HakkımızdaGizlilikİletişim
İslam Gündemiİslama dair her şey...
Ana SayfaNamaz Vakitleri
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Risale-i Nur KülliyatıHadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliEsmaül Hüsna
İbadetler AnsiklopedisiGünlük DualarÇocuklara Özel İslamiyet
Dini Bilgiler (Blog)Muhafazakar Tatil ÖnerileriErkek Bebek İsimleriKız Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriPeygamberimizSıkça Sorulan Dini Sorular
Kıble Bulucu (Pusula)Kaza Namazı & Hatim TakibiOnline ZikirmatikDini Günler TakvimiKaza Orucu Takip PaneliMiras Hesaplama (Ferâiz)Arapça Sözlük
/
/
İslam Gündemiİslama dair her şey...

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

İlim, irfan ve iman yolunda

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Sahih-i Buhari
  • Sahih-i Müslim
  • Sünen-i Tirmizi
  • İslami Bebek İsimleri
  • 🎯 Günün İslami Sınavı
  • Ücretsiz İslami PDF'ler
  • Ebced Hesabı (İsim Analizi)
  • 🥫 Helal E-Kodu Tarayıcı
  • Online Hatim Dağıtımı
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Vakit Namazları Rekat
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Kaza Namazı & Hatim Takibi
  • Online Zikirmatik
  • Kaza Orucu Takibi
  • Miras Hesaplama (Ferâiz)
  • Dualar ve Zikirler
  • 2027 Dini Günler Takvimi
  • 2027 Ramazan Ne Zaman?
  • 2027 Kurban Bayramı Ne Zaman?
  • 2027 Üç Aylar Ne Zaman?
  • Zekat Hesaplama
  • Arapça-Türkçe Sözlük
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • Muhafazakar Tatil Önerileri
  • Esmaül Hüsna
  • Çocuklara Özel İslamiyet

Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir.

HakkımızdaGizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikasıİletişim
DİL
TR|EN|AR
© 2026 İslam Gündemi. Tüm hakları saklıdır.
Ana Sayfa
Kuran
Namaz
Hadisler
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Neml Suresi
27

Neml Suresi

سُورَةُ النَّمۡلِ • 93 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Neml Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ طسۤۚ تِلۡكَ ءَایَـٰتُ ٱلۡقُرۡءَانِ وَكِتَابࣲ مُّبِینٍ

Ta, Sin. Bunlar sana, Kur'an'ın ve apacık bir kitabın ayetleridir

2Neml Suresi, 2. Ayet

هُدࣰى وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُؤۡمِنِینَ

Iman eden muminler icin hidayet rehberi ve mujdeci olmak uzere

3Neml Suresi, 3. Ayet

ٱلَّذِینَ یُقِیمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَیُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلۡـَٔاخِرَةِ هُمۡ یُوقِنُونَ

Ki o (muminler) namazı dosdogru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler

4Neml Suresi, 4. Ayet

إِنَّ ٱلَّذِینَ لَا یُؤۡمِنُونَ بِٱلۡـَٔاخِرَةِ زَیَّنَّا لَهُمۡ أَعۡمَـٰلَهُمۡ فَهُمۡ یَعۡمَهُونَ

Suphesiz biz, ahirete inanmayanların islerini kendilerine suslu gosterdik de onlar ilerisini goremezler, kalpleri korelmistir

5Neml Suresi, 5. Ayet

أُو۟لَـٰۤىِٕكَ ٱلَّذِینَ لَهُمۡ سُوۤءُ ٱلۡعَذَابِ وَهُمۡ فِی ٱلۡـَٔاخِرَةِ هُمُ ٱلۡأَخۡسَرُونَ

Iste bunlar, kendileri icin oldukca agır bir azab bulunan kimselerdir, ahirette en cok ziyana ugrayacaklar da onlardır

6Neml Suresi, 6. Ayet

وَإِنَّكَ لَتُلَقَّى ٱلۡقُرۡءَانَ مِن لَّدُنۡ حَكِیمٍ عَلِیمٍ

(Resulum!) Suphesiz ki bu Kur'an, sana hikmet sahibi ve her seyi bilen Allah tarafından indirilmektedir

7Neml Suresi, 7. Ayet

إِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِأَهۡلِهِۦۤ إِنِّیۤ ءَانَسۡتُ نَارࣰا سَـَٔاتِیكُم مِّنۡهَا بِخَبَرٍ أَوۡ ءَاتِیكُم بِشِهَابࣲ قَبَسࣲ لَّعَلَّكُمۡ تَصۡطَلُونَ

Hani Musa, ailesine soyle demisti: "Gercekten ben bir ates gordum, (gidip) size oradan bir haber getirecegim yahut bir kor ates getireyim, umarım ki ısınırsınız

8Neml Suresi, 8. Ayet

فَلَمَّا جَاۤءَهَا نُودِیَ أَنۢ بُورِكَ مَن فِی ٱلنَّارِ وَمَنۡ حَوۡلَهَا وَسُبۡحَـٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Oraya geldiginde soyle seslenilmisti: "Atesin bulundugu yerdeki ve cevresindekiler mubarek kılınmıstır! Alemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden munezzehtir

9Neml Suresi, 9. Ayet

یَـٰمُوسَىٰۤ إِنَّهُۥۤ أَنَا ٱللَّهُ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡحَكِیمُ

Ey Musa! Iyi bil ki, ben, mutlak galip ve hikmet sahibi olan Allah'ım

10Neml Suresi, 10. Ayet

وَأَلۡقِ عَصَاكَۚ فَلَمَّا رَءَاهَا تَهۡتَزُّ كَأَنَّهَا جَاۤنࣱّ وَلَّىٰ مُدۡبِرࣰا وَلَمۡ یُعَقِّبۡۚ یَـٰمُوسَىٰ لَا تَخَفۡ إِنِّی لَا یَخَافُ لَدَیَّ ٱلۡمُرۡسَلُونَ

Asanı at!" (Asayı atıp) onu yılan gibi deprenir gorunce donup arkasına bakmadan kactı. (Dedik ki): "Ey Musa korkma! Cunku benim huzurumda peygamberler korkmaz

11Neml Suresi, 11. Ayet

إِلَّا مَن ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسۡنَۢا بَعۡدَ سُوۤءࣲ فَإِنِّی غَفُورࣱ رَّحِیمࣱ

Ancak, kim haksızlık yapar, sonra yaptıgı kotulugu iyilige cevirirse, bilsin ki ben (ona karsı da) cok bagıslayıcıyım, cok merhamet sahibiyim

12Neml Suresi, 12. Ayet

وَأَدۡخِلۡ یَدَكَ فِی جَیۡبِكَ تَخۡرُجۡ بَیۡضَاۤءَ مِنۡ غَیۡرِ سُوۤءࣲۖ فِی تِسۡعِ ءَایَـٰتٍ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ وَقَوۡمِهِۦۤۚ إِنَّهُمۡ كَانُوا۟ قَوۡمࣰا فَـٰسِقِینَ

Elini koynuna sok; kusursuz bembeyaz cıkacaktır. Dokuz mucize ile Firavun ve kavmine (git), cunku onlar yoldan cıkmıs bir kavim olmuslardır

13Neml Suresi, 13. Ayet

فَلَمَّا جَاۤءَتۡهُمۡ ءَایَـٰتُنَا مُبۡصِرَةࣰ قَالُوا۟ هَـٰذَا سِحۡرࣱ مُّبِینࣱ

Bu sekilde ayetlerimiz onların gozleri onune serilince, "Bu apacık bir sihirdir" dediler

14Neml Suresi, 14. Ayet

وَجَحَدُوا۟ بِهَا وَٱسۡتَیۡقَنَتۡهَاۤ أَنفُسُهُمۡ ظُلۡمࣰا وَعُلُوࣰّاۚ فَٱنظُرۡ كَیۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلۡمُفۡسِدِینَ

Ve vicdanları bunlar(ın dogrulugun)a tam bir kanaat getirdigi halde, zulum ve kibirlerinden oturu onları bile bile inkar ettiler. Bozguncuların sonunun nice olduguna bir bak

15Neml Suresi, 15. Ayet

وَلَقَدۡ ءَاتَیۡنَا دَاوُۥدَ وَسُلَیۡمَـٰنَ عِلۡمࣰاۖ وَقَالَا ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِی فَضَّلَنَا عَلَىٰ كَثِیرࣲ مِّنۡ عِبَادِهِ ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Andolsun ki biz, Davud'a ve Suleyman'a bir ilim verdik. Onlar: "Bizi mumin kullarının bircogundan ustun kılan Allah'a hamd olsun" dediler

16Neml Suresi, 16. Ayet

وَوَرِثَ سُلَیۡمَـٰنُ دَاوُۥدَۖ وَقَالَ یَـٰۤأَیُّهَا ٱلنَّاسُ عُلِّمۡنَا مَنطِقَ ٱلطَّیۡرِ وَأُوتِینَا مِن كُلِّ شَیۡءٍۖ إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَضۡلُ ٱلۡمُبِینُ

Suleyman Davud'a varis olup dedi ki: "Ey insanlar! Bize kus dili ogretildi ve bize her seyden (nasip) verildi. Dogrusu bu apacık bir lutuftur

17Neml Suresi, 17. Ayet

وَحُشِرَ لِسُلَیۡمَـٰنَ جُنُودُهُۥ مِنَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ وَٱلطَّیۡرِ فَهُمۡ یُوزَعُونَ

Cinlerden, insanlardan ve kuslardan mutesekkil orduları Suleyman'ın hizmetinde toplandı, hepsi bir arada (onun tarafından) duzenli olarak sevkediliyordu

18Neml Suresi, 18. Ayet

حَتَّىٰۤ إِذَاۤ أَتَوۡا۟ عَلَىٰ وَادِ ٱلنَّمۡلِ قَالَتۡ نَمۡلَةࣱ یَـٰۤأَیُّهَا ٱلنَّمۡلُ ٱدۡخُلُوا۟ مَسَـٰكِنَكُمۡ لَا یَحۡطِمَنَّكُمۡ سُلَیۡمَـٰنُ وَجُنُودُهُۥ وَهُمۡ لَا یَشۡعُرُونَ

Nihayet karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Suleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!" dedi

19Neml Suresi, 19. Ayet

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكࣰا مِّن قَوۡلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوۡزِعۡنِیۤ أَنۡ أَشۡكُرَ نِعۡمَتَكَ ٱلَّتِیۤ أَنۡعَمۡتَ عَلَیَّ وَعَلَىٰ وَ ٰ⁠لِدَیَّ وَأَنۡ أَعۡمَلَ صَـٰلِحࣰا تَرۡضَىٰهُ وَأَدۡخِلۡنِی بِرَحۡمَتِكَ فِی عِبَادِكَ ٱلصَّـٰلِحِینَ

(Suleyman) onun sozune gulumseyerek dedi ki: "Ey Rabbim! Bana ve ana babama verdigin nimete sukretmemi ve hosnut olacagın iyi is yapmamı gonlume getir. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat

20Neml Suresi, 20. Ayet

وَتَفَقَّدَ ٱلطَّیۡرَ فَقَالَ مَا لِیَ لَاۤ أَرَى ٱلۡهُدۡهُدَ أَمۡ كَانَ مِنَ ٱلۡغَاۤىِٕبِینَ

(Suleyman) Kusları gozden gecirdikten sonra soyle dedi: "Hudhud'u nicin goremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıstı

21Neml Suresi, 21. Ayet

لَأُعَذِّبَنَّهُۥ عَذَابࣰا شَدِیدًا أَوۡ لَأَا۟ذۡبَحَنَّهُۥۤ أَوۡ لَیَأۡتِیَنِّی بِسُلۡطَـٰنࣲ مُّبِینࣲ

Ya bana (mazeretini gosteren) apacık bir delil getirecek, ya da onu siddetli bir azaba ugratacagım, yahut bogazlıyacagım

22Neml Suresi, 22. Ayet

فَمَكَثَ غَیۡرَ بَعِیدࣲ فَقَالَ أَحَطتُ بِمَا لَمۡ تُحِطۡ بِهِۦ وَجِئۡتُكَ مِن سَبَإِۭ بِنَبَإࣲ یَقِینٍ

Cok gecmeden (Hudhud) gelip: "Ben, dedi, senin bilmedigin bir seyi ogrendim. Sebe'den sana cok dogru (ve onemli) bir haber getirdim

23Neml Suresi, 23. Ayet

إِنِّی وَجَدتُّ ٱمۡرَأَةࣰ تَمۡلِكُهُمۡ وَأُوتِیَتۡ مِن كُلِّ شَیۡءࣲ وَلَهَا عَرۡشٌ عَظِیمࣱ

Gercekten, onlara (Sebelilere) hukumdarlık eden, kendisine her turlu imkan verilmis ve buyuk bir tahta sahip olan bir kadınla karsılastım

24Neml Suresi, 24. Ayet

وَجَدتُّهَا وَقَوۡمَهَا یَسۡجُدُونَ لِلشَّمۡسِ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَزَیَّنَ لَهُمُ ٱلشَّیۡطَـٰنُ أَعۡمَـٰلَهُمۡ فَصَدَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّبِیلِ فَهُمۡ لَا یَهۡتَدُونَ

Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp gunese secde ettiklerini gordum. Seytan, kendilerine yaptıklarını suslu gostermis de onları dogru yoldan alıkoymus. Bunun icin hidayete giremiyorlar

25Neml Suresi, 25. Ayet

أَلَّا یَسۡجُدُوا۟ لِلَّهِ ٱلَّذِی یُخۡرِجُ ٱلۡخَبۡءَ فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَیَعۡلَمُ مَا تُخۡفُونَ وَمَا تُعۡلِنُونَ

Goklerde ve yerde gizleneni acıga cıkaran, gizlediginizi ve acıkladıgınızı bilen Allah'a secde etmezler

26Neml Suresi, 26. Ayet

ٱللَّهُ لَاۤ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِیمِ ۩

(Halbuki) O buyuk Ars'ın sahibi olan Allah'tan baska tapılacak yoktur

27Neml Suresi, 27. Ayet

۞ قَالَ سَنَنظُرُ أَصَدَقۡتَ أَمۡ كُنتَ مِنَ ٱلۡكَـٰذِبِینَ

(Suleyman Hudhud'e) dedi ki: "Dogru mu soyledin, yoksa yalancılardan mısın, bakacagız

28Neml Suresi, 28. Ayet

ٱذۡهَب بِّكِتَـٰبِی هَـٰذَا فَأَلۡقِهۡ إِلَیۡهِمۡ ثُمَّ تَوَلَّ عَنۡهُمۡ فَٱنظُرۡ مَاذَا یَرۡجِعُونَ

Su mektubumu gotur, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz cekil de, ne sonuca varacaklarına bak

29Neml Suresi, 29. Ayet

قَالَتۡ یَـٰۤأَیُّهَا ٱلۡمَلَؤُا۟ إِنِّیۤ أُلۡقِیَ إِلَیَّ كِتَـٰبࣱ كَرِیمٌ

(Suleyman'ın mektubunu alan Sebe melikesi): "Beyler, ulular! Bana cok onemli bir mektup bırakıldı" dedi

30Neml Suresi, 30. Ayet

إِنَّهُۥ مِن سُلَیۡمَـٰنَ وَإِنَّهُۥ بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ

Mektup Suleyman'dandır, Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla (baslamakta)dır

31Neml Suresi, 31. Ayet

أَلَّا تَعۡلُوا۟ عَلَیَّ وَأۡتُونِی مُسۡلِمِینَ

Bana karsı bas kaldırmayın, teslimiyet gostererek bana gelin diye (yazmaktadır)

32Neml Suresi, 32. Ayet

قَالَتۡ یَـٰۤأَیُّهَا ٱلۡمَلَؤُا۟ أَفۡتُونِی فِیۤ أَمۡرِی مَا كُنتُ قَاطِعَةً أَمۡرًا حَتَّىٰ تَشۡهَدُونِ

(Sonra Melike) dedi ki: "Beyler, ulular! Bu isimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan hicbir isi kestirip atmam

33Neml Suresi, 33. Ayet

قَالُوا۟ نَحۡنُ أُو۟لُوا۟ قُوَّةࣲ وَأُو۟لُوا۟ بَأۡسࣲ شَدِیدࣲ وَٱلۡأَمۡرُ إِلَیۡكِ فَٱنظُرِی مَاذَا تَأۡمُرِینَ

Onlar, soyle cevap verdiler: "Biz guclu kuvvetli kimseleriz, zorlu savas erbabıyız, buyruk ise senindir; artık ne emredecegini dusun tasın

34Neml Suresi, 34. Ayet

قَالَتۡ إِنَّ ٱلۡمُلُوكَ إِذَا دَخَلُوا۟ قَرۡیَةً أَفۡسَدُوهَا وَجَعَلُوۤا۟ أَعِزَّةَ أَهۡلِهَاۤ أَذِلَّةࣰۚ وَكَذَ ٰ⁠لِكَ یَفۡعَلُونَ

Melike, "Hukumdarlar bir memlekete girdiler mi orayı perisan ederler ve halkının ulularını hakir hale getirirler. (Herhalde) Onlar da boyle yapacaklardır" dedi

35Neml Suresi, 35. Ayet

وَإِنِّی مُرۡسِلَةٌ إِلَیۡهِم بِهَدِیَّةࣲ فَنَاظِرَةُۢ بِمَ یَرۡجِعُ ٱلۡمُرۡسَلُونَ

Ben (simdi) onlara bir hediye gondereyim de, bakayım elciler ne (gibi bir sonuc) ile donecekler

36Neml Suresi, 36. Ayet

فَلَمَّا جَاۤءَ سُلَیۡمَـٰنَ قَالَ أَتُمِدُّونَنِ بِمَالࣲ فَمَاۤ ءَاتَىٰنِۦَ ٱللَّهُ خَیۡرࣱ مِّمَّاۤ ءَاتَىٰكُمۚ بَلۡ أَنتُم بِهَدِیَّتِكُمۡ تَفۡرَحُونَ

(Elciler, hediyelerle) gelince Suleyman soyle dedi: "Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Allah'ın bana verdigi, size verdiginden daha iyidir. Ama siz, hediyenizle boburlenirsiniz

37Neml Suresi, 37. Ayet

ٱرۡجِعۡ إِلَیۡهِمۡ فَلَنَأۡتِیَنَّهُم بِجُنُودࣲ لَّا قِبَلَ لَهُم بِهَا وَلَنُخۡرِجَنَّهُم مِّنۡهَاۤ أَذِلَّةࣰ وَهُمۡ صَـٰغِرُونَ

(Ey elci) Onlara var (soyle); iyi bilsinler ki, kendilerine asla karsı koyamayacakları ordularla gelir, onları, muhakkak surette hor ve hakir halde oradan cıkarırız

38Neml Suresi, 38. Ayet

قَالَ یَـٰۤأَیُّهَا ٱلۡمَلَؤُا۟ أَیُّكُمۡ یَأۡتِینِی بِعَرۡشِهَا قَبۡلَ أَن یَأۡتُونِی مُسۡلِمِینَ

(Sonra Suleyman musavirlerine) dedi ki: "Ey ulular! Onlar teslimiyet gosterip bana gelmeden once, hanginiz o Melike'nin tahtını bana getirebilir

39Neml Suresi, 39. Ayet

قَالَ عِفۡرِیتࣱ مِّنَ ٱلۡجِنِّ أَنَا۠ ءَاتِیكَ بِهِۦ قَبۡلَ أَن تَقُومَ مِن مَّقَامِكَۖ وَإِنِّی عَلَیۡهِ لَقَوِیٌّ أَمِینࣱ

Cinlerden bir ifrit, "Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gercekten bu ise gucum ve guvenim var." dedi

40Neml Suresi, 40. Ayet

قَالَ ٱلَّذِی عِندَهُۥ عِلۡمࣱ مِّنَ ٱلۡكِتَـٰبِ أَنَا۠ ءَاتِیكَ بِهِۦ قَبۡلَ أَن یَرۡتَدَّ إِلَیۡكَ طَرۡفُكَۚ فَلَمَّا رَءَاهُ مُسۡتَقِرًّا عِندَهُۥ قَالَ هَـٰذَا مِن فَضۡلِ رَبِّی لِیَبۡلُوَنِیۤ ءَأَشۡكُرُ أَمۡ أَكۡفُرُۖ وَمَن شَكَرَ فَإِنَّمَا یَشۡكُرُ لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ رَبِّی غَنِیࣱّ كَرِیمࣱ

Kitaptan ilmi olan kimse ise, "Gozunu acıp kapamadan, ben onu sana getiririm" dedi. (Suleyman) onu (Melike'nin tahtını) yanıbasına yerlesivermis gorunce, "Bu, dedi, sukur mu edecegim, yoksa nankorluk mu edecegim diye beni sınamak uzere Rabbimin (gosterdigi) lutfundandır. Sukreden ancak kendisi icin sukretmis olur; nankorluk edene gelince, o bilsin ki Rabbim mustagnidir, cok kerem sahibidir

41Neml Suresi, 41. Ayet

قَالَ نَكِّرُوا۟ لَهَا عَرۡشَهَا نَنظُرۡ أَتَهۡتَدِیۤ أَمۡ تَكُونُ مِنَ ٱلَّذِینَ لَا یَهۡتَدُونَ

(Suleyman devamla) dedi ki: "Onun tahtını bilemeyecegi bir vaziyete sokun; getirin bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayanlardan mı olacak

42Neml Suresi, 42. Ayet

فَلَمَّا جَاۤءَتۡ قِیلَ أَهَـٰكَذَا عَرۡشُكِۖ قَالَتۡ كَأَنَّهُۥ هُوَۚ وَأُوتِینَا ٱلۡعِلۡمَ مِن قَبۡلِهَا وَكُنَّا مُسۡلِمِینَ

Melike gelince, "Senin tahtın da boyle mi?" dendi. O soyle cevap verdi: "Tıpkı o! Zaten bize daha once bilgi verilmis ve biz teslimiyet gostermistik

43Neml Suresi, 43. Ayet

وَصَدَّهَا مَا كَانَت تَّعۡبُدُ مِن دُونِ ٱللَّهِۖ إِنَّهَا كَانَتۡ مِن قَوۡمࣲ كَـٰفِرِینَ

O'nu, Allah'tan baska taptıgı seyler alıkoymustu. Cunku kendisi inkarcı bir kavimdendi

44Neml Suresi, 44. Ayet

قِیلَ لَهَا ٱدۡخُلِی ٱلصَّرۡحَۖ فَلَمَّا رَأَتۡهُ حَسِبَتۡهُ لُجَّةࣰ وَكَشَفَتۡ عَن سَاقَیۡهَاۚ قَالَ إِنَّهُۥ صَرۡحࣱ مُّمَرَّدࣱ مِّن قَوَارِیرَۗ قَالَتۡ رَبِّ إِنِّی ظَلَمۡتُ نَفۡسِی وَأَسۡلَمۡتُ مَعَ سُلَیۡمَـٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Ona "koske gir!" dendi. Melike onu gorunce derin bir su sandı ve etegini cekti. Suleyman "Bu billurdan yapılmıs, seffaf bir zemindir" dedi. Melike dedi ki: "Rabbim! Ben gercekten kendime yazık etmistim. Suleyman'ın maiyyetinde, alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum

45Neml Suresi, 45. Ayet

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَاۤ إِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمۡ صَـٰلِحًا أَنِ ٱعۡبُدُوا۟ ٱللَّهَ فَإِذَا هُمۡ فَرِیقَانِ یَخۡتَصِمُونَ

Andolsun ki, Allah'a ibadet edin diye Semud'a da kardesleri Salih'i gonderdik. Hemen birbirleriyle cekisen iki zumre oluverdiler

46Neml Suresi, 46. Ayet

قَالَ یَـٰقَوۡمِ لِمَ تَسۡتَعۡجِلُونَ بِٱلسَّیِّئَةِ قَبۡلَ ٱلۡحَسَنَةِۖ لَوۡلَا تَسۡتَغۡفِرُونَ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُرۡحَمُونَ

Salih dedi ki: "Ey benim kavmim! Iyilik dururken nicin kotuluge kosuyorsunuz? Ne olur Allah'a istigfar etseniz, belki rahmetine ulasırdınız

47Neml Suresi, 47. Ayet

قَالُوا۟ ٱطَّیَّرۡنَا بِكَ وَبِمَن مَّعَكَۚ قَالَ طَـٰۤىِٕرُكُمۡ عِندَ ٱللَّهِۖ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمࣱ تُفۡتَنُونَ

Cevap verdiler: "Senin ve beraberindekilerin yuzunden ugursuzluga ugradık." Salih: "Size coken ugursuzluk (sebebi) Allah katında (yazılı)dır. Belki siz imtihana cekilen bir kavimsiniz" dedi

48Neml Suresi, 48. Ayet

وَكَانَ فِی ٱلۡمَدِینَةِ تِسۡعَةُ رَهۡطࣲ یُفۡسِدُونَ فِی ٱلۡأَرۡضِ وَلَا یُصۡلِحُونَ

O sehirde dokuz cete vardı ki, bunlar yeryuzunde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hic yanasmıyorlardı

49Neml Suresi, 49. Ayet

قَالُوا۟ تَقَاسَمُوا۟ بِٱللَّهِ لَنُبَیِّتَنَّهُۥ وَأَهۡلَهُۥ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِیِّهِۦ مَا شَهِدۡنَا مَهۡلِكَ أَهۡلِهِۦ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ

Allah'a and icerek birbirlerine soyle dediler: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım; sonra da velisine, 'Biz o ailenin yok edilisi sırasında orada degildik, inanın ki dogru soyluyoruz' diyelim

50Neml Suresi, 50. Ayet

وَمَكَرُوا۟ مَكۡرࣰا وَمَكَرۡنَا مَكۡرࣰا وَهُمۡ لَا یَشۡعُرُونَ

Onlar boyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan onların planlarını altust ettik

51Neml Suresi, 51. Ayet

فَٱنظُرۡ كَیۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ مَكۡرِهِمۡ أَنَّا دَمَّرۡنَـٰهُمۡ وَقَوۡمَهُمۡ أَجۡمَعِینَ

Iste bak! Tuzaklarının akibeti nice oldu: Onları da, kavimlerini de toptan helak ettik

52Neml Suresi, 52. Ayet

فَتِلۡكَ بُیُوتُهُمۡ خَاوِیَةَۢ بِمَا ظَلَمُوۤا۟ۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَةࣰ لِّقَوۡمࣲ یَعۡلَمُونَ

Iste haksızlıkları yuzunden cokmus evleri! Bilen bir kavim icin elbette bunda bir ibret vardır

53Neml Suresi, 53. Ayet

وَأَنجَیۡنَا ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ یَتَّقُونَ

Iman edip Allah'a karsı gelmekten sakınanları da kurtardık

54Neml Suresi, 54. Ayet

وَلُوطًا إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦۤ أَتَأۡتُونَ ٱلۡفَـٰحِشَةَ وَأَنتُمۡ تُبۡصِرُونَ

Lut'u da (peygamber olarak kavmine gonderdik). O, kavmine soyle demisti: "Goz gore gore hala o hayasızlıgı yapacak mısınız

55Neml Suresi, 55. Ayet

أَىِٕنَّكُمۡ لَتَأۡتُونَ ٱلرِّجَالَ شَهۡوَةࣰ مِّن دُونِ ٱلنِّسَاۤءِۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمࣱ تَجۡهَلُونَ

Siz ille de kadınları bırakıp sehvetle erkeklere yaklasacak mısınız? Dogrusu siz beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz

56Neml Suresi, 56. Ayet

۞ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦۤ إِلَّاۤ أَن قَالُوۤا۟ أَخۡرِجُوۤا۟ ءَالَ لُوطࣲ مِّن قَرۡیَتِكُمۡۖ إِنَّهُمۡ أُنَاسࣱ یَتَطَهَّرُونَ

Buna kavminin cevabı sadece: "Lut ailesini memleketinizden cıkarın; baksanıza onlar (bizim yaptıklarımızdan) temiz kalmak isteyen insanlarmıs!" demelerinden ibaret oldu

57Neml Suresi, 57. Ayet

فَأَنجَیۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥۤ إِلَّا ٱمۡرَأَتَهُۥ قَدَّرۡنَـٰهَا مِنَ ٱلۡغَـٰبِرِینَ

Bunun uzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısı mustesna; onun geride (azaba ugrayanların icinde) kalmasını takdir ettik

58Neml Suresi, 58. Ayet

وَأَمۡطَرۡنَا عَلَیۡهِم مَّطَرࣰاۖ فَسَاۤءَ مَطَرُ ٱلۡمُنذَرِینَ

Onların uzerlerine oyle bir yagmur indirdik ki, ne kotu idi uyarılanların yagmuru

59Neml Suresi, 59. Ayet

قُلِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ وَسَلَـٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِینَ ٱصۡطَفَىٰۤۗ ءَاۤللَّهُ خَیۡرٌ أَمَّا یُشۡرِكُونَ

(Resulum!) de ki: "Hamd olsun Allah'a, selam olsun seckin kıldıgı kullarına. Allah mı hayırlı, yoksa O'na kostukları ortaklar mı

60Neml Suresi, 60. Ayet

أَمَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلسَّمَاۤءِ مَاۤءࣰ فَأَنۢبَتۡنَا بِهِۦ حَدَاۤىِٕقَ ذَاتَ بَهۡجَةࣲ مَّا كَانَ لَكُمۡ أَن تُنۢبِتُوا۟ شَجَرَهَاۤۗ أَءِلَـٰهࣱ مَّعَ ٱللَّهِۚ بَلۡ هُمۡ قَوۡمࣱ یَعۡدِلُونَ

(Onlar mı hayırlı) yoksa, gokleri ve yeri yaratan, gokten size su indiren mi? Cunku biz onunla, bir agacını bile bitirmeye gucunuzun yetmedigi guzel guzel bahceler bitirmisizdir. Allah'la beraber baska bir ilah mı var! Dogrusu onlar sapıklıkta devameden bir guruhtur

61Neml Suresi, 61. Ayet

أَمَّن جَعَلَ ٱلۡأَرۡضَ قَرَارࣰا وَجَعَلَ خِلَـٰلَهَاۤ أَنۡهَـٰرࣰا وَجَعَلَ لَهَا رَوَ ٰ⁠سِیَ وَجَعَلَ بَیۡنَ ٱلۡبَحۡرَیۡنِ حَاجِزًاۗ أَءِلَـٰهࣱ مَّعَ ٱللَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا یَعۡلَمُونَ

(Onlar mı hayırlı) yoksa, yeryuzunu oturmaya elverisli kılan, aralarında nehirler akıtan, onun icin sabit daglar yaratan, iki deniz arasına engel koyan mı? Allah'ın yanında baska bir ilah mı var? Hayır onların cogu (hakikatları) bilmiyorlar

62Neml Suresi, 62. Ayet

أَمَّن یُجِیبُ ٱلۡمُضۡطَرَّ إِذَا دَعَاهُ وَیَكۡشِفُ ٱلسُّوۤءَ وَیَجۡعَلُكُمۡ خُلَفَاۤءَ ٱلۡأَرۡضِۗ أَءِلَـٰهࣱ مَّعَ ٱللَّهِۚ قَلِیلࣰا مَّا تَذَكَّرُونَ

(Onlar mı hayırlı) yoksa, kendine yalvardıgı zaman bunalmısa karsılık veren ve basındaki sıkıntıyı gideren, sizi yeryuzunun hakimleri yapan mı? Allah'ın yanında baska bir ilah mı var? Ne kıt dusunuyorsunuz

63Neml Suresi, 63. Ayet

أَمَّن یَهۡدِیكُمۡ فِی ظُلُمَـٰتِ ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِ وَمَن یُرۡسِلُ ٱلرِّیَـٰحَ بُشۡرَۢا بَیۡنَ یَدَیۡ رَحۡمَتِهِۦۤۗ أَءِلَـٰهࣱ مَّعَ ٱللَّهِۚ تَعَـٰلَى ٱللَّهُ عَمَّا یُشۡرِكُونَ

(Onlar mı hayırlı) yoksa, karanın ve denizin karanlıkları icinde size yolu bulduran, rahmetinin (yagmurun) onunde ruzgarları mujdeci olarak gonderen mi? Allah'ın yanında baska bir ilah mı var? Allah onların kostukları ortaklardan cok yucedir, munezzehtir

64Neml Suresi, 64. Ayet

أَمَّن یَبۡدَؤُا۟ ٱلۡخَلۡقَ ثُمَّ یُعِیدُهُۥ وَمَن یَرۡزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَاۤءِ وَٱلۡأَرۡضِۗ أَءِلَـٰهࣱ مَّعَ ٱللَّهِۚ قُلۡ هَاتُوا۟ بُرۡهَـٰنَكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِینَ

(Onlar mı hayırlı) yoksa, once yaratan, sonra yaratmayı tekrar eden ve sizi hem gokten, hem yerden rızıklandıran mı? Allah ile beraber baska bir ilah mı var? De ki: Eger dogru soyluyorsanız, siz kesin delilinizi getirin haydi

65Neml Suresi, 65. Ayet

قُل لَّا یَعۡلَمُ مَن فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ ٱلۡغَیۡبَ إِلَّا ٱللَّهُۚ وَمَا یَشۡعُرُونَ أَیَّانَ یُبۡعَثُونَ

De ki: Goklerde ve yerde Allah'tan baska kimse gaybı bilmez. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler

66Neml Suresi, 66. Ayet

بَلِ ٱدَّ ٰ⁠رَكَ عِلۡمُهُمۡ فِی ٱلۡـَٔاخِرَةِۚ بَلۡ هُمۡ فِی شَكࣲّ مِّنۡهَاۖ بَلۡ هُم مِّنۡهَا عَمُونَ

Fakat ahiret hakkında bilgiler onlara ardarda gelmektedir. Ama onlar bundan bir suphe icindedirler. Cunku onlar bundan yana kordurler

67Neml Suresi, 67. Ayet

وَقَالَ ٱلَّذِینَ كَفَرُوۤا۟ أَءِذَا كُنَّا تُرَ ٰ⁠بࣰا وَءَابَاۤؤُنَاۤ أَىِٕنَّا لَمُخۡرَجُونَ

Inkarcılar dediler ki: "Sahi biz ve atalarımız toprak olduktan sonra gercekten (diriltilip) cıkarılacak mıyız

68Neml Suresi, 68. Ayet

لَقَدۡ وُعِدۡنَا هَـٰذَا نَحۡنُ وَءَابَاۤؤُنَا مِن قَبۡلُ إِنۡ هَـٰذَاۤ إِلَّاۤ أَسَـٰطِیرُ ٱلۡأَوَّلِینَ

And olsun ki, bu tehdit bize yapıldıgı gibi, daha once atalarımıza da yapılmıstır. Bu oncekilerin masallarından baska bir sey degildir

69Neml Suresi, 69. Ayet

قُلۡ سِیرُوا۟ فِی ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُوا۟ كَیۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلۡمُجۡرِمِینَ

De ki: "Hele bir yeryuzunde gezin de, gunahkarların sonu nice oldu, bir bakın

70Neml Suresi, 70. Ayet

وَلَا تَحۡزَنۡ عَلَیۡهِمۡ وَلَا تَكُن فِی ضَیۡقࣲ مِّمَّا یَمۡكُرُونَ

(Habibim!) Onlara karsı mahzun olma, kurmakta oldukları tuzaklardan oturu de sıkıntı duyma

71Neml Suresi, 71. Ayet

وَیَقُولُونَ مَتَىٰ هَـٰذَا ٱلۡوَعۡدُ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِینَ

Bir de, "Eger dogru soyluyorsanız bu vaad (ettiginiz azab) hani, ne zaman?" derler

72Neml Suresi, 72. Ayet

قُلۡ عَسَىٰۤ أَن یَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعۡضُ ٱلَّذِی تَسۡتَعۡجِلُونَ

De ki: "Cabucak gelmesini istediginiz seyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında ensenize binecektir

73Neml Suresi, 73. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو فَضۡلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا یَشۡكُرُونَ

Suphesiz Rabbin, insanlara karsı lutuf sahibidir; fakat insanların cogu sukretmezler

74Neml Suresi, 74. Ayet

وَإِنَّ رَبَّكَ لَیَعۡلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمۡ وَمَا یُعۡلِنُونَ

Rabbin elbette onların sinelerinin gizlediklerini de, acıga vurduklarını da bilir

75Neml Suresi, 75. Ayet

وَمَا مِنۡ غَاۤىِٕبَةࣲ فِی ٱلسَّمَاۤءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِلَّا فِی كِتَـٰبࣲ مُّبِینٍ

Gokte ve yerde gizli hicbir sey yoktur ki apacık bir kitapta (Lehvi mahfuzda) bulunmasın

76Neml Suresi, 76. Ayet

إِنَّ هَـٰذَا ٱلۡقُرۡءَانَ یَقُصُّ عَلَىٰ بَنِیۤ إِسۡرَ ٰ⁠ۤءِیلَ أَكۡثَرَ ٱلَّذِی هُمۡ فِیهِ یَخۡتَلِفُونَ

Haberiniz olsun ki bu Kur'an, Israil ogullarına, hakkında ihtilaf edegeldikleri seylerin pek cogunu anlatmaktadır

77Neml Suresi, 77. Ayet

وَإِنَّهُۥ لَهُدࣰى وَرَحۡمَةࣱ لِّلۡمُؤۡمِنِینَ

Ve o, muminler icin gercekten bir hidayet rehberi ve rahmettir

78Neml Suresi, 78. Ayet

إِنَّ رَبَّكَ یَقۡضِی بَیۡنَهُم بِحُكۡمِهِۦۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡعَلِیمُ

Rabbin suphesiz, onlar arasında kendi hukmunu verecektir. O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir

79Neml Suresi, 79. Ayet

فَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱللَّهِۖ إِنَّكَ عَلَى ٱلۡحَقِّ ٱلۡمُبِینِ

Ve o halde sen Allah'a guven. Cunku sen, apacık hakikatin uzerindesin

80Neml Suresi, 80. Ayet

إِنَّكَ لَا تُسۡمِعُ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَلَا تُسۡمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَاۤءَ إِذَا وَلَّوۡا۟ مُدۡبِرِینَ

Bil ki sen, olulere isittiremezsin, arkasını donup kacmakta olan sagırlara da daveti duyuramazsın

81Neml Suresi, 81. Ayet

وَمَاۤ أَنتَ بِهَـٰدِی ٱلۡعُمۡیِ عَن ضَلَـٰلَتِهِمۡۖ إِن تُسۡمِعُ إِلَّا مَن یُؤۡمِنُ بِـَٔایَـٰتِنَا فَهُم مُّسۡلِمُونَ

Sen korleri sapıklıklarından cevirip dogru yola getirecek degilsin. Ancak (gonulden) teslim olarak ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin

82Neml Suresi, 82. Ayet

۞ وَإِذَا وَقَعَ ٱلۡقَوۡلُ عَلَیۡهِمۡ أَخۡرَجۡنَا لَهُمۡ دَاۤبَّةࣰ مِّنَ ٱلۡأَرۡضِ تُكَلِّمُهُمۡ أَنَّ ٱلنَّاسَ كَانُوا۟ بِـَٔایَـٰتِنَا لَا یُوقِنُونَ

Soylenen baslarına gelecegi vakit, bunlar icin yerden bir "dabbe" (canlı) cıkarırız ki bu, onlara insanların ayetlerimize kesin bir iman getirmemis olduklarını soyler

83Neml Suresi, 83. Ayet

وَیَوۡمَ نَحۡشُرُ مِن كُلِّ أُمَّةࣲ فَوۡجࣰا مِّمَّن یُكَذِّبُ بِـَٔایَـٰتِنَا فَهُمۡ یُوزَعُونَ

Ve her ummetin ayetlerimizi yalan sayanlarından bir cemaati toplayacagımız gun, artık onlar bir arada tutulup (hesap yerine) sevkedilirler

84Neml Suresi, 84. Ayet

حَتَّىٰۤ إِذَا جَاۤءُو قَالَ أَكَذَّبۡتُم بِـَٔایَـٰتِی وَلَمۡ تُحِیطُوا۟ بِهَا عِلۡمًا أَمَّاذَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: "Siz benim ayetlerimi, ne oldugunu kavramadan yalan saydınız oyle mi? Yoksa yaptıgınız baska neydi

85Neml Suresi, 85. Ayet

وَوَقَعَ ٱلۡقَوۡلُ عَلَیۡهِم بِمَا ظَلَمُوا۟ فَهُمۡ لَا یَنطِقُونَ

Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o soz gerceklesmistir; artık onlar konusamazlar

86Neml Suresi, 86. Ayet

أَلَمۡ یَرَوۡا۟ أَنَّا جَعَلۡنَا ٱلَّیۡلَ لِیَسۡكُنُوا۟ فِیهِ وَٱلنَّهَارَ مُبۡصِرًاۚ إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَـَٔایَـٰتࣲ لِّقَوۡمࣲ یُؤۡمِنُونَ

Gormediler mi ki, dinlensinler diye geceyi yarattık ve (calıssınlar diye) gunduzu apaydınlık yaptık. Iman eden bir kavim icin elbette bunda ibretler vardır

87Neml Suresi, 87. Ayet

وَیَوۡمَ یُنفَخُ فِی ٱلصُّورِ فَفَزِعَ مَن فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَمَن فِی ٱلۡأَرۡضِ إِلَّا مَن شَاۤءَ ٱللَّهُۚ وَكُلٌّ أَتَوۡهُ دَ ٰ⁠خِرِینَ

Sur'a ufuruldugu gun Allah'ın diledikleri mustesna goklerde ve yerde bulunanlar hep dehsete kapılır. Hepsi boyunları bukuk olarak O'na gelirler

88Neml Suresi, 88. Ayet

وَتَرَى ٱلۡجِبَالَ تَحۡسَبُهَا جَامِدَةࣰ وَهِیَ تَمُرُّ مَرَّ ٱلسَّحَابِۚ صُنۡعَ ٱللَّهِ ٱلَّذِیۤ أَتۡقَنَ كُلَّ شَیۡءٍۚ إِنَّهُۥ خَبِیرُۢ بِمَا تَفۡعَلُونَ

Sen dagları gorursun de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yurumesi gibi yurumektedirler. Bu, her seyi sapasaglam yapan Allah'ın sanatıdır. Suphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır

89Neml Suresi, 89. Ayet

مَن جَاۤءَ بِٱلۡحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَیۡرࣱ مِّنۡهَا وَهُم مِّن فَزَعࣲ یَوۡمَىِٕذٍ ءَامِنُونَ

Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir ve onlar o gun korkudan da emin kalırlar

90Neml Suresi, 90. Ayet

وَمَن جَاۤءَ بِٱلسَّیِّئَةِ فَكُبَّتۡ وُجُوهُهُمۡ فِی ٱلنَّارِ هَلۡ تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Her kim de kotulukle gelirse artık yuzleri ateste surtulur. "Baska degil ancak yaptıgınız amellerin cezasını cekeceksiniz." (denir)

91Neml Suresi, 91. Ayet

إِنَّمَاۤ أُمِرۡتُ أَنۡ أَعۡبُدَ رَبَّ هَـٰذِهِ ٱلۡبَلۡدَةِ ٱلَّذِی حَرَّمَهَا وَلَهُۥ كُلُّ شَیۡءࣲۖ وَأُمِرۡتُ أَنۡ أَكُونَ مِنَ ٱلۡمُسۡلِمِینَ

(De ki): "Ben ancak her seyin sahibi olan ve burayı kutlu kılan bu sehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Yine bana muslumanlardan olmam emredildi

92Neml Suresi, 92. Ayet

وَأَنۡ أَتۡلُوَا۟ ٱلۡقُرۡءَانَۖ فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَإِنَّمَا یَهۡتَدِی لِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَقُلۡ إِنَّمَاۤ أَنَا۠ مِنَ ٱلۡمُنذِرِینَ

Ve Kur'an'ı okumam emredildi." Artık kim dogru yola gelirse, yalnız kendisi icin gelmis olur; kim de saparsa ona de ki: "Ben sadece uyarıcılardanım

93Neml Suresi, 93. Ayet

وَقُلِ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ سَیُرِیكُمۡ ءَایَـٰتِهِۦ فَتَعۡرِفُونَهَاۚ وَمَا رَبُّكَ بِغَـٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ

Ve soyle de: Hamd, Allah'a mahsustur. O, ayetlerini size gosterecek, siz de onları gorup tanıyacaksınız. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz degildir

Şuarâ SuresiKasas Suresi