HakkımızdaGizlilikİletişim
İslam Gündemiİslama dair her şey...
Ana SayfaNamaz Vakitleri
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Risale-i Nur KülliyatıHadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliEsmaül Hüsna
İbadetler AnsiklopedisiGünlük DualarÇocuklara Özel İslamiyet
Dini Bilgiler (Blog)Muhafazakar Tatil ÖnerileriErkek Bebek İsimleriKız Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriPeygamberimizSıkça Sorulan Dini Sorular
Kıble Bulucu (Pusula)Kaza Namazı & Hatim TakibiOnline ZikirmatikDini Günler TakvimiKaza Orucu Takip PaneliMiras Hesaplama (Ferâiz)Arapça Sözlük
/
/
İslam Gündemiİslama dair her şey...

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

İlim, irfan ve iman yolunda

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Sahih-i Buhari
  • Sahih-i Müslim
  • Sünen-i Tirmizi
  • İslami Bebek İsimleri
  • 🎯 Günün İslami Sınavı
  • Ücretsiz İslami PDF'ler
  • Ebced Hesabı (İsim Analizi)
  • 🥫 Helal E-Kodu Tarayıcı
  • Online Hatim Dağıtımı
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Vakit Namazları Rekat
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Kaza Namazı & Hatim Takibi
  • Online Zikirmatik
  • Kaza Orucu Takibi
  • Miras Hesaplama (Ferâiz)
  • Dualar ve Zikirler
  • 2027 Dini Günler Takvimi
  • 2027 Ramazan Ne Zaman?
  • 2027 Kurban Bayramı Ne Zaman?
  • 2027 Üç Aylar Ne Zaman?
  • Zekat Hesaplama
  • Arapça-Türkçe Sözlük
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • Muhafazakar Tatil Önerileri
  • Esmaül Hüsna
  • Çocuklara Özel İslamiyet

Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir.

HakkımızdaGizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikasıİletişim
DİL
TR|EN|AR
© 2026 İslam Gündemi. Tüm hakları saklıdır.
Ana Sayfa
Kuran
Namaz
Hadisler
Mealler/Diyanet İşleri/Mürselât Suresi
77

Mürselât Suresi

سُورَةُ المُرۡسَلَاتِ • 50 Ayet • Mekkî • Diyanet İşleri Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Mürselât Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ وَٱلۡمُرۡسَلَـٰتِ عُرۡفࣰا

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

2Mürselât Suresi, 2. Ayet

فَٱلۡعَـٰصِفَـٰتِ عَصۡفࣰا

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

3Mürselât Suresi, 3. Ayet

وَٱلنَّـٰشِرَ ٰ⁠تِ نَشۡرࣰا

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

4Mürselât Suresi, 4. Ayet

فَٱلۡفَـٰرِقَـٰتِ فَرۡقࣰا

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

5Mürselât Suresi, 5. Ayet

فَٱلۡمُلۡقِیَـٰتِ ذِكۡرًا

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

6Mürselât Suresi, 6. Ayet

عُذۡرًا أَوۡ نُذۡرًا

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

7Mürselât Suresi, 7. Ayet

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَ ٰ⁠قِعࣱ

Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.

8Mürselât Suresi, 8. Ayet

فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتۡ

Yıldızların ışığı giderildiği zaman,

9Mürselât Suresi, 9. Ayet

وَإِذَا ٱلسَّمَاۤءُ فُرِجَتۡ

Gök yarıldığı zaman,

10Mürselât Suresi, 10. Ayet

وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ نُسِفَتۡ

Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,

11Mürselât Suresi, 11. Ayet

وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتۡ

Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;

12Mürselât Suresi, 12. Ayet

لِأَیِّ یَوۡمٍ أُجِّلَتۡ

Bu, hangi güne bırakılmıştı?

13Mürselât Suresi, 13. Ayet

لِیَوۡمِ ٱلۡفَصۡلِ

Hüküm gününe bırakılmıştı.

14Mürselât Suresi, 14. Ayet

وَمَاۤ أَدۡرَىٰكَ مَا یَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِ

Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?

15Mürselât Suresi, 15. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

O gün yalanlamış olanların vay haline!

16Mürselât Suresi, 16. Ayet

أَلَمۡ نُهۡلِكِ ٱلۡأَوَّلِینَ

Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.

17Mürselât Suresi, 17. Ayet

ثُمَّ نُتۡبِعُهُمُ ٱلۡـَٔاخِرِینَ

Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.

18Mürselât Suresi, 18. Ayet

كَذَ ٰ⁠لِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِینَ

Suçlulara böyle yaparız.

19Mürselât Suresi, 19. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

O gün, yalanlamış olanların vay haline!.

20Mürselât Suresi, 20. Ayet

أَلَمۡ نَخۡلُقكُّم مِّن مَّاۤءࣲ مَّهِینࣲ

Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

21Mürselât Suresi, 21. Ayet

فَجَعَلۡنَـٰهُ فِی قَرَارࣲ مَّكِینٍ

Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

22Mürselât Suresi, 22. Ayet

إِلَىٰ قَدَرࣲ مَّعۡلُومࣲ

Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

23Mürselât Suresi, 23. Ayet

فَقَدَرۡنَا فَنِعۡمَ ٱلۡقَـٰدِرُونَ

Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!

24Mürselât Suresi, 24. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

O gün yalanlamış olanların vay haline!

25Mürselât Suresi, 25. Ayet

أَلَمۡ نَجۡعَلِ ٱلۡأَرۡضَ كِفَاتًا

Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?

26Mürselât Suresi, 26. Ayet

أَحۡیَاۤءࣰ وَأَمۡوَ ٰ⁠تࣰا

Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?

27Mürselât Suresi, 27. Ayet

وَجَعَلۡنَا فِیهَا رَوَ ٰ⁠سِیَ شَـٰمِخَـٰتࣲ وَأَسۡقَیۡنَـٰكُم مَّاۤءࣰ فُرَاتࣰا

Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?

28Mürselât Suresi, 28. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

Yalanlamış olanların vay o gün haline!

29Mürselât Suresi, 29. Ayet

ٱنطَلِقُوۤا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"

30Mürselât Suresi, 30. Ayet

ٱنطَلِقُوۤا۟ إِلَىٰ ظِلࣲّ ذِی ثَلَـٰثِ شُعَبࣲ

"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."

31Mürselât Suresi, 31. Ayet

لَّا ظَلِیلࣲ وَلَا یُغۡنِی مِنَ ٱللَّهَبِ

"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."

32Mürselât Suresi, 32. Ayet

إِنَّهَا تَرۡمِی بِشَرَرࣲ كَٱلۡقَصۡرِ

O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.

33Mürselât Suresi, 33. Ayet

كَأَنَّهُۥ جِمَـٰلَتࣱ صُفۡرࣱ

O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.

34Mürselât Suresi, 34. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

Yalanlamış olanların o gün vay haline!

35Mürselât Suresi, 35. Ayet

هَـٰذَا یَوۡمُ لَا یَنطِقُونَ

Bu, onların konuşamayacakları gündür.

36Mürselât Suresi, 36. Ayet

وَلَا یُؤۡذَنُ لَهُمۡ فَیَعۡتَذِرُونَ

Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.

37Mürselât Suresi, 37. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

Yalanlamış olanların o gün vay haline!

38Mürselât Suresi, 38. Ayet

هَـٰذَا یَوۡمُ ٱلۡفَصۡلِۖ جَمَعۡنَـٰكُمۡ وَٱلۡأَوَّلِینَ

"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."

39Mürselât Suresi, 39. Ayet

فَإِن كَانَ لَكُمۡ كَیۡدࣱ فَكِیدُونِ

"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."

40Mürselât Suresi, 40. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

Yalanlamış olanların o gün vay haline!.

41Mürselât Suresi, 41. Ayet

إِنَّ ٱلۡمُتَّقِینَ فِی ظِلَـٰلࣲ وَعُیُونࣲ

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.

42Mürselât Suresi, 42. Ayet

وَفَوَ ٰ⁠كِهَ مِمَّا یَشۡتَهُونَ

Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.

43Mürselât Suresi, 43. Ayet

كُلُوا۟ وَٱشۡرَبُوا۟ هَنِیۤـَٔۢا بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ

Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."

44Mürselât Suresi, 44. Ayet

إِنَّا كَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُحۡسِنِینَ

Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.

45Mürselât Suresi, 45. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

O gün yalanlamış olanların vay haline

46Mürselât Suresi, 46. Ayet

كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِیلًا إِنَّكُم مُّجۡرِمُونَ

Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.

47Mürselât Suresi, 47. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

O gün yalanlamış olanların vay haline!

48Mürselât Suresi, 48. Ayet

وَإِذَا قِیلَ لَهُمُ ٱرۡكَعُوا۟ لَا یَرۡكَعُونَ

Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.

49Mürselât Suresi, 49. Ayet

وَیۡلࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِینَ

O gün yalanlamış olanların vay haline!

50Mürselât Suresi, 50. Ayet

فَبِأَیِّ حَدِیثِۭ بَعۡدَهُۥ یُؤۡمِنُونَ

Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?

İnsân SuresiNebe' Suresi