İslam Gündemi
50

Kâf Suresi

سُورَةُ قٓ • 45 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Kur'an-ı Kerim'in 50. suresi olan Kâf Suresi, Mekke döneminde inmiş olup toplam 45 ayetten oluşmaktadır. Sure, İslam inanç ve ahlak esaslarını etkileyici bir üslupla beyan eder.

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Kâf Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ قۤۚ وَٱلۡقُرۡءَانِ ٱلۡمَجِیدِ

Kaf. Sanlı ve serefli Kur'an'a andolsun ki

2Kâf Suresi, 2. Ayet

بَلۡ عَجِبُوۤا۟ أَن جَاۤءَهُم مُّنذِرࣱ مِّنۡهُمۡ فَقَالَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا شَیۡءٌ عَجِیبٌ

Dogrusu kafirler kendi iclerinden uyarıcı bir peygamber geldigine sasırdılar da dediler ki: "Bu sasılacak bir seydir

3Kâf Suresi, 3. Ayet

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰاۖ ذَ ٰ⁠لِكَ رَجۡعُۢ بَعِیدࣱ

Oldugumuz ve bir toprak oldugumuz vakit mi (tekrar) dirilecegiz? bu donus cok uzaktır

4Kâf Suresi, 4. Ayet

قَدۡ عَلِمۡنَا مَا تَنقُصُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۡهُمۡۖ وَعِندَنَا كِتَـٰبٌ حَفِیظُۢ

Fakat biz topragın onlardan neyi eksilttigini elbette biliyoruz. Yanımızda herseyi kaydedip muhafaza eden bir kitap vardır

5Kâf Suresi, 5. Ayet

بَلۡ كَذَّبُوا۟ بِٱلۡحَقِّ لَمَّا جَاۤءَهُمۡ فَهُمۡ فِیۤ أَمۡرࣲ مَّرِیجٍ

Dogrusu hak kendilerine geldigi zaman yalanladılar da simdi karmakarısık bir ıztırap icindeler

6Kâf Suresi, 6. Ayet

أَفَلَمۡ یَنظُرُوۤا۟ إِلَى ٱلسَّمَاۤءِ فَوۡقَهُمۡ كَیۡفَ بَنَیۡنَـٰهَا وَزَیَّنَّـٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجࣲ

Artık ustlerindeki goge bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmis ve suslemisiz, onun hic bir catlagı yoktur

7Kâf Suresi, 7. Ayet

وَٱلۡأَرۡضَ مَدَدۡنَـٰهَا وَأَلۡقَیۡنَا فِیهَا رَوَ ٰ⁠سِیَ وَأَنۢبَتۡنَا فِیهَا مِن كُلِّ زَوۡجِۭ بَهِیجࣲ

Yeri de nasıl uzatmıs, uzerine sabit daglar oturtmusuz. Orada gorunusu guzel her cesit bitkiden ciftler yetistirdik

8Kâf Suresi, 8. Ayet

تَبۡصِرَةࣰ وَذِكۡرَىٰ لِكُلِّ عَبۡدࣲ مُّنِیبࣲ

Bunlar, Allah'a yonelen her kula gonul gozunu acmak ve ona ibret vermek icindir

9Kâf Suresi, 9. Ayet

وَنَزَّلۡنَا مِنَ ٱلسَّمَاۤءِ مَاۤءࣰ مُّبَـٰرَكࣰا فَأَنۢبَتۡنَا بِهِۦ جَنَّـٰتࣲ وَحَبَّ ٱلۡحَصِیدِ

Bir de gokten bereketli bir su indirip de onunla baglar, bahceler ve bicilecek taneler bitirmekteyiz

10Kâf Suresi, 10. Ayet

وَٱلنَّخۡلَ بَاسِقَـٰتࣲ لَّهَا طَلۡعࣱ نَّضِیدࣱ

Tomurcukları birbiri uzerine dizilmis uzun boylu hurma agacları yetistirdik

11Kâf Suresi, 11. Ayet

رِّزۡقࣰا لِّلۡعِبَادِۖ وَأَحۡیَیۡنَا بِهِۦ بَلۡدَةࣰ مَّیۡتࣰاۚ كَذَ ٰ⁠لِكَ ٱلۡخُرُوجُ

Bunları kullara rızık olması icin (yetistirmekteyiz). O su ile olu bir topraga can verdik, iste hayata cıkıs da boyledir

12Kâf Suresi, 12. Ayet

كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحࣲ وَأَصۡحَـٰبُ ٱلرَّسِّ وَثَمُودُ

Onlardan once Nuh'un kavmi, Ress halkı ve Semud da yalanlamıstı

13Kâf Suresi, 13. Ayet

وَعَادࣱ وَفِرۡعَوۡنُ وَإِخۡوَ ٰ⁠نُ لُوطࣲ

Ad, Firavun, Lut'un kardesleri de (yalanladılar)

14Kâf Suresi, 14. Ayet

وَأَصۡحَـٰبُ ٱلۡأَیۡكَةِ وَقَوۡمُ تُبَّعࣲۚ كُلࣱّ كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ وَعِیدِ

Eyke halkı ve Tubba kavmi de, bunların hepsi peygamberleri yalanladılar da (onlara) azabım hak oldu

15Kâf Suresi, 15. Ayet

أَفَعَیِینَا بِٱلۡخَلۡقِ ٱلۡأَوَّلِۚ بَلۡ هُمۡ فِی لَبۡسࣲ مِّنۡ خَلۡقࣲ جَدِیدࣲ

Biz ilk yaratmada acizlik mi gosterdik? Dogrusu, onlar yeni bir yaratılıstan suphe icindedirler

16Kâf Suresi, 16. Ayet

وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ وَنَعۡلَمُ مَا تُوَسۡوِسُ بِهِۦ نَفۡسُهُۥۖ وَنَحۡنُ أَقۡرَبُ إِلَیۡهِ مِنۡ حَبۡلِ ٱلۡوَرِیدِ

Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona sah damarından daha yakınız

17Kâf Suresi, 17. Ayet

إِذۡ یَتَلَقَّى ٱلۡمُتَلَقِّیَانِ عَنِ ٱلۡیَمِینِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِیدࣱ

Onun sagında ve solunda oturmus iki melek zabıt tutarken

18Kâf Suresi, 18. Ayet

مَّا یَلۡفِظُ مِن قَوۡلٍ إِلَّا لَدَیۡهِ رَقِیبٌ عَتِیدࣱ

Insan hicbir soz soylemez ki yanında (onu) gozetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın

19Kâf Suresi, 19. Ayet

وَجَاۤءَتۡ سَكۡرَةُ ٱلۡمَوۡتِ بِٱلۡحَقِّۖ ذَ ٰ⁠لِكَ مَا كُنتَ مِنۡهُ تَحِیدُ

Olum sarhoslugu gercekten geldiginde, "Ey insan! Iste bu senin oteden beri kactıgın seydir." denir

20Kâf Suresi, 20. Ayet

وَنُفِخَ فِی ٱلصُّورِۚ ذَ ٰ⁠لِكَ یَوۡمُ ٱلۡوَعِیدِ

Sur'a ufurulur, iste bu, tehdid(in gerceklesme) gunudur

21Kâf Suresi, 21. Ayet

وَجَاۤءَتۡ كُلُّ نَفۡسࣲ مَّعَهَا سَاۤىِٕقࣱ وَشَهِیدࣱ

Her can, kendisiyle beraber bir sevk memuru ve bir sahid bulundugu halde gelir

22Kâf Suresi, 22. Ayet

لَّقَدۡ كُنتَ فِی غَفۡلَةࣲ مِّنۡ هَـٰذَا فَكَشَفۡنَا عَنكَ غِطَاۤءَكَ فَبَصَرُكَ ٱلۡیَوۡمَ حَدِیدࣱ

(Allah ona) "Andolsun sen bundan gaflet icinde idin. Simdi senden gaflet perdesini kaldırdık. Bugun artık gozun keskindir." der

23Kâf Suresi, 23. Ayet

وَقَالَ قَرِینُهُۥ هَـٰذَا مَا لَدَیَّ عَتِیدٌ

Beraberindeki melek "iste yanımdaki hazır" der

24Kâf Suresi, 24. Ayet

أَلۡقِیَا فِی جَهَنَّمَ كُلَّ كَفَّارٍ عَنِیدࣲ

(Allah iki melege buyurur ki:) "Haydi ikiniz, atın cehenneme her inatcı nankoru

25Kâf Suresi, 25. Ayet

مَّنَّاعࣲ لِّلۡخَیۡرِ مُعۡتَدࣲ مُّرِیبٍ

Iyiliklere (surekli) engel olan, saldırgan, supheciyi

26Kâf Suresi, 26. Ayet

ٱلَّذِی جَعَلَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَأَلۡقِیَاهُ فِی ٱلۡعَذَابِ ٱلشَّدِیدِ

O ki Allah'ın yanında baska ilah edinmistir. Haydi ikiniz birlikte onu siddetli azaba atın

27Kâf Suresi, 27. Ayet

۞ قَالَ قَرِینُهُۥ رَبَّنَا مَاۤ أَطۡغَیۡتُهُۥ وَلَـٰكِن كَانَ فِی ضَلَـٰلِۭ بَعِیدࣲ

Yanındaki arkadası (seytan) der ki: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık icindeydi

28Kâf Suresi, 28. Ayet

قَالَ لَا تَخۡتَصِمُوا۟ لَدَیَّ وَقَدۡ قَدَّمۡتُ إِلَیۡكُم بِٱلۡوَعِیدِ

Allah buyurur ki: "Huzurumda cekismeyin! Ben size daha once uyarıcı gondermistim

29Kâf Suresi, 29. Ayet

مَا یُبَدَّلُ ٱلۡقَوۡلُ لَدَیَّ وَمَاۤ أَنَا۠ بِظَلَّـٰمࣲ لِّلۡعَبِیدِ

Benim huzurumda soz degistirilmez. Ve ben kullara asla zulmedici degilim

30Kâf Suresi, 30. Ayet

یَوۡمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمۡتَلَأۡتِ وَتَقُولُ هَلۡ مِن مَّزِیدࣲ

Biz O gun cehenneme: "Doldun mu?" diyecegiz. O da: "Daha fazla var mı?" diyecektir

31Kâf Suresi, 31. Ayet

وَأُزۡلِفَتِ ٱلۡجَنَّةُ لِلۡمُتَّقِینَ غَیۡرَ بَعِیدٍ

Cennet de kotulukten sakınanlara yaklastırılır. Zaten uzak degildir

32Kâf Suresi, 32. Ayet

هَـٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِیظࣲ

Onlara denir ki: "Iste size vaad edilen bu cennet, Allah'a yonelen, O'nun emirlerine riayet eden, gormedigi halde Rahman olan Allah'tan korkan ve O'na yonelen bir kalple gelenlere mahsustur

33Kâf Suresi, 33. Ayet

مَّنۡ خَشِیَ ٱلرَّحۡمَـٰنَ بِٱلۡغَیۡبِ وَجَاۤءَ بِقَلۡبࣲ مُّنِیبٍ

Onlara denir ki: "Iste size vaad edilen bu cennet, Allah'a yonelen, O'nun emirlerine riayet eden, gormedigi halde Rahman olan Allah'tan korkan ve O'na yonelen bir kalple gelenlere mahsustur

34Kâf Suresi, 34. Ayet

ٱدۡخُلُوهَا بِسَلَـٰمࣲۖ ذَ ٰ⁠لِكَ یَوۡمُ ٱلۡخُلُودِ

Simdi selam ve selametle oraya girin. Iste sonsuzluk gunu budur

35Kâf Suresi, 35. Ayet

لَهُم مَّا یَشَاۤءُونَ فِیهَا وَلَدَیۡنَا مَزِیدࣱ

Orada onlara ne isterlerse vardır. Katımızda daha fazlası da vardır

36Kâf Suresi, 36. Ayet

وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هُمۡ أَشَدُّ مِنۡهُم بَطۡشࣰا فَنَقَّبُوا۟ فِی ٱلۡبِلَـٰدِ هَلۡ مِن مَّحِیصٍ

Ey Muhammed! Biz onlardan once kendilerinden daha kuvvetli olan ve beldeleri delik desik eden nice nesilleri helak ettik, hic kurtulus var mı

37Kâf Suresi, 37. Ayet

إِنَّ فِی ذَ ٰ⁠لِكَ لَذِكۡرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلۡبٌ أَوۡ أَلۡقَى ٱلسَّمۡعَ وَهُوَ شَهِیدࣱ

Suphesiz ki bunda kalbi olan ve hazır bulunup kulak veren kimse icin elbette bir ogut vardır

38Kâf Suresi, 38. Ayet

وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَیۡنَهُمَا فِی سِتَّةِ أَیَّامࣲ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبࣲ

Andolsun ki biz gokleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı gunde yarattık, Bize hicbir yorgunluk da dokunmadı

39Kâf Suresi, 39. Ayet

فَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَا یَقُولُونَ وَسَبِّحۡ بِحَمۡدِ رَبِّكَ قَبۡلَ طُلُوعِ ٱلشَّمۡسِ وَقَبۡلَ ٱلۡغُرُوبِ

Ey Muhammed! Onların soylediklerine karsı sabret. Gunesin dogusundan once (sabah namazını) ve batısından once de (ogle ve ikindi namazalarını kılarak) Rabbini Hamd ile tesbih et

40Kâf Suresi, 40. Ayet

وَمِنَ ٱلَّیۡلِ فَسَبِّحۡهُ وَأَدۡبَـٰرَ ٱلسُّجُودِ

Geceleyin (aksam ve yatsı namazlarını kılarak), namazlardan sonra da (vitir ve nafile kılarak) O'nu tesbih et

41Kâf Suresi, 41. Ayet

وَٱسۡتَمِعۡ یَوۡمَ یُنَادِ ٱلۡمُنَادِ مِن مَّكَانࣲ قَرِیبࣲ

Bir munadinin yakın bir yerden seslenecegi gune kulak ver

42Kâf Suresi, 42. Ayet

یَوۡمَ یَسۡمَعُونَ ٱلصَّیۡحَةَ بِٱلۡحَقِّۚ ذَ ٰ⁠لِكَ یَوۡمُ ٱلۡخُرُوجِ

O gun insanlar, o cagrıyı gercek olarak duyarlar. Iste bugun, kabirlerden cıkıs gunudur

43Kâf Suresi, 43. Ayet

إِنَّا نَحۡنُ نُحۡیِۦ وَنُمِیتُ وَإِلَیۡنَا ٱلۡمَصِیرُ

Gercekten biz hem yasatırız, hem oldururuz. Sonunda donus yalnız bizedir

44Kâf Suresi, 44. Ayet

یَوۡمَ تَشَقَّقُ ٱلۡأَرۡضُ عَنۡهُمۡ سِرَاعࣰاۚ ذَ ٰ⁠لِكَ حَشۡرٌ عَلَیۡنَا یَسِیرࣱ

O gun yer yarılır, insanlar kabirlerinden cabucak cıkarlar. Iste bu, sadece bize gore kolay bir toplanmadır

45Kâf Suresi, 45. Ayet

نَّحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا یَقُولُونَۖ وَمَاۤ أَنتَ عَلَیۡهِم بِجَبَّارࣲۖ فَذَكِّرۡ بِٱلۡقُرۡءَانِ مَن یَخَافُ وَعِیدِ

Biz onların soylediklerini daha iyi biliriz. Sen onlara karsı zor kullanacak degilsin. O halde sen, benim tehdidimden korkanlara bu Kur'an ile ogut ver

Surenin Nüzul Sebebi (İniş Bağlamı)

Kâf Suresi, nüzul sırasına göre 34. sırada Mekke-i Mükerreme döneminde nazil olmuştur. Ayetlerde ele alınan temel temalar; tevhid inancı, ahiret sorumluluğu ve müminlerin günlük hayatında dikkat etmesi gereken ilahi hikmetlerdir.

Tefsir Özeti ve Kıssadan Hisse

Kâf Suresi'nin ihtiva ettiği mesajlar, modern çağda müminin kulluk şuurunu korumasına, kalbini manevi hastalıklardan arındırmasına ve Kur'an'ın ahlakıyla ahlaklanmasına rehberlik etmektedir.