Nâziât Suresi
سُورَةُ النَّازِعَاتِ • 46 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ وَٱلنَّـٰزِعَـٰتِ غَرۡقࣰا
Andolsun siddetle cekip cıkaranlara
وَٱلنَّـٰشِطَـٰتِ نَشۡطࣰا
Usulcacık cekenlere
وَٱلسَّـٰبِحَـٰتِ سَبۡحࣰا
Yuzup yuzup gidenlere
فَٱلسَّـٰبِقَـٰتِ سَبۡقࣰا
Yarısıp gecenlere
فَٱلۡمُدَبِّرَ ٰتِ أَمۡرࣰا
Derken bir is cevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var)
یَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ
O gun deprem sarsar
تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ
Onu ikinci bir sarsıntı izler
قُلُوبࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ وَاجِفَةٌ
Yurekler vardır, o gun kaygıdan hoplar
أَبۡصَـٰرُهَا خَـٰشِعَةࣱ
Gozler kalkmaz saygıdan
یَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِی ٱلۡحَافِرَةِ
Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi dondurulecekmisiz
أَءِذَا كُنَّا عِظَـٰمࣰا نَّخِرَةࣰ
Biz, curumus kemikler olduktan sonra ha
قَالُوا۟ تِلۡكَ إِذࣰا كَرَّةٌ خَاسِرَةࣱ
Oyleyse bu cok zararlı bir donustur." dediler
فَإِنَّمَا هِیَ زَجۡرَةࣱ وَ ٰحِدَةࣱ
Fakat o bir tek haykırıstır
فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ
Bir de bakarsın hepsi meydandadır
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِیثُ مُوسَىٰۤ
Musa'nın haberi sana geldi mi
إِذۡ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلۡوَادِ ٱلۡمُقَدَّسِ طُوًى
Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmisti
ٱذۡهَبۡ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ
Haydi, demisti, git Firavun'a, cunku o cok azdı
فَقُلۡ هَل لَّكَ إِلَىٰۤ أَن تَزَكَّىٰ
De ki: Ister misin arınasın
وَأَهۡدِیَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخۡشَىٰ
Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın
فَأَرَىٰهُ ٱلۡـَٔایَةَ ٱلۡكُبۡرَىٰ
Musa Firavun'a o buyuk mucizeyi gosterdi
فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ
Fakat Firavun yalanladı, karsı geldi
ثُمَّ أَدۡبَرَ یَسۡعَىٰ
Sonra kosarak donup gitti
فَحَشَرَ فَنَادَىٰ
Derken adamlarını topladı da bagırdı
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلۡأَعۡلَىٰ
Ben sizin en yuce Rabbinizim" dedi
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلۡـَٔاخِرَةِ وَٱلۡأُولَىٰۤ
Allah da onu tuttu, dunya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi
إِنَّ فِی ذَ ٰلِكَ لَعِبۡرَةࣰ لِّمَن یَخۡشَىٰۤ
Kuskusuz bunda, saygı duyacaklar icin bir ibret vardır
ءَأَنتُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَمِ ٱلسَّمَاۤءُۚ بَنَىٰهَا
Yaratılısca siz mi daha cetinsiniz, yoksa gok mu? Onu Allah bina etti
رَفَعَ سَمۡكَهَا فَسَوَّىٰهَا
Tavanını yukseltti, onu bir duzene koydu
وَأَغۡطَشَ لَیۡلَهَا وَأَخۡرَجَ ضُحَىٰهَا
Gecesini kararttı, kuslugunu cıkardı
وَٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ ذَ ٰلِكَ دَحَىٰهَاۤ
Bundan sonra da yeryuzunu dosedi
أَخۡرَجَ مِنۡهَا مَاۤءَهَا وَمَرۡعَىٰهَا
Ondan suyunu ve otlagını cıkardı
وَٱلۡجِبَالَ أَرۡسَىٰهَا
Daglarını oturttu
مَتَـٰعࣰا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَـٰمِكُمۡ
Sizin ve hayvanlarınızın gecimi icin
فَإِذَا جَاۤءَتِ ٱلطَّاۤمَّةُ ٱلۡكُبۡرَىٰ
Fakat o her seyi bastıran buyuk felaket geldigi vakit
یَوۡمَ یَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَـٰنُ مَا سَعَىٰ
O, insanın neyin pesinde kostugunu anladıgı gun
وَبُرِّزَتِ ٱلۡجَحِیمُ لِمَن یَرَىٰ
Goren kimseler icin cehennem hortlatıldıgı vakit
فَأَمَّا مَن طَغَىٰ
Artık her kim azgınlık etmis
وَءَاثَرَ ٱلۡحَیَوٰةَ ٱلدُّنۡیَا
Ve dunya hayatını tercih etmisse
فَإِنَّ ٱلۡجَحِیمَ هِیَ ٱلۡمَأۡوَىٰ
Kuskusuz onun varacagı yer cehennemdir
وَأَمَّا مَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفۡسَ عَنِ ٱلۡهَوَىٰ
Kim de Rabbinin divanında durmaktan korkmus, nefsini bos heveslerden menetmis ise
فَإِنَّ ٱلۡجَنَّةَ هِیَ ٱلۡمَأۡوَىٰ
Kuskusuz onun varacagı yer cennettir
یَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَیَّانَ مُرۡسَىٰهَا
Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye
فِیمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَاۤ
Sen nerde, onu anlatmak nerde
إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَاۤ
Onun son ilmi Rabbine aittir
إِنَّمَاۤ أَنتَ مُنذِرُ مَن یَخۡشَىٰهَا
Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın
كَأَنَّهُمۡ یَوۡمَ یَرَوۡنَهَا لَمۡ یَلۡبَثُوۤا۟ إِلَّا عَشِیَّةً أَوۡ ضُحَىٰهَا
Onlar o kıyameti gorecekleri gun sanki dunyada bir aksam veya kuslugundan baska durmamısa donecekler