Kanaat Arapça Ne Demek?(Kanaat Anlamı)
الْقَنَاعَة
qanāʿah
Kök: ق ن ع
Kanaat Allah'ın takdir ettiği rızık ve nimetle yetinmek, az ile memnun olmaktır. Hz. Peygamber "Kanaat tükenmez bir hazinedir" buyurmuştur. Kanaatkâr kişi dünyaya muhtaç olmaz, kalbi huzur içinde olur ve şükrünü eda eder; bu nedenle İslam ahlakının temel erdemlerinden sayılır.
Kanaat Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kanaat ne demek?
Kanaat, Allah'ın takdir ettiği rızık ve nimetle yetinmek, az ile memnun olmaktır. Hz. Peygamber "Kanaat tükenmez bir hazinedir" buyurmuştur. Kanaatkâr kişi dünyaya muhtaç olmaz, kalbi huzur içinde olur ve şükrünü eda eder; bu nedenle İslam ahlakının temel erdemlerinden sayılır.
Kanaat kelimesinin Arapça kökü nedir?
Kanaat kelimesinin kök harfleri ق ن ع'dir.
İlgili Kelimeler
إِحْسَان
İhsan
İhsan, Allah'ı görüyor gibi ibadet etmek, her işi güzel ve eksiksiz yapmaktır. Cebrail hadisinde Hz. Peygamber şöyle tanımlar: "Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyor olsan da O seni görmektedir." İmanın en yüksek mertebesi sayılır.
تَوْبَة
Tövbe
Tövbe, işlenen günahtan pişmanlık duyup Allah'a dönmek, günahı bırakmak ve bir daha yapmamaya azmetmektir. Kuran'da 87 kez geçen tövbe, Allah'ın en sevdiği amellerden biridir. Şartları; pişmanlık, günahı terk etmek ve bir daha yapmamaya kesin karar vermektir. Kul hakkı varsa onu da iade etmek gerekir.
صَبْر
Sabır
Sabır, sıkıntı ve musibetlere Allah'ın rızası için katlanmak, haramlardan uzak durmak ve ibadetleri eksiksiz yapmak demektir. Kuran'da 90 kez geçen sabır; musibetlere sabır, haramlara sabır ve ibadetlere sabır olmak üzere üç kısımda incelenir. Allah, sabredenlerle birlikte olduğunu bildirmiştir.
زُهْد
Zühd
Zühd, dünyaya gereğinden fazla bağlanmamak, dünya nimetlerine kalben rağbet etmemek demektir. Dünyayı terk etmek ya da fakirleşmek değil; kalbi dünyadan azade kılmaktır. Tasavvufun temel kavramlarından biri olan zühd, âhirete yönelik yaşamayı ve geçici olana değil ebedî olana önem vermeyi ifade eder.
شُكْر
Şükür
Şükür, Allah'ın nimetlerini kalp ile kabul etmek, dil ile beyan etmek ve organlarla yerine getirmektir. Kuran'da 75 kez geçen şükür, sabrın kardeşi olarak tanımlanır. "Şükrederseniz nimetimi artırırım" ayeti, şükrün değerini ortaya koyar. Nankörlük ise nimeti kaybetmeye sebep olur.
تَوَاضُع
Tevazu
Tevazu, alçakgönüllülük, kibir ve büyüklenmeden uzak durmaktır. İslam ahlakının en temel erdemlerinden biri olan tevazu, övünç vesilesi olmayan ancak değer ifade eden bir huydur. Hz. Peygamber, "Allah mütevazıları yükseltir" buyurmuştur. Kibrin zıddı olan tevazu, hem Allah'a hem insanlara karşı sergilenir.