şuarâ Suresi, 200. Ayet

كَذَ ٰ⁠لِكَ سَلَكۡنَـٰهُ فِی قُلُوبِ ٱلۡمُجۡرِمِینَ

Boylece onu gunahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı gorunceye kadar ona iman etmezler

201Şuarâ Suresi, 201. Ayet

لَا یُؤۡمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ یَرَوُا۟ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِیمَ

Boylece onu gunahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı gorunceye kadar ona iman etmezler

202Şuarâ Suresi, 202. Ayet

فَیَأۡتِیَهُم بَغۡتَةࣰ وَهُمۡ لَا یَشۡعُرُونَ

Iste bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir

203Şuarâ Suresi, 203. Ayet

فَیَقُولُوا۟ هَلۡ نَحۡنُ مُنظَرُونَ

O zaman "Bize (iman etmemiz icin) muhlet verilir mi acaba?... diyeceklerdir

204Şuarâ Suresi, 204. Ayet

أَفَبِعَذَابِنَا یَسۡتَعۡجِلُونَ

(Oysa dunyada iken) Onlar bizim azabımızı carcabuk istiyorlardı

205Şuarâ Suresi, 205. Ayet

أَفَرَءَیۡتَ إِن مَّتَّعۡنَـٰهُمۡ سِنِینَ

Gordun ya artık onlara senelerce zevk ettirsek

206Şuarâ Suresi, 206. Ayet

ثُمَّ جَاۤءَهُم مَّا كَانُوا۟ یُوعَدُونَ

Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip catarsa

207Şuarâ Suresi, 207. Ayet

مَاۤ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُوا۟ یُمَتَّعُونَ

O yasadıkları zevkin kendilerine hicbir faydası olmayacaktır

208Şuarâ Suresi, 208. Ayet

وَمَاۤ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡیَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmustur

209Şuarâ Suresi, 209. Ayet

ذِكۡرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَـٰلِمِینَ

(Onlar) ihtar edilmistir ve biz zulmetmis degiliz

210Şuarâ Suresi, 210. Ayet

وَمَا تَنَزَّلَتۡ بِهِ ٱلشَّیَـٰطِینُ

Onu (Kur'an'ı) seytanlar indirmedi

211Şuarâ Suresi, 211. Ayet

وَمَا یَنۢبَغِی لَهُمۡ وَمَا یَسۡتَطِیعُونَ

Bu onlara hem yarasmaz hem gucleri yetmez

212Şuarâ Suresi, 212. Ayet

إِنَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّمۡعِ لَمَعۡزُولُونَ

Suphesiz onlar vahyi isitmekten uzak tutulmuslardır

213Şuarâ Suresi, 213. Ayet

فَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُعَذَّبِینَ

O halde sakın Allah ile beraber baska tanrıya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba ugratılanlardan olursun

214Şuarâ Suresi, 214. Ayet

وَأَنذِرۡ عَشِیرَتَكَ ٱلۡأَقۡرَبِینَ

(Once) en yakın hısımlarını uyar

215Şuarâ Suresi, 215. Ayet

وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Ve sana uyan muminlere kanadını indir

216Şuarâ Suresi, 216. Ayet

فَإِنۡ عَصَوۡكَ فَقُلۡ إِنِّی بَرِیۤءࣱ مِّمَّا تَعۡمَلُونَ

Sayet sana karsı gelirlerse, de ki: "Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak uzagım

217Şuarâ Suresi, 217. Ayet

وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱلۡعَزِیزِ ٱلرَّحِیمِ

Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine guvenip dayan

218Şuarâ Suresi, 218. Ayet

ٱلَّذِی یَرَىٰكَ حِینَ تَقُومُ

O ki, (gece namaza) kalktıgın zaman seni goruyor

219Şuarâ Suresi, 219. Ayet

وَتَقَلُّبَكَ فِی ٱلسَّـٰجِدِینَ

Ve secde edenler arasında dolasmanı da (goruyor)

220Şuarâ Suresi, 220. Ayet

إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِیعُ ٱلۡعَلِیمُ

Cunku her seyi isiten, her seyi bilen O'dur

221Şuarâ Suresi, 221. Ayet

هَلۡ أُنَبِّئُكُمۡ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّیَـٰطِینُ

Seytanların kime inecegini size haber vereyim mi

222Şuarâ Suresi, 222. Ayet

تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِیمࣲ

Onlar, gunaha, iftiraya duskun olan herkesin uzerine inerler

223Şuarâ Suresi, 223. Ayet

یُلۡقُونَ ٱلسَّمۡعَ وَأَكۡثَرُهُمۡ كَـٰذِبُونَ

Onlar, (seytanlara) kulak verirler ve onların cogu yalancıdır

224Şuarâ Suresi, 224. Ayet

وَٱلشُّعَرَاۤءُ یَتَّبِعُهُمُ ٱلۡغَاوُۥنَ

Sairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar

225Şuarâ Suresi, 225. Ayet

أَلَمۡ تَرَ أَنَّهُمۡ فِی كُلِّ وَادࣲ یَهِیمُونَ

Onların her vadide saskın saskın dolastıklarını ve gercekte yapmadıkları seyleri soylediklerini gormedin mi

226Şuarâ Suresi, 226. Ayet

وَأَنَّهُمۡ یَقُولُونَ مَا لَا یَفۡعَلُونَ

Onların her vadide saskın saskın dolastıklarını ve gercekte yapmadıkları seyleri soylediklerini gormedin mi

227Şuarâ Suresi, 227. Ayet

إِلَّا ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِیرࣰا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعۡدِ مَا ظُلِمُوا۟ۗ وَسَیَعۡلَمُ ٱلَّذِینَ ظَلَمُوۤا۟ أَیَّ مُنقَلَبࣲ یَنقَلِبُونَ

Ancak iman edip iyi ameller isleyenler, Allah'ı cok cok ananlar ve haksızlıga ugratıldıklarında kendilerini savunanlar mustesna; haksızlık edenler, hangi donuse (hangi akibete) donduruleceklerini yakında bileceklerdir

Furkân SuresiNeml Suresi