Vâkıa Suresi
• 96 Ayet • Medenî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla
Olacak vak'a oldugu zaman
Onun olusunu yalanlayacak kimse yoktur
O, alcaltıcıdır, yukselticidir
Yer siddetle sarsıldıgı
Daglar serpildikce serpildigi
Dagılıp toz duman haline geldigi
Ve sizler uc sınıf oldugunuz zaman
Sagın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar
Solun adamları ise ne ugursuzdurlar onlar
Onde olanlar (var ya), onlar oncudurler
Iste o yaklastırılanlar
Nimet cennetlerindedirler
Cogu onceki ummetlerden
Birazı da sonrakilerden
(Onlar) cevherlerle islenmis tahtlar uzerindedirler
Karsılıklı olarak onların uzerinde yaslanırlar
Cevrelerinde, olumsuzluge ulasmıs gencler dolasırlar
Kaynagından doldurulmus, testiler, ibrikler ve kadehlerle
Ondan ne basları agrıtılır, ne de akılları giderilir
Begendikleri meyvalar
Canlarının cektigi kus etleri
Iri gozlu huriler
Saklı inciler gibi
Yaptıklarına karsılık olarak verilir
Orada bos bir soz ve gunaha sokan bir laf isitmezler
Duydukları soz, yalnız "selam", "selam" dır
Sagın adamları, nedir o sagın adamları
Dalbastı kirazlar
Meyva dizili muzlar
Uzamıs golgeler
Fıskıran sular
Pek cok meyva arasında
Tukenmeyen ve yasaklanmayan
Ve yukseltilmis dosekler ustundedirler
Biz kadınları yeniden insa ettik (yarattık)
Onları bakireler yaptık
Hep yasıt sevgililer
Sagın adamları icindir
Bir cogu oncekilerdendir
Bir cogu da sonrakilerdendir
Solun adamları, nedir o solcular
Iclerine isleyen bir ates ve kaynar su icinde
Kapkara dumandan bir golge altındadırlar
Ki ne serindir, ne de faydalı
Cunku onlar bundan once varlık icinde sefahete dalmıslardı
Buyuk gunahı islemekte ısrar ediyorlardı
Ve diyorlardı ki: "Biz olup, toprak ve kemik yıgını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltilecegiz
Onceki atalarımızda mı
De ki: "Oncekiler ve sonrakiler
Belli bir gunun belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır
Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar
Elbette bir agactan, zakkum agacından yiyeceksiniz
Karınlarınızı hep onunla dolduracaksınız
Ustune de kaynar su iceceksiniz
Susuzluk illetine tutulmus develerin icisi gibi iceceksiniz
Iste ceza gununde onlara sunulacak ziyafet budur
Biz sizi yarattık; tasdik etmeniz gerekmez mi
Attıgınız meniyi gordunuz mu
Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz
Aranızda olumu takdir eden biziz ve bizim onumuze gecilmez
Boylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediginiz bir yaratılısta tekrar var edelim diye (boyle yapıyoruz)
Andolsun, ilk yaratılısı bildiniz. Dusunup ibret almanız gerekmez mi
Ektiginizi gordunuz mu
Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz
Dileseydik, onu kuru bir cop yapardık. Hayret eder dururdunuz
Dogrusu borc altına girdik
Dogrusu, biz yoksul bırakıldık" (derdiniz)
Ictiginiz suya baktınız mı
Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz
Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde sukretseniz ya
Yaktıgınız atesi gordunuz mu
Onun agacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz
Biz onu bir ibret ve colden gelip gecenlere bir fayda yaptık
Oyleyse buyuk Rabbinin adını yucelt
Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim
Bilirseniz bu buyuk bir yemindir
O, elbette serefli bir Kur'an'dır
Korunmus bir kitaptadır
Ona temizlenenlerden baskası el suremez
alemlerin Rabbinden indirilmistir
Simdi siz bu sozu mu kucumsuyorsunuz
Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz
Can bogaza dayandıgı zaman
Ki o zaman siz (olmek uzere olana) bakar durursunuz
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz gormezsiniz
Eger cezalandırılmayacak iseniz
Onu geri cevirsenize; sayet iddianızda dogru iseniz
Fakat olen kisiye gelince, eger o rahmete yaklastırılanlardan ise
Ona rahatlık, guzel rızık ve Naim cenneti vardır
Eger O, sagın adamlarından ise
(Ey sagcı), sana sagcılardan selam
Ama yalanlayıcı sapıklardan ise
Iste ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır
Ve cehenneme atılma vardır
Kesin gercek budur iste
Oyle ise Rabbini o buyuk ismiyle tesbih et