HakkımızdaGizlilikİletişim
İslam Gündemiİslama dair her şey...
Ana SayfaHaberler
Sureler ve MeallerKuran Öğren (Okunuş)Elif Ba AlfabesiAçıklamalı TefsirKuran Mealleri
Siyer-i Nebi (Hayatı)Hadis KütüphanesiMezhepler İlmihaliİslami Soru CevapRisale-i Nur Külliyatı
İbadetler AnsiklopedisiNamaz Nasıl Kılınır?Namaz VakitleriGünlük DualarZekat HesaplamaDini Günler Takvimi
Kız Bebek İsimleriErkek Bebek İsimleriDini Rüya TabirleriDini Bilgiler (Blog)İslami Tatil & Oteller
Çocuklara Özel İslamiyet
Mealler/Elmalılı Hamdi Yazır/Meryem Suresi
19

Meryem Suresi

سُورَةُ مَرۡيَمَ • 98 Ayet • Mekkî • Elmalılı Hamdi Yazır Meali

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla

1Meryem Suresi, 1. Ayet

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ كۤهیعۤصۤ

Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad

2Meryem Suresi, 2. Ayet

ذِكۡرُ رَحۡمَتِ رَبِّكَ عَبۡدَهُۥ زَكَرِیَّاۤ

Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini anmadır

3Meryem Suresi, 3. Ayet

إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَاۤءً خَفِیࣰّا

Bir zamanlar o, Rabbine gizlice (icinden) yalvarmıstı

4Meryem Suresi, 4. Ayet

قَالَ رَبِّ إِنِّی وَهَنَ ٱلۡعَظۡمُ مِنِّی وَٱشۡتَعَلَ ٱلرَّأۡسُ شَیۡبࣰا وَلَمۡ أَكُنۢ بِدُعَاۤىِٕكَ رَبِّ شَقِیࣰّا

Soyle demisti: "Ey Rabbim! Suphesiz (artık oyle bir durumdayım ki) benim kemigim zayıflayıp gevsedi ve basım(ın sacı) bembeyaz alev gibi tutustu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hicbir zaman bedbaht olmadım

5Meryem Suresi, 5. Ayet

وَإِنِّی خِفۡتُ ٱلۡمَوَ ٰ⁠لِیَ مِن وَرَاۤءِی وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِی عَاقِرࣰا فَهَبۡ لِی مِن لَّدُنكَ وَلِیࣰّا

Gercekten ben, arkamdan yerime gececek varislerden endisedeyim. Karım da kısır bulunuyor. Onun icin katından bana bir cocuk ihsan et

6Meryem Suresi, 6. Ayet

یَرِثُنِی وَیَرِثُ مِنۡ ءَالِ یَعۡقُوبَۖ وَٱجۡعَلۡهُ رَبِّ رَضِیࣰّا

Ki bana da mirascı olsun, Yakub ailesine de mirascı olsun. Rabbim, onu sen rızana kavustur

7Meryem Suresi, 7. Ayet

یَـٰزَكَرِیَّاۤ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَـٰمٍ ٱسۡمُهُۥ یَحۡیَىٰ لَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ مِن قَبۡلُ سَمِیࣰّا

(Allah soyle buyurdu): "Ey Zekeriyya! Suphesiz biz sana Yahya isminde bir oglanı mujdeliyoruz. Bundan once ona hicbir adas yapmadık

8Meryem Suresi, 8. Ayet

قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ یَكُونُ لِی غُلَـٰمࣱ وَكَانَتِ ٱمۡرَأَتِی عَاقِرࣰا وَقَدۡ بَلَغۡتُ مِنَ ٱلۡكِبَرِ عِتِیࣰّا

Zekeriyya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamısken nasıl oglum olabilir?" dedi

9Meryem Suresi, 9. Ayet

قَالَ كَذَ ٰ⁠لِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَیَّ هَیِّنࣱ وَقَدۡ خَلَقۡتُكَ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ تَكُ شَیۡـࣰٔا

(Allah yahut Cebrail ona soyle) dedi: "Dedigin gibidir, (fakat) Rabbin buyurdu ki, bu isi yapmak bana kolaydır. Nitekim bundan once seni yarattım. Halbuki sen hicbir sey degildin

10Meryem Suresi, 10. Ayet

قَالَ رَبِّ ٱجۡعَل لِّیۤ ءَایَةࣰۖ قَالَ ءَایَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَـٰثَ لَیَالࣲ سَوِیࣰّا

Zekeriyya soyle dedi: "Rabbim! Bana alamet ver." Allah: "Senin alametin, sapasaglam oldugun halde, uc gun, uc gece insanlarla konusamaz hale gelmendir." buyurdu

11Meryem Suresi, 11. Ayet

فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ مِنَ ٱلۡمِحۡرَابِ فَأَوۡحَىٰۤ إِلَیۡهِمۡ أَن سَبِّحُوا۟ بُكۡرَةࣰ وَعَشِیࣰّا

Nihayet (birgun konusamayınca) mihrabdan kavmine karsı cıktı da onlara "Sabah ve aksam (Rabbinizi) tesbih edin" diye isaret etti

12Meryem Suresi, 12. Ayet

یَـٰیَحۡیَىٰ خُذِ ٱلۡكِتَـٰبَ بِقُوَّةࣲۖ وَءَاتَیۡنَـٰهُ ٱلۡحُكۡمَ صَبِیࣰّا

Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl" (dedik) ve daha cocukken ona hikmet verdik

13Meryem Suresi, 13. Ayet

وَحَنَانࣰا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةࣰۖ وَكَانَ تَقِیࣰّا

Hem de katımızdan bir merhamet ve (gunahlardan) paklık verdik, o cok takva sahibi idi

14Meryem Suresi, 14. Ayet

وَبَرَّۢا بِوَ ٰ⁠لِدَیۡهِ وَلَمۡ یَكُن جَبَّارًا عَصِیࣰّا

Anne ve babasına karsı iyi davranan bir kimse idi, zorba ve isyankar degildi

15Meryem Suresi, 15. Ayet

وَسَلَـٰمٌ عَلَیۡهِ یَوۡمَ وُلِدَ وَیَوۡمَ یَمُوتُ وَیَوۡمَ یُبۡعَثُ حَیࣰّا

Dogdugu gun, olecegi gun ve dirilecegi gun ona selam olsun

16Meryem Suresi, 16. Ayet

وَٱذۡكُرۡ فِی ٱلۡكِتَـٰبِ مَرۡیَمَ إِذِ ٱنتَبَذَتۡ مِنۡ أَهۡلِهَا مَكَانࣰا شَرۡقِیࣰّا

(Ey Muhammed!) Kur'an'daki Meryem kıssasını da an (insanlara anlat). Hani o, ailesinden ayrılarak (evinin veya mescidin) dogu tarafında bir yere cekilmisti

17Meryem Suresi, 17. Ayet

فَٱتَّخَذَتۡ مِن دُونِهِمۡ حِجَابࣰا فَأَرۡسَلۡنَاۤ إِلَیۡهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرࣰا سَوِیࣰّا

Sonra ailesiyle kendisi arasına bir perde koymustu. Biz ona melegimiz (Cebrail)i gonderdik de ona tam bir insan seklinde gorundu

18Meryem Suresi, 18. Ayet

قَالَتۡ إِنِّیۤ أَعُوذُ بِٱلرَّحۡمَـٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِیࣰّا

Meryem: "Ben senden Rahman (olan Allah) a sıgınırım. Eger Allah'dan korkuyorsan (dokunma bana)" dedi

19Meryem Suresi, 19. Ayet

قَالَ إِنَّمَاۤ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَـٰمࣰا زَكِیࣰّا

Melek: "Ben, sana temiz bir oglan bagıslamak icin, Rabbinin gonderdigi bir elciyim" dedi

20Meryem Suresi, 20. Ayet

قَالَتۡ أَنَّىٰ یَكُونُ لِی غُلَـٰمࣱ وَلَمۡ یَمۡسَسۡنِی بَشَرࣱ وَلَمۡ أَكُ بَغِیࣰّا

Meryem: "Benim nasıl cocugum olabilir? Bana hicbir insan dokunmamıstır. Ben iffetsiz de degilim" dedi

21Meryem Suresi, 21. Ayet

قَالَ كَذَ ٰ⁠لِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَیَّ هَیِّنࣱۖ وَلِنَجۡعَلَهُۥۤ ءَایَةࣰ لِّلنَّاسِ وَرَحۡمَةࣰ مِّنَّاۚ وَكَانَ أَمۡرࣰا مَّقۡضِیࣰّا

Melek: "Bu, dedigin gibidir. Ancak Rabbin buyurdu ki: Bu (babasız cocuk vermek), bana pek kolaydır. Hem biz onu nezdimizden insanlara bir mucize ve rahmet kılacagız. Hem, bu onceden (ezelde) kararlastırılmıs bir istir." dedi

22Meryem Suresi, 22. Ayet

۞ فَحَمَلَتۡهُ فَٱنتَبَذَتۡ بِهِۦ مَكَانࣰا قَصِیࣰّا

Nihayet (Allah'ın emri gerceklesti) Meryem Isa'ya gebe kaldı ve o haliyle uzak bir yere cekildi

23Meryem Suresi, 23. Ayet

فَأَجَاۤءَهَا ٱلۡمَخَاضُ إِلَىٰ جِذۡعِ ٱلنَّخۡلَةِ قَالَتۡ یَـٰلَیۡتَنِی مِتُّ قَبۡلَ هَـٰذَا وَكُنتُ نَسۡیࣰا مَّنسِیࣰّا

Sonra dogum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. "Keske bundan once olseydim de unutulup gitseydim" dedi

24Meryem Suresi, 24. Ayet

فَنَادَىٰهَا مِن تَحۡتِهَاۤ أَلَّا تَحۡزَنِی قَدۡ جَعَلَ رَبُّكِ تَحۡتَكِ سَرِیࣰّا

Melek, Meryem'e, asagı tarafından soyle seslendi. "Sakın uzulme, Rabbin alt tarafında bir ırmak akıttı

25Meryem Suresi, 25. Ayet

وَهُزِّیۤ إِلَیۡكِ بِجِذۡعِ ٱلنَّخۡلَةِ تُسَـٰقِطۡ عَلَیۡكِ رُطَبࣰا جَنِیࣰّا

Hurma dalını kendine dogru silkele, uzerine devsirilmis taze hurmalar dokulsun

26Meryem Suresi, 26. Ayet

فَكُلِی وَٱشۡرَبِی وَقَرِّی عَیۡنࣰاۖ فَإِمَّا تَرَیِنَّ مِنَ ٱلۡبَشَرِ أَحَدࣰا فَقُولِیۤ إِنِّی نَذَرۡتُ لِلرَّحۡمَـٰنِ صَوۡمࣰا فَلَنۡ أُكَلِّمَ ٱلۡیَوۡمَ إِنسِیࣰّا

Ye, ic, gozun aydın olsun. Eger insanlardan birini gorursen, ben Rahman (olan Allah)a bir oruc (susmak) adadım. Onun icin bugun hicbir kimseyle konusmayacagım" de

27Meryem Suresi, 27. Ayet

فَأَتَتۡ بِهِۦ قَوۡمَهَا تَحۡمِلُهُۥۖ قَالُوا۟ یَـٰمَرۡیَمُ لَقَدۡ جِئۡتِ شَیۡـࣰٔا فَرِیࣰّا

Sonra Meryem onu (Isa'yı) yuklenerek kavmine getirdi. Onlar (hayretler icinde soyle) dediler: "Ey Meryem! dogrusu sen gorulmemis bir sey yaptın

28Meryem Suresi, 28. Ayet

یَـٰۤأُخۡتَ هَـٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمۡرَأَ سَوۡءࣲ وَمَا كَانَتۡ أُمُّكِ بَغِیࣰّا

Ey Harun'un kızkardesi! Senin baban kotu bir adam degildi, annen de iffetsiz bir kadın degildi

29Meryem Suresi, 29. Ayet

فَأَشَارَتۡ إِلَیۡهِۖ قَالُوا۟ كَیۡفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِی ٱلۡمَهۡدِ صَبِیࣰّا

Bunun uzerine Meryem cocugu gosterdi. Onlar; "Biz besikteki bir cocukla nasıl konusuruz?" dediler

30Meryem Suresi, 30. Ayet

قَالَ إِنِّی عَبۡدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِیَ ٱلۡكِتَـٰبَ وَجَعَلَنِی نَبِیࣰّا

(Allah'ın bir mucizesi olarak Isa soyle) dedi: "Suphesiz ben Allah'ın kuluyum. O bana kitab verdi ve beni bir peygamber yaptı

31Meryem Suresi, 31. Ayet

وَجَعَلَنِی مُبَارَكًا أَیۡنَ مَا كُنتُ وَأَوۡصَـٰنِی بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمۡتُ حَیࣰّا

Beni, nerede olursam olayım mubarek kıldı. Hayatta bulundugum muddetce namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti

32Meryem Suresi, 32. Ayet

وَبَرَّۢا بِوَ ٰ⁠لِدَتِی وَلَمۡ یَجۡعَلۡنِی جَبَّارࣰا شَقِیࣰّا

Beni anneme hurmetkar kıldı. Beni zorba ve isyankar yapmadı

33Meryem Suresi, 33. Ayet

وَٱلسَّلَـٰمُ عَلَیَّ یَوۡمَ وُلِدتُّ وَیَوۡمَ أَمُوتُ وَیَوۡمَ أُبۡعَثُ حَیࣰّا

Dogdugum gun, olecegim gun ve dirilecegim gun selam ve emniyet benim uzerimedir

34Meryem Suresi, 34. Ayet

ذَ ٰ⁠لِكَ عِیسَى ٱبۡنُ مَرۡیَمَۖ قَوۡلَ ٱلۡحَقِّ ٱلَّذِی فِیهِ یَمۡتَرُونَ

Iste hakkında (yahudilerle hıristiyanların) ihtilaf edip durdukları Meryemoglu Isa'ya dair Allah'ın sozu budur

35Meryem Suresi, 35. Ayet

مَا كَانَ لِلَّهِ أَن یَتَّخِذَ مِن وَلَدࣲۖ سُبۡحَـٰنَهُۥۤۚ إِذَا قَضَىٰۤ أَمۡرࣰا فَإِنَّمَا یَقُولُ لَهُۥ كُن فَیَكُونُ

Cocuk edinmek asla Allah'ın sanına yakısmaz. O bundan munezzehtir. O, bir seyin olmasını dilerse, ona sadece "ol" der, o da oluverir

36Meryem Suresi, 36. Ayet

وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّی وَرَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُۚ هَـٰذَا صِرَ ٰ⁠طࣱ مُّسۡتَقِیمࣱ

Suphesiz benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz Allah'tır. O halde ona ibadet edin, iste dosdogru yol budur

37Meryem Suresi, 37. Ayet

فَٱخۡتَلَفَ ٱلۡأَحۡزَابُ مِنۢ بَیۡنِهِمۡۖ فَوَیۡلࣱ لِّلَّذِینَ كَفَرُوا۟ مِن مَّشۡهَدِ یَوۡمٍ عَظِیمٍ

Ne var ki, fırkalar (yahudi ve hıristiyanlar) kendi aralarında ihtilafa dustuler. O buyuk (dehsetli) gunu gorecek kafirlerin vay haline

38Meryem Suresi, 38. Ayet

أَسۡمِعۡ بِهِمۡ وَأَبۡصِرۡ یَوۡمَ یَأۡتُونَنَاۖ لَـٰكِنِ ٱلظَّـٰلِمُونَ ٱلۡیَوۡمَ فِی ضَلَـٰلࣲ مُّبِینࣲ

Bize gelecekleri gun, neler isitecekler, neler gorecekler! Fakat o zalimler bugun apacık bir sapıklık icindedirler

39Meryem Suresi, 39. Ayet

وَأَنذِرۡهُمۡ یَوۡمَ ٱلۡحَسۡرَةِ إِذۡ قُضِیَ ٱلۡأَمۡرُ وَهُمۡ فِی غَفۡلَةࣲ وَهُمۡ لَا یُؤۡمِنُونَ

(Ey Muhammed!) Insanların pismanlık duyacagı ve isin bitmis olacagı (kıyamet) gunu ile onları uyar. Onlar hala gaflet icindedirler, onlar iman etmezler

40Meryem Suresi, 40. Ayet

إِنَّا نَحۡنُ نَرِثُ ٱلۡأَرۡضَ وَمَنۡ عَلَیۡهَا وَإِلَیۡنَا یُرۡجَعُونَ

Suphesiz biz butun yeryuzune ve uzerindekilere varis olacagız. Ve onlar da mutlaka bize donduruleceklerdir

41Meryem Suresi, 41. Ayet

وَٱذۡكُرۡ فِی ٱلۡكِتَـٰبِ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّیقࣰا نَّبِیًّا

Kur'an'da Ibrahim'i(n kıssasını da) an. Suphesiz ki o, sıddık (ozu, sozu dogru) bir peygamberdi

42Meryem Suresi, 42. Ayet

إِذۡ قَالَ لِأَبِیهِ یَـٰۤأَبَتِ لِمَ تَعۡبُدُ مَا لَا یَسۡمَعُ وَلَا یُبۡصِرُ وَلَا یُغۡنِی عَنكَ شَیۡـࣰٔا

O, bir zaman babasına soyle demisti: "Babacıgım! Isitmeyen, gormeyen ve sana hicbir faydası olmayan seylere nicin tapıyorsun

43Meryem Suresi, 43. Ayet

یَـٰۤأَبَتِ إِنِّی قَدۡ جَاۤءَنِی مِنَ ٱلۡعِلۡمِ مَا لَمۡ یَأۡتِكَ فَٱتَّبِعۡنِیۤ أَهۡدِكَ صِرَ ٰ⁠طࣰا سَوِیࣰّا

Babacıgım! Dogrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. O halde bana uy da, seni dogru bir yola eristireyim

44Meryem Suresi, 44. Ayet

یَـٰۤأَبَتِ لَا تَعۡبُدِ ٱلشَّیۡطَـٰنَۖ إِنَّ ٱلشَّیۡطَـٰنَ كَانَ لِلرَّحۡمَـٰنِ عَصِیࣰّا

Babacıgım! Seytana tapma, cunku seytan Rahman (olan Allah)a asi oldu

45Meryem Suresi, 45. Ayet

یَـٰۤأَبَتِ إِنِّیۤ أَخَافُ أَن یَمَسَّكَ عَذَابࣱ مِّنَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّیۡطَـٰنِ وَلِیࣰّا

Babacıgım! Dogrusu ben korkarım ki, sana Rahman'dan bir azab dokunur da seytana (cehennemde arkadas) olursun

46Meryem Suresi, 46. Ayet

قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنۡ ءَالِهَتِی یَـٰۤإِبۡرَ ٰ⁠هِیمُۖ لَىِٕن لَّمۡ تَنتَهِ لَأَرۡجُمَنَّكَۖ وَٱهۡجُرۡنِی مَلِیࣰّا

Babası "Ey Ibrahim! Sen benim ilahlarımdan yuz mu ceviriyorsun? Yemin ederim ki, eger (onları kotulemekten) vazgecmezsen, seni muhakkak taslarım. (gercektenveya soz ilesana tas atarım). Haydi uzun bir muddet benden uzak ol" dedi

47Meryem Suresi, 47. Ayet

قَالَ سَلَـٰمٌ عَلَیۡكَۖ سَأَسۡتَغۡفِرُ لَكَ رَبِّیۤۖ إِنَّهُۥ كَانَ بِی حَفِیࣰّا

Ibrahim soyle dedi: "Selam sana olsun, senin icin Rabbimden magfiret dileyecegim. Cunku o, bana cok lutufkardır

48Meryem Suresi, 48. Ayet

وَأَعۡتَزِلُكُمۡ وَمَا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدۡعُوا۟ رَبِّی عَسَىٰۤ أَلَّاۤ أَكُونَ بِدُعَاۤءِ رَبِّی شَقِیࣰّا

Ben, sizden ve Allah'tan baska taptıgınız seylerden cekilip ayrılırım da Rabbime dua (ibadet) ederim. Rabbime yalvarısımda mahrum kalmayacagımı umarım

49Meryem Suresi, 49. Ayet

فَلَمَّا ٱعۡتَزَلَهُمۡ وَمَا یَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبۡنَا لَهُۥۤ إِسۡحَـٰقَ وَیَعۡقُوبَۖ وَكُلࣰّا جَعَلۡنَا نَبِیࣰّا

Ibrahim, kavminden ve onların Allah'tan baska ibadet ettikleri seylerden uzaklasınca, biz ona Ishak'ı ve (Ishak'ın oglu) Yakub'u ihsan ettik. Ve hepsini de peygamber yaptık

50Meryem Suresi, 50. Ayet

وَوَهَبۡنَا لَهُم مِّن رَّحۡمَتِنَا وَجَعَلۡنَا لَهُمۡ لِسَانَ صِدۡقٍ عَلِیࣰّا

Biz onlara rahmetimizden lutuflarda bulunduk. Hepsine de dillerde guzel ve yuksek bir ovgu verdik

51Meryem Suresi, 51. Ayet

وَٱذۡكُرۡ فِی ٱلۡكِتَـٰبِ مُوسَىٰۤۚ إِنَّهُۥ كَانَ مُخۡلَصࣰا وَكَانَ رَسُولࣰا نَّبِیࣰّا

Kur'an'da Musa'yı da an; Suphesiz ki o, ihlaslı bir kuldu ve gonderilmis bir peygamberdi

52Meryem Suresi, 52. Ayet

وَنَـٰدَیۡنَـٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلۡأَیۡمَنِ وَقَرَّبۡنَـٰهُ نَجِیࣰّا

Biz ona Tur dagının sag yanından seslendik ve onu hususi bir konusmada bulunmak uzere kendimize yaklastırdık

53Meryem Suresi, 53. Ayet

وَوَهَبۡنَا لَهُۥ مِن رَّحۡمَتِنَاۤ أَخَاهُ هَـٰرُونَ نَبِیࣰّا

Rahmetimizden de ona, kardesi Harun'u bir peygamber olarak ihsan eyledik. Meali Serifi

54Meryem Suresi, 54. Ayet

وَٱذۡكُرۡ فِی ٱلۡكِتَـٰبِ إِسۡمَـٰعِیلَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلۡوَعۡدِ وَكَانَ رَسُولࣰا نَّبِیࣰّا

Kur'an'da Ismail'i de an; cunku o, vaadine sadık bir kuldu ve gonderilmis bir peygamberdi

55Meryem Suresi, 55. Ayet

وَكَانَ یَأۡمُرُ أَهۡلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرۡضِیࣰّا

Ailesine ve cevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hosnutluga ermisti

56Meryem Suresi, 56. Ayet

وَٱذۡكُرۡ فِی ٱلۡكِتَـٰبِ إِدۡرِیسَۚ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّیقࣰا نَّبِیࣰّا

Kitapta Idris'i de an; cunku o, cok sadık (ozu, sozu pek dogru) bir peygamberdi

57Meryem Suresi, 57. Ayet

وَرَفَعۡنَـٰهُ مَكَانًا عَلِیًّا

Biz onu yuce bir yere yukselttik

58Meryem Suresi, 58. Ayet

أُو۟لَـٰۤىِٕكَ ٱلَّذِینَ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَیۡهِم مِّنَ ٱلنَّبِیِّـۧنَ مِن ذُرِّیَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنۡ حَمَلۡنَا مَعَ نُوحࣲ وَمِن ذُرِّیَّةِ إِبۡرَ ٰ⁠هِیمَ وَإِسۡرَ ٰ⁠ۤءِیلَ وَمِمَّنۡ هَدَیۡنَا وَٱجۡتَبَیۡنَاۤۚ إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَیۡهِمۡ ءَایَـٰتُ ٱلرَّحۡمَـٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدࣰا وَبُكِیࣰّا ۩

Iste bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdigi peygamberlerden, Adem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber tasıdıklarımızın neslinden, Ibrahim ve Israil'in soyundan, hidayete erdirdigimiz ve sectigimiz kimselerdir. Kendilerine Rahman (olan Allah)ın ayetleri okundugu zaman aglayarak secdeye kapanırlardı

59Meryem Suresi, 59. Ayet

۞ فَخَلَفَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ خَلۡفٌ أَضَاعُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلشَّهَوَ ٰ⁠تِۖ فَسَوۡفَ یَلۡقَوۡنَ غَیًّا

Sonra bunların ardından oyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taskınlıklarının karsılıgını mutlaka goreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır)

60Meryem Suresi, 60. Ayet

إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَـٰلِحࣰا فَأُو۟لَـٰۤىِٕكَ یَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ وَلَا یُظۡلَمُونَ شَیۡـࣰٔا

Fakat tevbe edip iman eden ve salih amel isleyen bunun dısındadır. Bunlar cennete girecekler ve hicbir haksızlıga ugratılmayacaklardır

61Meryem Suresi, 61. Ayet

جَنَّـٰتِ عَدۡنٍ ٱلَّتِی وَعَدَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلۡغَیۡبِۚ إِنَّهُۥ كَانَ وَعۡدُهُۥ مَأۡتِیࣰّا

O cennet, Rahman (olan Allah)ın kullarına gormedikleri halde vadettigi "Adn" cennetleridir. Suphesiz O'nun vaadi mutlaka yerini bulacaktır

62Meryem Suresi, 62. Ayet

لَّا یَسۡمَعُونَ فِیهَا لَغۡوًا إِلَّا سَلَـٰمࣰاۖ وَلَهُمۡ رِزۡقُهُمۡ فِیهَا بُكۡرَةࣰ وَعَشِیࣰّا

Onlar orada bos bir soz isitmezler. Ancak "Selam" isitirler. Orada sabah aksam rızıkları da hazırdır

63Meryem Suresi, 63. Ayet

تِلۡكَ ٱلۡجَنَّةُ ٱلَّتِی نُورِثُ مِنۡ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِیࣰّا

Iste kullarımızdan takva sahibi olanlara verecegimiz cennet budur

64Meryem Suresi, 64. Ayet

وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمۡرِ رَبِّكَۖ لَهُۥ مَا بَیۡنَ أَیۡدِینَا وَمَا خَلۡفَنَا وَمَا بَیۡنَ ذَ ٰ⁠لِكَۚ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِیࣰّا

(Cebrail dedi ki: Ey Muhammed!) "Biz senin Rabbinin emri olmadıkca inmeyiz. Onumuzdeki ve ardımızdaki (butun gecmis ve gelecek seyler) ve bunların arasındakiler hep O'nundur. Rabbin de (seni) unutmus degildir

65Meryem Suresi, 65. Ayet

رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَیۡنَهُمَا فَٱعۡبُدۡهُ وَٱصۡطَبِرۡ لِعِبَـٰدَتِهِۦۚ هَلۡ تَعۡلَمُ لَهُۥ سَمِیࣰّا

O, goklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. O halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmekte sabırlı ol. Hic sen Allah'ın ismini tasıyan baska birini bilir misin

66Meryem Suresi, 66. Ayet

وَیَقُولُ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوۡفَ أُخۡرَجُ حَیًّا

Halbuki insan soyle der: "Ben oldugum zaman, ileride gercekten diri olarak (mezardan) cıkarılacak mıyım

67Meryem Suresi, 67. Ayet

أَوَلَا یَذۡكُرُ ٱلۡإِنسَـٰنُ أَنَّا خَلَقۡنَـٰهُ مِن قَبۡلُ وَلَمۡ یَكُ شَیۡـࣰٔا

O insan, daha once hicbir sey degilken kendisini yoktan var ettigimizi hatırlamaz mı

68Meryem Suresi, 68. Ayet

فَوَرَبِّكَ لَنَحۡشُرَنَّهُمۡ وَٱلشَّیَـٰطِینَ ثُمَّ لَنُحۡضِرَنَّهُمۡ حَوۡلَ جَهَنَّمَ جِثِیࣰّا

Rabbine andolsun ki biz onları (oldukten sonra dirilmeyi inkar eden kafirleri) seytanları ile beraber elbette ve elbette mahserde toplayacagız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri ustu hazır bulunduracagız (ki cennetlikleri gorup hasret ceksinler)

69Meryem Suresi, 69. Ayet

ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِیعَةٍ أَیُّهُمۡ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحۡمَـٰنِ عِتِیࣰّا

Sonra her zumreden Rahman'a karsı en ziyade isyankar hangileri ise, muhakkak ayırıp atacagız

70Meryem Suresi, 70. Ayet

ثُمَّ لَنَحۡنُ أَعۡلَمُ بِٱلَّذِینَ هُمۡ أَوۡلَىٰ بِهَا صِلِیࣰّا

Sonra o cehenneme atılmaya layık olanların kimler bulundugunu elbette biz daha iyi biliriz

71Meryem Suresi, 71. Ayet

وَإِن مِّنكُمۡ إِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتۡمࣰا مَّقۡضِیࣰّا

Icinizden hicbiri istisna edilmemek uzere mutlaka herkes cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinlesmis bir hukumdur

72Meryem Suresi, 72. Ayet

ثُمَّ نُنَجِّی ٱلَّذِینَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّـٰلِمِینَ فِیهَا جِثِیࣰّا

Sonra Allah'dan korkup, sakınanları kurtaracagız ve zalimleri de toptan cehennemde bırakacagız

73Meryem Suresi, 73. Ayet

وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَیۡهِمۡ ءَایَـٰتُنَا بَیِّنَـٰتࣲ قَالَ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِینَ ءَامَنُوۤا۟ أَیُّ ٱلۡفَرِیقَیۡنِ خَیۡرࣱ مَّقَامࣰا وَأَحۡسَنُ نَدِیࣰّا

Ayetlerimiz kendilerine apacık okundugu zaman, o inkar edenler, iman edenlere dediler ki: "Bu iki zumreden (Mumin ve kafirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha guzeldir

74Meryem Suresi, 74. Ayet

وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هُمۡ أَحۡسَنُ أَثَـٰثࣰا وَرِءۡیࣰا

Halbuki biz, kendilerinden evvel, mal ve gosterisce daha guzel nice asırlar halkını helak etmisizdir

75Meryem Suresi, 75. Ayet

قُلۡ مَن كَانَ فِی ٱلضَّلَـٰلَةِ فَلۡیَمۡدُدۡ لَهُ ٱلرَّحۡمَـٰنُ مَدًّاۚ حَتَّىٰۤ إِذَا رَأَوۡا۟ مَا یُوعَدُونَ إِمَّا ٱلۡعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَیَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ شَرࣱّ مَّكَانࣰا وَأَضۡعَفُ جُندࣰا

Onlara de ki: "Kim sapıklık icinde ise, Rahman ona mal ve evlatca ziyadelik ve azgınlıgında muhlet verir. Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, yahut kıyamet gunu cehennemi gordukleri vakit, artık bilecekler kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmıs

76Meryem Suresi, 76. Ayet

وَیَزِیدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِینَ ٱهۡتَدَوۡا۟ هُدࣰىۗ وَٱلۡبَـٰقِیَـٰتُ ٱلصَّـٰلِحَـٰتُ خَیۡرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابࣰا وَخَیۡرࣱ مَّرَدًّا

Allah, hidayeti kabul edenlere, daha cok hidayet verir. Baki kalacak olan salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuc bakımından da daha hayırlıdır

77Meryem Suresi, 77. Ayet

أَفَرَءَیۡتَ ٱلَّذِی كَفَرَ بِـَٔایَـٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَیَنَّ مَالࣰا وَوَلَدًا

Simdi ayetlerimizi inkar eden ve "Elbette bana mal ve evlat verilecektir." diyen adamı gordun mu

78Meryem Suresi, 78. Ayet

أَطَّلَعَ ٱلۡغَیۡبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَهۡدࣰا

O (kafir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahman (olan Allah) katından bir soz mu aldı

79Meryem Suresi, 79. Ayet

كَلَّاۚ سَنَكۡتُبُ مَا یَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلۡعَذَابِ مَدࣰّا

Hayır, asla oyle degil; biz onun soylediklerini yazacagız ve azabını cogalttıkca cogaltacagız

80Meryem Suresi, 80. Ayet

وَنَرِثُهُۥ مَا یَقُولُ وَیَأۡتِینَا فَرۡدࣰا

O soyledigi (mal ve evlat gibi) seyleri de hep elinden alacagız ve o, tek basına bize gelecektir

81Meryem Suresi, 81. Ayet

وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةࣰ لِّیَكُونُوا۟ لَهُمۡ عِزࣰّا

Onlar, kendilerine kuvvet ve seref kazandırsın diye, Allah'dan baska ilah edindiler

82Meryem Suresi, 82. Ayet

كَلَّاۚ سَیَكۡفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمۡ وَیَكُونُونَ عَلَیۡهِمۡ ضِدًّا

Hayır, (zannettikleri gibi degil) tapındıkları ilahlar onların ibadetlerini inkar edecekler ve aleyhlerine donup dusman olacaklardır

83Meryem Suresi, 83. Ayet

أَلَمۡ تَرَ أَنَّاۤ أَرۡسَلۡنَا ٱلشَّیَـٰطِینَ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِینَ تَؤُزُّهُمۡ أَزࣰّا

Gormedin mi? Biz seytanları o kafirler uzerine musallat ettik. Onları (gunaha) kıskırtıp duruyorlar

84Meryem Suresi, 84. Ayet

فَلَا تَعۡجَلۡ عَلَیۡهِمۡۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمۡ عَدࣰّا

Oyleyse onların hemen azaba ugratılmalarını isteme. Biz onların (ecel) gunlerini sayıyoruz

85Meryem Suresi, 85. Ayet

یَوۡمَ نَحۡشُرُ ٱلۡمُتَّقِینَ إِلَى ٱلرَّحۡمَـٰنِ وَفۡدࣰا

O gun, takva sahiplerini, heyet olarak Rahman'ın huzuruna toplayacagız

86Meryem Suresi, 86. Ayet

وَنَسُوقُ ٱلۡمُجۡرِمِینَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرۡدࣰا

Sucluları da susuz olarak cehenneme surecegiz

87Meryem Suresi, 87. Ayet

لَّا یَمۡلِكُونَ ٱلشَّفَـٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَهۡدࣰا

(O gun) Rahman (olan Allah)'ın katında bir ahd almıs olan kimseden baskaları sefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır

88Meryem Suresi, 88. Ayet

وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَلَدࣰا

(Yahudilerle hıristiyanlar) "Rahman, cocuk edindi" dediler

89Meryem Suresi, 89. Ayet

لَّقَدۡ جِئۡتُمۡ شَیۡـًٔا إِدࣰّا

Yemin olsun ki, siz cok cirkin bir sey soylediniz

90Meryem Suresi, 90. Ayet

تَكَادُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تُ یَتَفَطَّرۡنَ مِنۡهُ وَتَنشَقُّ ٱلۡأَرۡضُ وَتَخِرُّ ٱلۡجِبَالُ هَدًّا

Az kalsın, soyledikleri sozden gokler catlayacak, yer yarılacak ve daglar parcalanıp dagılacaktı

91Meryem Suresi, 91. Ayet

أَن دَعَوۡا۟ لِلرَّحۡمَـٰنِ وَلَدࣰا

O Rahman'a cocuk isnad ettiler diye

92Meryem Suresi, 92. Ayet

وَمَا یَنۢبَغِی لِلرَّحۡمَـٰنِ أَن یَتَّخِذَ وَلَدًا

Halbuki Rahman'a cocuk edinmek yarasmaz

93Meryem Suresi, 93. Ayet

إِن كُلُّ مَن فِی ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضِ إِلَّاۤ ءَاتِی ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَبۡدࣰا

Goklerde ve yerde bulunan hicbir kimse yoktur ki (kıyamet gunu) Rahman'ın huzuruna kul olarak cıkmasın

94Meryem Suresi, 94. Ayet

لَّقَدۡ أَحۡصَىٰهُمۡ وَعَدَّهُمۡ عَدࣰّا

And olsun ki Allah onların hepsini kusatmıs, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıstır

95Meryem Suresi, 95. Ayet

وَكُلُّهُمۡ ءَاتِیهِ یَوۡمَ ٱلۡقِیَـٰمَةِ فَرۡدًا

Kıyamet gunu onların herbiri Allah'ın huzuruna tek basına cıkacaktır

96Meryem Suresi, 96. Ayet

إِنَّ ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ سَیَجۡعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وُدࣰّا

Iman edip, salih amel isleyenler var ya, Rahman (olan Allah) onları (gonullere) sevdirecektir

97Meryem Suresi, 97. Ayet

فَإِنَّمَا یَسَّرۡنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلۡمُتَّقِینَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوۡمࣰا لُّدࣰّا

(Ey Muhammed!) Biz Kur'an'ı senin dilin uzere kolaylastırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları mujdeleyesin, inat edenleri de korkutasın

98Meryem Suresi, 98. Ayet

وَكَمۡ أَهۡلَكۡنَا قَبۡلَهُم مِّن قَرۡنٍ هَلۡ تُحِسُّ مِنۡهُم مِّنۡ أَحَدٍ أَوۡ تَسۡمَعُ لَهُمۡ رِكۡزَۢا

Hem onlardan once nice nesilleri helak ettik. (Simdi) onlardan hicbirini goruyor musun, yahud onların hafif bir sesini isitiyor musun

Kehf SuresiTâhâ Suresi
İslam Gündemiİslama dair her şey...

İslam Gündemi Yolunda

Günlük ayet, hadis, namaz vakitleri, dini güncel haberler ve kapsamlı İslami içeriklerle manevi hayatınıza rehber oluyoruz. Doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiler.

Kuran & İlim

  • Kuran-ı Kerim
  • Kuran Mealleri
  • Kuran Öğren
  • Elif Ba Alfabesi
  • Açıklamalı Tefsir
  • Hadis Kütüphanesi
  • Risale-i Nur Külliyatı

İbadet & Yaşam

  • Namaz Vakitleri
  • Kıble Bulucu (Pusula)
  • Dualar ve Zikirler
  • Dini Günler ve Takvim
  • Zekat Hesaplama
  • Sıkça Sorulan Sorular

Keşfet

  • Dini Bilgiler (Blog)
  • İslami Haberler
  • Dini Rüya Tabirleri
  • Kız Bebek İsimleri
  • Erkek Bebek İsimleri
  • İslami Tatil & Otel
  • Esmaül Hüsna
Sorumluluk Reddi: Bu sitede yer alan içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Dini konularda kesin hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı'na veya ehil din alimlerine danışılması tavsiye edilir. Sitedeki bilgilerin kullanımından doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Gizlilik PolitikasıKullanım ŞartlarıÇerez Politikası
© 2026 İslam Gündemi. Tüm hakları saklıdır.