HakkımızdaGizlilikİletişim
İslam Gündemiİslama dair her şey...
Ana SayfaNamaz Vakitleri
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Risale-i Nur KülliyatıHadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliEsmaül Hüsna
İbadetler AnsiklopedisiGünlük DualarÇocuklara Özel İslamiyet
Dini Bilgiler (Blog)Muhafazakar Tatil ÖnerileriErkek Bebek İsimleriKız Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriPeygamberimizSıkça Sorulan Dini Sorular
Kıble Bulucu (Pusula)Kaza Namazı & Hatim TakibiOnline ZikirmatikDini Günler TakvimiKaza Orucu Takip PaneliMiras Hesaplama (Ferâiz)Arapça Sözlük
/
/
İslam Gündemiİslama dair her şey...

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

İlim, irfan ve iman yolunda

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Sahih-i Buhari
  • Sahih-i Müslim
  • Sünen-i Tirmizi
  • İslami Bebek İsimleri
  • 🎯 Günün İslami Sınavı
  • Ücretsiz İslami PDF'ler
  • Ebced Hesabı (İsim Analizi)
  • 🥫 Helal E-Kodu Tarayıcı
  • Online Hatim Dağıtımı
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Vakit Namazları Rekat
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Kaza Namazı & Hatim Takibi
  • Online Zikirmatik
  • Kaza Orucu Takibi
  • Miras Hesaplama (Ferâiz)
  • Dualar ve Zikirler
  • 2027 Dini Günler Takvimi
  • 2027 Ramazan Ne Zaman?
  • 2027 Kurban Bayramı Ne Zaman?
  • 2027 Üç Aylar Ne Zaman?
  • Zekat Hesaplama
  • Arapça-Türkçe Sözlük
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • Muhafazakar Tatil Önerileri
  • Esmaül Hüsna
  • Çocuklara Özel İslamiyet

Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir.

HakkımızdaGizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikasıİletişim
DİL
TR|EN|AR
© 2026 İslam Gündemi. Tüm hakları saklıdır.
Ana Sayfa
Kuran
Namaz
Hadisler
Mealler/Diyanet İşleri/Sâffât Suresi
37

Sâffât Suresi

سُورَةُ الصَّافَّاتِ • 182 Ayet • Mekkî • Diyanet İşleri Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Sâffât Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ وَٱلصَّـٰۤفَّـٰتِ صَفࣰّا

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

2Sâffât Suresi, 2. Ayet

فَٱلزَّ ٰ⁠جِرَ ٰ⁠تِ زَجۡرࣰا

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

3Sâffât Suresi, 3. Ayet

فَٱلتَّـٰلِیَـٰتِ ذِكۡرًا

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

4Sâffât Suresi, 4. Ayet

إِنَّ إِلَـٰهَكُمۡ لَوَ ٰ⁠حِدࣱ

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

5Sâffât Suresi, 5. Ayet

رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَیۡنَهُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَـٰرِقِ

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

6Sâffât Suresi, 6. Ayet

إِنَّا زَیَّنَّا ٱلسَّمَاۤءَ ٱلدُّنۡیَا بِزِینَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ

Şüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik.

7Sâffât Suresi, 7. Ayet

وَحِفۡظࣰا مِّن كُلِّ شَیۡطَـٰنࣲ مَّارِدࣲ

Onu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.

8Sâffât Suresi, 8. Ayet

لَّا یَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰ وَیُقۡذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبࣲ

Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.

9Sâffât Suresi, 9. Ayet

دُحُورࣰاۖ وَلَهُمۡ عَذَابࣱ وَاصِبٌ

Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.

10Sâffât Suresi, 10. Ayet

إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡخَطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُۥ شِهَابࣱ ثَاقِبࣱ

Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.

11Sâffât Suresi, 11. Ayet

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَهُمۡ أَشَدُّ خَلۡقًا أَم مَّنۡ خَلَقۡنَاۤۚ إِنَّا خَلَقۡنَـٰهُم مِّن طِینࣲ لَّازِبِۭ

Allah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.

12Sâffât Suresi, 12. Ayet

بَلۡ عَجِبۡتَ وَیَسۡخَرُونَ

Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.

13Sâffât Suresi, 13. Ayet

وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا یَذۡكُرُونَ

Onlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.

14Sâffât Suresi, 14. Ayet

وَإِذَا رَأَوۡا۟ ءَایَةࣰ یَسۡتَسۡخِرُونَ

Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.

15Sâffât Suresi, 15. Ayet

وَقَالُوۤا۟ إِنۡ هَـٰذَاۤ إِلَّا سِحۡرࣱ مُّبِینٌ

"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

16Sâffât Suresi, 16. Ayet

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ

"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

17Sâffât Suresi, 17. Ayet

أَوَءَابَاۤؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ

"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

18Sâffât Suresi, 18. Ayet

قُلۡ نَعَمۡ وَأَنتُمۡ دَ ٰ⁠خِرُونَ

De ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak."

19Sâffât Suresi, 19. Ayet

فَإِنَّمَا هِیَ زَجۡرَةࣱ وَ ٰ⁠حِدَةࣱ فَإِذَا هُمۡ یَنظُرُونَ

Tek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.

20Sâffât Suresi, 20. Ayet

وَقَالُوا۟ یَـٰوَیۡلَنَا هَـٰذَا یَوۡمُ ٱلدِّینِ

Şöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."

21Sâffât Suresi, 21. Ayet

هَـٰذَا یَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ ٱلَّذِی كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

Onlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.

22Sâffât Suresi, 22. Ayet

۞ ٱحۡشُرُوا۟ ٱلَّذِینَ ظَلَمُوا۟ وَأَزۡوَ ٰ⁠جَهُمۡ وَمَا كَانُوا۟ یَعۡبُدُونَ

İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."

23Sâffât Suresi, 23. Ayet

مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهۡدُوهُمۡ إِلَىٰ صِرَ ٰ⁠طِ ٱلۡجَحِیمِ

İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."

24Sâffât Suresi, 24. Ayet

وَقِفُوهُمۡۖ إِنَّهُم مَّسۡـُٔولُونَ

"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."

25Sâffât Suresi, 25. Ayet

مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ

Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"

26Sâffât Suresi, 26. Ayet

بَلۡ هُمُ ٱلۡیَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ

Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.

27Sâffât Suresi, 27. Ayet

وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ یَتَسَاۤءَلُونَ

Birbirlerine dönüp soruşurlar.

28Sâffât Suresi, 28. Ayet

قَالُوۤا۟ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡیَمِینِ

İleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.

29Sâffât Suresi, 29. Ayet

قَالُوا۟ بَل لَّمۡ تَكُونُوا۟ مُؤۡمِنِینَ

Onlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."

30Sâffât Suresi, 30. Ayet

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَیۡكُم مِّن سُلۡطَـٰنِۭۖ بَلۡ كُنتُمۡ قَوۡمࣰا طَـٰغِینَ

"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."

31Sâffât Suresi, 31. Ayet

فَحَقَّ عَلَیۡنَا قَوۡلُ رَبِّنَاۤۖ إِنَّا لَذَاۤىِٕقُونَ

"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız."

32Sâffât Suresi, 32. Ayet

فَأَغۡوَیۡنَـٰكُمۡ إِنَّا كُنَّا غَـٰوِینَ

"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".

33Sâffât Suresi, 33. Ayet

فَإِنَّهُمۡ یَوۡمَىِٕذࣲ فِی ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ

O gün hepsi azabda birleşirler.

34Sâffât Suresi, 34. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِینَ

Doğrusu suçlulara böyle yaparız.

35Sâffât Suresi, 35. Ayet

إِنَّهُمۡ كَانُوۤا۟ إِذَا قِیلَ لَهُمۡ لَاۤ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ یَسۡتَكۡبِرُونَ

Onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.

36Sâffât Suresi, 36. Ayet

وَیَقُولُونَ أَىِٕنَّا لَتَارِكُوۤا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرࣲ مَّجۡنُونِۭ

"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.

37Sâffât Suresi, 37. Ayet

بَلۡ جَاۤءَ بِٱلۡحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.

38Sâffât Suresi, 38. Ayet

إِنَّكُمۡ لَذَاۤىِٕقُوا۟ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَلِیمِ

Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.

39Sâffât Suresi, 39. Ayet

وَمَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Yaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.

40Sâffât Suresi, 40. Ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.

41Sâffât Suresi, 41. Ayet

أُو۟لَـٰۤىِٕكَ لَهُمۡ رِزۡقࣱ مَّعۡلُومࣱ

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

42Sâffât Suresi, 42. Ayet

فَوَ ٰ⁠كِهُ وَهُم مُّكۡرَمُونَ

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

43Sâffât Suresi, 43. Ayet

فِی جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِیمِ

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

44Sâffât Suresi, 44. Ayet

عَلَىٰ سُرُرࣲ مُّتَقَـٰبِلِینَ

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

45Sâffât Suresi, 45. Ayet

یُطَافُ عَلَیۡهِم بِكَأۡسࣲ مِّن مَّعِینِۭ

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

46Sâffât Suresi, 46. Ayet

بَیۡضَاۤءَ لَذَّةࣲ لِّلشَّـٰرِبِینَ

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

47Sâffât Suresi, 47. Ayet

لَا فِیهَا غَوۡلࣱ وَلَا هُمۡ عَنۡهَا یُنزَفُونَ

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

48Sâffât Suresi, 48. Ayet

وَعِندَهُمۡ قَـٰصِرَ ٰ⁠تُ ٱلطَّرۡفِ عِینࣱ

Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

49Sâffât Suresi, 49. Ayet

كَأَنَّهُنَّ بَیۡضࣱ مَّكۡنُونࣱ

Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

50Sâffât Suresi, 50. Ayet

فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ یَتَسَاۤءَلُونَ

Birbirlerine dönüp sorarlar:

51Sâffât Suresi, 51. Ayet

قَالَ قَاۤىِٕلࣱ مِّنۡهُمۡ إِنِّی كَانَ لِی قَرِینࣱ

İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

52Sâffât Suresi, 52. Ayet

یَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُصَدِّقِینَ

İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

53Sâffât Suresi, 53. Ayet

أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَدِینُونَ

İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

54Sâffât Suresi, 54. Ayet

قَالَ هَلۡ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

Yanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der.

55Sâffât Suresi, 55. Ayet

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِی سَوَاۤءِ ٱلۡجَحِیمِ

Bir bakar onu cehennemin ortasında görür.

56Sâffât Suresi, 56. Ayet

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرۡدِینِ

Ona der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."

57Sâffât Suresi, 57. Ayet

وَلَوۡلَا نِعۡمَةُ رَبِّی لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِینَ

"Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum."

58Sâffât Suresi, 58. Ayet

أَفَمَا نَحۡنُ بِمَیِّتِینَ

"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"

59Sâffât Suresi, 59. Ayet

إِلَّا مَوۡتَتَنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِینَ

"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"

60Sâffât Suresi, 60. Ayet

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِیمُ

İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.

61Sâffât Suresi, 61. Ayet

لِمِثۡلِ هَـٰذَا فَلۡیَعۡمَلِ ٱلۡعَـٰمِلُونَ

Çalışanlar bunun için çalışsın.

62Sâffât Suresi, 62. Ayet

أَذَ ٰ⁠لِكَ خَیۡرࣱ نُّزُلًا أَمۡ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

Konukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?

63Sâffât Suresi, 63. Ayet

إِنَّا جَعَلۡنَـٰهَا فِتۡنَةࣰ لِّلظَّـٰلِمِینَ

Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.

64Sâffât Suresi, 64. Ayet

إِنَّهَا شَجَرَةࣱ تَخۡرُجُ فِیۤ أَصۡلِ ٱلۡجَحِیمِ

O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.

65Sâffât Suresi, 65. Ayet

طَلۡعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّیَـٰطِینِ

Tomurcukları şeytan başı gibidir.

66Sâffât Suresi, 66. Ayet

فَإِنَّهُمۡ لَـَٔاكِلُونَ مِنۡهَا فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ

İşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.

67Sâffât Suresi, 67. Ayet

ثُمَّ إِنَّ لَهُمۡ عَلَیۡهَا لَشَوۡبࣰا مِّنۡ حَمِیمࣲ

Sonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir.

68Sâffât Suresi, 68. Ayet

ثُمَّ إِنَّ مَرۡجِعَهُمۡ لَإِلَى ٱلۡجَحِیمِ

Doğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.

69Sâffât Suresi, 69. Ayet

إِنَّهُمۡ أَلۡفَوۡا۟ ءَابَاۤءَهُمۡ ضَاۤلِّینَ

Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.

70Sâffât Suresi, 70. Ayet

فَهُمۡ عَلَىٰۤ ءَاثَـٰرِهِمۡ یُهۡرَعُونَ

Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.

71Sâffât Suresi, 71. Ayet

وَلَقَدۡ ضَلَّ قَبۡلَهُمۡ أَكۡثَرُ ٱلۡأَوَّلِینَ

Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.

72Sâffât Suresi, 72. Ayet

وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا فِیهِم مُّنذِرِینَ

And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.

73Sâffât Suresi, 73. Ayet

فَٱنظُرۡ كَیۡفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلۡمُنذَرِینَ

Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!

74Sâffât Suresi, 74. Ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Allah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.

75Sâffât Suresi, 75. Ayet

وَلَقَدۡ نَادَىٰنَا نُوحࣱ فَلَنِعۡمَ ٱلۡمُجِیبُونَ

And olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.

76Sâffât Suresi, 76. Ayet

وَنَجَّیۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِیمِ

Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

77Sâffât Suresi, 77. Ayet

وَجَعَلۡنَا ذُرِّیَّتَهُۥ هُمُ ٱلۡبَاقِینَ

Ancak onun soyunu sürekli kıldık.

78Sâffât Suresi, 78. Ayet

وَتَرَكۡنَا عَلَیۡهِ فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

79Sâffât Suresi, 79. Ayet

سَلَـٰمٌ عَلَىٰ نُوحࣲ فِی ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

80Sâffât Suresi, 80. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

81Sâffât Suresi, 81. Ayet

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Doğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı.

82Sâffât Suresi, 82. Ayet

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِینَ

Sonra, diğerlerini suda boğduk.

83Sâffât Suresi, 83. Ayet

۞ وَإِنَّ مِن شِیعَتِهِۦ لَإِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ

İbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı.

84Sâffât Suresi, 84. Ayet

إِذۡ جَاۤءَ رَبَّهُۥ بِقَلۡبࣲ سَلِیمٍ

Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.

85Sâffât Suresi, 85. Ayet

إِذۡ قَالَ لِأَبِیهِ وَقَوۡمِهِۦ مَاذَا تَعۡبُدُونَ

İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz?"

86Sâffât Suresi, 86. Ayet

أَىِٕفۡكًا ءَالِهَةࣰ دُونَ ٱللَّهِ تُرِیدُونَ

"Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"

87Sâffât Suresi, 87. Ayet

فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

"Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?"

88Sâffât Suresi, 88. Ayet

فَنَظَرَ نَظۡرَةࣰ فِی ٱلنُّجُومِ

İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.

89Sâffât Suresi, 89. Ayet

فَقَالَ إِنِّی سَقِیمࣱ

İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.

90Sâffât Suresi, 90. Ayet

فَتَوَلَّوۡا۟ عَنۡهُ مُدۡبِرِینَ

Onu bırakıp gittiler.

91Sâffât Suresi, 91. Ayet

فَرَاغَ إِلَىٰۤ ءَالِهَتِهِمۡ فَقَالَ أَلَا تَأۡكُلُونَ

O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.

92Sâffât Suresi, 92. Ayet

مَا لَكُمۡ لَا تَنطِقُونَ

O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.

93Sâffât Suresi, 93. Ayet

فَرَاغَ عَلَیۡهِمۡ ضَرۡبَۢا بِٱلۡیَمِینِ

Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.

94Sâffât Suresi, 94. Ayet

فَأَقۡبَلُوۤا۟ إِلَیۡهِ یَزِفُّونَ

Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.

95Sâffât Suresi, 95. Ayet

قَالَ أَتَعۡبُدُونَ مَا تَنۡحِتُونَ

İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."

96Sâffât Suresi, 96. Ayet

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ وَمَا تَعۡمَلُونَ

İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."

97Sâffât Suresi, 97. Ayet

قَالُوا۟ ٱبۡنُوا۟ لَهُۥ بُنۡیَـٰنࣰا فَأَلۡقُوهُ فِی ٱلۡجَحِیمِ

Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.

98Sâffât Suresi, 98. Ayet

فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَیۡدࣰا فَجَعَلۡنَـٰهُمُ ٱلۡأَسۡفَلِینَ

Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.

99Sâffât Suresi, 99. Ayet

وَقَالَ إِنِّی ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّی سَیَهۡدِینِ

İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.

100Sâffât Suresi, 100. Ayet

رَبِّ هَبۡ لِی مِنَ ٱلصَّـٰلِحِینَ

"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.

101Sâffât Suresi, 101. Ayet

فَبَشَّرۡنَـٰهُ بِغُلَـٰمٍ حَلِیمࣲ

Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.

102Sâffât Suresi, 102. Ayet

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعۡیَ قَالَ یَـٰبُنَیَّ إِنِّیۤ أَرَىٰ فِی ٱلۡمَنَامِ أَنِّیۤ أَذۡبَحُكَ فَٱنظُرۡ مَاذَا تَرَىٰۚ قَالَ یَـٰۤأَبَتِ ٱفۡعَلۡ مَا تُؤۡمَرُۖ سَتَجِدُنِیۤ إِن شَاۤءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰبِرِینَ

Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.

103Sâffât Suresi, 103. Ayet

فَلَمَّاۤ أَسۡلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلۡجَبِینِ

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

104Sâffât Suresi, 104. Ayet

وَنَـٰدَیۡنَـٰهُ أَن یَـٰۤإِبۡرَ ٰ⁠هِیمُ

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

105Sâffât Suresi, 105. Ayet

قَدۡ صَدَّقۡتَ ٱلرُّءۡیَاۤۚ إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

106Sâffât Suresi, 106. Ayet

إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلۡبَلَـٰۤؤُا۟ ٱلۡمُبِینُ

Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.

107Sâffât Suresi, 107. Ayet

وَفَدَیۡنَـٰهُ بِذِبۡحٍ عَظِیمࣲ

Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

108Sâffât Suresi, 108. Ayet

وَتَرَكۡنَا عَلَیۡهِ فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

109Sâffât Suresi, 109. Ayet

سَلَـٰمٌ عَلَىٰۤ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ

Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

110Sâffât Suresi, 110. Ayet

كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

İşte iyileri böylece mükafatlandırırız.

111Sâffât Suresi, 111. Ayet

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

Doğrusu o, inanmış kullarımızdandı.

112Sâffât Suresi, 112. Ayet

وَبَشَّرۡنَـٰهُ بِإِسۡحَـٰقَ نَبِیࣰّا مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِینَ

Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik.

113Sâffât Suresi, 113. Ayet

وَبَـٰرَكۡنَا عَلَیۡهِ وَعَلَىٰۤ إِسۡحَـٰقَۚ وَمِن ذُرِّیَّتِهِمَا مُحۡسِنࣱ وَظَالِمࣱ لِّنَفۡسِهِۦ مُبِینࣱ

Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.

114Sâffât Suresi, 114. Ayet

وَلَقَدۡ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ

And olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.

115Sâffât Suresi, 115. Ayet

وَنَجَّیۡنَـٰهُمَا وَقَوۡمَهُمَا مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِیمِ

İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

116Sâffât Suresi, 116. Ayet

وَنَصَرۡنَـٰهُمۡ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلۡغَـٰلِبِینَ

Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.

117Sâffât Suresi, 117. Ayet

وَءَاتَیۡنَـٰهُمَا ٱلۡكِتَـٰبَ ٱلۡمُسۡتَبِینَ

Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.

118Sâffât Suresi, 118. Ayet

وَهَدَیۡنَـٰهُمَا ٱلصِّرَ ٰ⁠طَ ٱلۡمُسۡتَقِیمَ

Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.

119Sâffât Suresi, 119. Ayet

وَتَرَكۡنَا عَلَیۡهِمَا فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.

120Sâffât Suresi, 120. Ayet

سَلَـٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَـٰرُونَ

Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.

121Sâffât Suresi, 121. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.

122Sâffât Suresi, 122. Ayet

إِنَّهُمَا مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

İkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.

123Sâffât Suresi, 123. Ayet

وَإِنَّ إِلۡیَاسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Doğrusu İlyas da peygamberlerdendir.

124Sâffât Suresi, 124. Ayet

إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦۤ أَلَا تَتَّقُونَ

Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

125Sâffât Suresi, 125. Ayet

أَتَدۡعُونَ بَعۡلࣰا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَـٰلِقِینَ

Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

126Sâffât Suresi, 126. Ayet

ٱللَّهَ رَبَّكُمۡ وَرَبَّ ءَابَاۤىِٕكُمُ ٱلۡأَوَّلِینَ

Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

127Sâffât Suresi, 127. Ayet

فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.

128Sâffât Suresi, 128. Ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.

129Sâffât Suresi, 129. Ayet

وَتَرَكۡنَا عَلَیۡهِ فِی ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.

130Sâffât Suresi, 130. Ayet

سَلَـٰمٌ عَلَىٰۤ إِلۡ یَاسِینَ

Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.

131Sâffât Suresi, 131. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Doğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.

132Sâffât Suresi, 132. Ayet

إِنَّهُۥ مِنۡ عِبَادِنَا ٱلۡمُؤۡمِنِینَ

O, inanmış kullarımızdandı.

133Sâffât Suresi, 133. Ayet

وَإِنَّ لُوطࣰا لَّمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Şüphesiz Lut da peygamberlerdendir.

134Sâffât Suresi, 134. Ayet

إِذۡ نَجَّیۡنَـٰهُ وَأَهۡلَهُۥۤ أَجۡمَعِینَ

Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.

135Sâffât Suresi, 135. Ayet

إِلَّا عَجُوزࣰا فِی ٱلۡغَـٰبِرِینَ

Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.

136Sâffât Suresi, 136. Ayet

ثُمَّ دَمَّرۡنَا ٱلۡـَٔاخَرِینَ

Sonra diğerlerini yok etmiştik.

137Sâffât Suresi, 137. Ayet

وَإِنَّكُمۡ لَتَمُرُّونَ عَلَیۡهِم مُّصۡبِحِینَ

Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?

138Sâffât Suresi, 138. Ayet

وَبِٱلَّیۡلِۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ

Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?

139Sâffât Suresi, 139. Ayet

وَإِنَّ یُونُسَ لَمِنَ ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Doğrusu Yunus da peygamberlerdendir.

140Sâffât Suresi, 140. Ayet

إِذۡ أَبَقَ إِلَى ٱلۡفُلۡكِ ٱلۡمَشۡحُونِ

Dolu bir gemiye kaçmıştı.

141Sâffât Suresi, 141. Ayet

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلۡمُدۡحَضِینَ

Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.

142Sâffât Suresi, 142. Ayet

فَٱلۡتَقَمَهُ ٱلۡحُوتُ وَهُوَ مُلِیمࣱ

Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.

143Sâffât Suresi, 143. Ayet

فَلَوۡلَاۤ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلۡمُسَبِّحِینَ

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.

144Sâffât Suresi, 144. Ayet

لَلَبِثَ فِی بَطۡنِهِۦۤ إِلَىٰ یَوۡمِ یُبۡعَثُونَ

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.

145Sâffât Suresi, 145. Ayet

۞ فَنَبَذۡنَـٰهُ بِٱلۡعَرَاۤءِ وَهُوَ سَقِیمࣱ

Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.

146Sâffât Suresi, 146. Ayet

وَأَنۢبَتۡنَا عَلَیۡهِ شَجَرَةࣰ مِّن یَقۡطِینࣲ

Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.

147Sâffât Suresi, 147. Ayet

وَأَرۡسَلۡنَـٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلۡفٍ أَوۡ یَزِیدُونَ

Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.

148Sâffât Suresi, 148. Ayet

فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعۡنَـٰهُمۡ إِلَىٰ حِینࣲ

Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

149Sâffât Suresi, 149. Ayet

فَٱسۡتَفۡتِهِمۡ أَلِرَبِّكَ ٱلۡبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلۡبَنُونَ

Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?

150Sâffât Suresi, 150. Ayet

أَمۡ خَلَقۡنَا ٱلۡمَلَـٰۤىِٕكَةَ إِنَـٰثࣰا وَهُمۡ شَـٰهِدُونَ

Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?

151Sâffât Suresi, 151. Ayet

أَلَاۤ إِنَّهُم مِّنۡ إِفۡكِهِمۡ لَیَقُولُونَ

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.

152Sâffât Suresi, 152. Ayet

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمۡ لَكَـٰذِبُونَ

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.

153Sâffât Suresi, 153. Ayet

أَصۡطَفَى ٱلۡبَنَاتِ عَلَى ٱلۡبَنِینَ

Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?

154Sâffât Suresi, 154. Ayet

مَا لَكُمۡ كَیۡفَ تَحۡكُمُونَ

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?

155Sâffât Suresi, 155. Ayet

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Hiç düşünmez misiniz?

156Sâffât Suresi, 156. Ayet

أَمۡ لَكُمۡ سُلۡطَـٰنࣱ مُّبِینࣱ

Yoksa apaçık bir deliliniz mi var?

157Sâffât Suresi, 157. Ayet

فَأۡتُوا۟ بِكِتَـٰبِكُمۡ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِینَ

Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.

158Sâffât Suresi, 158. Ayet

وَجَعَلُوا۟ بَیۡنَهُۥ وَبَیۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبࣰاۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ

Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

159Sâffât Suresi, 159. Ayet

سُبۡحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا یَصِفُونَ

Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

160Sâffât Suresi, 160. Ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Allah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.

161Sâffât Suresi, 161. Ayet

فَإِنَّكُمۡ وَمَا تَعۡبُدُونَ

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

162Sâffât Suresi, 162. Ayet

مَاۤ أَنتُمۡ عَلَیۡهِ بِفَـٰتِنِینَ

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

163Sâffât Suresi, 163. Ayet

إِلَّا مَنۡ هُوَ صَالِ ٱلۡجَحِیمِ

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

164Sâffât Suresi, 164. Ayet

وَمَا مِنَّاۤ إِلَّا لَهُۥ مَقَامࣱ مَّعۡلُومࣱ

Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

165Sâffât Suresi, 165. Ayet

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلصَّاۤفُّونَ

Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

166Sâffât Suresi, 166. Ayet

وَإِنَّا لَنَحۡنُ ٱلۡمُسَبِّحُونَ

Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

167Sâffât Suresi, 167. Ayet

وَإِن كَانُوا۟ لَیَقُولُونَ

Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

168Sâffât Suresi, 168. Ayet

لَوۡ أَنَّ عِندَنَا ذِكۡرࣰا مِّنَ ٱلۡأَوَّلِینَ

Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

169Sâffât Suresi, 169. Ayet

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِینَ

Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

170Sâffât Suresi, 170. Ayet

فَكَفَرُوا۟ بِهِۦۖ فَسَوۡفَ یَعۡلَمُونَ

Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.

171Sâffât Suresi, 171. Ayet

وَلَقَدۡ سَبَقَتۡ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلۡمُرۡسَلِینَ

And olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir.

172Sâffât Suresi, 172. Ayet

إِنَّهُمۡ لَهُمُ ٱلۡمَنصُورُونَ

Onlar şüphesiz yardım göreceklerdir.

173Sâffât Suresi, 173. Ayet

وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلۡغَـٰلِبُونَ

Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.

174Sâffât Suresi, 174. Ayet

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِینࣲ

Bir süreye kadar onlara aldırış etme.

175Sâffât Suresi, 175. Ayet

وَأَبۡصِرۡهُمۡ فَسَوۡفَ یُبۡصِرُونَ

Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.

176Sâffât Suresi, 176. Ayet

أَفَبِعَذَابِنَا یَسۡتَعۡجِلُونَ

Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?

177Sâffât Suresi, 177. Ayet

فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمۡ فَسَاۤءَ صَبَاحُ ٱلۡمُنذَرِینَ

O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!

178Sâffât Suresi, 178. Ayet

وَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ حِینࣲ

Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

179Sâffât Suresi, 179. Ayet

وَأَبۡصِرۡ فَسَوۡفَ یُبۡصِرُونَ

İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.

180Sâffât Suresi, 180. Ayet

سُبۡحَـٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلۡعِزَّةِ عَمَّا یَصِفُونَ

Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

181Sâffât Suresi, 181. Ayet

وَسَلَـٰمٌ عَلَى ٱلۡمُرۡسَلِینَ

Ve selam, peygamberleredir.

182Sâffât Suresi, 182. Ayet

وَٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

Hamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır.

Yâsîn SuresiSâd Suresi