HakkımızdaGizlilikİletişim
İslam Gündemiİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Zâriyât Suresi
51

Zâriyât Suresi

سُورَةُ الذَّارِيَاتِ • 60 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Zâriyât Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ وَٱلذَّ ٰ⁠رِیَـٰتِ ذَرۡوࣰا

O tozdurup savuranlara

2Zâriyât Suresi, 2. Ayet

فَٱلۡحَـٰمِلَـٰتِ وِقۡرࣰا

Derken bir agırlık tasıyanlara

3Zâriyât Suresi, 3. Ayet

فَٱلۡجَـٰرِیَـٰتِ یُسۡرࣰا

Derken bir kolaylıkla akanlara

4Zâriyât Suresi, 4. Ayet

فَٱلۡمُقَسِّمَـٰتِ أَمۡرًا

Derken bir emir taksim edenlere andolsun ki

5Zâriyât Suresi, 5. Ayet

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقࣱ

O size vaad edilen elbette dogrudur

6Zâriyât Suresi, 6. Ayet

وَإِنَّ ٱلدِّینَ لَوَ ٰ⁠قِعࣱ

Ceza ve hesap gunu suphesiz olacaktır

7Zâriyât Suresi, 7. Ayet

وَٱلسَّمَاۤءِ ذَاتِ ٱلۡحُبُكِ

Yollara sahip goge andolsun ki

8Zâriyât Suresi, 8. Ayet

إِنَّكُمۡ لَفِی قَوۡلࣲ مُّخۡتَلِفࣲ

Siz elbette celiskili sozler icindesiniz

9Zâriyât Suresi, 9. Ayet

یُؤۡفَكُ عَنۡهُ مَنۡ أُفِكَ

Ondan cevrilen (imana) cevrilir

10Zâriyât Suresi, 10. Ayet

قُتِلَ ٱلۡخَرَّ ٰ⁠صُونَ

Kahrolsun (o fikir adına) kendi tahminlerini ileri surenler

11Zâriyât Suresi, 11. Ayet

ٱلَّذِینَ هُمۡ فِی غَمۡرَةࣲ سَاهُونَ

Onlar bir sarhosluk ve cehalet icinde suursuzdurlar

12Zâriyât Suresi, 12. Ayet

یَسۡـَٔلُونَ أَیَّانَ یَوۡمُ ٱلدِّینِ

Onlar: "Hesap ve ceza gunu ne zaman?" diye soruyorlar

13Zâriyât Suresi, 13. Ayet

یَوۡمَ هُمۡ عَلَى ٱلنَّارِ یُفۡتَنُونَ

O gun, onların ates uzerinde azap gorecekleri gundur

14Zâriyât Suresi, 14. Ayet

ذُوقُوا۟ فِتۡنَتَكُمۡ هَـٰذَا ٱلَّذِی كُنتُم بِهِۦ تَسۡتَعۡجِلُونَ

Onlara: "Tadın inkarınızın cezasını, iste sizin acele istediginiz budur!" denecektir

15Zâriyât Suresi, 15. Ayet

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِینَ فِی جَنَّـٰتࣲ وَعُیُونٍ

Suphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdigi sevabı almıs olarak cennet bahcelerinde ve pınar baslarında bulunacaklardır. Cunku onlar bundan once iyilik yapıyorlardı

16Zâriyât Suresi, 16. Ayet

ءَاخِذِینَ مَاۤ ءَاتَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡۚ إِنَّهُمۡ كَانُوا۟ قَبۡلَ ذَ ٰ⁠لِكَ مُحۡسِنِینَ

Suphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdigi sevabı almıs olarak cennet bahcelerinde ve pınar baslarında bulunacaklardır. Cunku onlar bundan once iyilik yapıyorlardı

17Zâriyât Suresi, 17. Ayet

كَانُوا۟ قَلِیلࣰا مِّنَ ٱلَّیۡلِ مَا یَهۡجَعُونَ

Onlar geceleyin pek az uyurlardı

18Zâriyât Suresi, 18. Ayet

وَبِٱلۡأَسۡحَارِ هُمۡ یَسۡتَغۡفِرُونَ

Onlar seher vakitlerinde Allah'tan bagıslanma dilerlerdi

19Zâriyât Suresi, 19. Ayet

وَفِیۤ أَمۡوَ ٰ⁠لِهِمۡ حَقࣱّ لِّلسَّاۤىِٕلِ وَٱلۡمَحۡرُومِ

Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar icin bir hak vardı

20Zâriyât Suresi, 20. Ayet

وَفِی ٱلۡأَرۡضِ ءَایَـٰتࣱ لِّلۡمُوقِنِینَ

Kesin olarak inananlar icin, yeryuzunde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hic gormuyor musunuz

21Zâriyât Suresi, 21. Ayet

وَفِیۤ أَنفُسِكُمۡۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ

Kesin olarak inananlar icin, yeryuzunde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hic gormuyor musunuz

22Zâriyât Suresi, 22. Ayet

وَفِی ٱلسَّمَاۤءِ رِزۡقُكُمۡ وَمَا تُوعَدُونَ

Sizin rızkınız da size vaad edilen sevap ve ceza da goktedir

23Zâriyât Suresi, 23. Ayet

فَوَرَبِّ ٱلسَّمَاۤءِ وَٱلۡأَرۡضِ إِنَّهُۥ لَحَقࣱّ مِّثۡلَ مَاۤ أَنَّكُمۡ تَنطِقُونَ

Gok ve yerin Rabbine andolsun ki size edilen o vaad, herhalde haktır. O tıpkı sizin konusmanız gibi gercektir

24Zâriyât Suresi, 24. Ayet

هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِیثُ ضَیۡفِ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ ٱلۡمُكۡرَمِینَ

Ey Muhammed! Ibrahim'in serefli misafirlerinin haberi sana geldi mi

25Zâriyât Suresi, 25. Ayet

إِذۡ دَخَلُوا۟ عَلَیۡهِ فَقَالُوا۟ سَلَـٰمࣰاۖ قَالَ سَلَـٰمࣱ قَوۡمࣱ مُّنكَرُونَ

Hani onlar Ibrahim'in huzuruna girmislerdi de "Selam sana!" demislerdi. Ibrahim: "Size de selam" demis, ve icinden: "Bunlar tanınmamıs bir topluluk!" diye gecirmisti

26Zâriyât Suresi, 26. Ayet

فَرَاغَ إِلَىٰۤ أَهۡلِهِۦ فَجَاۤءَ بِعِجۡلࣲ سَمِینࣲ

Ibrahim, sonra ailesine giderek semiz bir buzagı (eti) getirdi

27Zâriyât Suresi, 27. Ayet

فَقَرَّبَهُۥۤ إِلَیۡهِمۡ قَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ

Onu onlerine surerek: "Yemez misiniz?" dedi

28Zâriyât Suresi, 28. Ayet

فَأَوۡجَسَ مِنۡهُمۡ خِیفَةࣰۖ قَالُوا۟ لَا تَخَفۡۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَـٰمٍ عَلِیمࣲ

Yemediklerini gorunce onlardan icine bir korku dustu. Onlar Ibrahim'e: "Korkma!" dediler ve onu cok bilgili bir ogul ile mujdelediler

29Zâriyât Suresi, 29. Ayet

فَأَقۡبَلَتِ ٱمۡرَأَتُهُۥ فِی صَرَّةࣲ فَصَكَّتۡ وَجۡهَهَا وَقَالَتۡ عَجُوزٌ عَقِیمࣱ

Bunun uzerine karısı (Sare) bir cıglık atarak geldi ve elini yuzune vurarak: "Ben kısır bir kocakarıyım, nasıl cocugum olur?" dedi

30Zâriyât Suresi, 30. Ayet

قَالُوا۟ كَذَ ٰ⁠لِكِ قَالَ رَبُّكِۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلۡحَكِیمُ ٱلۡعَلِیمُ

Misafir melekler: "Evet bu boyledir. Rabbin boyle buyurdu. Gercekten O hukum ve hikmet sahibidir. Herseyi hakkıyla bilir." dediler

31Zâriyât Suresi, 31. Ayet

۞ قَالَ فَمَا خَطۡبُكُمۡ أَیُّهَا ٱلۡمُرۡسَلُونَ

Ibrahim, kendisine misafir olarak gelen meleklere: "Acaba sizin asıl onemli isiniz nedir ey elciler?" dedi

32Zâriyât Suresi, 32. Ayet

قَالُوۤا۟ إِنَّاۤ أُرۡسِلۡنَاۤ إِلَىٰ قَوۡمࣲ مُّجۡرِمِینَ

Onlar: "Gercekten biz gunahkar bir kavim (olan Lut kavmine) gonderildik

33Zâriyât Suresi, 33. Ayet

لِنُرۡسِلَ عَلَیۡهِمۡ حِجَارَةࣰ مِّن طِینࣲ

Onların uzerine camurdan pisirilmis sert taslar yagdıracagız

34Zâriyât Suresi, 34. Ayet

مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلۡمُسۡرِفِینَ

O taslardan herbirinin haddi asanlardan kime isabet edecegi Rabbin katında isaretlenmistir." dediler

35Zâriyât Suresi, 35. Ayet

فَأَخۡرَجۡنَا مَن كَانَ فِیهَا مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Nihayet biz muminlerden orada bulunan kimseleri cıkardık

36Zâriyât Suresi, 36. Ayet

فَمَا وَجَدۡنَا فِیهَا غَیۡرَ بَیۡتࣲ مِّنَ ٱلۡمُسۡلِمِینَ

Fakat biz orada muslumanlardan bir ev halkından baska kimseyi de bulamadık

37Zâriyât Suresi, 37. Ayet

وَتَرَكۡنَا فِیهَاۤ ءَایَةࣰ لِّلَّذِینَ یَخَافُونَ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَلِیمَ

Biz orada acı bir azabdan korkan kimseler icin bir ibret nisanesi bıraktık

38Zâriyât Suresi, 38. Ayet

وَفِی مُوسَىٰۤ إِذۡ أَرۡسَلۡنَـٰهُ إِلَىٰ فِرۡعَوۡنَ بِسُلۡطَـٰنࣲ مُّبِینࣲ

Musa'nın kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu apacık bir delille Firavun'a gondermistik

39Zâriyât Suresi, 39. Ayet

فَتَوَلَّىٰ بِرُكۡنِهِۦ وَقَالَ سَـٰحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونࣱ

Firavun ise ordusuyla birlikte yuz cevirmis, onun hakkında: "Bu bir sihirbazdır, ya da bir delidir." demisti

40Zâriyât Suresi, 40. Ayet

فَأَخَذۡنَـٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذۡنَـٰهُمۡ فِی ٱلۡیَمِّ وَهُوَ مُلِیمࣱ

Nihayet biz onu ve ordularını yakalayıp hepsini denize attık. Firavun ise o sırada (inadından dolayı pismanlık duyarak) kendi kendini kınıyordu

41Zâriyât Suresi, 41. Ayet

وَفِی عَادٍ إِذۡ أَرۡسَلۡنَا عَلَیۡهِمُ ٱلرِّیحَ ٱلۡعَقِیمَ

Ad kavminin helakinde de bir ibret vardır. Hani biz onların uzerine koklerini kesecek bir ruzgar gondermistik

42Zâriyât Suresi, 42. Ayet

مَا تَذَرُ مِن شَیۡءٍ أَتَتۡ عَلَیۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِیمِ

O ruzgar uzerine ugradıgı hicbir seyi bırakmıyor, mutlaka onu kul gibi dagıtıyordu

43Zâriyât Suresi, 43. Ayet

وَفِی ثَمُودَ إِذۡ قِیلَ لَهُمۡ تَمَتَّعُوا۟ حَتَّىٰ حِینࣲ

Semud kavminin helakinde de bir ibret vardır. Hani onlara: "Belirli bir sureye kadar dunyadan yararalanıp, gecinin!" denmisti

44Zâriyât Suresi, 44. Ayet

فَعَتَوۡا۟ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ وَهُمۡ یَنظُرُونَ

Onlarsa Rablerinin emrine karsı buyukluk tasladılar. Bunun uzerine kendilerini, bakıp dururlarken yıldırım yakalayıp, carptı

45Zâriyât Suresi, 45. Ayet

فَمَا ٱسۡتَطَـٰعُوا۟ مِن قِیَامࣲ وَمَا كَانُوا۟ مُنتَصِرِینَ

Artık onlar, ne kendi kendilerine ayaga kalkabildiler, ne de yardım gorduler

46Zâriyât Suresi, 46. Ayet

وَقَوۡمَ نُوحࣲ مِّن قَبۡلُۖ إِنَّهُمۡ كَانُوا۟ قَوۡمࣰا فَـٰسِقِینَ

Daha once de Nuh kavmini helak etmistik. Cunku onlar yoldan cıkmıs fasık bir kavimdiler

47Zâriyât Suresi, 47. Ayet

وَٱلسَّمَاۤءَ بَنَیۡنَـٰهَا بِأَیۡی۟دࣲ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

Biz gogu kudretimizle bina ettik. Hic suphesiz biz, cok genislik ve kudret sahibiyiz

48Zâriyât Suresi, 48. Ayet

وَٱلۡأَرۡضَ فَرَشۡنَـٰهَا فَنِعۡمَ ٱلۡمَـٰهِدُونَ

Yeryuzunu de biz dosedik. Bakın biz onu ne guzel dosuyoruz

49Zâriyât Suresi, 49. Ayet

وَمِن كُلِّ شَیۡءٍ خَلَقۡنَا زَوۡجَیۡنِ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ

Biz herseyden iki cift yarattık. Umulur ki, iyice dusunursunuz

50Zâriyât Suresi, 50. Ayet

فَفِرُّوۤا۟ إِلَى ٱللَّهِۖ إِنِّی لَكُم مِّنۡهُ نَذِیرࣱ مُّبِینࣱ

Ey Muhammed! de ki: "Oyleyse Allah'a kosun, gercekten ben size O'nun tarafından gonderilmis apacık bir uyarıcıyım

51Zâriyât Suresi, 51. Ayet

وَلَا تَجۡعَلُوا۟ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَۖ إِنِّی لَكُم مِّنۡهُ نَذِیرࣱ مُّبِینࣱ

Allah'la beraber baska bir tanrı uydurmayın (O'na ortak kosmayın). Gercekten ben size O'nun tarafından gonderilmis apacık bir uyarıcıyım

52Zâriyât Suresi, 52. Ayet

كَذَ ٰ⁠لِكَ مَاۤ أَتَى ٱلَّذِینَ مِن قَبۡلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا۟ سَاحِرٌ أَوۡ مَجۡنُونٌ

Boylece onlardan oncekilere de herhangi bir peygamber gelince, onun hakkında da mutlaka: "Bir sihirbazdır veya bir delidir." dediler

53Zâriyât Suresi, 53. Ayet

أَتَوَاصَوۡا۟ بِهِۦۚ بَلۡ هُمۡ قَوۡمࣱ طَاغُونَ

Onlar birbirlerine bunu mu tavsiye ettiler? Hayır onlar azgın bir kavimdir

54Zâriyât Suresi, 54. Ayet

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ فَمَاۤ أَنتَ بِمَلُومࣲ

Ey Muhammed! Sen onlardan yuz cevir. Artık sen kınanacak degilsin

55Zâriyât Suresi, 55. Ayet

وَذَكِّرۡ فَإِنَّ ٱلذِّكۡرَىٰ تَنفَعُ ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Sen ogut verip hatırlat. Cunku, hatırlatmak muminlere fayda verir

56Zâriyât Suresi, 56. Ayet

وَمَا خَلَقۡتُ ٱلۡجِنَّ وَٱلۡإِنسَ إِلَّا لِیَعۡبُدُونِ

Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım

57Zâriyât Suresi, 57. Ayet

مَاۤ أُرِیدُ مِنۡهُم مِّن رِّزۡقࣲ وَمَاۤ أُرِیدُ أَن یُطۡعِمُونِ

Ben onlardan herhangi bir rızık istemiyorum. Beni yedirmelerini de istemiyorum

58Zâriyât Suresi, 58. Ayet

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلۡقُوَّةِ ٱلۡمَتِینُ

Suphesiz ki, rızık veren O saglam kuvvet sahibi olan Allah'tır

59Zâriyât Suresi, 59. Ayet

فَإِنَّ لِلَّذِینَ ظَلَمُوا۟ ذَنُوبࣰا مِّثۡلَ ذَنُوبِ أَصۡحَـٰبِهِمۡ فَلَا یَسۡتَعۡجِلُونِ

Suphsiz ki, zulmedenlerin gecmis arkadaslarının payı gibi, dolgun bir azab payı vardır. Ama simdi onu acele istemesinler

60Zâriyât Suresi, 60. Ayet

فَوَیۡلࣱ لِّلَّذِینَ كَفَرُوا۟ مِن یَوۡمِهِمُ ٱلَّذِی یُوعَدُونَ

Kendilerine vaad edilen gunlerinde ugrayacakaları azabdan dolayı vay inkar edenlerin haline

Kâf SuresiTûr Suresi
İslam Gündemiİslama dair her şey...

İslam Gündemi Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 İslam Gündemi. Tüm hakları saklıdır.