Sâd Suresi
• 88 Ayet • Medenî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
Sad. Bu zikirle dolu Kur'an'a bak
O inkar edenler bir gurur ve ayrılık icindedirler
Kendilerinden once nicelerini helak ettik. Onlar cagrıstılar. Ama artık kurtulus vakti degildi
Iclerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldigine sastılar da kafirler: "Bu bir sihirbazdır, yalancıdır" dediler
Ilahları, bir tek ilah mı kılmıs? Bu gercekten sasılacak bir sey, cok tuhaf
Iclerinden ileri gelenler fırladılar ve dediler ki: "Ilahlarınız uzerinde sabır ve sebat edin. Bu, gercekten arzu edilen bir murad
Biz bunu baska bir dinde isitmedik, bu mutlaka bir uydurmadır
Kur'an aramızdan ona mı indirilmis?" dediler. Dogrusu onlar benim Kur'an'ımdan bir kusku icindeler. Ve dogrusu onlar henuz azabımı tatmadılar
Yoksa sana o Kur'an'ı veren cok guclu ve ihsan sahibi Rabbinin hazineleri onların yanında mı
Yoksa butun o goklerin, yerin ve aralarındakilerin mulku onların mı? Oyle ise butun imkanlarını seferber ederek yukselsinler de gorelim
Onlar burada cesitli partilerden (gruplardan) bozguna ugramıs bir ordudur
Onlardan once Nuh kavmi, Ad kavmi ve saltanat sahibi Firavun da yalanlamıslardı
Semud kavmi, Lut kavmi ve Eykeliler (Suayb kavmi) de yalanlamıslardı. Iste o cesitli partiler bunlardır
Hepsi de gonderilen peygamberleri yalanladılar da azabım boyle hak oldu
Onlar da bir tek haykırısa bakıyorlar. Oyle ki onun gecikmesi de yoktur
Bir de: "Ey Rabbimiz! Hesap gununden once bizim azabdan payımızı acele ver" dediler
Simdi sen onların dediklerine sabret de kuvvetli kulumuz Davud'u hatırla. Cunku o, zikir ve tesbih ile bize yonelmisti
Biz, dagları onun emrine vermistik. Aksamsabah onunla birlikte tesbih ederlerdi
Kusları da toplu olarak onun emrine vermistik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi
Biz onun mulkunu kuvvetlendirmis ve kendisine hikmet ve hakkı batıldan ayırt etme kabiliyeti vermistik
Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan asarak mihraba ulasmıslardı
Davud'un yanına giriverdiler de onlardan telase dustu. Ona "Korkma!" dediler, biz iki davacıyız. Birimiz, birimize haksızlık etti. Simdi sen aramızda hak ile hukum ver ve asırı gitme de bizi dogru yolun ortasına cıkar
Biri: "Iste bu benim kardesim. Onun doksan dokuz disi koyunu var, benim ise bir tek disi koyunum var. Boyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartısmada beni yendi" diye anlattı
Davud dedi ki: "Dogrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle sana zulmetmistir. Gercekten bir cemiyette yasayanların cogu mutlaka birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel isleyenler baska. Ama onlar da pek az." Davud, bizim kendisini imtihan ettigimizi sanmıstı. Hemen Rabbinden magfiret diledi, ruku ederek yere kapandı, tevbe ile Allah'a yoneldi
Biz de o zannettigi seyi kendisine bagısladık. Suphesiz yanımızda onun bir yakınlıgı ve guzel bir donus yeri vardır
Ey Davud! Gercekten biz seni yeryuzunde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile hukum ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Cunku Allah yolundan sapanlar, hesap gununu unuttukları icin kendilerine cok siddetli bir azab vardır
Hem o gogu, yeri ve aralarındakileri biz bosuna yaratmadık. O, kafirlerin zannıdır. Onun icin vay atese girecek olan kafirlerin haline
Yoksa, iman edip de salih amel isleyenleri biz, o yeryuzundeki bozguncular gibi yapar mıyız? Yoksa o takva sahiplerini azgın gunahkarlar gibi yapar mıyız
Bu, sana indirdigimiz mubarek bir kitaptır ki, insanlar onun ayetlerini dusunsunler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar
Bir de Davud'a Suleyman'ı bahsettik. Suleyman ne guzel kuldu. Cunku o seslice tesbih edip Allah'a yonelirdi
Hani kendisine bir zaman aksam ustu iyi cins ve rahvan atlar gosterilmisti
Ben, dedi, at sevgisini, Rabbimi anmaktan oturu tercih ettim." Nihayet atlar perdenin arkasına gizlendi
Geri getirin onları bana!" dedi ve artık onların bacaklarını, boyunlarını silmeye basladı
Andolsun ki Suleyman'ı imtihan da ettik ve tahtının uzerine bir ceset bıraktık. Sonra tekrar tevbe ile onceki haline dondu
Suleyman: "Ey Rabbim! Beni bagısla ve bana oyle bir mulk ihsan et ki, ardımdan hic kimseye yarasmasın. Suphesiz, butun dilekleri veren sensin." dedi
Bunun uzerine biz ruzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istedigi yere yumusacık akardı
Dalgıc ve yapı ustası seytanları da
Ve daha digerlerini de zincirlerde baglı olarak (Onun emrine verdik)
Iste bu, bizim ihsanımızdır. Artık sen dilersen baskalarına ver veya verme. Bundan hesaba cekilmeyeceksin" dedik
Suphesiz ki ona huzurumuzda bir yakınlık ve guzel bir makam vardır
Kulumuz Eyyub'u da an. Bir zaman o, Rabbine soyle nida etmisti: "Mesakkat ve acı ile bana seytan dokundu
(Biz ona): "Ayagını yere vur! Iste sana yıkanılacak ve icilecek soguk bir su" dedik
Ve ona, butun ailesini ve beraberlerinde bir mislini daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahsettik ki, akıl sahipleri icin bir ibret olsun
(Bir de dedik ki): "Eline bir demet al da onunla (esine) vur; yemininde durmamazlık etme." Dogrusu biz onu sabırlı bulduk. O ne guzel kul! O hakikaten daima Allah'a yonelmektedir
Kullarımız Ibrahim'i, Ishak'ı ve Yakub'u da an. Onlar eller ve gozler sahipleri idiler
Cunku biz onları temiz bir hasletle, halis yurt (ahiret) dusuncesine ermis has kullarımızdan kılmısızdır
Cunku onlar, nezdimizde secilmis en hayırlı kimselerdendir
Ismail'i, Elyasa'yı, Zu'lKifl'i de an. Hepsi de en hayırlı kimselerdendir
Iste bu bir oguttur. Suphesiz korunan muttakiler icin herhalde guzel bir istikbal (guzel bir donus yeri) vardır
Butun kapıları kendilerine acılmıs olan Adn cennetleri vardır
Iclerine kurularak orada bircok yemisle, bambaska bir icki isteyeceklerdir
Yanlarında da bakısları yalnız kocalarına donuk hep aynı yasta dilberler vardır
O hesap gunu icin size vaad edilen iste budur
Iste bu, bizim rızkımız; muhakkak ki ona hic tukenmek yoktur
Bu, boyledir. Suphesiz azgınlar icin de fena bir gelecek vardır
Cehennem! Ona yaslanacaklar, fakat o ne cirkin dosektir
Iste artık tatsınlar onu ki, o kaynar su ve irindir
Ve o sekilden cifter cifter tadacakları diger acılar da vardır
Iste sunlar da sizin pesinize dusenlerdir. Onlara merhaba yok. Cunku onlar cehenneme salınıyorlar
(Arkadan gelenler oncekilere:) Derler ki: "Hayır, asıl size merhaba yok. Cunku cehennemi bize siz takdim ettiniz. Bakın o ne kotu yatak
Ey Rabbimiz! Bize bunu takdim edenin atesteki azabını kat kat artır" derler
Bir de derler ki: "Kotulerden saydıgımız birtakım adamları (fakir muminleri) niye goremiyoruz
Onları eglence yerine tutmustuk ha! Yoksa bu gozler onlardan kaydı mı
Suphesiz ki bu haktır. Ates ehlinin birbiriyle tartısması muhakkak olacaktır
De ki: "Ben ancak korkuyu haber veren bir peygamberim. O tek ve kahredici olan Allah'tan baska tanrı da yoktur
O, goklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O cok gucludur, cok bagıslayıcıdır
De ki: "Bu, bir buyuk haberdir
Siz ondan yuz ceviriyorsunuz
Munakasa ederlerken, benim melekler yuksek topluluguna ait ne bilgim olabilirdi
Ancak ben acıktan acıga korkutmakla gorevli oldugum icin o bilgi bana vahyediliyor
Hani Rabbin meleklere demisti ki: "Ben camurdan bir insan yaratmaktayım
Onu tesviye edip, duzeltip de ruhumdan ona ufledim mi derhal ona secdeye kapanın
Bunun uzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler
Yalnız Iblis etmedi, buyukluk tasladı ve kafirlerden oldu
Allah: "Ey Iblis! O benim kudretimle yarattıgıma secde etmene ne engel oldu? Kibirlenmek mi istedin? Yoksa yuksek derecelerde bulunanlardan mı oldun?" dedi
Iblis dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım. Beni atesten yarattın, onu ise camurdan yarattın
Allah: "Hemen cık oradan, artık sen kovuldun
Ve elbette lanetim ceza gunune kadar senin uzerindedir." buyurdu
Iblis: "Ya Rab! O halde insanların diriltilecekleri gune kadar bana muhlet ver." dedi
Allah: "Haydi belirli bir vakte kadar muhlet verilenlerdensin" buyurdu
Allah: "Haydi belirli bir vakte kadar muhlet verilenlerdensin" buyurdu
Iblis: "Oyle ise izzet ve serefine yemin ederim ki, ben onların hepsini mutlaka aldatır, saptırırım
Ancak iclerinden ihlas ile secilmis has kulların mustesna" dedi
Allah buyurdu ki: "O dogru, ben hep dogruyu soylerim
Andolsun ki, cehennemi mutlaka senden ve onların sana uyanlarından, topunuzdan tıka basa dolduracagım
Ey Muhammed! De ki: "Ben o Kur'an'a karsı sizden bir ucret istemiyorum. Ve ben kendiligimden bir sey de teklif etmiyorum
O Kur'an, butun alemler icin bir zikir, bir oguttur
Herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz